<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/654 E. , 2025/1017 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/654<br>Karar No : 2025/1017<br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : 1- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Huk. Müş. ...<br> 2- ... Kaymakamlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından,<br>Okul ikincisi olarak mezun olacağının bildirilmesi üzerine yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile; <br>Bireysel işlemin dayanağı Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 64. maddesinde yer alan "...ancak mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." kısmının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br>Tesis edilen işlemin, eğitim öğretim sürecine etki ettiği, üniversite sınavında okul birinciliği kontenjanından tercih yaparak büyük bir avantaj sağlayabilecek iken, geleceğinde telafisi imkansız zararların doğabileceği, Yönetmeliğin ilgili kısmında okul birinciliği için tek bir şartın koşulduğu, bu şartın mezun olduğu ders yılında okula devam zorunluluğuna ilişkin koşul olduğu, aynı hassasiyetin okula devam zorunluluğu şartında gösterilmediği, okulda eğitim öğretime başlayıp ve aynı okulda bitiren öğrenciler ile sonradan okula nakil gelen öğrencilerin başarı not ortalamalarına ilişkin herhangi bir ayrıma gidilmediği, bu durumun mağduriyetlere yol açtığı, ilgili kısmın eksik düzenlendiği iddia edilmektedir.<br><br>DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI:<br>... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Muhtelif sebeplerle kamudan özele, özelden kamuya geçiş yapmak isteyen öğrenciler olabildiği, bu durumun bazen zorunluluktan olabileceği gibi tercihe bağlı olarak da oluşabileceği, eğitim öğretim hizmetlerinin daha etkili ve verimli bir şekilde sürdürülmesinin sağlanması amacıyla yürürlüğe konulan dava konusu düzenlemenin normlar hiyerarşisi, kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile örtüştüğü, davacının talebinin meri mevzuatta yer alması halinde bu kez diğer öğrencilerin mağdur olacağı, bu durumun da eşitlik ilkesine, eğitim hakkına aykırılık teşkil edeceği, idare olarak tüm öğrencilere eşit davranma yükümlülüğünün bulunduğu, dava konusu düzenleme ile nakil gelen ve okul birincisi olan öğrencinin en azından son bir yılını bulunduğu okulda tamamlamasının esas alındığı, idarenin takdir yetkisinin bulunduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>... KAYMAKAMLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Usule ilişkin olarak davanın süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak, okula nakil ve geçiş işlemlerinin keyfi olmadığı, okul birincisi olan öğrencinin sadece son yılını değil, son iki yılını davacıyla aynı okulda geçirdiği, not ortalaması olarak farklı yıllarda davacıyı geçen farklı öğrencilerin de olduğu, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, ... Anadolu Lisesi öğrencisi olan davacı tarafından, okul ikincisi olarak mezun olacağı hususunun tarafına bildirilmesi üzerine yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 64. maddesinde yer alan "... ancak mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." kısmının iptali istemiyle açılmıştır.<br>İdarelerin düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi, Anayasamızın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olması nedeniyle idareler tarafından mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesini teminen düzenleyici işlemler yapılabileceği açık olmakla birlikte; idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapmaları, bu sayede hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliğinin korunması, idari istikrarın da sağlanması gerekmektedir.<br>Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesi kararlarında; Anayasa'da kurala bağlanan eşitlik ilkesi eylemli eşitlik değil, hukuksal eşitlik olduğu, aynı hukuki durumda olanların aynı, farklı hukuki durumda olanların farklı kurallara bağlı tutulmasının eşitlik ilkesini ihlal etmeyeceği hususu ifade edilmektedir.