<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1518 E. , 2025/1299 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1518<br>Karar No : 2025/1299 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı 2.164,47-TL artezyen atık su kullanım ücreti tahakkuk ihbarnamesi ve söz konusu tahakkuk ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile dayanak ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 8/7, 14/1-b ve 14/ç.3/1 maddelerinin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; dava konusu 2.164,47-TL doğal su rezervi koruma bedeli tahakkuk ihbarnamesinin ve ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline, ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin ''Tarifenin Esasları'' başlıklı 8/7 maddesi ile ''atık su tarifesi'' başlıklı 14/1-b maddesi ve 14/ç.3/1. maddesi yönünden ise davanın reddine reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının tahakkuk işleminin iptali yönünden kaldırılmasına, dava konusu tahakkuk işlemi ve işleme yapılan itirazın reddine dair işlemin de reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihbarnameye konu mahalde davalı idareye ait kanalizasyon hattı bulunmadığı, su ve kanalizasyon hizmeti verilmediği, otelin bulunduğu yerin yerleşim yerinden kopuk bölgede olduğu, davalının dava konusu yere ait herhangi bir hizmetinin bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, artezyen suyu kullanımı sonucu meydana gelen atık suların her ne kadar bu suları kullananlar tarafından idareye ait kanalizasyon hattına deşarj edilmese dahi suyun doğallığının ve kalitesinin bozulması ile birlikte aynı zamanda da azalmasına sebebiyet vereceği, 2560 sayılı Kanun ile suyun kalitesinin attırma görevi kapsamında tesis edilen işlem ve düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Dava, davacı şirket adına atık su kullanım ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile dayanağı ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 8/7, 14/1-b ve 14/ç.3/1 maddelerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Yeraltı suları umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili bu kanun hükümlerine tabidir" hükmüne yer verilmiş, söz konusu Kanun'un devamı maddelerinde, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yeraltı sularında tasarruf yetkisinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü eliyle kullanılacağına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.<br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesinde, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrası "...Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." hükmünü içermektedir. <br>2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kurulu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesinde "İSKİ'nin gelirleri aşağıdaki kaynaklardan sağlanır: a) Su satışı va kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler, b) Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma payları, c) Hizmet alanındaki belediyelerin, İller Bankasınca 2380 sayılı "Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun" gereğince nüfus esasına göre dağıtılan paylardan bu bankaca tutularak İSKİ'ye gönderilecek % 10'lar, d) Büyük ve temel yatırım programları karşılığında Devletçe yapılacak yardımlar, e) İSKİ'ye devredilecek tesis ve işletmelerden sağlanan gelirler, f) Şahıs, kurum ve kuruluşlar için yapılan özel hizmetlerden alınacak ücretlerle ortaklıklardan ve üretilen malların satışlarından elde edilecek gelirler, g) Her türlü yardım ve bağışlar ile diğer gelirler"; "Tarife tespit esasları" başlıklı 23. maddesinde" Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafla ve (…) (2) bir kar oranı esas alınır. Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir." Şebeke olmayan yerlerde yapılacak tesisler" başlıklı 24. maddesinde "Şehir kanalizasyon şebekesinin henüz tesis edilmediği ve uygun bir boşaltma sağlanamayan alanlarda kullanılmış sular, sağlık ve fenni şartlara uygun septik çukurlara verilebilir. Bunların İSKİ'nin belirteceği esaslara uygun olarak yapılması gereklidir. Kuruluş yeri bakımından şehir şebekesinden ayrı ve özel boşaltma tesisi yapması zorunlu bulunan, durumları özellik taşıyan müesseseler bu tesisleri İSKİ'nin izin ve denetimi altında yaparlar." hükümlerine yer verildikten sonra Ek 5. maddesinde, bu Kanun'un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.