<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3392 E. , 2025/588 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2022/3392<br>Karar No : 2025/588 <br><br>DAVACI : ... Barosu <br> <br>DAVALI : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU :<br> 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> Bilimsel veri ve analize dayalı olmayan hesaplamalar neticesinde dava konusu Kurul kararının tesis edildiği, ortalama tüketim alışkanlıklarının göz önünde bulundurulmadığı, elektrik fiyatlarının fahiş oranda artırıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI :<br> Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği, dava konusu Kurul kararlarının davacının menfaatini etkilemediği ileri sürülmüştür.<br>Esasa ilişkin olarak ise, elektriğin üretilmesi, ticareti ve tüketim noktasına ulaştırılmasında maliyetler dikkate alınarak tarife düzenlemelerinin yapıldığı, elektrik faturalarının temel olarak enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergilerden oluştuğu, tarife çalışmalarında kullanılmak üzere gerekli verilerin ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edildiği, organize toptan satış piyasalarına ilişkin verilerin Elektrik Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ)'den temin edildiği, elde edilen verilerin görevli tedarik şirketlerinin (GTŞ) sunmuş olduğu veriler ve ikili anlaşma rakamlarıyla çapraz kontrolünün yapıldığı, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)'nin muhtemel satış fiyatı ile piyasa takas fiyatı (PTF) verileri gözetilerek enerji bedellerinin belirlendiği, enerji bedellerindeki artışın temel sebebinin elektrik üretim maliyetindeki artışa bağlı olarak enerji maliyetinde meydana gelen artış olduğu, dava konusu tarifeler ile onaylanan enerji bedelinin görevli tedarik şirketlerinin ortalama enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı, tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında denge kurulmasının amaçlandığı, rekabet ortamının sağlanması, mali açıdan güçlü, şeffaf ve istikrarlı bir elektrik piyasasının oluşturulmasının sağlanması amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : <br> Dava; 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 31/05/2022 tarih ve 10997 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>İptali istenilen Kurul Kararı içeriğinde; a) Dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve 20/01/2018 tarihli ve 30307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/06/2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Ek-1 ve Ek-2’de yer alan tarife tablolarının onaylanmasına, b) Görevli tedarik şirketleri tarafından, Yeşil Tarifeyi seçen tüketicilere 01/06/2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Ek-3’te yer alan tarife tablolarının onaylanmasına karar verildiği; ekinde yer alan tarifelerde ise beş farklı abone grubuna ilişkin olarak alçak ya da orta gerilimden sisteme bağlanma durumu yanında tek terimli ya da çift terimli tarifeyi tercih etmeleri durumuna göre farklı fiyatlandırma yapıldığı görülmektedir.<br>Davanın esasına geçilmeden önce ehliyet yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>Davacı baro tarafından, öncelikle kendilerinin de elektrik abonesi oldukları; bunun da ötesinde "enerjinin ulaşılabilir ve insani yaşam koşullarında ödenebilir olmasının temel bir insan hakkı" olduğu belirtilerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76 ve 95/21 maddesinin verdiği görev ve yetki doğrultusunda tüm abone gruplarına ilişkin genel düzenleyici işlem mahiyetindeki Kurul kararlarına karşı dava açma ehliyetlerinin bulunduğu ileri sürülmektedir.<br>1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde, Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21. bendinde, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir.<br>Görüleceği üzere, baroların hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak şeklinde belirtilen görevi Anayasa'da yer verilen ve tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde sayılan temel haklarla ilgili bulunmaktadır. Baroların, Anayasada yer verilen hukuk devleti ilkesi kapsamında; hak arama özgürlüğü, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, özel hayatın korunması, ayrımcılık yasağı ve benzeri hususlarda tesis edilecek hukuka aykırı genel düzenleyici işlemlere karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte, temel hak olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan elektrik enerjisine ulaşım hakkından bahisle tüm abone grupları bakımından dava açmaya ehliyetli olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.<br>Belirtilen husus dışında davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Bununla birlikte Dairesince ehliyet hususunun aşılması olasılığı da düşünülerek uyuşmazlığın tamamı hakkında esas yönünden düşünce oluşturulmuştur.<br>6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinde; (1) (Değişik: 04/06/2016- 6719/21 md.) Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür. .....