<br>07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 'Okul birincilerinin tespiti' başlıklı 64. maddesinde; "Ders kesiminde, dört yıllık eğitim ve öğretim yılına ait mezuniyet puanı en yüksek olan öğrenci öğretmenler kurulunca okul birincisi olarak tespit edilir. Ancak (...) mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." düzenlemesine aynı Yönetmeliğin, 65. maddesinde de; "Mezuniyet puanı; dokuz, on, on bir ve on ikinci sınıfların yılsonu başarı puanlarının aritmetik ortalamasıdır..." kuralına yer verilmiştir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; okul ikincisi olan davacının tüm eğitim-öğretim hayatını ... Anadolu Lisesinde tamamladığı, davacının 9. sınıf not ortalamasının 95.58, 10. sınıf not ortalamasının 96.9821, 11. sınıf not ortalamasının 98.8376, 12. sınıf not ortalamasının 98.20, genel not ortalamasının ise 97.3999 olduğu; ancak okul birincisi olarak belirlenen dava dışı ...nin 11. sınıfta okula nakil geldiği ve geçiş yapmadan önceki 9. sınıf not ortalamasının 99.47, 10. sınıf not ortalamasının 100, (nakil geldikten sonra) 11. sınıf not ortalamasının 93.5555 ve 12. sınıf not ortalamasının 97.4459, genel not ortalamasının ise 97.6179 olduğu görülmektedir.<br>Buna göre, dava dışı ...'nin; anılan Liseye nakil olarak geçiş yapmadan önceki 9 ve 10. sınıf not ortalamalarının davacının not ortalamalarından yüksek olduğu, ancak nakil geldiği 11. sınıftan itibaren not ortalamalarının davacının not ortalamalarından düşük olduğu görülmekle birlikte, Yönetmelik maddesi uyarınca ...'nin hesaplanan genel not ortalamasının, davacıdan daha yüksek olduğu için okul birincisi olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; dört yıllık eğitim ve öğretimin her yılına ait yılsonu puanının aritmetik ortalaması alınarak belirlenen mezuniyet puanı en yüksek olan öğrencinin okul birincisi olarak tespit edildiği, bu durumun tek istisnasının dava konusu düzenlemede yer alan, mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrencilerin okul birincisi olamayacağına ilişkin düzenleme olduğu, ancak dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi, yüksek ortalama ile mezun olduğu ders yılından önce nakil gelen öğrenci ile tüm eğitim öğretim hayatını aynı okulda okuyan öğrenci arasında mezuniyet puanının hesaplanmasına yönelik herhangi bir ayrım yapılmadığı, bununla birlikte üniversiteye yerleşme aşamasında okul birincilerine kontenjan ayrılması nedeniyle okul birinciliğinin sadece ödüllendirme amacını taşımadığı, bu durumun fırsat eşitliğini zedelediği ve davacı aleyhine haksız bir durum oluşturduğu görülmektedir.<br>Buna göre dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 64. maddesinde yer alan "... ancak mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." ibaresinin eksik düzenleme nedeniyle hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırılığı ortaya konulan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen davacının okul ikincisi olarak mezun olacağının bildirilmesi üzerine yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmelik hükmü ve buna dayalı olarak tesis edilen işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY:<br>Davacı tarafından, okul ikincisi olarak mezun olacağının bildirilmesi üzerine yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile dayanağı Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 64. maddesinde yer alan "...ancak mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." kısmının iptali istemiyle açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İLGİLİ MEVZUAT<br>Anayasa'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır. <br>1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 'Ferdin ve toplumun ihtiyaçları' başlıklı 5. maddesinde; "Milli eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir." hükmü, 'Yöneltme' başlıklı 6. maddesinde; "Fertler, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler. Milli eğitim sistemi, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenlenir. Bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıfları konulabilir. Yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılır." hükmü, 'Orta öğretim' üst başlıklı 'Kapsam' başlıklı 26. maddesinde; "Ortaöğretim; ilköğretime dayalı dört yıllık zorunlu örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinin tümünü kapsar. Bu okul ve kurumları bitirenlere, bitirdikleri programın özelliğine göre diploma verilir. Ancak mesleki eğitim merkezi öğrencilerinin diploma alabilmeleri için Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen fark derslerini tamamlaması zorunludur." hükmü, 'Ortaöğretimden yararlanma hakkı' başlıklı 27. maddesinde; "İlköğretimini tamamlayan ve ortaöğretime girmeye hak kazanmış olan her öğrenci, ortaöğretime devam etmek ve ortaöğretim imkanlarından ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde yararlanmak hakkına sahiptir." hükmü, 'Amaç ve görevler' başlıklı 28. maddesinde; "Ortaöğretimin amaç ve görevleri, Milli Eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak, bütün öğrencilere ortaöğretim seviyesinde asgari ortak bir genel kültür vermek suretiyle onlara kişi ve toplum sorunlarını tanımak, çözüm yolları aramak ve yurdun iktisadi sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmak bilincini ve gücünü kazandırmak, öğrencileri, çeşitli program ve okullarla ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yüksek öğretime veya hem mesleğe hem de yüksek öğretime veya hayata ve iş alanlarına hazırlamaktır. Bu görevler yerine getirilirken öğrencilerin istekleri ve kabiliyetleri ile toplum ihtiyaçları arasında denge sağlanır." hükmü yer almıştır.