<br>27/10/2010 tarihli 27742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Atıksu Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4/m fıkrası; "Ücret: ... 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri" hükmünü, " Abonelik" başlıklı 10. maddesi, "Atıksu altyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur." hükmünü, "Sayaç zorunluluğu" başlıklı 11. maddesi "Atıksu altyapı yönetimlerinin verdiği su ve/veya atıksu hizmetlerinden yararlananlardan hem su hem de atıksu abonesi olanlar su sayacı, sadece atıksu abonesi olanlar atıksu sayacı taktırmakla ve işler durumda muhafaza etmekle yükümlüdürler ... " hükmünü içermektedir.<br>Anılan Kanun hükümleri dayanak alınmak suretiyle düzenlenen, Aydın Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; su satışı ve atıksuların uzaklaştırılması ile ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre hesaplanacağı ve bu şekilde saptanan bedellerin hangi usul ve esaslara göre tahsil edileceğinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirleneceği düzenlenmesine yer verildikten sonra 2. maddesinde; kaynaklardan sağladığı içme ve kullanma suyunu konutlara, iş yerlerine, sanayiye ve benzeri yerlere ulaştırılması ile kullanıldıktan sonra uzaklaştırılmasıyla ile ilgili olarak abonelere götürmüş olduğu her türlü hizmetin bedeli, teminatları, yaptırımları ve bunların tahsili hakkında usul ve esasların bu yönetmelikle belirleneceği düzenlemenin kapsamı olarak belirlenmiş olup, 5. maddesinde; atıksu tarifesi (kullanılmış suların uzaklaştırılması) tarife çeşitleri arasında sayılmış, 6/1-b maddesinde, atıksu abonesi tanımına yer verilmiş ve 8. maddenin yedinci fıkrasında, kârlılık oranı, yönetim işletim giderleri ile amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilemeyen) yenileme, ıslah ve tevsii masrafları toplamına ilave edilen 2560 sayılı Kanun'un 23. maddesine uygun bir kâr oranı olarak tanımlanmış; "Atık Su Tarifesi" başlığını taşıyan 14. maddesinde ise, "(1) Atık su aboneleri şunlardır:<br>a)...<br>b) Su abonesi olmayan aboneler: su abonesi olmayan, fakat şebeke dışındaki kaynaklardan temin ettiği suyu kullandıktan sonra alıcı ortama gönderen tüm gerçek ve tüzel kişiler Çevre ve Orman Bakanlığınca hazırlanan 27/10/2010 tarih ve 27742 Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atık Su Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre;<br>1)Atık Su abonesi olup ASKİ ile atık su sözleşmesi imzalamak zorundadırlar,<br>2) Atık Su sayacı taktırmak ve işler durumda muhafaza etmek zorundadırlar,<br> 3) ASKİ tarafından sayaç üzerinden tespit edilen atık su miktarlarına göre tahakkuk eden atık su ücretlerini ödemek zorundadırlar,<br>4) ASKİ tarafından atık su kullandıkları tespit edilen gerçek ve tüzel kişilerin yapılan çağrıya rağmen gelerek abonelik sözleşmesini imzalamaması ve sayaç taktırmaması durumunda;<br>-Atık su kullanımının tespit edildiği tarihten itibaren resen atık su aboneliği tesis edilir.<br>-Atık su kullanımının ilk tespit edildiği tarihten itibaren gerçek veya tüzel kişilerin konut veya işyerlerine emsal konut veya işyeri bulunarak bunların aylık atık su miktarları kadar atık su ücreti tahakkuk ettirilir.<br>-Atık su sayacının teknik olarak kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda sayaç takma yükümlülüğü aranmaz. Bu abonelere emsal konut veya işyeri abonesi bulunarak örnekleme tahakkuku çıkarılır.<br>5) (Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulunun 12/12/2017 tarih ve 17 sayılı kararı ile değişik hali.) ASKİ şebekesi dışındaki kaynaklardan temin ettiği suyu kullandıktan sonra alıcı ortama deşarj eden ancak tüm çağrılara rağmen gelerek atık su abonesi olmayan veya abone olmak istediği halde sayaç takılmasının mümkün olmadığı konutlarda;<br>Aylık hane başına 30 m³ su tükettiği varsayılarak atık su tahakkuku çıkarılır.