<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/146 E.  ,  2025/145 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/146<br>Karar No:2025/145<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından işletilmekte olan iş yerinde Hazine ve Maliye Bakanlığından izin alınmadan döviz alım satımı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca anılan iş yerinin faaliyetlerinin sürekli olarak durdurulmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin davacı şirkete ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü'nce davacı şirkete ait "... Mahallesi, ... Bulvarı, No:..., ... Kat, Z-...-..., Alanya/ANTALYA" adresinde yer alan davacı şirkete ait iş yerinde yetkisiz döviz alım-satımı yapılmasının sabit olduğu, davacı şirkete ait söz konusu iş yeri hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanması gerektiği hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte dava konusu uyuşmazlıkta söz konusu kabahat nedeniyle davacı şirkete tekerrür hükümleri dikkate alınarak yaptırım uygulanıp uygulanamayacağı hususunun ortaya konulması gerektiği, Mahkemelerince yapılan 17/07/2020 tarihli ara kararına cevaben davanın taraflarınca sunulan bilgi ve belgelerden, davacı şirkete ilk kez "... Mah., ... Cad., No:..., ... Manavgat/ANTALYA" adresli iş yerinde yetkisiz döviz alım-satımı yapıldığı gerekçesi ile söz konusu iş yerindeki faaliyetlerinin 1 ay boyunca geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulandığı, "... Mahallesi, ... Bulvarı, No:..., ... Kat, Z-...-..., Alanya/ANTALYA" adresinde yer alan iş yerinde yetkisiz döviz alım-satımı yapıldığı gerekçesi ile daha önce davacı şirkete ait "... Mah., ... Cad., No:..., Z-... Manavgat/ANTALYA" adresli iş yerine uygulanan yaptırım dikkate alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle dava konusu iş yerinin faaliyetlerinin sürekli olarak durdurulması işleminin tesis edildiği, 1567 sayılı Kanun ve ilgili ikincil düzenlemelerde özel bir iş yeri tanımı yapılmamış olmakla birlikte yetkili müesseselerin merkez ve şubeleri için ayrı koşullar arandığı, iş yeri kavramının işin yapıldığı yer şeklindeki genel ve temel tanımından hareket edildiğinde davacı şirkete ait birden fazla iş yeri bulunabileceği ve bu iş yerlerinin her birinin birbirinden farklı şekilde çalışabileceği, her birinin kendi yerlerinde yürütülen faaliyetlerden sorumlu olacağı, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrasında açıkça "yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki" tüm faaliyetlerin bir aydan altı aya kadar, tekrarı hâlinde ise sürekli olarak durdurulacağının öngörüldüğü, aksi durumun kabulü hâlinde, aynı şirkete ait farklı şubelerce gerçekleştirilen yetkisiz faaliyetler sonucu hangi şubenin faaliyetlerinin sürekli olarak durdurulacağı hususunun net olamayacağı, dava konusu işlem açısından davacı şirkete ait "... Mahallesi, ... Bulvarı, No:..., ... Kat, Z-...-..., Alanya/ANTALYA" adresli iş yerinde yetkisiz döviz alım-satımı yapılması kabahatinin işlendiği hususu sabit olmakla birlikte, daha önce aynı şirkete ait "... Mah., ... Cad., No:..., Z-... Manavgat/ANTALYA" adresli iş yerinde de aynı kabahatin işlenmiş olması nedeniyle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle "... Mahallesi, ... Bulvarı, No:..., ... Kat, Z-...-..., Alanya/ANTALYA" adresli iş yerinin faaliyetinin sürekli olarak durdurulması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, davacı şirketin Manavgat’taki iş yerinde uyuşmazlık konusu fiili işlediklerinin tespit edildiği, daha sonra bu iş yerlerini başka kişilere devrederek yaptırımdan kurtulmaya çalıştıkları, davacının tabelalarında “change”, “wechsel” ve “obmeh” ifadeleri yer aldığı, ayrıca “excange” ifadesinin de yer aldığı, davacının döviz alım ve satımı faaliyetinde bulunma yetkisine sahip olmadığı, 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinde geçen iş yeri ifadesinden, gerçek ve tüzel kişilerin faaliyet gösterdiği tüm adreslerin anlaşılması gerektiği, Kanunun amacının ve ruhunun bu yorumu mecbur