<br>652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde ".. Eğitim ve öğretimin her kademesi için ulusal politika ve stratejileri belirlemek, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek, ortaya çıkan yeni hizmet modellerine göre güncelleyerek geliştirmek; eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek..." Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmıştır.<br>07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 'Okul birincilerinin tespiti' başlıklı 64. maddesinde; "Ders kesiminde, dört yıllık eğitim ve öğretim yılına ait mezuniyet puanı en yüksek olan öğrenci öğretmenler kurulunca okul birincisi olarak tespit edilir. Ancak (...) mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME<br>USUL YÖNÜNDEN<br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazları kabul edilmemiştir.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN<br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." kuralı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralı yer almıştır.<br>İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır. Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.<br> Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı İdare Hukukunun en temel ilkelerindendir. Ayrıca, mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği hususlarda, takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu takdir yetkisinin kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.<br> Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.<br> 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasa'da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek, Türk Milli Eğitiminin genel amacı olarak düzenlenmiş, her türlü eğitim ve öğretim faaliyetinin söz konusu amaç ve ilkeler çerçevesinde yapılması ve öğrencilere benimsetilmesi hususunda Milli Eğitim Bakanlığına görev verilmiştir.<br> Ancak, bu amaç ve ilkelerin öğrencilere kazandırılması sırasında kullanılacak eğitim ve öğretim yöntemleri ve araçları yönünden anılan Kanun'da bir belirleme yapılmamış olup, eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek, öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütmek ve denetlemek, eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek görev ve yetkisi bulunan davalı idareye takdir yetkisi tanınmıştır.<br> Davacı tarafından, okul birinciliğinin üniversite sınavında büyük bir avantaj sağladığı, kendisinin okulda 4 yıl okuduğu, ancak dava dışı lise birincisi olan öğrencinin son iki yılını bu okulda okuduğu, ilk iki yıl ortalamasının çok yüksek olması sebebiyle kendisinin önüne geçtiği, eğitimin tamamını aynı okulda bitiren öğrenciler ile sonradan okula nakil gelen öğrencilerin başarı not ortalamalarına ilişkin herhangi bir ayrıma gidilmemesinin mağduriyetlere yol açtığı, dolayısıyla Yönetmeliğin ilgili kısmının eksik düzenleme içerdiği ileri sürülmüştür.<br> Davalı Milli Eğitim Bakanlığı, çeşitli sebeplerle özel okullardan devlet okuluna ya da devlet okulundan özel okula geçiş yapmak isteyen öğrenciler olduğu, tercihe bağlı olacağı gibi zorunlu sebeplerle de bu geçişlerin olabileceği, nakil ile gelen öğrencinin hiçbir şekilde okul birincisi olamayacağına dair yapılacak bir düzenlemenin mağduriyetlere sebep olabileceği gibi eşitlik ilkesine de aykırı olacağı, dava konusu edilen düzenleme ile en azından nakil ile gelen öğrencinin son bir yılını bulunduğu okulda tamamlaması gerektiğine ilişkin düzenleme yapılarak yaşanabilecek sorunların en aza indirgenmesinin amaçlandığı savunulmuştur.<br> Dava konusu edilen Yönetmelik maddesi ile bulunduğu okulda son yılını tamamlamayan öğrencilerin lise birincisi olamayacağına dair düzenleme yapılmıştır. Ülkemizde çeşitli sebeplerle gerek isteğe bağlı gerekse de zorunlu sebeplerle öğrencilerin nakilleri bir okuldan başka bir okula yapılmaktadır. Nakil ile gelen öğrencilerin hiçbir şekilde nakledikleri okulda lise birincisi olmayacağına dair yapılacak bir düzenlemenin nakil ile gelenler açısından mağduriyet oluşturacağı açıktır. Türkiye'de bulunan özel ve devlet okullarında eğitimin Milli Eğitim Bakanlığı gözetiminde yapıldığı, okullarda uygulanan müfredattan sınavlara kadar her türlü işlemin Bakanlıkça denetlendiği göz önüne alındığında, tüm okulların belli bir standartta eğitim verdiği kabul edilmelidir. Yine de okullarda görev yapan öğretmenlerin ders anlatımı ve sınav yapma tekniğinden kaynaklı iki farklı okul arasında not ortalamalarından dolayı farklılıklar olabilmektedir. Davalı idarece de, hem nakil ile gelen öğrencilerin hem de o okulda dört yıl eğitim görenler arasında en azından bir dengenin sağlanması amacıyla son bir yılın bulunulan okulda okunmasının zorunlu olduğuna dair düzenlemenin yapıldığı görülmektedir.