<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/2759 E.  ,  2025/742 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/2759<br>Karar No : 2025/742 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem:... Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ambar memuru olarak görev yapan davacının, ... Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmakta iken işlediği fiil nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı ücretlerinin faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 19/08/2016 – 23/10/2017 tarihleri arasında tahsil edilen ve davacı tarafından teslim alınan toplam 12.184,40-TL'nın 3.783,00-TL'lık kısmının kurumun banka hesabına yatırıldığı, kalan tutarın 23/10/2017- 14/03/2019 tarihleri arasında davacının uhdesinde kaldığı, kontrolör tarafından 15/01/2019 tarihinde yapılan denetim sırasında kasada noksan olduğu tespit edilen 7.577.90-TL tutarın 14/03/2019 tarihinde kurumun banka hesabına yatırdığı anlaşıldığından, kurumun parasını zimmetine geçirdiği sabit olan davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu disiplin cezasının mevzuatta yer alan ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra verildiği, soruşturmanın usûle uygun olarak gerçekleştirilmediği, işlemin ölçülülük ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve bu işleme yönelik açılan davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyizen isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDÎ OLAY : <br> ...Nolu ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ambar memuru olarak görev yapan davacının, önceki görev yeri olan ...Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda yapılan denetimler sırasında, elektrik bedeli tahsil defteri ve elektrik bedeli tahsil makbuzunun düzenlenmediği, kurum hesabında 7.577.90-TL nakit noksanı bulunduğu, bu tutarın, yapılan tespit sonrasında 14/03/2019 tarihinde davacı tarafından banka hesabına yatırıldığının saptanması üzerine davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen davacının, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen incelenen bu dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde ise,<br> "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;<br>a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,<br>b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,<br>Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br> Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü öngörülmüştür. <br> HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : <br> Dava dosyası incelendiğinde; disiplin cezasına konu edilen eylemin, 19/08/2016 – 23/10/2017 tarihleri arasında tahsil edilen ve davacı tarafından teslim alınan toplam 12.184,40-TL tutarın, 7.577.90-TL kısmının zimmete geçirmesi olduğu görülmektedir.<br> Zimmet suçunun tamamlanması bakımından para veya malın zimmete geçmesi yeterli olup, bu nedenle de zimmete geçirme eyleminin gerçekleştiği tarih itibarıyla zamanaşımına ilişkin sürelerin başlayacağı, paranın ilgilinin zilyetliğinde kaldığı süreden hareketle suçun işlenmeye devam ettiği yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.<br> Yukarıda izah edilen hususlar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının disiplin cezasını gerektiren eylemin 23/10/2017 tarihinde tamamlandığı, dava konusu disiplin işlemin ise, 28/12/2020 tarihinde yani Kanun'da öngörülen iki yıllık cezalandırma zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edildiği, bu nedenle de işlem tarihi itibariyle söz konusu eylem bakımından idarenin cezalandırma yetkisinin zamanaşımına uğradığı görüldüğünden, işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

denetim