<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/11 E. , 2025/453 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/11<br>Karar No : 2025/453 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "(Edirne-Havsa Ayrımı) Kırklareli Devlet Yolu" projesinin ÇED süreci tamamlanmadan inşai faaliyetlere başlanıldığının tespit edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca 600.000,00 TL para cezası verilmesine ilişkin Kırklareli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı şirketin, çevresel etki değerlendirmesi süreci işletilmeksizin inşai faaliyete başladığının 10/12/2019 ile 16/12/2019 tarihlerinde düzenlenen tutanaklar ile somut bir şekilde tespit edildiği görülmektedir.<br>Bu durumda, davacı şirketin, çevresel etki değerlendirmesi süreci işletilmeksizin inşai faaliyete başladığı tartışmasız olduğundan söz konusu eylemi sebebiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 20/1- (e) maddesi hükmü uyarınca proje bedelinin yüzde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, denetim tutanaklarının taraflarına tebliğ edilmediği, dava konusu işlemin denetim tarihinden yaklaşık bir yıl sonra düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca dava konusu işlemin tesis edilmesinden önce söz konusu projeyle ilgili ÇED Olumlu kararının verildiği, bu yönüyle çevre üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Tespit tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan şekliyle 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin 1. paragrafında; Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlere yapılan proje bedelinin yüzde ikisi oranında idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.<br>Bakılan davada; davacı kurumun çevresel etki değerlendirmesi sürecini tamamlamadan inşai faaliyette bulunduğu sabit ise de, 2872 sayılı Kanun uyarınca verilecek olan para cezasının, proje bedelinin tamamına mı yoksa Çevresel etki Değerlendirmesi süreci tamamlanmadan yapılan kısmına mı yönelik olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.<br>Yukarıda anılan Kanunun 20/e maddesinde açıkça "yapılan proje bedelinin" yüzde ikisi oranında idari para cezası verileceği belirtilmiş olduğundan, para cezasının proje bedelinin tamamı üzerinden değil, para cezasına esas tespitin yapıldığı tarih itibarıyla tamamlanmış olan proje bedeli üzerinden belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda; dava konusu işleme esas tespitin yapıldığı 10/12/2019 tarihi itibarıyla projenin tamamlanan kısmının maliyet bedelinin yüzde ikisi oranında para cezası verilmesi gerekirken, proje bedelinin tamamı üzerinden verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz. <br><br></font></p></body></html>
denetim