<br>c) Kullanılmış suların miktarının uzaklaştırma bedelinin tespitine esas olmak üzere;<br><br>1) Tükettiği suyun tamamını atık su (evsel, proses, soğutma suyu) olarak vermediğini iddia eden işyerleri bu durumu ASKİ 'ye ispat etmek zorundadır. Atılan miktarın ASKİ’ce kabulü ancak atık su hattına Debi Ölçer takılmak suretiyle mümkündür.<br>2) Atık Su miktarları ASKİ tarafından ölçülür duruma gelinceye kadar kullanılan su miktarı (evsel, proses, soğutma suyu, nitelikli sular) atık su miktarı olarak kabul edilir. Bu durumda bulunanlar ile proses, evsel veya soğutma sularının, söz konusu olduğu atık su çıkışlarına teknik olarak debi ölçer takılamayacak durumda olanların tespit edilmesi halinde öncelikle bunların kuyularına sayaç takılmak suretiyle buradan elde edilecek değerlerin atık su ölçümüne esas alınması, bu mümkün olmadığı takdirde abonelerce idareye 3 yılda bir beyan edilen Bağlantı Ruhsat Formundaki proses, evsel ve soğutma suları miktarlarının ortalamalarının toplamı (m³ / ay) üzerinden veya abonenin her yıl yenileyerek getireceği üniversite veya ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınmış ve idarece kabul görülen bilirkişi raporlarından veya idaremizce tesis veya işletmenin özellikleri dikkate alınarak hesaplanacak miktar üzerinden, kullanılmış suların uzaklaştırma bedeli tahakkuk ettirilir. <br> İdarece yapılacak tespitlere esas olmak üzere, işletmenin teknik özellikleri, üretim cinsi ve kapasitesi, elektrik tüketimi, çalışanların sayısı gibi benzeri unsurlar dikkate alınır.<br>3) Taşıma suyu kullananlar beyan üzerinden abone yapılır. İdare, gerekli gördüğü hallerde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre değerlendirme yaparak tahakkuka esas değeri tespit eder.<br>ç) Su kullanan ancak kanal bağlantısı olmayan abonelerden alınacak kullanılmış suları uzaklaştırmak bedeline esas olarak:<br>1) ASKİ’nin su hizmetlerinden yararlanıp kanalizasyon şebekesine bağlantısı olmayan, kullanılmış suların onaylanmış projelere göre yapılmış, kullanılmış su çukurlarına boşaltan abonelerden kullandıkları su (m³) kadar kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli alınır.<br>2) ASKİ’nin Su ve Kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmasına rağmen, su kullanan ve atık sularını doğrudan veya dolaylı olarak kanala, alıcı ortamlara deşarj eden tesis ve işletmelerin özellikleri dikkate alınarak, varsa sayaçla ölçülen sarfiyat üzerinden veya bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplama yapılarak kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli alınır.<br> 3) (Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulunun 12/12/2017 tarih ve 17 sayılı kararı ile değişik hali.) Artezyen suyu kullanımı sonucu meydana gelen atık suyun,<br>- İdaremize ait kanalizasyon hattına deşarj edilmeksizin ilgilinin kendi arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra doğal ortama deşarj edilmesi, ayrıca artezyen suyunun konut ve site içi bahçe sulama, sera sulama, inşaat ve hayvancılık, termal su v. b. faaliyetlerde kullanıldıktan sonra İdaremize ait kanalizasyon hattına deşarj edilmeksizin özelliği değişmeden doğal ortama deşarj edilmesi halinde bulunduğu ilçeye ilişkin gelir ücret tarifesinin konut abone türüne göre belirlenen en düşük su kullanım bedelinin Genel Kurul tarafından belirlenecek oranı üzerinden “Doğal Su Rezervini Koruma Bedeli” olarak, <br>- Artezyen suyunu üretimde kullanarak ürettiği malzemelere karıştıran veya buharlaştırması nedeniyle atık su üretmeyen ancak dolaylı olarak doğal suyun azalmasına sebebiyet verenlerden “Doğal Su Rezervini Koruma Bedeli” olarak,<br>- Arıtılmaksızın ve doğrudan İdaremize ait kanalizasyon hattına deşarj edilmesi halinde, bulunduğu ilçeye ilişkin gelir ücret tarifesinin konut abone türüne göre belirlenen en düşük su kullanım bedelinin Genel Kurul tarafından belirlenecek oranı üzerinden “kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli” olarak ilgilisinden tahsil edilir.