kıldığı, benzer kanun düzenlemelerinin de bu yönde olduğu, tekerrürün bir daha bu işlemin yapılmaması için caydırıcılık amacıyla getirildiği, iş yeri ile aslında şube ve merkezin bir bütün olarak değerlendirilip gerçek veya tüzel kişinin yetkisiz faaliyetinin tamamının kastedildiği, aksi durumda kanuna karşı hile yapılabileceği, davacı hakkında işlem yapılmasına rağmen başka adreslerde hukuka aykırı davranışlarda bulunmaya devam ettiği, yetkili müessese faaliyet izni alan şirketlerin birçok maliyete katlandığı, davacının ise mevzuatı dolandığı, Kanunun sözü ve özüyle uygulanması gerektiği, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk tarafından korunmayacağı, tüzel kişiliğin silinmesine yönelik yaptırım uygulanamayacağı için Kanunda iş yeri teriminin kullanıldığı, dava konusu idari işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : <br> A. Maddi Olay<br> Davacı şirket tarafından işletilmekte olan “... Mah., ... Cad., ..., No:... Z ... Manavgat/ANTALYA” adresindeki iş yerinde 04/10/2018 tarihinde Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı ile Manavgat Verdi Dairesinin birlikte yapmış olduğu denetim sırasında; davacının faaliyet konusunun kontör, telefon aksesuarı, hediyelik eşya (kulaklık, hoparlör vb.), parfüm perakende satışı ve fatura tahsilat işlemleri olduğu, ancak aynı zamanda çalışır durumda olmayan ışıklı kur tabelası ve dış tabelalarında “Bank Automat”, “Wechsel”, “Change”, “Obmeh”,“Parça Kontör” ve “Fatura” ifadelerinin yer aldığı tespit edilmiş, bu tespit üzerine, davalı idare tarafından, her ne kadar davacının çalışanı tarafından döviz alım-satımı yapılmadığı beyan edilmişse de, dövize ilişkin işlem yapıldığı izlenimini yaratacak kelime, işaret, pano, ve tabelaların kullanıldığı, bu nedenle yetkisiz olarak döviz alım ve satım faaliyetinde bulunulduğundan bahisle, anılan adresteki iş yerindeki faaliyetlerin bir ay süreyle geçici olarak durdurulmasına ... tarih ve ... sayılı işlemle karar verilmiştir.<br> Daha sonra, yine davacı tarafından işletilen “... Mah., ... Bulvarı, No: ..., ... 2. Kat, Z-... Alanya/ANTALYA” (...) ve “... Mah., ... Bulvarı, No: ..., ..., ... Blok, No:Z-....-Z-..., Alanya/ANTALYA” (...) adreslerinde bulunan iki adet işyerinde 01/10/2019 tarihinde Alanya Vergi Dairesi Müdürlüğünce inceleme gerçekleştirilmiş ve e-yoklama fişleri düzenlenmiştir.<br> Davacının Soho Bazaar’da bulunan adresi için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı e-yoklama fişinde; iş yerinin içinde ve dışında bulunan tabelalarda, “Exchange”, “Wechsel” ve “Obmeh” ifadelerinin yer aldığı, iş yerinde bulunan bilgisayarlarda döviz alım ve satımına ilişkin program bulunduğu, döviz alım ve satımına ilişkin belgesinin bulunmadığı, üç adet döviz alım-satım belgesinin düzenlenmeyerek belge düzeni ihlali yapıldığı, modüle girişi yapılan 7550 tutarının ruble olduğu tespitlerine yer verilmiştir.<br> Davacının ...da bulunan adresi için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı e-yoklama fişinde ise; iş yerinin dışında bulunan tabelalarda, “Change”, “Wechsel”,“Obmeh” ve bu anlama gelen Arapça ifadelerinin yer aldığı, iş yerinde bulunan bilgisayarlarda döviz alım ve satımına ilişkin program bulunduğu, döviz alım ve satımına ilişkin belgesinin bulunmadığı, iki adet döviz alım-satım belgesinin düzenlenmeyerek belge düzeni ihlali yapıldığı, tespitlerine yer verilmiştir.<br> Anılan iki yoklama fişinin idare tarafından değerlendirilmesi üzerine, her iki iş yeri için de faaliyetlerin sürekli olarak durdurulmasına ... tarih ve ... sayılı işlemle karar verilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin davacıya ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> B. İlgili Mevzuat<br> 1567 sayılı Türk Parasının Kıymeti Koruma Hakkında Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasında, "Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler ile diğer genel ve düzenleyici işlemler uyarınca faaliyet izni veya yetki belgesi alınması zorunlu olan konularda, gerekli izin veya belgeyi almaksızın