<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/6996 E.  ,  2025/882 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/6996<br>Karar No : 2025/882 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnş. Tic. Taah. ve San. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Burdur İli Bucak İlçesi dahilinde Bucak Belediyesi uhdesinde bulunan S:... sayılı II(a) grubu maden (kalker) işletme sahasında ruhsatsız ve izinsiz kalker üretimi yapıldığından bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5 maddesi uyarınca 258.424,32 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kabahatler Kanunu'nun 3.maddesinde, bu Kanunun genel hükümlerinin idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 15.maddesinde de, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse en ağır idarî para cezasının verileceğinin kurala bağlandığı, dava konusu işleme esas alınan aynı izinsiz üretim faaliyeti nedeniyle dava konusu işlemden önce Burdur İl Encümeninin... tarih ve ... sayılı kararıyla 3213 sayılı Yasanın 12/6 maddesi uyarınca 149.040,00 TL para cezası verildiği davaya konu ruhsat sahasında yapılan üretim, denetim ve işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatının yeniden değerleme oranı üzerinden arttırılacağına ilişkin Kanuni düzenlemenin yürürlükte bulunmadığı ve 28/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren söz konusu düzenlemenin geçmişe etkili olacağı yönünde Yasada bir geçiş hükmüne de yer verilmediği hususları dikkate alındığında, üretim, denetim ve işlem tarihinde yürürlükte bulunmayan yasal düzenleme esas alınarak “kanunların geriye yürümezliği" ilkesine aykırı olacak şekilde 2017 yılı ocak başı satış fiyatının yeniden değerleme oranında arttırılarak belirlenmesi suretiyle idari para cezasının hesaplandığı ve durumun ... tarih ve ... sayılı yazıyla davalı idareye (o tarihte Maden İşleri Genel Müdürülüğü) bildirildiği, il özel idaresince verilen bu cezaya karşı dava açılmadığı ve cezanın davacı tarafından 21/09/2017 tarihinde ödendiği, bu kez aynı izinsiz üretim faaliyeti dolayısıyla dava konusu işlem ile 3213 sayılı Yasanın 12/5 maddesi uyarınca 258.424,32 TL idari para cezası verildiği, "Ne Bis İn İdem" ilkesi ve Kabahatler Kanunu'nun 15.maddesi uyarınca, bir fiil ile birden fazla kabahat işlenmesi halinde yalnızca en ağır cezanın verilmesi gerektiği ve bir fiile karşılık birden fazla ceza verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, idari para cezasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönleriyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, maden ruhsat sahasında faaliyeti yapan kişinin mahallinde tetkik heyetine ibraz edilen ve jandarmaya da beyan edildiği üzere davacı firmanın kamu ihalesi aldığı ve ilgili kurum tarafından ocak gösterilmediği için yaptıkları işte ham madde olarak söz konusu maden ruhsat sahasındaki ocağı kullandığını ikrar ettiğini, dava konusu edilen maden ruhsat sahibinin Bucak Belediyesi olduğu ve davacı taraf tarafından çıkarılan malzemenin kamuya ait projelerde kullanılmış olsa dahi II-a grubu ruhsatlar ile ilgili idari işlemlerin ancak genel müdürlüğü tarafından tesis edilebileceği bu nedenle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : Burdur ili Bucak ilçesi dahilinde Bucak Belediyesi adına 10/04/2015 tarihinde S:... sayılı II(a) grubu maden (kalker) işletme ruhsatı ve 17/04/2017 tarihinde ise işletme izni düzenlenmiştir.<br>Jandarma komutanlığına gelen şikayet üzerine 05/07/2017 tarihinde mahallinde tahkikat yapıldığı, ... plakalı mercedes marka kamyonetin park halinde olduğu, hidromek marka exkavatörün durur vaziyette olduğu ve şahısların çalışmaya ara verdiğinin görüldüğü, olay yerinin fotograflamasının yapıldığı, şahıslarla yapılan mülakatta ... ve ...'in ... isimli taşeron firmanın, Beşkonak köyü içerisinden geçmekte olan derenin ıslah çalışması için kullandığı taşları Bucak Orman İşletme Müdürlüğünce verilen izne istinaden aldıklarını beyan ettikleri tutanak altına alınmıştır. <br>Bucak Belediye Başkanlığı tarafından 13/07/2017 tarihinde İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen yazıda ise s:... sayılı II(a) grubu (kalker) maden ruhsat sahibi olduğu, ancak fiili olarak orman işletme müdürlüğü tarafından sahanın taraflarına teslim edilmediği bu nedenle 05/07/2017 tarihinde Bucak Jandarma Komutanlığı tarafından alındığı tespit edilen 37.800 ton madenin üretimi nedeniyle doğacak her türlü harç ve resmin tahsil edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması Maden İşleri Genel Müdürlüğünden istenmiştir.