<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/4293 E.  ,  2025/746 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/4293<br>Karar No : 2025/746 <br><br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) :... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ...Koleji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde görev yapmakta olan davacının çalışma izninin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca iptal edilmesine ilişkin Hakkari Valiliğinin ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı ileri sürülen özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının örgüte yardım etme suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği gerekçesiyle 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesi ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 39/4. maddesi gereğince tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, küçük yaşta istemeyerek bir olayın içinde bulunduğu ve bu olayın sonucu olarak mahkumiyet kararı verildiği, 2006 yılından sonra yasa dışı hiçbir eylem ve faaliyetin içinde yer almadığı, mahkumiyete ilişkin infazın tamamlandığı ve memnu hakların iadesi kararı da alındığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br><br>(X)-5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 09.05.2018 - 7141 S.K/Madde 11) Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması(...) şartı aranır. (…)" hükmü; "Kurumlarda çalıştırılacak personel" başlıklı 8.maddesinde; "Kurumların eğitim-öğretim ve yönetim hizmetlerinin, asıl görevi bu kurumlarda olan yönetici ve eğitim-öğretim elemanları ile yürütülmesi esastır.<br>Bir kurumun öğretime başladığı tarihten itibaren mevcut ders saati sayısının, kuruluş sırasında üçte birinin, kuruluşundan üç yıl sonra da en az üçte ikisinin asıl görevi bu kurumlarda olan öğretmen, uzman öğretici veya usta öğreticiler tarafından okutulması zorunludur.<br>Kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde, en az dengi resmi öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşıyanlar, resmi dengi bulunmayan kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde ise yönetmelikle belirtilen nitelik ve şartları taşıyanlar görevlendirilir.<br>(...)<br>Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır. (...)" hükmü yer almaktadır. <br>20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Kurumlarda görevlendirileceklerden istenilecek belgeler" başlıklı 39. maddesinde;"(Değişik madde: 20.06.2017 - 30102 s. R.G. Yön./16. md.)<br>(1) Çalışma izni düzenlenecek eğitim personelinden aşağıdaki bilgi ve belgeler istenir:<br>a) İş sözleşmesi.<br>b) (Değişik bent: 19.02.2020 - 31044 s. R.G. Yön./27. md.) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna ilişkin yazılı beyanı.<br>c) İlk defa görev alacaklar hariç hizmet sınıfında daha önce yapılan görevleri gösterir hizmet belgesi.<br>(...)<br><br>d) Diploma veya diploma yerine geçen belgenin aslı veya milli eğitim müdürlüğünce onaylı örneği, yurt dışından alınmış diplomaların ise Yükseköğretim Kurulundan alınmış denklik belgesinin aslı veya onaylı örneği ya da denklik için başvuru yapıldığına ilişkin belge.<br>e) Öğretmen olarak görevlendirileceklerden, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının öğretmenlik alanları, atama ve ders okutma esaslarına ilişkin kararında pedagojik formasyon eğitimi olarak kabul edilen belgenin aslı veya kurumca onaylı sureti.(...) hükmü yer almakta olup; anılan maddenin 4. fıkrasında, kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izninin iptal edileceği belirtilmiştir. <br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Güvenlik Tedbirleri" ana başlığı altında "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53/1. maddesinde, "Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;<br> a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,<br>b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…) ,<br> c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,<br> d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,<br> e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılır."; aynı maddenin 2. fıkrasında, "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz." hükümlerine yer verilmiştir.<br> 01/06/2005 tarih ve 25832 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Adli Sicil Kanunu'na 19/12/2006 tarih ve 26381 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle eklenen 13/A maddesinin 1. fıkrasında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,<br> a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,<br> b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." hükmü; aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir." hükümleri yer almaktadır.