<br>(4) (Değişik: 04/06/2016-6719/21 md.) İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması hâlinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları, bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. (Ek cümle: 25/03/2020- 7226/36 md.) Tüketiciler talep etmeleri halinde yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla belirlenen tarifelerden faydalanabilir. Kurulca düzenlemeye tabi tarifeler, doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılır. ...<br>(6) Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: ...<br>ç) (Değişik: 04/06/2016-6719/21 md.) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir. d) (Değişik: 04/06/2016-6719/21 md.) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. f) Son kaynak tedarik tarifesi: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu hâlde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilerin rekabetçi piyasaya geçmesini teşvik edecek ve son kaynak tedarikçisinin makul kâr etmesine imkân verecek düzeyde, yürürlükteki perakende satış tarifeleri ile piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanır. Ancak, bu sınırlamalarla bağlı olmaksızın; Kurulca sosyal ve ekonomik durumlar gözetilerek belirlenecek bir miktarın altında elektrik enerjisi tüketen tüketiciler için ayrı tarife yapılabilir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü kapsamında uygulanması öngörülen tarifeler tedarik lisansı sahiplerince ayrıca teklif edilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>19/06/2020 tarihli ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin; "Dağıtım tarifesi” başlıklı 9. maddesinde, (1) Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme- bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. (4) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesi, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan tebliğ ile düzenlenir. (5) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. (6) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek KuruI tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir" düzenlemelerine;<br>"Perakende satış tarifesi” başlıklı 10. maddesinde, "(1) Perakende satış tarifesi, görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Perakende satış fiyatı; ilgili görevli tedarik şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde ve faaliyetin sürdürülebilmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde; enerji tedarik maliyeti, faturalama ve tüketici hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Perakende satış tarifesi, konu ile ilgili olarak Kurum tarafından çıkarılan tebliğ kapsamında düzenlenir. (4) Perakende satış fiyatı; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi esaslar dikkate alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. (5) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 2. maddesinde, dağıtım sistemi kullanıcısı tüketiciler ve üreticiler ile görevli tedarik şirketinden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere bağlantı durumları da dikkate alınarak ait olduğu yıla ait tarife çizelgelerindeki ilgili bileşenler için kWh, kW, kWh bazında veya abone, fatura ya da okuma başına Kurul onaylı tarifelerin uygulanacağı belirtilmiş, beş ayrı abone grubu tanımlanmış ve abone grupları; sanayi, mesken, tarımsal sulama, aydınlatma ve ticarethane abone grupları olarak tespit edilmiş, abone grubunun tespitine ilişkin düzenlemeler de anılan Usul ve Esasların 8. maddesinde düzenlenmiştir.<br>Bilahare, 30/04/2022 tarihli ve 31825 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 28/04/2022 tarihli ve 10961 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı ile, Dağıtım Lisansı sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslarda değişiklik yapılmış ve Usul ve Esaslar’ın, 7. maddesindeki “Ticarethane Abone Grubu” başlığı, “Kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grupları” olarak değiştirilmiş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan barolar diğer abone grupları içinde yer almıştır. <br>Davacı tarafından; elektriği kullanan tüketici gruplarında söz konusu olan fahiş elektrik zamlarının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan eşitlik ve sosyal devlet ilkesine, kamu yararına ve tüketici haklarına aykırı olduğu, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmediği, tarifeye ilişkin hesaplamaların bilimsel veri ve analizlere dayanmadığı iddialarıyla dava açılırken; davalı idare tarafından da, Kurumlarının, düzenlemeye tabi tüketicilere uygulanacak perakende satış ve dağıtım tarifesini, EÜAŞ toptan satış tarifesini onaylamak ayrıca tedarik yükümlülüğü kapsamındaki birim uzlaştırmaya esas çekiş miktarı için öngörülen YEKDEM maliyetini belirlemek hususunda görevli ve yetkili olduğu, 2022 yılının Haziran döneminde elektriğin dağıtımı ve perakende satışı için geçerli olacak fiyatların, dağıtım ve görevli tedarik şirketleri tarafından elektriğin tedarik maliyetine ilişkin olarak sunulan tekliflerin incelenmesi ve dağıtım ve perakende satış gelir tavanlarının dikkate alınması suretiyle hesaplandığı, dağıtım bedelinin, dağıtım faaliyetine ilişkin maliyetlerin dağıtılacak enerji miktarına bölünmesi suretiyle, bağlantı gerilim seviyesi ve tarife sınıfları da gözetilerek tüketici gubu bazında hesaplandığı, dava konusu Kurul Kararı ile de, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve 20/1/2018 tarihli ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketiciler ile yeşil tarifeyi seçen tüketicilere 01/06/2022 tarihinden itibaren uygulanacak tarife tablolarının onaylandığı, elektrik faturalarında temel olarak enerji bedeli, dağıtım bedeli ve vergilerin bulunduğu, 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince, elektrik faturalarına esas teşkil eden aktif enerji bedeli ve dağıtım bedelinin 2022 yılının Haziran dönemi için Kurul tarafından onaylandığı, tedarikçilerin de Kurul onaylı bedellere vergi gibi yasal diğer bedelleri de ekleyerek tüketicilere fatura düzenledikleri, aktif enerji bedelinin, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak şekilde; dağıtım bedelinin, hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesis edilmesini içeren iletim ve dağıtım sistemi yatırım harcamaları, arıza, bakım, onarım gibi işlemleri içeren iletim ve dağıtım şirketlerinin sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti gibi iletim ve dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak şekilde hesaplanarak ilan edildiği, bu itibarla dava konusu Kurul kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.<br>2577 sayılı İdari Yargılamla Usulü Kanunu’nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller" başlığını taşıyan 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan bilirkişi, keşif, delillerin tespiti hususlarında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış olup, anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Anılan usul hükümlerinden anlaşılacağı üzere, bir uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için hukuk dışında, özel veya teknik bir bilginin gerekmesi halinde konunun uzmanı olan bilirkişilerin görüşlerinin alınması ve bu yöntem ile uyuşmazlığın en doğru şekilde çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.<br> Uyuşmazlığın özünü oluşturan, elektriğin toptan satışı, dağıtımı ve perakende satışı için geçerli olacak fiyatların fahiş tutarda belirlenip belirlenmediği, başka bir deyişle, tarife hesaplamalarının mevzuata uygun şekilde yapılıp yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması özel ve teknik bilgi gerektirmekte olup, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi son derece zordur. Bu itibarla; çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren bu hususlarda, konusunda uzman kişilere inceleme yaptırıldıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmekte ise de; mevzuat ile Danıştay savcılarına bu yönde bir yetki verilmediği açık olduğundan, dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda işin esası incelenmiştir. <br>Dava konusu 10997 sayılı Kurul kararı ile, perakende satış bakımından mesken ve tarımsal faaliyetler abone grupları için %15; sanayi, kamu ve özel hizmet sektörü ve diğer ile aydınlatma abone grupları için %25 oranında artış gerçekleştiği, artışın temel sebebinin, elektrik üretim maliyetlerinde gerçekleşen yükseliş sonucunda aktif enerji maliyetinin artması olarak gösterildiği, 2021 yılının ikinci yarısından itibaren kömür ve doğal gaz fiyatlarının dolar bazında önceki döneme göre 5 ila 10 kata varan şekilde artış göstermesi (dolar kurunda yaşanan artış) ile birlikte elektrik üretim maliyetinin önceki dönemin sekiz katına ulaştığı, serbest piyasada elektrik enerjisi fiyatı olarak kabul gören referans niteliğindeki piyasa takas fiyatlarının (PTF) elektrik enerjisi maliyetinin büyük kısmını oluşturduğu, görevli tedarik şirketlerinin (GTŞ) 2022 yılında Ağustos ayına kadar Elektrik Üretim Anonim Şirketinin (EÜAŞ) üretim kapasitesindeki sınırlar nedeniyle EÜAŞ'tan fiili olarak enerji alımı yapamadığından, enerjinin tamamını serbest piyasadan aldıkları, elektrik fiyatlarının 2021 yılının ilk yarısında 300 TL/MWh (30 kr/kWh) bazında seyrederken, 2022 yılının Mayıs ayında 2400 TL/MWh (240 kr/kWh) düzeyine ulaştığı, başka bir ifade ile görevli tedarik şirketlerinin işletme giderlerinin, YEKDEM birim maliyeti gibi unsurlar hariç 240 kr/kWh düzeyine yükseldiği, görevli tedarik şirketlerinin enerji satışlarının çok büyük kısmını mesken abone grubunun oluşturduğu, mesken abone grubu satışlarının çoğunluğunu da düşük kademe satışların oluşturduğu, tüm abone grupları için ortalama 151 kr/kWh mesken için 106 kr/kWh olarak belirlenen tutarın 240 kr/kWh dolaylarına kadar çıkan işletme giderleri ve diğer unsurlar ile birlikte değerlendirildiğinde belirlenen maliyetin altında olduğu dağıtım bedeli bakımından ise bir artış yapılmadığı Ek-1 nolu tarifede de görüleceği üzere bir önceki tarife dönemine ilişkin 10909 sayılı Kurul kararı ile onaylanan tarifede de aynı dağıtım bedellerine yer verildiği; aktif enerji bedelinin, görevli tedarik şirketlerinin ortalama aktif enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı, 17/11/2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in "Net kâr marjı oranı" başlıklı 21. maddesinde yer alan ve %2,38 olarak belirlenen net kâr marjı oranının, şirketlerin elektrik enerjisini hangi kaynaktan temin ettiğine bakılmaksızın, elde edebileceği azami kâr oranını ifade ettiği, dava konusu kararların 6446 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer alan "elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması” amacına uygun olduğu, ulusal tarife