<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5120 E.  ,  2025/1377 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/5120<br>Karar No : 2025/1377 <br><br>DAVACI : ...<br> ... Üniversitesi <br> ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından;<br>1- 05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin "Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları" başlıklı 48. maddesinin 3. fıkrasının, 31/12/2019 tarihli ve 30995 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik (ç) bendi ile<br>2- Bu düzenlemeye dayanılarak davacının uzlaştırmacı sınavına katılma başvurusunun reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : 1985 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun olduğu, 2019 yılında Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Adalet programında önlisans eğitimini tamamladığı, Yönetmelik maddesinde sayılan İktisat Bölümünden mezun olduğu ve yine maddede sayılan derslerin birçoğunu görüp başarılı olduğu, öğrenim sürecinde önce önlisans bölümünden mezun olup sonra lisans öğrenimini tamamlamış olsaydı Yönetmeliğin aradığı şartları yerine getirmiş sayılacak iken aksi durumun söz konusu olması nedeniyle başvurusunun kabul edilmemesinin, önce önlisans programından mezun olup sonrasında dört yıllık fakülteden mezun olma koşulunun aranmasının hukuka aykırı olduğu, sayılan derslerin bir çoğunu ön lisans eğitiminde gördüğü ve başarıyla mezun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Kanunda hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı görevlendirilebileceğinin belirtildiği, ancak bu kişilerin kimlerden oluştuğunun belirtilmediği, kanunun gerekçesinde de açıklanmadığı, bu nedenle hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda aranan niteliklerin dava konusu Yönetmelik kuralında ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği, uzlaştırmacıların hukuk fakültesi mezunlarının yanında, hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapanlardan oluşması prensibinin benimsendiği, dolayısıyla hukuk öğrenimi görmüş kişi kavramının geniş bir şekilde yorumlandığı, bu yorum tarzının kanun koyucunun iradesine uygun olduğu, yargısal niteliği haiz uzlaştırma süreç ve işlemlerinde önemli bir görevi olan uzlaştırmacının, "hukuk öğrenimi görmüş kişi" kavramı içerisinde değerlendirilebilmesi için, öncelikle Yönetmelikte belirlenen alanlardan mezun olması ön şartını, sonrasında ise hukuk ya da hukuk bilgisini, dört yıllık yüksek öğrenimlerinde yeterince görmüş olması koşulunu bir arada taşıması gerektiği, şayet başvuran, belirtilen bölümlerden birisinden mezun olduğu halde, mezun olunan bölümün müfredatında hukuk ya da hukuk bilgisine yeterince yer verilmemiş ise kişinin yeterli hukuk bilgisine sahip bulunduğu mütalaa edilerek uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesinin kanun ve yönetmelik hükmünün amaçsal yorumuna göre mümkün olmaması gerektiği, Yönetmelik hükmünde "hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren" ibaresinin kullanıldığı, adayın hukuk öğrenimi görmüş kişi kapsamında değerlendirilebilmesi için kaç tane hukuk dersi ile hangi derslerin alınması gerektiği hususunu belirleme, adayın mezun olduğu bölümde aldığı dersleri gösterir not dökümüne göre takdir etme yetkisi yetkisinin idarelerine bırakıldığı, davacının 1985 yılında Karadeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun olduğu ve burada hiçbir hukuk dersi görmediği, dolayısıyla davacının hukuk öğrenimi görmüş kişi kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği, Adalet önlisans programından ise lisans öğreniminden sonra, 2019 yılında mezun olduğu, burada görülen derslerin ise lisans öğreniminde alınmadığı ve bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, her ne kadar davacı, dava dilekçesinde, anılan derslerin birçoğunu dört yıllık fakülte eğitiminde gördüğünü ifade etmiş ise de; söz konusu dönemde hiçbir hukuk dersi almadığının anlaşıldığı, bu nedenle de davacının sınava girebilme hakkını haiz olmadığı tespit edilerek, 2021 Adalet Bakanlığı Uzlaştırmacı Sınavı'na katılma başvurusu mevzuata uygun bir şekilde reddedildiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 05.08.2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin "Uzlaştırmacı Siciline Kayıt Olma Şartlan" kenar başlıklı 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendindeki hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine, programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat veya maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak şeklindeki düzenlemenin ve bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124 üncü maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” kuralı yer almaktadır.