<br>- İnşaatın bulunduğu alanda şebeke suyu varsa şebeke suyu kullanılmak zorundadır. Şebeke suyu yoksa ve kanalizasyon hattı varsa atık su ticarethane aboneliği, kanalizasyon hattı yoksa doğal su rezervi koruma bedeli aboneliği yapılır.”<br>4) ...<br>5) Artezyen vs suretle su temin eden ve kullanılmış suları arıtma sureti ile endüstriyel nitelikte atık su oluşturan tesis ve işletmelerden ise, ayrıca "Atık suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği’nde belirtilen "Kirlilik Önlem Payı" (K.Ö.P.) alınır." hükmüne yer verilmiştir.<br> Dava dosyasının incelenmesinden; ASKİ Genel Müdürlüğü Kaçak Kontrol Servisi tarafından 22/07/2019 tarihinde mahallinde yapılan denetimlerde usulsüz artezyen atık su kullanıldığından bahisle davacı şirket adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı 2.164,47-TL artezyen atık su kullanım ücreti tahakkuk ihbarnamesi ve söz konusu tahakkuk ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile dayanak ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 8/7, 14/1-b ve 14/ç.3/1 maddelerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 8/7, 14/1-b maddesi yönünden;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 14/ç.3/1 maddesi ile... tarih ve ... sayılı 2.164,47-TL artezyen atık su kullanım ücreti tahakkuk ihbarnamesi ve söz konusu tahakkuk ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlem yönünden;<br>Uyuşmazlığın 167 ve 2560 sayılı Kanun hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden; yeraltı sularının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, söz konusu tasarruf yetkisinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü eliyle kullanıldığı, 2560 sayılı Kanun'da yer altı sularıyla ilgili olarak davalı idareye verilen görev ve yetkilerin ise, genel bir ifadeyle, abonelere ulaştırılması amacıyla yatırım yaparak alt yapı tesisi oluşturmak olduğu, diğer yandan, yer altı sularının izinsiz kullanımının önüne geçilmesi için gerekli iş ve işlemleri yerine getirmekle sorumlu kılındığı ancak, bu sorumluluğun yerine getirilmesinde, izinsiz yer altı suyu kullanımı tespit edildiği takdirde, kendi hizmet şebekesinden su temin edildiği kabulünden hareket edilerek yer altı suyu kullanım ücreti tahakkuk ettirilmesinin mümkün olmadığı, bu gibi hallerde, davalı ASKİ'nin izinsiz yer altı suyu kullanımını derhal önlemek ve durumu ivedilikle tasarruf yetkisinin asıl sahibi olarak konu hakkında cezai ve hukuki işlemleri tesis etmekle sorumlu olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne bildirmekle ve takibini yapmakla görevli olduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Aydın Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 14/ç.3/1 maddesi ile getirilen ve dayanağını herhangi bir yasal düzenlemeden almayan bir hüküm ile artezyen suyunun davalı idareye ait kanalizasyon hattına deşarj edilmeksizin konut ve site içi bahçe sulamada kullanıldığından bahisle "doğal su rezervi" adı altında bedel alınması şeklinde bir gelir türü ihdas edilmesi mümkün değildir. Ayrıca, yer altı sularının araştırılması, korunması ve kullanılması esaslarını belirleyen 167 sayılı Kanun uyarınca; yer altı sularının Devletin hüküm ve tasarrufunda olması nedeniyle, taşınmazında kuyu açan kimsenin faydalı ihtiyacına yetecek miktarını kullanma hakkının mevcudiyeti ve Kanun ile sınırı çizilen miktarı aşan kısmının tüketilmesinin ve işletilmesinin (Kanun ile izin verilen durumlar hariç) yasaklanmış olması nedeniyle, bu nitelikteki kullanımlar konusunda tasarruf yetkisinin asıl sahibi olarak konu hakkında cezai ve hukuki işlemleri tesis etmekle sorumlu olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne bilgi verilmesi Kanun gereğidir.