<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11705 E. , 2025/752 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/11705<br>Karar No : 2025/752 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul İli, ... İlçesi,... Mahallesi, No:... adresinde bulunan İSKİ Baltalimanı Atıksu Ön Arıtma Tesisi'nde yapılan denetim sonucunda denize atık su boşaltıldığından bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20/(ı) maddesi ile 23. maddesi hükümleri uyarınca davacı kuruma 289.683,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait atıksu arıtma tesisi çıkışı deşarj noktasından usulüne uygun şekilde alınan numunelerin, koruma önlemleri alınarak (soğuk zincir+kimyasal koruma) mühürlenmesi, bu konuda düzenlenen tutanağın yetkili kişi tarafından da imzalanması, Astlab Çevre Analiz Laboratuvarı'nca numune üzerinde yapılan analiz neticesinde de alıcı ortama deşarj edilen suyun Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ekinde yer alan Tablo 22 de belirtilen deşarj standartlarının üzerinde olduğunun hiçbir şüpheye yol açmayacak şekilde somut olarak ortaya konulması karşısında, 2872 sayılı Kanun'un 20/(ı) maddesi hükmü uyarınca idari para cezası uygulanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan; 2872 sayılı Kanunun 23. maddesi hükmünün uygulanmasına dayanak alınan işlemler arasında yer alan ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada,... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile "davanın süre aşımı yönünden reddine" hükmedildiği belirlendiğinden, tesis olunan dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu idari para cezasında iki farklı ceza tekerrüre dayanak gösterilmiş iken, mahkemece teki yönünden değerlendirme yapıldığı, esas ve şahit numunelerde uyuşmazlık olduğu ve bu hususun dikkate alınmadığı, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Numune Alma ve Analiz Metodları Tebliğinin 6/g maddesi uyarınca yeni numune alınması gerektiği, tesislerinin fiziksel arıtma tesisi olarak faaliyet gösterdiğinden toplam azot ve toplam fosfor parametrelerinin izlenmesinden muaf olduğu, dava konusu yaptırımın hukuka aykırı olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dava konusu idari yaptırım kararının temel cezaya isabet eden kısmı ile tek kat tekerrür uygulanmasına (toplam 193.122,00 TL) ilişkin kısmının dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. <br>Kararın, dava konusu idari yaptırım kararında uygulanan tekerrürün tek kattan fazlasına isabet eden kısmı yönünden; <br>2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinde; "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne, 20. maddesinin (ı) bendinin 6. paragrafında "Bu bendin birinci paragrafı dışında, bu Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmeliklere aykırı olarak ülkenin egemenlik alanındaki denizlere ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarına, içme ve kullanma suyu sağlama amacına yönelik olmayan sulara atık boşaltanlara, su kirliliği nedeni ile kurulması veya işletilmesi yönetmelikle izne tâbi tutulan tesisleri, yetkili makamlardan izin almadan kuran, işleten veya izni iptal edilmesine rağmen kurmaya veya işletmeye devam eden veya bu tesislerde izin almaksızın sonradan değişiklik yapan veya yetkili makamların gerekli gördükleri değişiklikleri tanınan sürede yapmayanlara 24.000 Türk Lirası (293.188 TL) idarî para cezası verilir. Yukarıda öngörülen fiilin konutlarla ilgili olarak işlenmesi halinde her konut ve bağımsız bölüm için 600 Türk Lirası (7.283 TL) idarî para cezası verilir. Bu cezai sorumluluk, müstakil konutlarda konutu kullanana, diğer konutlarda ise yöneticiye aittir." hükmüne; 20. maddesinin 3. fıkrasında "Bu maddede öngörülen cezalar Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat olarak uygulanır." hükmüne; 23. maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2872 sayılı Kanun uyarınca yaptırım uygulanması gereken fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde tekerrürü hâlinde, verilecek para cezalarına, Kanunda belirtilen artırımların uygulanacağı, ilgilinin, daha önce aynı fiili 3 yıllık süre içerisinde birinci kez işlemesi durumunda bir kat ve birden çok kez tekrar etmiş ise iki kat artırmak suretiyle idari para cezası uygulanacağı anlaşılmaktadır. Tekerrür uygulanması; ceza hukukunda "tekerrür" müessesesi, bir ceza mahkumiyetine kesin olarak uğrayan bir kimsenin, yeniden suç işlemesi halinde Ceza Kanunu karşısındaki kişisel durumunu tanımlamakta olup, hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bununla birlikte, Kanunda çevre para cezası verilmesini gerektiren fiillerin birden fazla işlenmesi durumunda, artırımlı olarak yaptırım uygulanması öngörülmüşse de, artırımın uygulanabilmesi için mevzuatta öngörülen yükümlülüğün ihlaline yönelik önceden işlenen fiil nedeniyle uygulanmış olan idari yaptırım kararından ilgilinin haberdâr olması, başka bir deyişle ilgili tarafından önceki fiil nedeniyle yaptırım uygulandığının biliniyor olması gerekmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, No:... adresinde bulunan İSKİ Baltalimanı Atıksu Ön Arıtma Tesisi'nde 27/05/2019 tarihinde yapılan denetimde analize tabi tutulmak üzere Tesisin çıkışından iki saatlik