<br>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Uzlaştırma” kenar başlıklı 253 üncü maddesinde; “(Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.) hangi suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulacağı belirlenmiş, uzlaşmanın usul ve esaslarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.<br>05.08.2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin, “Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları” na ilişkin 48 inci maddesinin davaya konu edilen 3.fıkrasının (ç) bendinde ; hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak aranan şartlar arasında sayılmıştır.<br>Uzlaştırma ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve devamı maddelerinde getirilen düzenlemeyle , ceza muhakemesi hukuku sisteminde ceza yargılamasını hızlandırmak, tarafları tarafsız bir uzlaştırmacı marifetiyle barıştırmak ve fail-mağdur çatışmasını ortadan kaldırmak amacıyla getirilmiş uyuşmazlığın çözümlenmesine ilişkin bir müessesedir.<br>Uzlaştırmacı Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinde; şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten kişi olarak tanımlanmıştır.<br> 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinin yirmi beşinci fıkrasında; “Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almıştır. <br>Soruşturma veya kovuşturma evresinde uzlaştırma sürecini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere görevlendirilen uzlaştırmacılar ; tarafları süreç konusunda aydınlatmak, uzlaşma teklif formunda yazılı olan hususları açıklayıcı bir şekilde anlatmak, süreç ile ilgili tarafların sorularına cevap vermek, uzlaştırma müzakerelerini sağlıklı bir şekilde yürütmek ve nihayet tarafların oluşan özgür iradesine göre uzlaştırma raporunu hazırlamak yükümlülüğü altında olup, süreçteki önemine binaen eğitim, sınav, sicil ve denetime tabi tutulmuşlardır. <br>Kanunda hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasında uzlaştırmacı görevlendirilebileceği belirtilmiş , Yönetmelikte hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda aranan nitelikler ayrıntılı olarak düzenlenmiş, bu kişilerin hukuk fakültesi mezunlarının yanında, hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapanlardan oluşacağı belirlemesi yapılmıştır. <br>Kişinin "hukuk öğrenimi görmüş kişi" kavramı içerisinde değerlendirilebilmesi için, öncelikle Yönetmelikte belirlenen alanlardan mezun olması ön şartını taşıması gerektiği gibi bu kapsamda hukuk ya da hukuk bilgisini, dört yıllık yüksek öğrenimlerinde yeterince görmüş olması koşulunu bir arada taşıması gereği benimsenmiştir. Belirtilen bölümlerden birisinden mezun olunduğu halde, mezun olunan bölümün müfredatında hukuk ya da hukuk bilgisine yeterince yer verilmemiş ise kişinin yeterli hukuk bilgisine sahip bulunduğunun kabulüyle uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesinin kanun ve yönetmelik hükmünün amacına aykırı sonuç yaratacağı açıktır. <br>Yönetmelik hükmünde "hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren" ibaresi kullanılmış olup başvuranların hukuk öğrenimi görmüş kişi kapsamında değerlendirilebilmesi için hangi sayıda hukuk dersi ile hangi alandaki derslerin alınması gerektiği hususunu belirleme ve mezun olunan bölümde alınan dersleri değerlendirme yetkisi idareye bırakılmıştır. Bu yetkinin kullanılmasında; ceza muhakemesinde uzlaştırma kurumunda görev alacak uzlaştırmacıların, uzlaştırma kurumuyla yakından ilgisi bulunan derslerden en azından bir kısmını almaları gerekliliğinin belirlenmesi kuralı yerine getirilecek hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun bir yaklaşım oluşturacaktır. Uzlaştırma kurumu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiş bir kurum olmakla birlikte, mahiyeti itibariyle ilgili bulunduğu anayasa hukuku, ceza hukuku (genel hükümler), ceza hukuku (özel hükümler), ceza muhakemesi hukuku, hukuk başlangıcı/hukuka giriş/hukukun temel kavramları/temel hukuk, ticaret hukuku, iş hukuku, borçlar hukuku alanları dikkate alınarak bu derslerden en az ikisini görmüş olan kişilerin eğitime başvurabilecekleri esası benimsenmiştir. Belirlenen derslerin tümünü değil, en az ikisini görmüş olma şartı aranmış olup, bu derslerin dört yıllık yüksek öğrenimden mezun olurken tamamlanmış olması gerektiği tartışmadan uzak bir husustur.