<br>Bu durumda, yukarıya yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yeraltı sularının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, söz konusu tasarruf yetkisinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü eliyle kullanıldığı, Aydın ilindeki yer altı sularının kişilerce izinsiz kullanımı tespit edildiğinde, bu suların kullanımından kaynaklı ücret talep edilmesine ilişkin işlem tesis etme yetkisinin davalı Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresinde bulunmadığı, keza, uyuşmazlığa konu yer altı suyunun bulunduğu alanda davacı şirket tarafından bahçe sulamasında kullanılmak amacıyla DSİ 21. Bölge Müdürlüğünden alınmış Yeraltısuyu Kullanma Belgesinin mevcut olduğu ve bu suları abonelere ulaştırmak için davalı idarece kurulmuş herhangi bir tesisin de bulunmadığı hususları dikkate alındığında, yer altı sularının izinsiz kullanımı davalı idarece tespit edildiği takdirde, tüketilen su miktarı üzerinden "kaçak yer altı suyu kullanımı (doğal su rezervi koruma bedeli)" adı altında bir tahakkuk işlemi tesis edilemeyeceği, böyle bir durumun tespiti halinde davalı idarece ancak, söz konusu izinsiz yeraltı suyu kullanımının önlenerek durumun Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ivedilikle bildirilmesi gerektiği, davalı idarenin ücretlendirme yetkisi bulunmayan bir hususta "kaçak yer altı suyu kullanımı" adı altında davacıdan ücret talep etmesine imkan tanıyacak şekilde düzenleme yapılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Diğer taraftan Çevre Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrasında yer alan mevzuat hükmünün incelenmesi gerekmektedir. Bahse konu hükmün ilk cümlesinde yer alan "... Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar ..." ibaresi ile kanun koyucu, atık su bedelinin oluşabilmesi için belirtilen alanda atıksu altyapı sisteminin varlığını ilk koşul olarak belirlemiştir. Diğer bir ifade ile atıksu altyapı hizmetinin verilmediği bir alanda ilgili idarelerin hizmet sunmadan atıksu ücretinin tahsil edilmesine yönelik düzenlemeler yapamayacağı hüküm altına alınmış; devamında ise "kullanan ve/veya kullanacaklar" ibaresiyle ikili bir ayrıma gidilmiştir.<br> Buna göre atıksu altyapı sistemlerini kullanan ibaresinden, suyu kullanıp atıksu üretenler, kullanacaklar ibaresinden ise atıksu altyapı sistemlerinden gelecekte faydalanma ihtimali olanların anlaşılması gerekmektedir. Altyapı sistemini kullanan abonelerin arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorunda olduğu hususunda tereddüt bulunmamakta olup tereddüt hasıl olan ve tartışılması gereken kısım ise var olan atıksu altyapı kanalizasyon sistemini ileride kullanacaklar ibaresinden ne anlaşılması gerektiği hususudur. Bu durumda kullanacaklar açısından var olan altyapı sistemini iradi olmayan sebeplerden ötürü hali hazırda kullanamayan ancak ileride kullanma ihtimali olan aboneler olarak algılanması gerektiği, bu nedenle kullanacaklar sıfatına haiz abonelerin sadece yatırım, işletme, bakım, onarım maliyetlerine katılma durumlarının söz konusu olduğu, atıksu üretmeyenlerden ise dönemsel olarak ücret talebinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Öte yandan 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kurulu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. ve 23. maddelerinde yer verilen "su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan" ibaresi ile atık su bedelinin ancak kanalizasyon hizmetinden faydalandırılması durumunda tahsil edilebileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Ayrıca Atıksu Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinin yukarıda sayılan maddelerinde de hizmetten yararlanma ve hizmetin varlığı koşulu atık su ücretinin tahakkukunda esas olarak karşımıza çıkmaktadır.<br>Davacının işletmesinin bulunduğu yerde davacıya herhangi bir kanalizasyon hizmeti verilmediği hususu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu düzenleme ve bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, <br>a) ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 8/7, 14/1-b maddesi yönünden ONANMASINA, <br>b) ASKİ Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği'nin 14/ç.3/1 maddesi ile ... tarih ve ... sayılı ...-TL artezyen atık su kullanım ücreti tahakkuk ihbarnamesi ve söz konusu tahakkuk ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlem yönünden BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak, 24/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
denetim