<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/959 E.  ,  2025/2815 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2021/959<br>Karar No : 2025/2815<br><br>DAVACILAR : 1) ...2) ... 3) ... 4) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALI : ... Komutanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av....<br><br>DAVANIN KONUSU : Jandarma Genel Komutanlığı tarafından gereği için 81 İl Valiliğine / İl Jandarma Komutanlığına gönderilen "Dağcılık Faaliyetlerinde Alınması Gereken Tedbirler" konulu, 13/10/2020 tarihli ve 95109781-150.07-E.5248892/Asyş. D. Öz. Brl.Ş.Md.lüğü sayılı yazının iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACILARIN İDDİALARI: Dava konusu genelge ile dağcılık sporu yapan sporcuların seyahat özgürlüğünün Anayasaya aykırı bir şekilde kısıtlandığı, dağcılık faaliyetlerinin izne bağlandığı, idareye bu konuda geniş bir takdir hakkı verildiği, Genelgede denetleme yetkisinden ve izin alınacak idari makamlardan bahsedilmesine rağmen denetlemenin hangi kurumca yapılacağının ve izin alınacak merciin belirtilmediği, Türkiye'deki birçok dağın milli park sınırında kaldığı, Milli Parklar Kanunu'nda ve Yönetmeliğinde milli parklar içinde dolaşmanın veya spor yapmanın izne bağlanmadığı, Genelgenin Anayasa'ya, Kanuna ve Yönetmeliğe aykırı olduğu, tümünün iptali gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bakılmakta olan davada, davacıların menfaat ihlali bulunmadığı, dava konusu düzenleyici işlemin 13/10/2020 tarihinde yayımlandığı, 22/02/2021 tarihine kadar açılmayan davanın süresinde olmadığı, dava konusu Genelgenin amacının dağcılık faaliyeti sırasında meydana gelen kazaları en aza indirgemek ve yaşanacak olumsuzluklara karşı müdahaleyi kolaylaştırmak olduğu, kamu güvenliği, başkalarının hak ve özgürlükleri, kamu sağlığı ve kamu düzeninin korunması amaçlarıyla dağcılık sporu yapanların başına kaza gelmesi durumunda yardımın yeterli ve ivedi şekilde ulaştırılması saikiyle faaliyette bulunacaklara kolluğa bildirimde bulunmaları şartı getirildiği, anılan düzenlemenin seyahat hürriyetine bir kısıtlama getirmediği, idarenin pozitif yükümlülükleri, temel hakların etkili bir şekilde kullanılması için alınması gereken yasal, idari ve yargısal tedbirler ile mevcut düzenlemelerin etkili bir şekilde uygulanmasını gerektirdiği, dolayısıyla dağcılık sporunda hayati bir sonuç doğuran "olumsuz hava koşullarında" faaliyetin durdurulmasının İdarenin pozitif yükümlülükleri arasında yer aldığı, ülke genelinde dağ tırmanışları, dağ aşma yürüyüşleri ve günübirlik doğa yürüyüşleri esnasında yaşanan olayların en aza indirilebilmesi maksadıyla yayımlanan Genelgenin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: ...<br>DÜŞÜNCESİ :Dava, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından gereği için 81 İl Valiliğine / İl Jandarma Komutanlığına gönderilen "Dağcılık Faaliyetlerinde Alınması Gereken Tedbirler" konulu, 13/10/2020 tarih ve 95109781 -150.07- E.5248892 /Asyş .D.Öz. Brl.Ş.Md. lüğü sayılı yazının iptali istemleriyle açılmıştır.<br>Davalı idare tarafından ileri sürülen süreye ve ehliyete ilişkin iddialar yerinde görülmemiştir.<br> T.C. Anayasasının "Yerleşme ve seyahat hürriyeti" başlığını taşıyan 23'üncü maddesinin ilk fıkrasında, Herkesin, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olduğu, belirtilmiş; 59'uncu maddesinde de, "Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder." hükmüne yer verilmek suretiyle, tedbirler alınması koşuluyla, sporun geliştirilmesi konusunda devlete sorumluluk yüklenmiştir.<br>Öte yandan, dava konusu Genelge ile; ülkemiz genelinde genellikle hafta sonu turları şeklinde bahar ve yaz aylarında kulüpler tarafından amatörce yapılan doğa yürüyüşlerinde meydana gelen kazalarla ilgili düzenlenen raporlardan, kazaların genellikle olumsuz arazi ve hava koşulları, çığ, sis, yıldırım düşmesi, oksijen miktarının yetersizliği, bilgi eksikliği, malzeme yetersizliği, aşırı güven, dikkatsizlik, fiziksel yetersizlik, kişisel sağlık sorunları, telaş ve panik, birlikte hareket etmeme, yabani hayvan saldırısı, yılan, akrep veya böcek sokması, kaya kopması ve düşmesi gibi nedenlerden meydana geldiğinin tespiti üzerine, dağcılık faaliyetlerindeki kazaların en aza indirilmesi, meydana gelen olaylarda müdahale süresinin azaltılarak can kayıplarının önlenmesi amacıyla, yeterli eğitimi almayan kişiler ile özellikle küçük yaştaki çocukların dağ tırmanışları ve dağ aşma yürüyüşlerine katılımının engellenmesi, yürüyüş ve tırmanış esnasında kullanılacak yaşam malzemesi, kıyafet, teknik malzeme ve ekipmanların eksiksiz, standartlara uygun, çalışır durumda, sağlam, mevsime, kullanım koşullarına uygun olması