<br>Bu durumda ; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 48 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde yer alan "Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak," ibaresinin, Kanuna aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta : anılan mevzuat hükümleri ve davacının eğitim durumunun birlikte değerlendirilmesinden ; davacının 1985 yılında Karadeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun olduğu ve burada hiçbir hukuk dersi görmediği ve hukuk öğrenimi görmüş kişi kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği ; adalet önlisans programından ise lisans öğreniminden sonra, 2019 yılında mezun olduğu, burada görülen derslerin ise lisans öğreniminde görülmediği ve bu kapsamda değerlendirilemeyeceğinin kabulüyle sınava girebilme hakkını haiz olmadığı gerekçesiyle başvurusunun reddedildiği anlaşılmakta olup, Yönetmeliğin 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının 2021 Adalet Bakanlığı Uzlaştırmacı Sınavı'na katılma başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmüştür.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:<br>Davacı, Karadeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin "İktisat" bölümünden 26/07/1985 tarihinde mezun olmuş, dosyaya mübrez transkript (not bildirim) belgesine göre bu öğrenimi kapsamında hukuk alanında ders almamış; Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı "Yöneticiler İçin İşletme" Bilim Dalında 19/04/2016 tarihi itibarıyla tamamladığı yüksek lisans programının not döküm belgesine göre, bu aşamada da herhangi bir hukuk dersi almamış, 27/07/2019 tarihinde mezun olduğu Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi "Adalet" önlisans programında ise, "Hukukun Temel Kavramları", Anayasa Hukuku", "Ceza Hukuku", "Medeni Hukuk I", "Medeni Hukuk II", "İdare Hukuku", "İş Hukuku", "Medeni Usul Hukuku" ve "İdari Yargı" derslerini başarıyla tamamlamıştır.<br>Ardından davacı, Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde 30/05/2021 tarihinde yapılacağı duyurulan "2021 Adalet Bakanlığı Uzlaştırmacı Sınavı"na katılma başvurusunda bulunmuştur.<br>Anılan başvurusu, dava konusu Yönetmelik kuralına atıf yapılarak; polis akademisi veya üniversitelerin siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat ve işletme fakültesi mezunlarının "hukuk öğrenimi görmüş kişi" kavramının içerisinde değerlendirilebilmesi için, programlarında, ceza muhakemesi hukukunda uzlaştırma kurumu ile yakından ilgisi bulunan ve Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı tarafından belirlenmiş olan; anayasa hukuku, ceza hukuku (genel hükümler), ceza hukuku (özel hükümler), ceza muhakemesi hukuku, hukuk başlangıcı/hukuka giriş/hukukun temel kavramları/temel hukuk, ticaret hukuku, iş hukuku, borçlar hukuku derslerinden en az ikisini başarılı olarak görmüş olmaları gerektiği, iki yıllık önlisans öğreniminden sonra dikey geçişle dört yıllık yüksek öğrenimini siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat ve işletme fakültelerinden birinden mezun olarak tamamlayanların da yukarıda anılan derslerden en az ikisini, önlisans öğrenimi sırasında veya dikey geçiş sonrası lisans öğrenimi sürecinde görmüş olmaları ve bu derslerden başarılı olmuş olmaları gerektiği; oysa davacının İktisat lisans eğitiminde bu derslerden hiçbirini görmediği, ayrıca lisans öğreniminden sonra mezun olması nedeniyle Adalet ön lisans programında gördüğü derslerin de yine dava konusu Yönetmelik kuralı kapsamında değerlendirilmesine hukuki olanak bulunmadığı, belirtilen nedenlerle sınava girebilme hakkını taşımadığı gerekçesiyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. <br>Bunun üzerine davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br>17/12/2004 tarih ve 25673 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;<br>"Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin, dava konusu Yönetmelik'in yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hâlinde,<br>"(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:<br>a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.<br>b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;<br>1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),<br>2. Taksirle yaralama (madde 89),<br>3. Tehdit (madde 106, birinci fıkra),<br>4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),<br>5. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),<br>6. Hırsızlık (madde 141),<br>7. Güveni kötüye kullanma (madde 155),<br>8. Dolandırıcılık (madde 157),<br>9. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165),<br>10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),<br>11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),<br>suçları.<br>...<br>(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.<br>. ...<br>(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur.<br>...<br>(24) Her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları, uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.<br>(25) Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almıştır.