<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/4689 E. , 2025/1724 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4689<br>Karar No : 2025/1724<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında cezai ve idari suç isnadı yapılmadan ve savunması alınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, söz konusu yapılanmanın tüm faaliyetlerinin 15 Temmuz 2016 tarihine kadar Devletin denetim ve gözetimi altında gerçekleştiği, FETÖ/PDY yapılanmasının ilk kez 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla terör örgütü ilan edildiği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, işlendiği yasal olan faaliyetlerin gerekçe olarak gösterilemeyeceği, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin satın almış olduğu ev dolayısıyla borçlanmasından kaynaklı olduğu, satın almış olduğu ve 27/10/2024 tarihinde sattığı ancak eline geçen satış bedelini Bank Asya’ya yatırmadığı, suç işleme kastıyla hareket etmediği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, sendika üyeliğinin Anayasal hakkının kullanımına ilişkin olduğu, sendika kesintilerinin Devlet tarafından yapıldığı, Kimse Yok Mu Derneğine dini hassasiyetleri dolayısıyla bağışta bulunduğu, hakkındaki FETÖ/PDY terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılamasında verilen mahkûmiyet kararının henüz kesinleşmediği, dava konusu işlem ile hukuk devleti ilkesi, kanun önünde eşitlik ilkesi, kamu hizmetine girme hakkı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi gibi Anayasa ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi: ...<br>Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, davacının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilmiş ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile anılan mahkumiyet hükmünün bozulduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği görülmüştür. <br>Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :<br> 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği ve beraat kararının kesinleştiği görülmüştür.<br>Davacının beraatine karar verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında, "...dosya arasında bulunan Bank Asya hesap hareketleri incelendiğinde; sanığın Bank Asya'daki hesabının sürekli artış gösterdiği, Bank Asya’nın TMSF'ye devir işlemi sonrası da para yatırma işleminin bulunduğu anlaşılmakla, sanığın hesabını aktif olarak kullandığı ve para yatırma, çekme, harcama gibi rutin bankacılık işlemlerinin bulunduğu yönündeki hesap hareketleri ile de teyit edilen savunmasının aksine örgütle iltisaklı Bank Asya isimli bankaya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda silahlı terör örgütüne yardım kastıyla para yatırdığına ve atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter derecede her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı..." tespitlerine yer verildiği, dava dosyasında bu tespitlerin aksine dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz. <br><br><br></font></p></body></html>
denetim