<br><br> <br> Memnu hakların iadesi müessesesi, 765 sayılı TCK'nın 121-124 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK'un 416-420. maddeleri arasında yer almış iken, anılan Kanunları yürürlükten kaldırarak yerine 01.06.2005 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ve 5271 sayılı CMK'da yer verilmemiştir. Bunun sebebi, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesidir. Anılan maddeye göre, kişilerin kasten işlemiş oldukları suçlardan dolayı verilecek hapis cezası mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak; bir kamu görevinin üstlenilmesi, seçme ve seçilme hakkı, velayet-vesayet hakkı gibi bir takım hak yoksunluklarının doğrudan oluşacağı, ancak, hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla birlikte yoksun kalınan hak yoksunluklarının da kendiliğinden kişiye avdet edeceği düzenlemesi öngörülmüştür. Dolayısıyla, TCK anlamında ayrıca yeni bir işleme gerek kalmaksızın cezanın infazının tamamlanmasıyla kişilerin yoksun kalacağı haklara kavuşacağı açıktır. <br>Ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlarda yer alan hak yoksunluklarına ilişkin düzenlemeler nedeniyle memnu hakların iadesi müessesesine yeniden ihtiyaç duyulmuş ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanununa eklenen 13/A maddesiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi başlığı altında yeniden getirilmiştir. <br>Nitekim; 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinin gerekçesinde; "5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun Geçici 2 nci maddesinde, diğer kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin, belli hakları kullanmaktan süresiz olarak yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri saklı tutulmuştur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki süresiz hak yoksunluğu doğuran bu hükümlere rağmen, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun kapalı tutulması, uygulamada ciddi sorunlara yol açacaktır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin süresiz olarak kullanmaktan yasaklandıkları hakları tekrar kullanabilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur." ifadeleri yer almaktadır. <br>Bu maddede bahsedilen "5237 sayılı Kanun dışındaki kanunlar" ifadesinden, 5237 sayılı TCK'nın "Özel kanunlarla ilişki" başlıklı 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." hükmü uyarınca çeşitli suç ve hürriyeti bağlayıcı cezalar ile hak yoksunluklarının düzenlendiği 5237 sayılı Kanun dışındaki diğer kanunların anlaşılması gerektiği açıktır. <br>Bu kapsamda, memnu hakların iadesi kararı, gerek Türk Ceza Kanunundan, gerekse özel bir kanundan kaynaklansın kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldıran ve kişiye kullanılması men edilen haklarını geleceğe yönelik olarak kullanma yetkisi sağlayan kararlardır. <br>O halde, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi uyarınca bir kişinin işlediği suçtan dolayı verilen ceza mahkumiyetinin infazının tamamlanmasıyla birlikte yoksun kaldığı hak yoksunluklarının kendiliğinden kişiye avdet edeceği açık olup; 5580 sayılı Kanun'un 4. Maddesinde; " Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması(...) şeklinde belirtilen suçlardan dolayı mahkumiyet halinde süresiz olarak özel öğretim kurumlarında görevlendirilemeyeceği, ancak; yasaklanmış hakların iadesi kararı alınması durumunda madde hükmünde düzenlenen ehliyetsizliğin geçmişe yönelik olamasa da geleceğe yönelik olarak ortadan kalkacağı anlaşılmaktadır.<br> 5580 sayılı Kanun kapsamında çalışma izni onayının alınması esnasında ilgililerin bazı şartları taşımalarının zorunlu olmasının yanında, şartların görev süresince de muhafaza edilmesinin bir gereklilik olduğu, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin "kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izninin iptal edileceği" yolundaki kural ile açıkça ifade edilmiştir. <br> Burada, şartların taşınmadığının sonradan anlaşılması veya görev sırasında bu şartlardan birinin kaybedildiğinin anlaşılması durumunda görev sona erecektir. Düzenlemenin lafzından da görüleceği üzere, düzenlemede yer verilen sona erme halleri üzerine tesis edilecek işlem yönünden idarenin bağlı yetki içerisinde bulunduğu görülmektedir.<br>Dolayısıyla; anılan düzenlemeden hareketle, görevlendirme şartlarını kaybeden ya da şartları taşımadığı sonradan anlaşılan ilgililerin görevine herhalükarda son verileceğinden ilgililerin almış oldukları "yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı" geçmişe yönelik olarak hukuki sonuç doğurmayacaktır. <br>Ancak; "yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı" mahkûmiyeti ortadan kaldırmamakla birlikte bu mahkûmiyetten doğan veya mahkûmiyetle birlikte hükmedilen ehliyetsizliklerinin ileriye dönük olarak ortadan kaldıracağı, bununla birlikte, memnu hakların iadesi kararı, ilgili kişiye bu karar uyarınca doğrudan özel öğretim kurumunda çalışma hakkı vermeyip, sonrasında idareye başvurma hakkı sağlayacağı, idarenin de ilgilinin açıktan atama niteliğinde olan bu talebini değerlendirirken kadro ve ihtiyaç durumunu gözeterek takdir yetkisini kullanacağı açıktır.<br> Somut olayda; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacının örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, Özel Yüksekova Teknokent Koleji ve Anadolu lisesinde görev yapmakta iken davacının çalışma izninin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Hakkari Valiliğinin...tarih ve ... sayılı işlemiyle iptal edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> Bu itibarla; dava konusu işlemden önce alınan "yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı" ile mahkûmiyetin ortadan kalkmayacağı ancak; bu mahkûmiyetten doğan veya mahkûmiyetle birlikte hükmedilen ehliyetsizliklerin ortadan kalkacağı dikkate alındığında; davacı hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçuna istinaden verilen mahkûmiyet kararına ilişkin yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının bulunduğu hususuna istinaf başvuru dilekçesinde yer verildiği anlaşıldığından bu duruma ilişkin bir araştırma yapılmaksızın verilen eksik incelemeye dayanan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br> <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

denetim