<br>2992 sayılı (mülga) Adalet Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "Ceza muhakemesinde alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin uygulanması amacıyla çalışmalar yapmak" Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayıldıktan sonra, aynı maddenin 2. fıkrasında, "Birinci fıkranın (ı) bendindeki görevleri yerine getirmek amacıyla Genel Müdürlük bünyesinde Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı kurulur. Bu Başkanlık;<br>a) Önödeme, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif usullerin etkin şekilde uygulanmasını sağlamak,<br>b) Görev alanıyla ilgili olarak uygulamayı takip etmek ve ortaya çıkan sorunların nedenlerini araştırarak çözüm önerilerini Bakanlığa sunmak,<br>c) Uzlaştırmacı temel eğitimine ilişkin usul ve esaslar ile eğitim verecek kurum ve kuruluşların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin verilmesini Bakanlığın onayına sunmak, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak,<br>d) Uzlaştırmacı eğitimi sonunda yapılacak sınavın usul ve esaslarını belirlemek ve sınavları yapmak,<br>e) Uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, sicile kayıtlı uzlaştırmacıları, görev yapmak istedikleri Cumhuriyet başsavcılıklarına göre listelemek,<br>f) Uzlaştırmacılara verilecek dosyaların tevzi esasları ile aylık olarak verilebilecek azami dosya sayısını belirlemek,<br>g) Uzlaştırmacıların denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek,<br>h) Alternatif usuller konusunda kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmak,<br>ı) Ulusal veya uluslararası düzeyde bilimsel toplantılar düzenlemek, bu nitelikteki çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek,<br>i) Görev alanına giren istatistiklerin derlenmesi ve yayımı konusunda Bakanlığın ilgili birimleriyle iş birliği hâlinde çalışmak,<br>j) Görev alanıyla ilgili kamu ya da özel kurum veya kuruluşlarla iş birliği yapmak,<br>k) Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak,<br>görevlerini yerine getirir." kuralına yer verilmiş iken; anılan Kanun, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi ile 09/07/2018 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış; bilahare 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 41. maddesinin, dava konusu Yönetmelik'in yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hâlinde,<br>"(1) Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:<br>...<br>ğ) Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak,<br>..." hükmüne yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile 29/03/1984 tarih ve 2992 sayılı (mülga) Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin;<br>"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde,<br>"Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253, 254 ve 255 inci maddelerinde düzenlenen uzlaştırmanın uygulama alanı, uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, uymak zorunda oldukları etik ilkeler, uzlaştırmacı eğitimi verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri, uzlaştırmacı sicilinin düzenlenmesi, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin oluşturulması, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaşma teklifi ile müzakere usulü, uzlaşma belgesi ve uzlaştırma raporunda yer alacak konular, uygulamaya dair diğer hususlar ile Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının çalışma usul ve esaslarını kapsar." kuralına yer verilmiş;<br>"Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde,<br><br>"...<br>b) Büro: Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürosu,<br>c) Daire Başkanlığı: Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı,<br>...<br>h) Sicil: Uzlaştırmacı sicilini,<br>... j) Uzlaşma: Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmaları,<br>k) Uzlaştırma: Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle şüpheli veya sanık ile mağdur, suçtan zarar gören veya kanuni temsilcisinin, Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak uzlaştırmacı tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi süreci,<br> l) Uzlaştırmacı: Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten, Cumhuriyet savcısının onayıyla görevlendirilen avukat veya hukuk öğrenimi görmüş kişi,<br>...<br>o) Yazılı sınav: Uzlaştırma eğitiminin bitiminde yapılan sınavı,<br>..." şeklinde tanımlanmış;<br>"Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde,<br>"(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile kabul etmeleri ve karar vermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler.<br> (2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür.<br>... (8) Uzlaştırmacı müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaştırmanın temel ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını, uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve onların süreci anlamalarını sağlar. (9) Uzlaştırmacı tarafların, hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle uzlaşmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır." düzenlemesi yer almış;<br> Uzlaştırmacı siciline kayıt şartlarının sayıldığı 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde ise, "Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak" kuralına yer verilmiş iken; anılan kural, 31/12/2019 tarih ve 30995 (4. