<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/668 E. , 2025/932 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/668<br>Karar No : 2025/932<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararının Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kaldırılarak beraatine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, Olağanüstü hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile ancak OHAL dönemi ve konusu ile ilgili düzenlemeler yapılabilmesi gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26/05/2016 tarihli MGK kararına dayalı olarak 30/05/2016 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama suçlu ilan etme ve cezalandırma yetkisi bulunmadığı, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra elde edilen delillerinin önceki kararı hukuka uygun yapmayacağı, darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı, ilgili KHK'nın Meclis tarafından süresinde onaylanmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, geçmişteki yasal faaliyetlerin gerekçe gösterilerek kamu görevinden çıkarılmasının suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve hukuk devleti ilkesi gibi en temel hukuk ilkelerini ihlal ettiği, hakkında somut bilgi ve belge bulunmadan kamu görevinden çıkarıldığı, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu, davayı inceleyen ve karara bağlayan Ankara İdare Mahkemesi'nin "kanunla önceden kurulmuş mahkeme ilkesine" açıkça aykırı olarak bir KHK hükmüne dayanılarak kurulup yetkilendirildiği, bu durumun Anayasa'nın 37. ve 142. maddesine, adil yargılanma hakkına ve doğal hakim ilkesine aykırı olduğu, çocuğunu göndermiş olduğu okulun yasal olduğu ve Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyet gösterdiği, sendika üyeliğinin talimatla olmadığı, sendikanın faaliyetlerini yasal olarak sürdürdüğü, örgütlenme özgürlüğü kapsamında bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
denetim