uygulamasının bir gereği olarak 21 elektrik dağıtım şirketi ile görevli tedarik şirketlerinin bölgelerinde yürüttükleri düzenlemeye tabi faaliyetler kapsamında oluşan toplam maliyetlerin 21 dağıtım bölgesinde yer alan kullanıcılara yansıtıldığı, dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin, faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duyduğu gelirin Kurum tarafından belirlendiği, anılan şirketlerin gelir ihtiyacının hesaplanmasında, belli yıllara ait harcamaların incelenerek, önceki yıllara göre makul olmayan artışlar ile arızi nitelikte olan giderlerin ayrıştırıldığı, faaliyetle ilişkili giderlerin normalize edilerek ve belli sınıflara ayrılarak ekonometrik yöntemlerle analiz edildiği, şirketlerin yıllık gelir düzenlemesinin analizler sonucunda onaylanması halinde, bu gelirin sabit tutularak, tarife yapısının bu gelirin altında veya üzerinde bir gelir elde etmeye imkan vermeyecek şekilde kurgulandığı, gelir tavanı uygulamasında yıllık bazda sabit olarak belirlenen gelirin, onaylanan tarifelerin şirketler tarafından kullanıcılara uygulanması, yani fatura tahakkuku yoluyla elde edildiği, sunulan hizmetler karşılığında dağıtım ve perakende satış gelir tavanından farklı bir tutarda dağıtım sistem kullanım ve perakende satış geliri elde edilmesi halinde ise, aradaki farkların düzeltme bileşeni olarak tarife hesaplamalarına yansıtıldığı, bu itibarla şirketlerin kendisi için hukuka uygun şekilde onaylanan gelir tavanından daha fazlasına hak kazanamadığı ve tüketicilere Kurumca öngörülen maliyetlerden daha fazlasını yansıtamadığı, 6446 sayılı Kanunun 17. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, abone grupları için, elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı tarifelerin belirlenebildiği, tüketicilerin sistemi kullanma amaçları, profilleri ve tüketim miktarlarının tarife farklılaştırılmasında dikkate alınabilen kriterler arasında olduğu, sonuç itibariyle, aynı özellikte bulunan kullanıcılara aynı tarifenin uygulandığı, eşitliğe aykırı uygulamalar yapılmadığı, dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.<br>Bu durumda; 6446 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetki kullanılmak suretiyle tüketicilere uygulanacak aktif enerji ve dağıtım bedelinin, tarifesi düzenlenen dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin gelir düzenlemesinin sonucunda belirlendiği, Perakende Satış Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ile "Net kâr marjı oranı"nın %2,38 olarak belirlendiği ve tarife metodolojisinde gelir tavanı yönteminin kullanıldığı, gelir tavanının, bir şirketin faaliyetle ilgili yapılması gereken işletme giderleri ve yatırım harcamaları göz önüne alınarak o faaliyetin maliyet esaslı olarak sürdürülebilmesi için gerekli giderler toplamını ifade ettiği, gelir tavanlarının dağıtılacak enerji miktarına bölünmesiyle birim dağıtım ve enerji bedellerinin elde edildiği, gelir tavanı modelinde, bir şirketin kendisi için belirlenen gelir tavanının altında veya üzerinde düzenlemeye tabi bedele ilişkin gelirinin olması halinde düzeltme bileşeni vasıtasıyla bu eksiklik veya fazlalığın düzeltildiği, başka bir deyişle, gelir tavanının üzerinde geliri olan şirketin fazla gelirinin tarife hesaplamalarında düşülerek, gelir tavanının altında geliri olan şirketin eksik gelirinin de tarife hesaplamalarına eklenerek kullanıcılara yansıtıldığı, zira şirketlerin elde edeceği gelirin, Kurum tarafından onaylanan gelir tavanı ile sınırlı olduğu, dolayısıyla, uygulanan tarife metodolojisinde, dağıtım şirketlerinin sistem kullanım bedelleri üzerinden veya görevli tedarik şirketlerinin enerji bedeli üzerinden, olması gerekenden daha yüksek veya haksız bir kazanç elde edemeyeceği, öte yandan, Kurul onaylı tarifelerin hesaplanmasına ilişkin metodolojinin, görüşe açılarak kabul edildiği, tarife hesabında hangi maliyet unsurlarının bulunacağının mevzuatta belirtildiği, enerji maliyetlerine yönelik değişimler sonucunda enerji bedelinin de değişeceği, somut olayda da, enerji fiyatlarında artışlar yaşandığı, dava konusu tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasında denge sağlanmaya çalışılarak hem düşük maliyetli hem de mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulması amacı çerçevesinde işlem tesis edildiği sonucuna varıldığından, dava konusu Kurul Kararında hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın; 10997 sayılı Kurul kararı ile onaylanan tarifelerin, orta gerilimden sisteme bağlı tek terimli, tek zamanlı "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubu dışında kalan kısmı bakımından öncelikle ehliyet yönünden, usul hükümlerinin aşılması halinde ise bu kısım ile tarifelerin diğer kısmı bakımından esas yönünden reddinin gerekeceği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDÎ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ:<br> 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/05/2022 tarih ve 10997 sayılı Kurul kararı ile, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/06/2022 tarihinden itibaren uygulanacak fiyat tarifeleri belirlenmiştir. <br> Bunun üzerine davacı tarafından dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br>Davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazı geçerli görülmemiştir.