<br>Bucak Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 14/04/2017 tarihinde davacı ... İnş. Tic. Taah. ve San. Ltd. Şti. adına taş tali ürünleri/artıkları üretim yapmak üzere 1 ay süre ile tarife bedeli karşılığında ürünlerin sökülmesine ve toplanmasına ait izin belgesi düzenlenmiştir. <br>Burdur İl Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla 3213 sayılı Yasanın 12/6 maddesi uyarınca 149.040,00 TL para cezası verildiği ve durumun... tarih ve ... sayılı yazıyla davalı idareye de bildirildiği, il özel idaresince verilen bu cezaya karşı dava açılmadığı ve cezanın davacı tarafından 21/09/2017 tarihinde ödendiği görülmüştür.<br>Davalı idare tarafından 23-27/02/2018 tarihinde mahallinde tetkik yapılarak, davacı şirket tarafından 13.279,77 ton kalker üretim ve sevkiyatının gerçekleştirildiğinden bahisle 2017 yılı için belirlenen 8,5 TL/ton ocak başı satış fiyatının 2017 yılı yeniden değerleme oranında (%14,47) artırılarak 3213 sayılı Yasanın 12/5 maddesi uyarınca ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında (13.279,77 ton X 973 TL/ton = 258.424,32 TL) idari para cezası ile tecziye edilmiştir. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. <br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir.<br> 5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır.<br> 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler." hükmüne, aynı Kanunun "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 5. fıkrasında (dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan hali ile), "Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. Ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare amirliklerince el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır." hükmüne yer verilmiştir.<br> Aynı kanunun 12. maddesinin 6. fıkrasında ise; (dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan hali ile) "Hammadde üretim izni olmadan üretim yapıldığının ve hammaddenin kamuya ait projelerde kullanıldığının tespit edilmesi halinde faaliyetler durdurulur. Bu alanda üretilen hammadde için faaliyeti gerçekleştirene ocak başı satış bedeli kadar idari para cezası uygulanır. Herhangi bir işleme tabi tutulmadan kullanılan hammaddeler için ocak başı satış bedeli, tüvenan hammaddenin ocak başı fiyatına göre hesaplanır. Hammadde üretim izin alanından üretilen hammaddenin kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan projeler dışında kullanıldığının, ticarete konu edildiğinin veya satışının yapıldığının tespit edilmesi halinde, faaliyeti gerçekleştirene amaç dışı kullanılan hammaddenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası verilir. Yapılan üretimin projede belirtilen amaç dışında kullanımının ikinci kez tespiti halinde hammaddenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanarak izin iptal edilir." hükmü bulunmaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Anayasa'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında;<br> "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." hükmü de dikkate alınması gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden, izinsiz kalker üretimi yapıldığından, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Jandarma Komutanlığına gelen şikayet üzerine 05/07/2017 tarihinde mahallinde tahkikat yapıldığı ve eylemin 2017 yılında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2017 yılında yürürlükte olan mevzuat uygulanmak suretiyle ve 2017 yılı ocak başı satış fiyatının ceza miktarının hesaplanmasında esas alınacağı açıktır.<br>Öte yandan, tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Sözkonusu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. İlkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır.<br>Maden Kanunu ve yönetmelikleri uyarınca madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. <br>Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu'nun "Üretim ve Sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 5. fıkrasında, madencilik faaliyetlerinin ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapılması halinde ruhsat sahiplerine üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.<br> Aynı Kanunun 12. maddesinin 6. fıkrasında ise; ham madde üretim izni olmadan üretim yapılması ve kamuya ait projelerde kullanılması halinde üretilen hammadde için, ocak başı satış bedeli tutarında idari para cezası verileceği düzenlenerek ayrı bir yaptırım uygulanması öngörülmüştür.