<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/2118 E.  ,  2025/1546 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/2118<br>Karar No : 2025/1546 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ... <br> 3- ... <br> 4- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...’nun Manisa Kula İlçe Jandarma Komutanlığında er olarak askerlik vazifesini ifa etmekte iken, 11/07/2017 tarihinde aynı yerde askerlik yapmakta olan bir başka er tarafından koğuş içerisinde rastgele ateş açılması sonucunda vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olarak anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile ... için 123.536,88 TL, ... için 67.249,13 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların jandarma er olan murislerinin, Manisa-Kula İlçe Jandarma Komutanlığında askerlik vazifesini ifa etmekte iken 11/07/2017 tarihinde, bir er tarafından koğuş içerisinde ateş açılması sonucu vefat ettiği, cinnet geçiren ve ateş eden kişinin daha sonra intihar ettiği, zararlı sonucu doğuran olayın askerlik hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği, askerlik görevini ifa eden erlerin denetim ve gözetim sorumluluğunun davalı idareye ait olduğu, idarenin bir ajanının kusurlu bir hareketinin idarenin kusurunu ortadan kaldırmayacağı ve bu kusurun olay ile hizmet arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği, askerlik hizmetinin düzenlenmesi ve denetlenmesine ilişkin kamu hizmetini yürüten davalı idarenin bu hizmetin gereği olarak çalıştırdığı personelinin seçiminde, yetiştirilmesinde yönetim ve gözetiminde gereken dikkat ve özeni göstermediği, bu hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlayacak personelinin kişisel kusuru veya bu kişilerin denetim ve gözetiminden sorumlu kişilerin eylemi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararı, hizmet kusuru nedeniyle tazmin sorumluluğu bulunduğu, davacı anne ve babanın uğradığı maddi kayıpların tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, ...'nun vefatı nedeniyle baba ...'nun uğradığı maddi zararın 67.249,13 TL, anne ...'nun uğradığı maddi zararının ise 123.536,88 TL olarak belirlendiği, dava konusu olayda, davalı idarenin kusursuz değil kusurlu sorumluluğu olduğundan, olay nedeniyle davacı anne ve babaya bağlanan vazife malullüğü aylığının davacı anne ve babanın olay nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi (ifa) amacıyla değil, sosyal devlet ilkesi kapsamında karşılıksız yardım amacıyla yapıldığı, dolayısıyla bağlanan vazife malullüğü aylığının adi malullük aylığını aşan tutarın ve tütün ikramiyesinin ortaya çıkan maddî zarardan indirilmesine olanak bulunmadığı ve davacıların yakınlarının ölümü nedeniyle duydukları elem ve üzüntü karşılığı manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar baba ... ve anne ...'nun maddi tazminat istemlerinin kabulü ile baba ... için 67.249,13 TL ve anne ... için ise 123.536,88 TL olmak üzere toplam 190.786,01 TL maddi tazminatın, 2.000,00 TL'lik kısmının başvuru dilekçelerinin davalı idareye tebliğ edildiği 09/07/2018 tarihinden itibaren, kalan 188.786,01 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 02/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile baba ... için 100.000,00 TL, anne ... için 100.000,00 TL, kardeş ... için 40.000,00 TL ve kardeş ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 280.000,00 TL manevi tazminatın başvuru dilekçelerinin davalı idareye tebliğ edildiği 09/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği, artırılan maddi tazminat miktarının da idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın davanın kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davanın reddine ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine, artırılan maddi tazminat tutarının faiz başlangıcına ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, miktar artırımına konu 188.786,01 TL maddi tazminatın da idareye başvuru tarihi olan 09/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte ödenmesine, anılan tarihten önceki dönemlere ilişkin yasal faiz isteminin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğu, bu tutara olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği, ayrıca hükmedilen maddi tazminata terhis tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, olay ile eylemi arasındaki illiyet bağının üçüncü kişinin davranışıyla