<br>Davalı idarenin davacının işbu davayı açmakta menfaati olmadığına ilişkin itirazı yönünden yapılan incelemede; <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.<br>İptal davasının incelenebilmesinin ön şartlarından biri olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkası olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat alakasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Dava konusu Kurul kararı ile, mesken, kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer, tarımsal faaliyetler, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin fiyat tarifelerinin belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>Dava konusu işlemin iptali isteminde bulunan davacı, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşudur.<br> Anayasanın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." kuralı yer almaktadır. <br>Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece Anayasa'da ve kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili kanuni düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde belirtilmiştir.<br>1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde, barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; baro yönetim kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21. bendinde ise, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir. <br>Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde iptali istenilen işlem ile menfaatinin ne şekilde ihlal edildiğine ilişkin olarak elektrik abonesi olmaları nedeniyle dava konusu işlemin kendilerini de etkilediği, ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun tanıdığı hak ve yetkilere istinaden tüm abone gruplarını etkileyen dava konusu işleme karşı dava açıldığı şeklinde açıklamaya yer verildiği görüldüğünden, Dairemizin 04/08/2022 tarih ve E:2022/3392 sayılı ara kararı ile, davacıdan, dava konusu Kurul kararından tüketici veya başka bir vasıf altında nasıl etkilendiği sorulmuş olup davacı tarafından ara kararına cevaben sunulan 20/09/2022 tarihli dilekçede dava konusu işlemden kendileri ile Baroya kayıtlı avukatların elektrik abonesi olmaları nedeniyle etkilendikleri ve Avukatlık Kanunu gereğince hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunma ve korumanın görevleri arasında olduğu şeklinde açıklamaya yer verildiği, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" grubu elektrik abonesi olduğu anlaşılmaktadır.<br><br>Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde sayılan baroların görevleri göz önünde bulundurulduğunda, barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel alakası bulunmayan konularda da dava açma imkanı vermeyeceği, aksinin kabulü halinde baroların başta diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını ilgilendiren konular olmak üzere diledikleri her konuda dava açabilmeleri sonucununun doğacağı ve bunun ise idari yargıda dava açma ehliyetine ilişkin düzenlemenin amacına aykırı olacağı, bu bakımdan davacının tüm abone grupları bakımından dava açma ehliyeti olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde yer alan elektrik abonesi olması nedeniyle menfaatinin etkilendiği yönündeki beyanı da dikkate alınarak dava konusu Kurul kararının kendi abone grubunu ilgilendiren kısımları bakımından dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Bu değerlendirmeler çerçevesinde:<br>1- Dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubuna ilişkin kısmı bakımından; davacının abone grubunun "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" olduğu da göz önünde bulundurularak dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubuna ilişkin kısımları bakımından davacının menfaatinin bulunduğu,<br>2- Dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubu dışındaki kısımları bakımından; dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubu dışındaki kısımlarının ise, mesken, tarımsal faaliyetler, sanayi ve aydınlatma tüketici grupları ile dağıtım sistemi kullanıcılarına ilişkin olduğu, davacı Baro tarafından söz konusu işlemin, Baronun ve avukatlık mesleği mensuplarının (üyelerinin) ne tür bir menfaatini ihlal ettiğinin ortaya koyulamadığı, anılan işlemin davacı Baro tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi, avukatlık mesleğine yönelik herhangi bir düzenleme de getirmediği dikkate alındığında, dava konusu işlemin anılan kısmı ile davacının menfaat alakasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu itibarla, davacının dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubu dışındaki kısımları bakımından kişisel ve güncel bir menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "(...) Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanun'da yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanun'a uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur."; 5. maddesinde, "(...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen görevlerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki görevleri de yerine getirir: (...) c) Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak. (...) Bu Kanun'un diğer maddeleri ile belirlenen yetkilerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki yetkilere de sahiptir: (...) e) İlgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini incelemek ve onaylamak. (...)" kurallarına yer verilmiştir.