<br> Yukarıda belirtilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden her bir hükmün farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, sözü edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Olayda, Bucak Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 14/04/2017 tarihinde davacı ... İnş. Tic. Taah. ve San. Ltd. Şti. adına taş tali ürünleri/artıkları üretimi yapmak üzere 1 ay süre ile "tarife bedeli karşılığında ürünlerin sökülmesine ve toplanmasına ait izin belgesi düzenlendiği ve davacı firmanın ... köyü içerisinden geçmekte olan derenin ıslah çalışması için kullandığı taşları, Bucak Orman İşletme Müdürlüğünden aldıkları izne istinaden ürettiği, davacının bu fiilinin sabit olduğu ve Kanunun 12. maddesinin 6. fıkrasında belirtilen idari para cezası ile tecziye edilebileceği açıktır.<br> Oysa davalı idare tarafından davacının eylemi nedeniyle Kanunun 12. maddesinin 5. fıkrasına göre işlem tesis edilmiş olup ceza hukukunun temel prensiplerinden olan tipiklik ilkesinin dava konusu işlem ile ihlal edildiği açıktır.<br>Bu durumda; davacının eylemine uygun olan Kanun'un 12. maddenin 6. fıkrası gereği işlem tesis edilmesi gerekirken, tipiklik ilkesine aykırı olarak farklı bir yaptırım öngören kanun maddesi dayanak alınarak tesis edilen idari para cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Temyizen incelenen karar, sonucu itibariyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın Isparta İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 13/02/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>GEREKÇEDE KARŞI OY :<br><br>(X)- Dava, Burdur İli Bucak İlçesi dahilinde Bucak Belediyesi uhdesinde bulunan S:... sayılı II(a) grubu maden (kalker) işletme sahasında ruhsatsız ve izinsiz kalker üretimi yapıldığından bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5 maddesi uyarınca 258.424,32 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br> 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler." hükmüne, aynı kanunun "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 5. Fıkrasında (dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan hali ile) , "Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. Ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare amirliklerince el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır." hükmüne yer verilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta, Jandarma komutanlığına gelen şikayet üzerine 05.07.2017 tarihinde mahallinde tahkikat yapıldığını, ... plakalı mercedes marka kamyonetin park halinde olduğu, hidromek marka exkavatörün durur vaziyette olduğu ve şahısların çalışmaya ara verdiğinin görüldüğünü, olay yerinin fotoraflamasının yapıldığını, şahıslarla yapılan mülakatta ... ve...'in Nedsan isimli taşeron firmanın ... köyü içerisinde geçmekte olan derenin ıslah çalışması için kullandığı taşları Bucak Orman İşletme Müdürlüğünden aldıkları izne istinaden aldıklarını beyan ettiklerini tutanak altına alınmıştır. Bucak Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 14/04/2017 tarihinde davacı ... İnş. Tic. Taah. ve San. Ltd. Şti. adına taş tali ürünleri/artıkları üretim yapmak üzere 1 ay süre ile "tarife bedeli karşılığında ürünlerin sökülmesine ve toplanmasına ait izin belgesi düzenlendiği ve davacı firmanın Beşkonak köyü içerisinde geçmekte olan derenin ıslah çalışması için kullandığı taşları Bucak Orman İşletme Müdürlüğünden aldıkları izne istinaden madencilik faaliyeti yapıldığı anlaşılmaktadır.Dosyanın incelenmesinden, davacının eyleminin de sabit olduğu anlaşılmaktadır.<br> Davacının maden üretiminde bulunurken herhangi bir maden ruhsatı da bulunmadığından 12. maddesinin 5. fıkrasında ise; Madencilik faaliyetlerinin Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapılması halinde ise kanun koyucu tarafından ruhsat sahiplerine üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası ile de tecziye edilebileceği açıktır. Bu hususta aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmamakla birlikte <br>Anayasa'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında;<br> "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." hükmü de dikkate alınarak olayda, izinsiz kalker üretimi yapıldığından, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmekte olup, uyuşmazlıkta Jandarma komutanlığına gelen şikayet üzerine 05.07.2017 tarihinde mahallinde tahkikat yapıldığını eylemin 2017 yılında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 2017 yılı yürürlükte olan mevzuat düzenlemesinin dikkate alınarak ve 2017 yılı ocak başı satış fiyatının ceza miktarı hesaplanmasında esas alınması gerekirken, 2017 yılı bedeline %14,47 yeniden değerleme oranı uygulanarak uygulanan miktarın hukuka aykırı olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle karara gerekçe yönünden katılmıyoruz. <br> <br><br><br></font></p></body></html>

denetim