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan değişiklik sonucu aşağıdaki hâlini almıştır.<br>"Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları" 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde,<br>"Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak," düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Diğer taraftan, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 24. fıkrasında yer alan "avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin" ibaresi, 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu "hukuk fakültesi mezunlarının" şeklinde yeniden düzenlenmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>A) Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:<br>Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, dayanaklarını üst düzeydeki kurallardan aldıkları kuşkusuzdur. Kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar dayanağını Anayasadan, yönetmelikler ise dayanağını kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. <br>Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.<br>Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olmak (kanuni idare) ve dayanak üst normlara aykırı olmamak (normlar hiyerarşisi) kaydıyla, Anayasada belirtilen "yönetmelik" veya Anayasada adının zikredilmemesi sebebiyle "adsız düzenleyici işlem" olarak tanımlanan ve hiyerarşik olarak yönetmelikten alt düzeyde bulunan yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma görev ve yetkisine sahiptir.<br>Bunun yanında, idarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlerken kendilerine Anayasa ve kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.<br>5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin, 6763 sayılı Kanunla değişik 24. fıkrasında, uzlaştırmacıların, avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecekleri kurala bağlanmıştır.<br>Öte yandan, 6763 sayılı Kanun'a ilişkin teklif metninde yer alan "avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin" ibaresinin, Adalet Komisyonu tarafından "hukuk fakültesi mezunlarının" şeklinde değiştirilerek kabul edilmesine karşın, Genel Kurulda yapılan görüşmelerde sunulan ve teklif metni ile aynı doğrultuda bulunan değişiklik önergesinin kabul edilmesi sonucu "avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin" şeklinde yasalaştığı görülmektedir.<br>Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla, kanun koyucu tarafından; uzlaştırmacı olarak görevlendirilebilecek kişilerin özellikle hukuk fakültesi mezunları ile sınırlandırılmadığı, hukuk fakültesi mezunlarının yanı sıra hukuk öğrenimi görmüş kişilerin de uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesine olanak tanındığı (m.253/24), ayrıca uzlaştırmacıların niteliklerini tespit, dolayısıyla "hukuk öğrenimi görmüş kişi" kavramının anlam ve kapsamını belirleme yetkisinin de yönetmelikle düzenlenmek üzere Adalet Bakanlığına bırakıldığı (m.253/25), "en az dört yıllık yüksek öğrenimi (lisans eğitimini) tamamlamış olma" koşulunun ise söz konusu yetkinin örtülü sınırı (çerçevesi) olarak çizildiği anlaşılmaktadır.<br>Anılan yetki doğrultusunda, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nde uzlaştırmacıda aranan niteliklerin düzenlenmiş, bu kapsamda dava konusu bent ile hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden, hukuk fakültesi mezunlarının yanı sıra "hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak" koşulunu taşıyanların uzlaştırmacı siciline kaydedilebileceği, bir başka deyişle anılan koşulları taşımayanların uzlaştırmacı olamayacağı öngörülmüştür.<br>Bu çerçevede, dava konusu Yönetmelik kuralında, Kanunla getirilen "en az dört yıllık yüksek öğrenimi (lisans eğitimini) tamamlamış olma" koşuluna riayet edildiği, hukuk fakültesi mezunlarının yanı sıra hukuk öğrenimi görmüş kişilerin de uzlaştırmacı olabilecekler arasında sayıldığı, "hukuk öğrenimi görmüş kişi" kavramının anlam ve kapsamının ise dayanağı Kanun'un amacına ve uzlaştırmacının görev tanımına uygun olarak "hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak" şeklinde belirlendiği, daha açık bir anlatımla, genel itibarıyla müfredatlarında hukuk bilgisine yer veren lisans programları ile polis akademisinin kapsama alındığı, ayrıca hukuk dışındaki bu lisans programlarından mezuniyetin tek başına yeterli görülmeyip uzlaştırmacının asgari bilgi düzeyinin ve uzlaştırma sürecinin sağlığının temini bakımından mezun olunan programların müfredatlarında hukuk bilgisinin yeterli düzeyde yer almasının şart koşulduğu, ayrıca "hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren" ibaresi ile dört yıllık yüksek öğrenim tamamlanırken alınacak hukuk derslerinin niteliğini ve niceliğini belirleme ve değerlendirme yetkisinin, lisans eğitimlerindeki müfredata ve günün koşullarına uygun değişiklik ihtiyacının ivedilikle karşılanabilmesini teminen davalı idareye bırakıldığı görülmüştür.