<br> 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır."; "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde, "(...) (ff) Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri, (...) ifade eder."; 17. maddesinde, "(1) Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür. (2) Lisans sahibinin, her yıl uygulayacağı tarifelerde yapacağı aylık enflasyon değişimi ve lisansında belirtilen diğer hususlarla ilgili ayarlamalar Kurul tarafından onaylanır. (3) Onaylanan tarifeler kapsamında belirlenen fiyat formülleri mevzuatta belirtilen koşullarda tadil edilebilir. Onaylanan tarifeler içinde, söz konusu tüzel kişinin tarife konusu faaliyetine ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedelleri dışında piyasa faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olmayan hiçbir unsur yer alamaz. İletim ek ücreti bu hükmün istisnasını oluşturur. (4) İlgili faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içeren Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin tabi olduğu tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması halinde, söz konusu hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Kurul tarafından tüketici özelliklerine göre abone grupları, bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı veya yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla ayrı tarifeler belirlenebilir. Tüketiciler talep etmeleri halinde yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi amacıyla belirlenen tarifelerden faydalanabilir. Kurulca düzenlemeye tabi tarifeler, doğrudan nihai tüketiciye veya nihai tüketiciye yansıtılmak üzere ilgili tüketiciye enerji tedarik eden lisans sahibi tüzel kişilere yansıtılır. (...) (6) Kurulca düzenlemeye tabi tarife türleri şunlardır: (...) c) Toptan satış tarifesi: Kurumun belirleyeceği usul ve esaslar kapsamında, elektrik toptan satış fiyatları taraflarca serbestçe belirlenir. Dağıtım şirketlerinin teknik ve teknik olmayan kayıpları ile genel aydınlatma kapsamında temin edeceği elektrik enerjisi ile tarifesi düzenlemeye tabi tüketicilere yapılacak elektrik enerjisi satışı için TETAŞ’tan tedarik edilecek elektrik enerjisinin toptan satış tarifesi TETAŞ’ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. ç) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir. d) Perakende satış tarifeleri: Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve Kurul tarafından incelenerek onaylanır. Tedarik lisansı sahibi şirketin lisansında, elektrik enerjisi tüketim miktarlarına göre değişen tipte tarifelerin veya fiyat aralıklarının uygulanmasına ilişkin yükümlülükler yer alabilir ve buna ilişkin hususlar Kurul tarafından düzenlenir. Perakende satış tarifeleri, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. (...) f) Son kaynak tedarik tarifesi: Serbest tüketici niteliğini haiz olduğu halde elektrik enerjisini, son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarik lisansı sahibi şirket dışında bir tedarikçiden temin etmeyen tüketicilerin rekabetçi piyasaya geçmesini teşvik edecek ve son kaynak tedarikçisinin makul kar etmesine imkan verecek düzeyde, yürürlükteki perakende satış tarifeleri ile piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanır. Ancak, bu sınırlamalarla bağlı olmaksızın; Kurulca sosyal ve ekonomik durumlar gözetilerek belirlenecek bir miktarın altında elektrik enerjisi tüketen tüketiciler için ayrı tarife yapılabilir. Son kaynak tedarik yükümlülüğü kapsamında uygulanması öngörülen tarifeler tedarik lisansı sahiplerince ayrıca teklif edilir. Son kaynak tedarik tarifesi, aktif enerji maliyeti, faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmet maliyeti gibi son kaynak tedariği kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. (...)"; "EÜAŞ’ın hak ve yükümlülükleri" başlıklı 26. maddesinde, " (...) EÜAŞ, görevli tedarik şirketlerine tarifesi düzenlemeye tabi olan tüketiciler için toptan satış tarifesinden elektrik enerjisi satar. (...) Kurul tarafından son kaynak tedarikçisi olarak yetkilendirilen tedarikçiler, son kaynak tedarikçisi kapsamındaki müşteriler için temin ettiği elektrik enerjisinin Kurul tarafından her yıl belirlenecek oranı kadarını, EÜAŞ’tan temin etmekle yükümlüdür. Dağıtım şirketleri, genel aydınlatma ile teknik ve teknik olmayan kayıplarından dolayı enerji ihtiyaçlarını EÜAŞ’tan temin ederler. (...)" kuralları yer almıştır.