ticari faaliyette bulunanlar, elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır ve yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir aydan altı aya kadar, tekrarı halinde ise sürekli olarak durdurulur. Ancak, yetkisiz olarak faaliyette bulunanların ilan ve reklamlarından veya yaptıkları işin mahiyetinden söz konusu iş yerini, sadece faaliyet izni veya yetki verilmesi gereken faaliyet konularında iştigal etmek maksadıyla açtıkları veya işlettikleri anlaşılıyorsa söz konusu iş yerindeki faaliyet sürekli olarak durdurulur. Durdurma işlemleri Hazine Müsteşarlığının talebi üzerine valiliklerce yerine getirilir." kuralına yer verilmiştir.<br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58. maddesinin birinci fıkrasında, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. (...)" kuralına yer verilmiştir.<br> C. Hukuki Değerlendirme<br> 5237 sayılı Kanunun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür müessesesiyle kanun koyucu, suç işlemek konusunda kararlılığı olan ve toplum açısından bu hususta tehlikeli bulunan kişi hakkında bazı ek tedbirlerin alınarak toplumun bu kişiden korunması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, 5237 sayılı Kanunda tekerrür cezayı artıcı bir neden olarak değil, cezanın infazını ve infaz sonrasını değiştiren bir yaptırım olarak düzenlenmiştir. (Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 8. Baskı, Seçkin Yayınları, Ankara, 2015, s. 614) 5237 sayılı Kanunda tekerrüre ilişkin genel bir düzenleme bulunmakla birlikte, 5326 sayılı Kanunda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kanunlarda kabahatler düzenlenirken aynı fiilin tekrar işlenmesi halinde yaptırımın niteliğinde ve/veya niceliğinde artma olacak şekilde özel olarak tekerrür düzenlemelerine yer verilebilmektedir. Bu durumda, işlemiş olduğu kabahat nedeniyle hakkında yaptırım uygulanan ve bu işlem kendisine tebliğ edilen kişinin hukuka uyması konusunda "uyarılmasına" karşın, tekrar aynı fiili işlemesi nedeniyle daha şiddetli bir şekilde yaptırımı tabi tutulması amaçlanmaktadır.<br> Nitekim, Anayasa Mahkemesi de bir kararında "Hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bununla birlikte, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için, hukuka aykırı bir eylemi failin birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp, tekerrüre esas alınan eylemi nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen bu tarihten sonra aynı eylemde tekrar bulunmuş olması gerekmektedir." ifadeleriyle kanunlarda yer verilen tekerrür düzenlemelerinin amacına ve uygulanma koşullarına dikkat çekmiştir. (Anayasa Mahkemesi, 20/5/2010 tarih ve E:2009/51, K:2010/73 sayılı kararı)<br> Dosyanın incelenmesinden, davacının Managat ilçesinde bulunan iş yerinde 04/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasındaki kabahati işlediğinden bahisle, denetime konu iş yerindeki faaliyetlerin bir ay süreyle geçici olarak durdurulmasına ... tarih ve ... sayılı kararla karar verilmiş ve anılan karar davacıya tebliğ edilmiştir. Daha sonra, davacının Alanya ilçesinde bulunan iki farklı iş yerinde 01/10/2019 tarihinde gerçekleştirilen denetim sırasında 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen kabahatin tekrar işlendiğinden bahisle dava konusu idari işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla, davacının daha önce Manavgat ilçesindeki iş yerinde 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan kabahati işlediğinden bahisle bir ay süreyle faaliyetinin faaliyetinin durdurulduğu, başka bir anlatımla, yapmış olduğu davranışın hukuka aykırı olduğu yönünde "uyarıldığı" ve davacının buna rağmen kabahati işleme konusunda ısrar ederek, Alanya ilçesinde iki farklı iş yerinde aynı fiili işlediğinden bahisle, süresiz bir şekilde faaliyetinin durdurulması işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> Öte yandan, ilk derece mahkemesince 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler" ifadesinden, kabahatin tekerrür etmesi için fiilin aynı iş yerinde işlenmesi gerektiği şeklinde bir yorum yapılmışsa da, anılan ifade; birden fazla iş yeri bulunan kişilerin bu iş yerlerinden sadece bir veya birkaçında anılan kabahati işlemeleri halinde, kişinin kabahati işlemediği diğer iş yerlerindeki faaliyetinin de durdurulması ölçüsüz olacağından, sadece kabahati işlediği iş yerindeki faaliyetlerinin durdurulması gerekliliğine dikkat çekilmesi amacıyla kanunda yer almıştır. Aksine yorum ise, hem yaptırım hukukundaki tekerrürün genel mantığına hem de kanun koyucunun amacına aykırı olacaktır.