<br>Diğer taraftan, her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 24. fıkrasında yer alan "avukatların veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerin" ibaresi, 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu "hukuk fakültesi mezunlarının" halini almış ise de; dava konusu Yönetmelik kuralının yürürlüğe konulduğu 31/12/2019 tarihi itibarıyla hukuka uygunluk denetimi yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, anılan yasal değişiklik işbu uyuşmazlıkta değerlendirmeye alınmamıştır.<br>Bu haliyle, dayanağı Kanunla verilen açık yetkiye istinaden ve Kanunla çizilen çerçeve içinde kalınmak suretiyle, yönetmelik hazırlama ve yürürlüğe koyma usulüne uygun olarak getirilen; hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında ya da polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olanların uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesine olanak tanıyan dava konusu kuralda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Nitekim, dava konusu Yönetmeliğin 72. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 26/07/2007 tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren en az dört yıllık yüksek öğrenim programlarını bitirenlerin uzlaştırmacı olarak görevlendirilmelerine yönelik düzenlemeler içeren 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesince davanın reddi yolunda verilen 20/06/2011 tarih ve E:2007/6843, K:2011/2365 sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03/11/2014 tarih ve E:2011/2421, K:2014/3364 sayılı kararıyla onanmıştır. <br>Yine, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi üzerine, Yönetmelik'in 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin, "polis akademisi" ibaresinin eklenmeden önceki hâlinin de iptali istemini içeren başka bir davada da, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/06/2022 tarih ve E:2017/2168, K:2022/3443 sayılı kararının bu bent yönünden davanın reddi yolundaki kısmı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/10/2024 tarih ve E:2023/485, K:2024/2448 sayılı kararıyla onanmıştır. <br>Başka bir uyuşmazlıkta da, polis akademisi mezunu olan davacının uzlaştırmacı olabilmek için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan dava konusu Yönetmelik'in 48. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin -ilk halinin- eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2019/8703, K:2023/3867 sayılı kararı ile söz konusu bent yönünden bakılan davadaki Yönetmelik değişikliği nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de, uygulama işlemi bakımından yapılan incelemede, ders ve not dökümünün incelenmesinden, belirli seviyede hukuk öğrenimi gördüğü anlaşılan, polis akademisi mezunu olan davacının da -mezuniyeti itibarıyla- uzlaştırmacı olarak görev yapmasına hukuki bir engel bulunmadığı kanaatine varılarak ilgili işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Son olarak, dava konusu kuralın da iptali istemiyle açılan bir başka dava sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/10/2024 tarih ve E:2020/404, K:2024/4346 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>b) Dava konusu uygulama işleminin incelenmesi:<br>Dosyanın incelenmesinden; davacının, Karadeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin "İktisat" bölümünden 26/07/1985 tarihinde mezun olduğu, dosyaya mübrez transkript (not bildirim) belgesine göre bu öğrenimi kapsamında hukuk alanında ders almadığı; Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı "Yöneticiler İçin İşletme" Bilim Dalında 19/04/2016 tarihi itibarıyla tamamladığı yüksek lisans programının not döküm belgesine göre, bu aşamada da herhangi bir hukuk dersi almadığı, 27/07/2019 tarihinde mezun olduğu Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi "Adalet" önlisans programında ise, "Hukukun Temel Kavramları", Anayasa Hukuku", "Ceza Hukuku", "Medeni Hukuk I", "Medeni Hukuk II", "İdare Hukuku", "İş Hukuku", "Medeni Usul Hukuku" ve "İdari Yargı" derslerini başarıyla tamamladığı görülmüştür.<br>Uyuşmazlıkta, davacının başvurusunun, yukarıda hukuka uygun olduğu tespit edilen dava konusu Yönetmelik kuralına istinaden davalı idare tarafından "hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğine yönelik olarak yapılan değerlendirme üzerine reddedildiği anlaşılmaktadır.