gerektiğinin katılımcılara bildirilmesi, dağ tırmanışları, dağ aşma yürüyüşleri ve günübirlik doğa yürüyüşleri için faaliyetle ilgili kurumundan gerekli izinler alındıktan sonra ilgili kolluğa (Jandarma veya Polis) bildirim yapılmadan kesinlikle faaliyetin gerçekleştirilmemesi, faaliyetlere katılanların meteorolojik uyarıları takip ederek ve bu konudaki tüm uyarıları dikkate alarak ve gerekirse faaliyetlerinin derhal sonlandırılması veya olumsuz hava koşullarına göre gerekli görülmesi halinde ilgili kurumlarca faaliyetin yapılmasının durdurulması, yapılacak faaliyetler esnasında can ve mal güvenliğinin her zaman ön planda tutulması, faaliyetler esnasında çevre, orman, göl, dere ve dağların korunmasına azamı dikkatin gösterilmesi, alınan bu kararlara uymayanlar hakkında, eylemleri ayrı bir suç teşkil etmedikleri takdirde, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 66'ncı maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacağının, bu nitelikteki talepler üzerine Valilikler, Belediyeler, İl Jandarma Komutanlıkları, İl Emniyet Müdürlükleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge/İl Müdürlükleri, İl AFAD Müdürlükleri, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerince yapılacak işlemlere ilişkin kurallar ilgili bakanlık ve kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda belirlenmiş olup, uygulamanın usul ve esasları açıklanmıştır.<br>İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar.<br>Dava konusu Genelgenin hükümlerinin incelenmesinden; gerek T.C. Anayasası; gerekse 5442 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak, dağcılık faaliyetleri sırasında meydana gelen kazaların genellikle olumsuz arazi ve hava koşulları, çığ, sis, yıldırım düşmesi, oksijen miktarının yetersizliği, bilgi eksikliği, malzeme yetersizliği, aşırı güven, dikkatsizlik, fiziksel yetersizlik, kişisel sağlık sorunları, telaş ve panik, birlikte hareket etmeme, yabani hayvan saldırısı, yılan, akrep veya böcek sokması, kaya kopması veya düşmesinden kaynaklandığının tespiti üzerine, spor veya çeşitli amaçlarla yürüyüş veya tırmanış yapan kişi veya grupların korunması amacıyla getirilen kural ve denetimlerin açıklandığı, düzenleme ile yeni bir prosedür konulmadığı anlaşılmakta olup; söz konusu Genelgenin de, ülke genelinde dağ tırmanışları, dağ aşma yürüyüşleri ve günübirlik doğa yürüyüşleri esnasında olumsuzluk yaşanmaması veya en az seviyeye indirilebilmesinin sağlanması, insan onurunun korunması (Örn.; aracınızda bulunan emniyet kemerinin takılmasının zorunlu olması gibi), bu konudaki usul ve esasların ilgililere duyurulması amacıyla çıkarıldığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen bu duruma göre; dava konusu edilen Genelgede hukuka ve kamu yararına aykırı bir husus bulunmamaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 5. maddesinde, "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." hükmüne, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17/1. maddesinde, "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." hükmüne, 59'uncu maddesinde de, "Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder." hükmüne yer verilmiştir.<br>Yukarıda aktarılan Anayasa hükümlerine göre devlet, bireylerin maddi ve manevi varlığına karşı keyfî müdahalede bulunamayacağı gibi bireylerin maddi ve manevi varlığını etkili olarak koruma noktasında pozitif yükümlülüğü de bulunmaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından gereği için 81 İl Valiliğine / İl Jandarma Komutanlığına gönderilen "Dağcılık Faaliyetlerinde Alınması Gereken Tedbirler" konulu, 13/10/2020 tarihli ve 95109781-150.07-E.5248892/Asyş. D. Öz. Brl.Ş.Md.lüğü sayılı yazının iptali istemiyle açılmıştır. <br>Dava konusu Genelgenin hükümlerinin incelenmesinden; doğa yürüyüşleri ve dağcılık faaliyetleri sırasında meydana gelen kazaların genellikle olumsuz arazi ve hava koşulları, çığ, sis, yıldırım düşmesi, oksijen miktarının yetersizliği, bilgi eksikliği, malzeme yetersizliği, aşırı güven, dikkatsizlik, fiziksel yetersizlik, kişisel sağlık sorunları, telaş ve panik, birlikte hareket etmeme, yabani hayvan saldırısı, yılan, akrep veya böcek sokması, kaya kopması veya düşmesinden kaynaklandığının tespiti üzerine, dağcılık faaliyetleri, spor veya çeşitli amaçlarla yürüyüş veya tırmanış yapan kişi veya grupların korunması amacıyla dava konusu yazı ile yapılan düzenlemenin, bireylerin maddi ve manevi varlığının korunmasına yönelik olup, seyahat hürriyetine ve anayasa ile teminat altına alınmış diğer hak ve hürriyetlere aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Dava konusu yazıda anayasaya ve hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>

denetim