kompozit numune alındığı, koruma önlemleri alınarak numunelerin mühürlendiği ve analiz yapılmak üzere laboratuvar yetkilisine teslim edildiğine yönelik 27/05/2019 tarihli tutanağın düzenlendiği, söz konu numuneler üzerinde Mostlab Çevre Analiz Laboratuvarı'nca yapılan analiz sonucunda hazırlanan Raporda, yağ-gress ve TN parametrelerinin Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tablo 22 de belirtilen sınır değerlerinin üzerinde olduğunun tespit edilmesi ayrıca sınır değer aşımının tekrarlanması (3 yıl içinde iki kereden fazla) dikkate alınarak İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 289.683,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendi uyarınca belirlenen para cezasının, söz konusu fiillerin tekrar edilmesi nedeniyle aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca arttırılabilmesi için mevzuatta öngörülen yükümlülüğün ihlaline yönelik olarak, önceden işlenen fiil nedeniyle uygulanmış olan idari yaptırım kararından ilgilinin haberdâr olması, ilgili tarafından önceki fiil nedeniyle yaptırım uygulandığının biliniyor olması, kararın tebliğ edilmiş olması gerekmektedir.<br>Davacının ilk eyleminin 29/08/2019 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek 22/09/2020 tarihli idari yaptırım kararının alındığı ve kararın 29/09/2020 tarihinde KEP adresi üzerinden tebliğ edildiği, ikinci eylemin ise 27/09/2019 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek yine 22/09/2020 tarihli idari yaptırım kararının alındığı, üçüncü eyleminin ise 27/05/2021 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek, dava konusu para cezasının verildiği ve önceki yaptırım kararları esas alınarak, temel para cezası iki kat arttırılmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere; davacının ilk iki yaptırım kararlarına konu fillerinin tespit edildiği tarihler ve yaptırım kararlarının uygulandığı ve tebliğ edildiği tarihler dikkate alındığında, iki kat arttırılarak tekerrür hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı, fakat 29/08/2019 tarihinde işlendiği tespit edilen fiile ilişkin, 22/09/2020 tarihinde idari para cezası verildiği ve bu cezanın davacıya 29/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, son eyleminin ise 27/05/2021 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek, 16/07/2021 tarihli dava konusu işlemin tesis edildiği dikkate alındığında, tekerrür hükümlerinin bir kat arttırılarak uygulanabileceği anlaşıldığından, dava konusu işlemin temel cezaya isabet eden kısmı (96.561,00 TL) ile tekerrüre isabet eden 96.561,00 TL'lik kısmında (toplam 193.122,00 TL) hukuka aykırılık, geriye kalan 96.561,00 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br>Bu durumda; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, dava konusu işlemin tekerrüre ilişkin kısmıyla ilgili 193.122,00 TL'lik kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi, 96.561,00 TL'lik kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısmın iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yönündeki mahkeme kararına karşı istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu idari yaptırım kararının temel ceza ve tek kat tekerrüre ilişkin kısmının (toplam ... TL) ONANMASINA,<br>3.Anılan İdare Dava Dairesi kararının idari yaptırım kararındaki tekerrür uygulamasının tek kattan fazlasına isabet eden kısmının (... TL) BOZULMASINA, <br>4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Dava; İstanbul İli, ... İlçesi,... Mahallesi, No:... adresinde bulunan İSKİ Baltalimanı Atıksu Ön Arıtma Tesisi'nde yapılan denetim sonucunda denize atık su boşaltıldığından bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20/(ı) maddesi ile 23. maddesi hükümleri uyarınca davacı kuruma 289.683,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İdare Mahkemesince; 2872 sayılı Kanun'un 20/(ı) maddesi hükmü uyarınca idari para cezası uygulanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, tekerrür uygulanmasında da; 2872 sayılı Kanunun 23. maddesi hükmünün uygulanmasına dayanak alınan işlemler arasında yer alan... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada,... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile "davanın süre aşımı yönünden reddine" hükmedildiği belirlendiğinden, tesis olunan dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir.<br>Davacı tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu kararın, dava konusu idari para cezasının temel cezaya isabet eden kısmı yönünden verilen davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.<br>Dava konusu idari para cezasına uygulanan tekerrürün tek kattan fazlasına isabet eden kısmına gelince;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinin e fıkrasında, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün, tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarının kararda belirtileceği, düzenlemesine yer verilmiş, aynı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması durumu, Mahkeme kararının bozulması nedeni olarak gösterilmiştir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez..." hükmüne yer verilmiştir.<br>Söz konusu düzenlemede yer alan ve usul hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda da, yargı mercilerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.