<br> 19/06/2020 tarih ve 31160 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin "Dağıtım tarifesi” başlıklı 9. maddesinde, "(1) Dağıtım tarifesi; elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. (4) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin belirlenmesi, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedeforanlannın tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan tebliğ ile düzenlenir. (5) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarakfarklı seviyelerde belirlenebilir. (6) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek KuruI tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir"; "Perakende satış tarifesi” başlıklı 10. maddesinde, "(1) Perakende satış tarifesi, görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için eşit taraflar arasında ayrını gözetmeksizin uygulanacakperakende satışfiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluşur. (2) Perakende satış fiyatı; ilgili görevli tedarik şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde ve faaliyetin sürdürülebilmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde; enerji tedarik maliyeti, faturalama ve tüketici hizmetleri maliyeti, perakende satış hizmeti maliyeti gibi perakende satış faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlenir. (3) Perakende satış tarifesi, konu ile ilgili olarak Kurum tarafından çıkarılan tebliğ kapsamında düzenlenir. (4) Perakende satış fiyatı; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi esaslar dikkate alınarak farklı seviyelerde belirlenebilir. (5) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de değerlendirilerek Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." kuralları yer almıştır.<br> 31/12/2015 tarih ve 29579 4. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar"ın 2. maddesinde, dağıtım sistemi kullanıcısı tüketiciler ve üreticiler ile görevli tedarik şirketinden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere bağlantı durumları da dikkate alınarak ait olduğu yıla ait tarife çizelgelerindeki ilgili bileşenler için kWh, kW, kVarh bazında veya abone, fatura ya da okuma başına Kurul onaylı tarifelerin uygulanacağı belirtilmiş, beş ayrı abone grubu tanımlanmış ve abone grupları; sanayi, mesken, tarımsal sulama, aydınlatma ve ticarethane abone grupları olarak tespit edilmiştir.<br> Anılan Usul ve Esaslar'ın “Ticarethane abone grubu” başlıklı 7. maddesinde de, “Bu Usul ve Esaslarda tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketiciler bu abone grubu kapsamındadır.” kuralına yer verilmiş; 30/04/2022 tarih ve 31825 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 28/04/2022 tarih ve 10961 sayılı Kurul kararı ile Usul ve Esaslar’ın 7. maddesindeki “Ticarethane Abone Grubu” başlığı, “Kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grupları” olarak değiştirilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubuna ilişkin kısmının incelenmesi;<br> Aktarılan mevzuat hükümlerinden, davalı idarenin düzenlemeye tabi perakende satış ve dağıtım tarifesini onaylamak ile yetkili olduğu, söz konusu tarifelerin dağıtım ve perakende satış faaliyetinin yürütülmesi hizmetini lisansa tabi olarak sürdüren tüzel kişilerin gelir düzenlemesinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı, bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetkiler çerçevesinde davalı idare tarafından tarifelerin belirlenebileceği anlaşılmaktadır. <br> Dava konusu Kurul kararı dağıtım şirketlerinin dağıtım sistemi kullanıcılarına, görevli tedarik şirketlerinin ise serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/06/2022 tarihinden itibaren uygulayacağı fiyat tarifelerinin belirlenmesi amacıyla tesis edilmiştir. Kurul kararıyla onaylanan Ek-1 ve Ek-2 tarife tabloları ile her bir abone grubu için uygulanacak birim enerji bedelleri belirlenmekte, söz konusu bedeller aboneliğin orta/alçak gerilim veya tek/çift terimli olmasına göre değişkenlik göstermektedir. Ek-1 tarife tablosunda Faaliyet Bazlı Tarife'ler, Ek-2 tarife tablosunda ise Nihai Tarife yer almaktadır. Yukarıda ayrıntılı biçimde açıklanan gerekçelerle söz konusu Kurul kararının davacının abone grubu olan "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubuna ilişkin kısmı incelenecektir.<br> Davalı idare tarafından dava konusu Kurul kararı tesis edilmeden önce hazırlık çalışmalarına başlanmış, elektrik piyasasında faaliyet gösteren ilgili taraflardan (EPİAŞ, EÜAŞ, GTŞ'ler vd.) kendi alanlarına ilişkin verileri sunmaları istenilmiştir. Gönderilen verilerin kontrolü sağlandıktan sonra ilk olarak piyasa takas fiyatı tahmini, EÜAŞ toptan satış fiyatı, YEKDEM birim maliyeti ve net kar marjı dikkate alınarak GTŞ'lerin enerji alım maliyeti hesaplanmış, dağıtım bedellerinde önceki tarife dönemine göre herhangi bir değişilik yapılmamış ve önceki dönem için belirlenen bedeller kullanılmış, söz konusu veriler esas alınarak (aktif enerji ve dağıtım bedeli toplamı) elektriğin dağıtımı ve perakende satışı için 01/06/2022 tarihinden itibaren geçerli olacak fiyatlar belirlenmiştir.<br> Aktarılan süreç neticesinde onaylanan tarife tabloları incelendiğinde, bir önceki tarifedeki nihai fiyatlara göre, "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubu için % 25 oranında artış gerçekleştiği görülmektedir. Davalı idare tarafından artışın temel sebebinin, elektrik üretim maliyetlerinde gerçekleşen artışlar sonucunda aktif enerji maliyetinin (nihai enerji bedelinin unsurlarından olan) artması olduğu ifade edilmektedir. Aktif enerji maliyetinin artış gerekçesi olarak ise 2021 yılının ikinci yarısından itibaren kömür ve doğal gaz fiyatlarında ortaya çıkan artış gösterilmiş, serbest piyasadaki elektrik fiyatlarının 2021 yılının ilk yarısında 300 TL/MWh (30 kr/kWh) bazında seyrederken, 2022 yılı Mayıs ayında 2400-TL/MWh (240 kr/kWh) düzeyinin üzerine çıktığı, başka bir ifade ile görevli tedarik şirketlerinin işletme giderlerinin, YEKDEM birim maliyeti gibi unsurlar hariç 240 kr/kWh düzeyine yükseldiği ifade edilmiştir. Tarife tabloları ile tüm abone grupları için yaklaşık ortalama 151 kr/kWh maliyet öngörülmüş olup aktif enerji bedelinin, görevli tedarik şirketlerinin ortalama aktif enerji maliyetini yansıtacak şekilde onaylandığı görülmektedir.