kesildiği, zararın da üçüncü kişi tarafından gerçekleştirildiği, görev nedeniyle meydana gelen bir olay olmadığı, olayda kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olaya sebebiyet veren erin cinnet geçirme riskini öngöremeyeceği, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğu, davacı anne ve babaya vazife malullüğü aylığının bağlandığı, tazminat hesabında zarardan indirilmesi gereken kalemlerin indirilmediği ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacılar tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, yakınları ...’nun Manisa Kula İlçe Jandarma Komutanlığında er olarak askerlik vazifesini ifa etmekte iken, 11/07/2017 tarihinde aynı yerde askerlik yapmakta olan bir başka er tarafından koğuş içerisinde rastgele ateş açılması sonucunda vefat ettiğinden bahisle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile ... için 123.536,88 TL, ... için 67.249,13 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br> UYAP kayıtlarından yapılan incelemelere göre, müteveffanın babası ...'nun dava konusu olay nedeniyle vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile anılan işlemin iptaline, davacının işlemden kaynaklanan parasal kayıplarının idareye başvuru tarihini izleyen aybaşından itibaren yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesine karar verilmiş; bu karar, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge idare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine kesinleşmiştir. <br> Dosyada yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının ...arih ve... sayılı yazısından, ...İdare Mahkemesince verilen karar üzerine anne ... ve baba ...'e 01/08/2017 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un ek 79. maddesine göre ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır.<br> Yine dosyada bulunan 04/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda, TRH yaşam tablosu ve asgari ücret esas alınarak müteveffanın evlenip iki çocuk sahibi olabileceği ihtimali gözetilip, babanın destekten çıkmasından sonra payı anneye devredilerek baba ... için 67.249,13 TL, anne ... için 123.536,88 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, adı geçenlere yapılan tütün ikramiyesi ödemeleri ile bağlanan vazife malullüğü aylıkları hesaplanan tazminattan mahsup edilmemiştir. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> Sosyal güvenlik mevzuatına göre; görevin neden ve etkisiyle görevini yerine getiremeyecek derecede malül olan veya hayatını kaybeden kamu görevlileri ile erbaş ve erlere ve hak sahiplerine vazife malullüğü aylığı bağlanacağı, ek ödeme yapılacağı açıktır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine, Kabul Edilen Manevi Tazminat Tutarlarına İdareye Başvuru Tarihinden İtibaren Faiz İşletilmesine İlişkin Kısımlarına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısımlarının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.<br>B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmı ile Maddi Tazminatın Miktar Artırımıyla Artırılan Kısmının Faiz Başlangıcına İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Kabulüne Dair Kısmının İncelenmesi:<br> Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi için mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verebilmektedir. <br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, vatani vazifesini er olarak yapmakta iken yaşamını yitiren müteveffanın annesi ve babasına dava konusu olay nedeniyle bağlanan vazife malullüğü aylıkları ile ödenen tütün ikramiyelerin, rücuya tabi olmadığı gerekçesiyle yarar olarak kabul edilmeyerek baba ... için 67.249,13 TL ve anne ... için ise 123.536,88 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine karar verilmiş ise de davacılara (vefat edenin anne ve babasına) bağlanan vazife malullüğü aylıkları ile ödenen tütün ikramiyelerinin, destek zararının ifası amacına yönelik ödemeler olduğu kabul edilmektedir. <br> Er ve erbaşlar, Kurum sigortalısı olmamaları nedeniyle yakınlarına bağlanan aylıklar ile yapılan ödemeler prim karşılığı olmayıp, tamamen kamu/hazine kaynağı kullanılmak suretiyle karşılanmaktadır. Kurumun aktüeryal dengesinin korunması amacıyla davacılara bağlanan aylıklar, 5434 sayılı Kanunun 72. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca, Hazineden tahsil edilmektedir. Yine davacılara yapılan ek ödeme/tütün ikramiyesi de, Kurumca 5434 sayılı Kanunun Ek 79. maddesine göre faturası karşılığında Hazineden tahsil edilmektedir. Vazife malullüğü aylığı, askerlik görevini ifa ederken vazifesi dışındaki bir sebeple malul olan veya vefat eden erbaş ve erlere değil, 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi kapsamında malul olunması şartıyla er veya erbaşın kendisine veya vefatı halinde ise olayda olduğu gibi anne ve babasına bağlanmakta ve bu aylığa bağlı olarak ayrıca her yıl ek ödeme/tütün ikramiyesi ödenmektedir. Hazine tarafından finanse edilen bu ödemelerin, vazifesini ifa ederken malul olanın kendisinin veya vefatı halinde hak sahiplerinin uğramış oldukları zararın karşılanmasına yönelik ifa amaçlı ödeme olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktadır. <br> Yukarıda aktarılan kanun hükümlerine göre Kurumca bağlanan aylıkların ve yapılan ödemlerin kaynağı Hazine olup, Kurum sadece ödemelere aracılık etmektedir. Ortada, Kurumun kısmen veya tamamen sorumlulardan rücuen tahsil edebileceği bir alacağı yoktur. Dolayısıyla uyuşmazlıkta, 6098 sayılı Kanunun 55/1. maddesindeki "Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez." hükmünün uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Anılan madde, özellikle 5510 sayılı Kanunun 26. maddesindeki "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir." hükmü uyarınca iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan ve kısa vadeli sigorta kolundan (iş kazası, meslek hastalığı ve diğer) Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin, Kurumca iş kazasının veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru tespit edilen işverenden kısmen veya tamamen rücuen tahsil edilmesi ve işverene karşı sigortalı, hak sahipleri veya ilgililerce adli yargı yerinde tazminat davası açılması halinde, davacıların sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek adına davalı işverenden kısmen veya tamamen rücuen tahsil edilen sosyal güvenlik ödemelerinin hesaplanan zarardan mahsup edilmesi amacıyla getirilmiştir. Bir başka ifadeyle somut uyuşmazlık bakımından, yukarıda da ifade edildiği üzere 6098 sayılı Kanunun 55/1. madde hükmünün uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Genel bütçe kapsamındaki davalı idarenin yine kamu kaynağından/bütçeden davacılara ödeyeceği tazminattan, Hazinece ödenen tutarlar mahsup edilmez ise, davacılara gerçek zararlarının üstünde bir tazminat ödenmiş olur. Bu durum, davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olacağı gibi tazminat hukukunun gerçek zararın üstünde tazminata hükmedilemeyeceği ilkesine de aykırılık oluşturur. <br> Bu durumda Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca dava konusu olay nedeniyle davacılara ödenecek maddi tazminatın aşağıda yer alan ilkeler gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. <br>Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin terhis olacağı tarihten bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin aylar itibarıyla alabileceği asgari ücret ile Mahkeme kararı neticesinde davacı anne ve babaya bağlanan ve aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin asgari ücret düzeyinde elde edeceği gelir üzerinden davacı anne ve babaya ayıracağı destek tutarı ile davalı idare tarafından bu davacılara bağlanan vazife malullüğü aylığı tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.<br>Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin içtihadi emeklilik yaşı olan 60 yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin aylar itibarıyla alabileceği asgari ücret ile davalı idare tarafından davacı anne ve babaya bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin asgari ücret üzerinden davacı anne ve babaya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından bu davacılara bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Pasif dönemdeki zararı, desteğin içtihadi emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, emeklilik yaşını tamamladığı ve emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile davalı idare tarafından davacı anne ve babaya bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden davacı anne ve babaya ayıracağı destek tutarı ile davalı idare tarafından bu davacılara vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, bu davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Ayrıca, yapılacak hesaplamada, müteveffanın dava konusu olay tarihinde bekar