<br>Anılan değerlendirmede, -daha önce davalı idarece belirlenen düzenleme uyarınca- polis akademisi veya üniversitelerin siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat ve işletme fakültesi mezunlarının "hukuk öğrenimi görmüş kişi" kavramının içerisinde kabul edilebilmesi için, programlarında, ceza muhakemesi hukukunda uzlaştırma kurumu ile yakından ilgisi bulunan ve Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı tarafından belirlenmiş olan; anayasa hukuku, ceza hukuku (genel hükümler), ceza hukuku (özel hükümler), ceza muhakemesi hukuku, hukuk başlangıcı/hukuka giriş/hukukun temel kavramları/temel hukuk, ticaret hukuku, iş hukuku, borçlar hukuku derslerinden en az ikisini başarılı olarak görmüş olmaları gerektiği, iki yıllık ön lisans öğreniminden sonra dikey geçişle dört yıllık yüksek öğrenimini siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat ve işletme fakültelerinden birinden mezun olarak tamamlayanların da yukarıda anılan derslerden en az ikisini, ön lisans öğrenimi sırasında veya dikey geçiş sonrası lisans öğrenimi sürecinde görmüş olmaları ve bu derslerden başarılı olmuş olmaları gerektiği; oysa davacının İktisat lisans eğitiminde bu derslerden hiçbirini görmediği, bu nedenle dava konusu Yönetmelik kuralında yer verilen "hukuk öğrenimi görmüş kişi" kavramı içerisinde değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca lisans öğreniminden sonra mezun olması nedeniyle Adalet ön lisans programında gördüğü derslerin de yine dava konusu Yönetmelik kuralı kapsamında değerlendirilmesine hukuki olanak bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Dolayısıyla uyuşmazlık, öncelikle davalı idarece daha önce belirlenmiş olan (ve işbu davanın konusu olmamakla birlikte uygulama işleminin sebep unsurunu teşkil etmesi sebebiyle incelenmesi gereken) bahse konu derslerin nitelik ve nicelik yönünden dava konusu Yönetmelik hükmüne uygun olup olmadığı; Yönetmeliğe uygun bulunması halinde ise, bu kuralda sayılan lisans programlarında yeterli düzeyde verilmeyen hukuk bilgisinin, ön lisans programlarında alınan hukuk dersleriyle tamamlanmasının hukuken mümkün olup olmadığı; eğer mümkünse de ön lisans öğreniminin lisans öğreniminden önce ya da sonra tamamlanmış olmasının bu sonucu değiştirip değiştirmeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br>Bu çerçevede, öncelikle, uyuşmazlık noktalarından ilki olan, uygulama işleminde sayılan derslerin dava konusu Yönetmelik hükmüne uygun olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.<br>Yukarıda hukuka uygunluğu tespit edilen dava konusu Yönetmelik kuralında "hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren" ibaresi yer almaktadır. Söz konusu ibareyle, yukarıda aktarıldığı üzere, uzlaştırma sürecinin ve uzlaştırmacının görev tanımının gerektirdiği hukuk veya hukuk bilgisi dersleri kastedilmekte ve bu derslerin nitelik ile niceliğini belirleyip değerlendirme yetkisi davalı idareye bırakılmaktadır. <br>Uzlaştırma kurumu kısaca, kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunan ve uzlaştırmaya tabi olan suçların ilgililerinin, kural olarak ceza kovuşturması öncesinde mağdurun zararının giderilerek tatmin edilmesi suretiyle anlaşmalarının sağlandığı alternatif bir çözüm yoludur. Bir diğer ifadeyle, uzlaştırma, uzlaştırma kapsamına giren bir suçtan dolayı, şüpheli veya sanık ile mağdur, suçtan zarar gören veya kanuni temsilcisinin ilgili mevzuata uygun olarak uzlaştırmacı tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi amacını taşımaktadır. Bu açıdan uzlaştırma, bir yargılama olmayıp sonucunda ceza değil, edim öngörülmektedir. Dolayısıyla, uzlaştırmanın amacı, ceza adalet sisteminde, mağdurun veya suçtan zarar görenin tatmin edilmesi, zararının ceza yaptırımı yerine alternatif edimlerle giderilmesi ve onarımına ağırlık verilmesi, fail ile mağdur veya suçtan zarar gören arasında barışın tesis edilmesidir.<br>Buna göre, uzlaştırma kurumunun yukarıda aktarılan niteliği ve nihai amacı ile esas itibarıyla ceza muhakemesine ilişkin bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olduğu dikkate alındığında; uzlaştırmacıların Yönetmelik hükmünde belirtilen lisans programları sırasında alması gereken hukuk veya hukuk bilgisi derslerini "anayasa hukuku, ceza hukuku (genel hükümler), ceza hukuku (özel hükümler), ceza muhakemesi hukuku, hukuk başlangıcı/hukuka giriş/hukukun temel kavramları/temel hukuk, ticaret hukuku, iş hukuku, borçlar hukuku derslerinden en az ikisini başarıyla tamamlamış olmak" şeklinde belirlemek suretiyle yapılan ve dava konusu uygulama işleminin dayanağını teşkil eden değerlendirmenin bu kısmında, ilgili mevzuat hükümleri ile hizmet gereklerine aykırılık görülmemektedir.<br>Bu itibarla, yukarıda anılan derslerin herhangi birisini İktisat lisans öğrenimi sırasında almayan davacının, söz konusu lisans eğitiminin uzlaştırmacı olmak bakımından yeterli kabul edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.