<br> Belirtilen gerekçelerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br> <br>(X) KARŞI OY :<br> Dosyanın incelenmesinden, davacının Managat ilçesinde bulunan iş yerinde 04/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasındaki kabahati işlediğinden bahisle, denetime konu iş yerindeki faaliyetlerin bir ay süreyle geçici olarak durdurulmasına .... tarih ve ... sayılı kararla karar verilmiş ve anılan karar davacıya tebliğ edilmiştir. Daha sonra, davacının Alanya ilçesinde bulunan iki farklı iş yerinde 01/10/2019 tarihinde gerçekleştirilen denetim sırasında 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen kabahatin tekrar işlendiğinden bahisle dava konusu idari işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br> 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, anılan maddede yazılı suçların tekerrürü halinde verilecek cezaların iki kat olarak hükmedileceği kurala bağlanmıştır.<br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda tekerrüre ilişkin genel bir düzenleme bulunmakla birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Kanununda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kanunlarda kabahatler düzenlenirken aynı fiilin tekrar işlenmesi halinde yaptırımın niteliğinde ve/veya niceliğinde artma olacak şekilde özel olarak tekerrüre ilişkin düzenlemelere yer verilebilmektedir. Bu durumda, işlemiş olduğu kabahat nedeniyle hakkında yaptırım uygulanan ve bu işlem kendisine tebliğ edilen kişinin hukuka uyması konusunda "uyarılmasına" karşın, tekrar aynı fiili işlemesi nedeniyle daha şiddetli bir şekilde yaptırımı tabi tutulması amaçlanmaktadır.<br> Nitekim, Anayasa Mahkemesi de bir kararında "Hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bununla birlikte, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için, hukuka aykırı bir eylemi failin birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp, tekerrüre esas alınan eylemi nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen bu tarihten sonra aynı eylemde tekrar bulunmuş olması gerekmektedir." ifadeleriyle kanunlarda yer verilen tekerrür düzenlemelerinin amacına ve uygulanma koşullarına dikkat çekmiştir. (Anayasa Mahkemesi, 20/5/2010 tarih ve E:2009/51, K:2010/73 sayılı kararı)<br> Bu itibarla, davacının daha önce Manavgat ilçesindeki iş yerinde 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan kabahati işlediğinden bahisle bir ay süreyle faaliyetinin faaliyetinin durdurulduğu, başka bir anlatımla, yapmış olduğu davranışın hukuka aykırı olduğu yönünde "uyarıldığı" ve davacının buna rağmen kabahati işleme konusunda ısrar ederek, Alanya ilçesinde iki farklı iş yerinde aynı fiili işlediğinden bahisle, süresiz bir şekilde faaliyetinin durdurulması işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> Öte yandan, ilk derece mahkemesince 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler" ifadesinden, kabahatin tekerrür etmesi için fiilin aynı iş yerinde işlenmesi gerektiği şeklinde bir yorum yapılmışsa da, anılan ifade; birden fazla iş yeri bulunan kişilerin bu iş yerlerinden sadece bir veya birkaçında anılan kabahati işlemeleri halinde, sadece kabahatin işlendiği iş yerindeki faaliyetlerinin durdurulması gerekliliğine dikkat çekilmesi amacıyla kanunda yer almıştır. Aksine yorum ise, hem yaptırım hukukundaki tekerrürün genel mantığına hem de kanun koyucunun amacına aykırı olacaktır.<br> Bu itibarla, davacı hakkında tekerrür düzenlemelerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

denetim