<br>Dosyanın ve dava dilekçesinin incelenmesinden; iptali istenen idari para cezasına 2872 sayılı Çevre Kanunun 23. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak para cezası iki kat arttırılmış olmasına rağmen, temyize konu kararda idari para cezasına uygulanan tekerrürün tek kata isabet eden kısmına dayanak ... tarih ve ... sayılı idari para cezası incelenmek suretiyle karar verildiği, uygulanan ikinci kat tekerrüre dayanak ...tarih ve ... sayılı idari para cezası yönünden ise değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Mahkeme tarafından dava konusu işlemin bir unsuru olan tekerrür fiillerinden birisi hakkında karar verilmemiş olması, davanın esasına yönelik bir eksiklik olduğu gibi, yargılama usulüne ilişkin de bir eksiklik olduğu, söz konusu eksikliğin ise temyiz aşamasında resen incelenmesi gereken bir husus olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması hallerinde incelenen kararın bozulacağının hüküm altına alındığı, buna göre, temyiz incelemesinde usul hükümlerine uyulmadığının tespit edilmesi halinde, usul hükümlerine uyulmadan verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği, davanın reddine karar verilmesi nedeniyle temyize davacının geldiği dikkate alındığında aleyhe bozmanın da söz konusu olmadığı, görülmekte olan davada, dava konusu işlemin tekerrür işlemi yönünden eksik değerlendirme yapılmış olduğu anlaşıldığından; eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararına ilişkin istinaf isteminin reddine yönelik İdare Dava Dairesi kararında, dava konusu idari para cezasının tekerrür nedeniyle artırılan ikinci katı yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Dava konusu idari para cezasına uygulanan tekerrürün tek kata isabet eden kısmı yönünden ise;<br> İdarelerce uygulanan yaptırımların varlık sebebi, mevzuatla yasaklanmış bir fiilin işlenmesi halinde bu fiilin bir daha tekrarlanmasını engellemektir. Bir başka anlatımla; idari yaptırımlar caydırıcı/önleyici olma amacına yöneliktir. <br>Şüphesiz ki; idari yaptırım kararlarının önleyici sonuç doğurması, mevzuata aykırı bir fiilin işlendiğinin tespit edilmesi üzerine bu fiiin bir yaptırıma bağlaması ile mümkün olmaktadır. Bu şekilde yaptırım kararına muhatap olan kişinin, aynı fiili bu karara rağmen tekrarlaması halinde uygulanacak yaptırımın da bir önceki yaptırımdan daha ağır olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, aynı fiilin tekrarlanması, daha önce uygulanan yaptırımdan beklenen sonucun elde edilemediğinin göstergesidir. Bu nedenle, mevzuata aykırılık oluşturan fiilin gerçekleşmesi halinde usulüne uygun bir şekilde tespit yapıldıktan sonra "fiilin tanımlanması" ve bunun karşılığında uygulanan idari yaptırımın belirlenip muhataba "tebliğ edilmesinden" sonra, aynı nitelikteki fiilin yeniden işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, idari yaptırım gerektiren bir fiile yönelik yaptırım kararı alınıp ilgilisine tebliğ edilmediği sürece bu fiilin tekerrüre esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlıkta, davacının ilk eyleminin 29/08/2019 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek 22/09/2020 tarihli idari yaptırım kararının alındığı ve kararın 29/09/2020 tarihinde KEP adresi üzerinden tebliğ edildiği, ikinci eylemin ise 27/09/2019 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek yine 22/09/2020 tarihli idari yaptırım kararının alındığı, bu karara ilişkin tebliğ evrakının dosyada yer almadığı; üçüncü eyleminin ise 27/05/2021 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edilerek, dava konusu para cezasının verildiği ve önceki yaptırım kararları esas alınarak, temel para cezası iki kat arttırılmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşılmıştır. <br>Olayda; birinci yaptırım kararı tesis edilerek davacıya tebliğ edildikten sonra ikinci fiilin gerçekleşmesi üzerine öncelikle birinci kat tekerrür uygulanarak, bir kat artırımlı para cezası tebliğ edildikten sonra tespit edilmesi halinde, üçüncü fiilin gerçekleşmesini müteakip ancak iki kat artırımlı para cezası verilmesi gerekirken, ikinci yaptırım kararı (bir kat) tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği ortaya konmaksızın üçüncü fiilin gerçekleştiğinden bahisle davaya konu iki kat para cezasının tesis edildiği, böylelikle davacının aynı fiili üç yıl içinde birinci defa tekrar etmesi nedeniyle bir kat artırımlı tekerrür hükmü uygulanması gerekirken, iki kat artırımlı tekerrür hükmünün uygulanması karşısında dava konusu para cezasının tekerrüre yönelik 193.122,00-TL'lik kısmının; 96.561,00-TL'lik kısmında belirtilen gerekçe ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu durumda; davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine karar veren İdare Dava Dairesi kararının; temel cezaya isabet eden kısmının aynen onanması, idari para cezasına uygulanan tekerrürün tek kata isabet eden kısmının belirtilen gerekçe ile onanması, tek katı aşan kısmının ise yukarıda açıklanan gerekçe ile (eksik inceleme/hüküm) bozulması gerektiği görüşü ile; daire kararına, idari para cezasının tekerrüre isabet eden kısımlar yönünden katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
denetim