olması gözetilerek destek payları belirlenirken; müteveffanın kendisi için 2 pay, annesi için 1 pay, babası için 1 pay ayıracağı, 2 yıl sonra evlenip kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi için 1 pay, babası için 1 pay ayıracağı, evlendikten 2 yıl sonra ilk çocuğunun olabileceği, kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi, babası ve çocuğu için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı, 1. çocuğun doğumundan 2 yıl sonra 2. çocuğunun olabileceği, kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, 2 çocuğu ile anne ve babası için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı ihtimali gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.<br>Bununla birlikte, İdare Mahkemesinin 31/05/2019 tarihli ara kararına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığınca dosyaya sunulan ... tarih ve ... sayılı yazıda anne ... ve baba ...'e 01/0872017 tarihinden itibaren 907,82'şer TL vazife malullüğü aylığı baplandığı, ayrıca 2017 yılı için 904,59'ar TL, 2018 yılı için 2.611,94'er TL tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği belirtilmiş olup; yukarıda da belirtildiği üzere davacılara bağlanan vazife malullüğü aylığı ile 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin ifa amaçlı ödeme olduğu kabul edilerek hesaplanacak maddi tazminattan mahsup edilmesi gerekmektedir.<br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacıların maddi tazminat istemleri incelendiğinde; müteveffanın askerliğe sevk tarihine (30/01/2017) göre tahmini terhis tarihinin 01/02/2018 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren bir yıl sonra gelir getirici bir işte çalışmaya başlayarak anne ve babasına destek olabileceği, oysa net asgari ücretin 1.404,06 TL olduğu 2017 yılında 01/08/2017 tarihinden itibaren davacı anne ve babaya 907,82'şer TL vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 904,59'ar TL tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, müteveffanın çalışmaya başlayacağı kabul edilen 2019 yılında net asgari ücretin 2.020,59 TL olduğu, müteveffa bekar olduğu bu dönemde her ay kendisine 2 pay (1.010,30 TL), anne ve babasına birer pay (505,14 'er TL) ayırabilecek iken 2017 yılında anne ve babaya bağlanan vazife malullüğü aylıkları ile ödenen tütün ikramiyelerinin dahi 2019 yılındaki destek tutarından fazla olduğu, 2025 yılında net asgari ücret 22.104,67 TL olduğu halde ve bu dönemde evli ve iki çocuklu olacağı varsayılan müteveffa gelirinden anne ve babasına ayıracağı paylar doğrultusunda 2.763,08 TL ayırabilecek iken, UYAP sistemi üzerinden yapılan SGK kaydı sorgusuna göre anne ve babaya 11.494,43'er TL vazife malullüğü aylığı ödenmekte olduğu, işleyecek aktif dönemde de bilinen son asgari ücret üzerinden progresif rant yöntemi ile (1/kn formülüyle) müteveffanın gelirinin peşin sermaye değerinin belirleneceği, bağlanan vazife malullüğü aylıkları ile ödenmeye devam edilecek tütün ikramiyesinin yine progresif rant yöntemi ile hesaplanacak peşin sermaye değerlerinin tazminattan mahsup edileceği ve müteveffanın içtihadi emeklilik yaşı olan 60 yaşını tamamladığı 2057 yılında pasif döneme gireceği, TRH 2010 yaşam tablosuna göre de davacı anne ve babanın muhtemel yaşam sürelerinin müteveffanın pasif döneme gireceği tarihten önce sona ermesi nedeniyle bu dönem için maddi tazminat hesabı yapılamayacağı dikkate alındığında, somut olayda davacı ane ve babanın oğullarının vefatından dolayı destek zararının bulunmadığı, dolayısıyla maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda temyize konu kararın maddi tazminat istemlerinin kabulüne yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı ile maddi tazminatın miktar artırımıyla artırılan kısmının faiz başlangıcına ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne dair kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, <br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, İdare Mahkemesi kararının, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne kısmen reddine, kabul edilen manevi tazminat tutarlarına idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının ONANMASINA, maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı ile maddi tazminatın miktar artırımıyla artırılan kısmının faiz başlangıcına ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne dair kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

denetim