<br> Enerji birim fiyatının diğer unsuru olan ve arıza onarım, bakım gibi şebekeyle ilgili işletme giderleri ile hat, trafo gibi şebeke unsurlarının tesisiyle ilgili yatırım harcamalarını içeren dağıtım bedelinde ise dava konusu işlem ile herhangi bir değişiklik yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br> Yapılan açıklamalardan, elektrik bedellerinde ortaya çıkan artışın asıl sebebinin serbest piyasadaki elektrik fiyatlarında yaşanan artış olduğu, bu artışın tarifeye yansıtılmasında EÜAŞ'ın üretim kapasitesindeki sınırlar nedeniyle GTŞ'lerin 2022 yılında EÜAŞ'tan fiili olarak enerji alımı yapamaması ve enerjinin tamamını serbest piyasadan almalarının da etkili olduğu anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda; 6446 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri ile verilen yetki kullanılmak suretiyle elektrik enerjisi toptan satış tarifesinin EÜAŞ'ın mali yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesi ve piyasa koşulları dikkate alınarak Kurul tarafından belirlendiği; tarife hesabında hangi maliyet unsurlarının bulunacağının mevzuatta belirtildiği, bunların aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olduğu, tarifede yaşanan artışın temel sebebinin enerji maliyetinde yaşanan artışlar olduğu, dağıtım bedelinde ise dava konusu Kurul kararıyla herhangi bir artış yapılmadığı, dava konusu tarifeler ile görevli tedarik şirketleri ile tüketiciler arasındaki makul dengenin gözeltildiği, bu suretle tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılması aynı zamanda da mali açıdan güçlü ve sürdürülebilir elektrik piyasasının oluşturulmasının amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubuna ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubu dışında kalan kısımları yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE oyçokluğuyla,<br> 2. Dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubuna ilişkin kısmı yönünden ise DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,<br>3. Dava sonucu itibarıyla ret kararı ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/02/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde; baroların, avukatlık mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, avukatlık mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak amacıyla kurulmuş meslek kuruluşları olduğu belirtilmiş iken 10/05/2001 tarih ve 24398 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4667 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde değişiklik yapılarak; barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak, meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; 1136 sayılı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin düzenlendiği 95. maddesine yine 4667 sayılı Kanun ile eklenen 21. bentte de, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir.<br>1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95. maddelerinde yapılan ve yukarıda açıklanan yasal değişiklikten sonra baroların; mesleki bir örgüt olmanın ötesinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi bir işlev yüklenmesi nedeniyle diğer meslek örgütlerinden farklı bir konuma sahip olduğu açıktır.<br>Danıştay kararları ışığında konuya bakıldığında; Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişiklikten sonra açılan davalarda dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin, hukukun üstünlüğünü, hukuk devleti ilkesini, genel kamu yararı, Anayasa ile koruma altına alınan eşitlik, kişinin dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, kanunsuz suç ve ceza olamayacağı gibi temel insan haklarını ihlal edip etmediğine ve yargı kararlarının uygulanmaması veya geçersiz kılınması gibi hukuk devleti ilkesini zedeleyen bir durumun olayda söz konusu olup olmadığına bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü, ancak daha geniş yorumlandığı görülmektedir.<br> Dava açma ehliyeti, davanın esasının incelenebilmesinin ön koşuludur. Bu aşamada davacı iddialarının hukuken doğru olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılamaz. Davada menfaat ihlalinin olup olmadığının saptanabilmesi için, öncelikle davacının iddialarına bakılması gerekmektedir.<br>31/05/2022 tarih ve 10997 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık nedenleri de dikkate alındığında, elektrik perakende satış fiyatlarının belirlenmesine ilişkin olan ve toplumun genelini ilgilendiren işleme karşı Baro tarafından açılan davanın, genel kamu yararı ve düzeni ile ilgili bulunduğu açıktır.<br>Açıklanan nedenlerle, hukukun üstünlüğünü koruma görevi ve yükümlülüğü bulunan davacı Baronun, dava konusu işlemin değinilen niteliği de dikkate alındığında dava açma ehliyeti bulunduğundan, dava konusu Kurul kararının "kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer" abone grubu dışında kalan kısımları yönünden işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
denetim