<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/900 E. , 2025/442 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/900<br>Karar No : 2025/442 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA<br> VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. Dr. ...<br><br> 2- ... Valiliği / ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 3- ... Genel Müdürlüğü / ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 28/06/2016 tarihinde terör saldırısı nedeniyle Atatürk Hava Limanı'nda meydana gelen patlamada hayatını kaybeden İran uyruklu ...'nin eşi ve üvey kızı olan davacılar tarafından, ölenin desteğinden yoksun kaldıklarından bahisle uğradıkları ileri sürülen zararlara karşılık ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100,00 TL cenaze gideri, 200.000,00 TL manevi tazminat ile Atena Khtam için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların maddi tazminat istemi yönünden, uyuşmazlık konusu olayda, davacılar tarafından ölenin destiğinden yoksun kalınması nedeniyle (her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere) 2.000,00 TL ve cenaze gideri olarak 100,00 TL maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu durumda görülmekte olan dava ile ... İdare Mahkemesinin yukarıda esas numarası belirtilen ve istinaf talebinin reddedilmesi üzerine kesin olarak hükme bağlanan davanın tarafları, sebebi ve konusunun aynı olması nedeniyle maddi zararlarının tazmini istemi yönünden esasının kesin hüküm nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı; manevi tazminat istemi yönünden, Atatürk Hava Limanında gerçekleşen patlamada davacılar yakınının hayatını kaybettiği ve zararın kesin olarak davacılar tarafından öğrenildiği 28/06/2016 tarihinden itibaren 2577 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca 1 yıl içerisinde davalı idareye başvurulması gerekirken bir yıllık yasal süre geçirildikten (2 yıl 6 ay) sonra 28/12/2018 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun genel hükümler çerçevesinde de süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat istemleri yönünden, kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin ret kararına dayanak alınan davanın Danıştay incelemesinde ve derdest olduğu, kesin hüküm ilamının bulunmadığı, manevi tazminat istemi yönünden, yabancı uyruklu olduklarından haklarının ne olduğunu bilmedikleri, Mahkeme kararının hak arama hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğu, eylemin idariliğinin başlamadığı, 5 yıllık zamanaşımının dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Valiliği tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Dava, 28/06/2016 tarihinde terör saldırısı nedeniyle Atatürk Hava Limanı'nda meydana gelen patlamada hayatını kaybeden İran uyruklu ...'nin eşi ve üvey kızı olan davacılar tarafından, ölenin destiğinden yoksun kaldıklarından bahisle uğradıkları ileri sürülen zararlara karşılık ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100,00 TL cenaze gideri, 200.000,00 TL manevi tazminat ile Atena Khtam için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> Öte yandan, davacılar tarafından aynı olay nedeniyle terör eyleminden kaynaklı olarak yakınlarını kaybettiklerinden bahisle uğradıkları zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile ölenin destiğinden yoksun kalınması nedeniyle (her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere) 2.000,00 TL ve cenaze gideri olarak 100,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "başvurunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, Atatürk Hava Limanında gerçekleşen patlamada davacılar yakınının hayatını kaybettiği ve zararın kesin olarak davacılar tarafından öğrenildiği 28/06/2016 tarihinden itibaren 2577 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca 1 yıl içerisinde davalı idareye başvurulması gerekirken bir yıllık yasal süre geçirildikten (1 yıl 10 ay 12 gün) sonra 10/05/2018 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun (2577 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında olduğu kabul edilse dahi) genel hükümler çerçevesinde de süresinde olmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlem ve bu işleme bağlı tazminat talebi yönünden davanın reddine, genel hükümlere ilişkin tazminat talebi yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, söz konusu kararın, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine kesinleştiği görülmüştür.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." kuralı, "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralı yer almaktadır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fırkasında, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.<br> 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.<br>6100 sayılı Kanun'un dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması", aynı fıkranın (i) bendinde ise, "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "derdestlik" ve "kesin hüküm" dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> I- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından, yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br> II- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemlerinin kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “kesin hüküm” koşulları ve hukuksal sonuçlarına yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi; aynı Kanun'un 31. maddesinde "kesin hüküm" konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na herhangi bir gönderme de bulunmamaktadır. <br>Ancak, bir toplumun yürürlükte bulunan hukukunun işlerliğinin ve güvenliğinin sağlanmasının, o toplumun hukuk düzeni içinde yargı yerlerince verilecek yargısal kararlara “kesinlik” tanınmasıyla olacağı açıktır.<br>Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138. maddesinin 4. fıkrasındaki hüküm de bu gereğin sağlanmasını amaçlamaktadır.<br>Bu anlamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "kesin hüküm" koşulları ve hukuksal sonuçlarına yönelik düzenlemelerinin, kıyas yoluyla da olsa idari yargı yerlerince de kabul edilmesi gerekmektedir.<br>Hukuk düzeninde istikrarı ve hukuk güvenliğini sağlama amacı taşıyan "kesin hüküm" ise, şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere iki başlıkta ele alınmalıdır.<br>Şekli anlamda kesin hükümle, ilk derece mahkemesince verilen karara ilişkin olağan kanun yollarının öngörülmemesi veya olağan kanun yollarına ilişkin başvuru sürelerinin kaçırılması ya da olağan kanun yolu başvurusunun mahkemesince reddedilmesi üzerine davanın şeklen sona ermesi kastedilmektedir. Şekli anlamda kesin hüküm, maddi anlamda kesin hüküm için zorunlu bir ön şarttır.<br>Maddi anlamda kesin hüküm ise, uyuşmazlığın esasını çözen nihaî yargı kararlarının, kimse tarafından değiştirilememesini ve daha sonra açılan dava bakımından bağlayıcı olmasını; diğer bir anlatımla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir daha dava konusu yapılamamasını ve bunun gelecek için devamlı nitelik taşımasını ifade etmektedir. <br>Buna göre, bir kararın maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıması hâlinde; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.<br>Şekli anlamda kesin hüküm niteliği taşımakla beraber, uyuşmazlığı esastan çözmeyen, yani maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımayan hükümlerin ise, tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılmasına engel oluşturmayacağı ve varılan bu sonucun, hak arama hürriyeti bağlamında adil yargılanma hakkının da bir gereği olduğu açıktır.<br>Dolayısıyla, bu türden uyuşmazlıklarda, idarî yargı yerlerince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığının irdelenmesi gerekmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesince, mahkemelerinde görülmekte olan dava ile ... İdare Mahkemesinde E. ... sayılı dosya ile açılan davanın tarafları, sebebi ve konusu aynı olduğundan, bakılmakta olan davanın maddi tazminata ilişkin kısmının, kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de, ... İdare Mahkemesince verilen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen, ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kararın, uyuşmazlığın esasına yönelik hukuki denetim sonucu verilmiş bir karar olmadığı, anılan kararın sadece şekli anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, daha sonra açılacak davaların esastan incelenmesine engel olabilecek maddi açıdan kesin bir hükmü içermediği anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, tarafları, sebebi ve konusu aynı olmakla birlikte, maddi anlamda kesin hüküm niteliği bulunmayan "davanın süre aşımı nedeniyle reddi" yolundaki karar esas alınmak suretiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davanın öncelikle usule ilişkin hususlar yönünden incelenmesi ve bu hususlarda mevzuata aykırılık bulunmaması durumunda uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi kararının kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA, süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/02/2025 tarihinde bozulan kısım yönünden oy çokluğuyla, onanan kısım yönünden ise oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemi yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının usul ve hukuka uygun olduğu kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının da onanması gerektiği oyu ile Daire kararına bu yönden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
denetim