<br>Davada diğer uyuşmazlık noktası olan, lisans programlarında yeterli düzeyde verilmeyen hukuk bilgisinin, ön lisans programlarında alınan hukuk dersleriyle tamamlanmasının hukuken mümkün olup olmadığına; eğer mümkünse ön lisans öğreniminin lisans öğreniminden önce ya da sonra tamamlanmış olmasının bu sonucu değiştirip değiştirmeyeceğine gelince;<br>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "yükseköğretim", milli eğitim sistemi içinde, ortaöğretime dayalı, en az dört yarı yılı kapsayan her kademedeki eğitim - öğretimin tümü; (r) bendinde, "ön lisans", ortaöğretim yeterliliklerine dayalı, en az iki yıllık bir programı kapsayan nitelikli insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan veya lisans öğretiminin ilk kademesini teşkil eden bir yükseköğretim; (s) bendinde, "lisans", ortaöğretime dayalı, en az sekiz yarı yıllık bir programı kapsayan bir yükseköğretim olarak tanımlanmıştır.<br>2547 sayılı Kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere; ön lisans, kural olarak iki yıllık bir programı kapsayan ve lisans öğretiminin ilk kademesini teşkil eden yüksek öğrenim türüdür. Ön lisans öğreniminden sonra lisans öğrenimine geçiş ise, 2547 sayılı Kanun (m.7/1-e, 45/1-e) ve Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Devamları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde, meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olanlardan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen koşulları taşıyanlar arasında Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan sınavda başarılı olanların bitirdikleri alanların devamı niteliğindeki veya ilişkili lisans programlarına yerleştirilmesi suretiyle yapılmaktadır.<br><br>Uygulama işleminin dayanağı olan 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 24. fıkrası ile dava konusu Yönetmeliğin 48. maddesinin 3. fıkrasının hukuka uygun bulunan (ç) bendinde ise, uzlaştırmacıların en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış bulunması, yani lisans programı mezunu olması şartı aranmaktadır.<br>Bu itibarla, yasa ve yönetmelik koyucunun, ön lisans programlarında hukuk dersleri alınmış olmasını yeterli görmediği, mutlaka Yönetmelikte sayılan alanlarda lisans mezuniyeti ile bu programlarda yeterli düzeyde hukuk dersleri alınmasını amaçladığı anlaşılmaktadır.<br> Bununla birlikte, ön lisansın, lisans öğretiminin ilk kademesini teşkil ettiği, başka bir ifadeyle dikey geçiş yapılan lisans programının, ön lisans öğreniminin devamı niteliğinde olduğu gözetildiğinde; ön lisans öğreniminden sonra dikey geçiş suretiyle lisans öğrenimini dava konusu Yönetmelikte sayılan alanlarda yapanların, hem ön lisans hem de tamamlayıcısı niteliğindeki lisans öğrenimi sırasında gördükleri hukuk derslerinin, uzlaştırmacı olmak bakımından kabul edilmesi, 2547 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükmünün zorunlu sonucudur. <br>Buna karşın, ön lisansın, lisans öğreniminin ilk kademesini teşkil ettiği ve ancak (YÖK-ÖSYM tarafından ön lisans mezuniyet alanlarına göre ilan edilen lisans programlarına) dikey geçiş yapılması suretiyle lisans öğrenimine dönüşebildiği dikkate alındığında; lisans programına dikey geçiş yapılmaksızın herhangi bir lisans öğreniminden bağımsız olarak tek başına tamamlanan ön lisans öğrenimi, uzlaştırmacı olmak için alınması gereken bütün hukuk derslerini tek başına içerse dahi, daha önce tamamlanan lisans öğreniminden bağımsız bulunduğundan, yani evvelce tamamlanan lisans programının daha sonra bitirilen ön lisans öğreniminin devamı niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceğinden, aralarında bağlantı bulunmayan ön lisans ile lisans öğrenimlerinin -bu lisans programı ön lisans programı sonrasında dikey geçiş yapılabilecek bir alan olsa dahi- birlikte değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla ön lisans programında alınan derslerin lisans öğrenimi kapsamında alınmış gibi sayılamayacağı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu itibarla, davacının Adalet ön lisans programını İktisat lisans programından sonra tamamlamış olması nedeniyle, ön lisans öğreniminde başarıyla tamamladığı "Hukukun Temel Kavramları", Anayasa Hukuku", "Ceza Hukuku", "Medeni Hukuk I", "Medeni Hukuk II", "İdare Hukuku", "İş Hukuku", "Medeni Usul Hukuku" ve "İdari Yargı" derslerinin lisans öğreniminden müstakil olarak değerlendirmeye tabi tutulması sonucu, lisans öğreniminde hukuk dersleri almayan davacının iki yıllık ön lisans öğreniminin uzlaştırmacı olarak görevlendirilmek için yetersiz bulunduğu gerekçesiyle davacının "2021 Adalet Bakanlığı Uzlaştırmacı Sınavı"na katılma başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>

denetim