<br> Bu durumda, dava konusu düzenlemenin hukuka uygunluk denetiminin, idarenin sahip olduğu takdir hakkının hukuka uygun kullanılıp kullanmadığının incelenmesi suretiyle yapılması gerekmekte olup; bu bağlamda, dava konusu düzenlemenin amaç ve kapsamı dikkate alındığında, 1739 Milli Eğitim Temel Kanunu'nda düzenlenen Tük Milli Eğitim sisteminin genel ve özel amaçlarına aykırılık teşkil etmediği kanaatine ulaşılmıştır. <br> Davacı yerine okul birincisi olan dava dışı öğrencinin önceki okulunda almış olduğu not ortalamasının hukuka aykırı olduğuna dair somut bir tespit olmaması, son iki yılını bulunduğu okulda geçirmiş olması ve dört yıllık not ortalamasının da davacının not ortalamasından yüksek olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının okul birincisi olarak belirlenmemesine ilişkin dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla; davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde yapılan düzenleme ile söz konusu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- İdarelerin düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi Anayasamızın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olması nedeniyle idareler tarafından, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesini teminen düzenleyici işlemler yapılabileceği açık olmakla birlikte; idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapmaları, bu sayede hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliğinin korunması, idari istikrarın da sağlanması gerekmektedir.<br>Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesi kararlarında; Anayasa'da kurala bağlanan eşitlik ilkesi eylemli eşitlik değil, hukuksal eşitlik olduğu, aynı hukuki durumda olanların aynı, farklı hukuki durumda olanların farklı kurallara bağlı tutulmasının eşitlik ilkesini ihlal etmeyeceği hususu ifade edilmektedir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden, okul ikincisi olan davacının tüm eğitim-öğretim hayatını ... Anadolu Lisesi'nde tamamladığı, ancak okul birincisi olarak belirlenen (dava dışı) ...'nin; anılan Okul'a 11.sınıfta nakil geldiği geçiş yapmadan önceki 9. ve 10.sınıf not ortalamalarının davacının not ortalamalarından yüksek olduğu, ancak nakil geldiği 11.sınıftan itibaren not ortalamalarının davacının not ortalamalarından düşük olduğu görülmekle birlikte, Yönetmelik maddesi uyarınca ...'nin hesaplanan genel not ortalamasının, davacıdan daha yüksek olduğu için okul birincisi olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>Bir okulda baştan beri okuyan bir öğrencinin okul birinciliği bakımından rakibi, bu okulda aynı şartlarda, aynı öğretmenlerden, aynı fiziki imkanlarla ders alan diğer öğrenciler olmalıdır. Başka okullarda başka hocalardan, başka inisiyatiflerle başka fiziki şartlarla okuyup sonradan nakil gelen öğrenciler arasında okul birinciliği bakımından fırsat eşitliğinden söz edilemez. Okul nakli talep eden öğrencinin okul birinciliğinden de feragat etmiş olması hakkaniyete daha uygundur.<br>Başka okuldan nakil gelen öğrenciler ile tüm eğitim öğretim hayatını aynı okulda okuyan öğrenciler arasında okul birinciliğinin belirlenmesine ilişkin olarak sadece dava konusu "...Ancak mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." düzenlemesinin bulunduğu, ancak dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi yüksek ortalama ile nakil gelen öğrenci ile tüm eğitim öğretim hayatını aynı okulda okuyan öğrenci arasında not ortalamasının hesaplanmasına yönelik herhangi bir ayrım yapılmadığı, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca okul birinciliğinin sadece ödüllendirme amacını taşımadığı, nitekim üniversiteye yerleşme aşamasında okul birincilerine kontenjan ayrıldığı hususu da dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin fırsat eşitliğini zedelediği ve davacı aleyhine haksız bir durum oluşturduğu anlaşıldığından, dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlem ile dayanağı Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 64. maddesinde yer alan "...ancak mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz." kısmı yönünden hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
denetim