<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/572 E. , 2025/59 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/572<br>Karar No : 2025/59 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... no'lu bağımsız bölümde bulunan taşınmazda 3194 sayılı Kanun'a aykırı uygulamalar yapıldığından bahisle taşınmazın maliki olan davacı hakkında 264.699,48 TL idari para cezası tatbik edilmesine ve söz konusu uygulamaların yıkılmasına ilişkin tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Belediye Encümen kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21., 32. ve 42.maddelerine yer verildikten sonra, <br>Uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin ara kararıyla, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, "Yapı tatil zaptında tespit edilen imara aykırılıkların neler olduğu, taşınmazın imar durumunun/yapılaşma şartlarının ne olduğu ve imara aykırı olarak adlandırılan yapılaşmanın ruhsat gerektirip-gerektirmediği, dosyada yer alan Yapı Kayıt Belgesinin İmar Kanunun geçiçi 16. maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığı, imara aykırılıkları karşılayıp karşılamadığı ve söz konusu yapıların ne zaman inşa edildiği, belirlenen imara aykırılıklar nedeniyle kesilen para cezasının Kanunda öngörülen kriterlere ve oluşa uygun biçimde uygulanıp uygulanmadığı, eğer farklılıklar varsa, bunların neler olduğu ve yerinde yapılacak ölçüm ve tespitlere göre para cezasının ne kadar olacağı" hususlarının belirlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporu özetlenerek;<br>Söz konusu raporun taraflara tebliğ edildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu sonucuna ulaşıldığı,<br>Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ve kararda özetine yer verilen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının mülkiyetinde bulunan taşınmazda yapmış olduğu inşai faaliyetlerin, ruhsat gerektirdiği ancak ruhsatsız yapıldığı, bir kısmının ise ruhsata bağlanamayacağı, davacının anılan inşai faaliyetler kapsamında ruhsat almadığı, her ne kadar yapı kayıt belgelerinin varlığı iddia edilse de anılan yapı kayıt belgelerinin ruhsata aykırılıkları karşılamadığı bu haliyle de hukuku uygunluk belgesi olarak kabul edilemeyeceği, idarece yapılan aykırılıktan etkilenen alan tespiti ve bu tespit doğrultusunda hesaplanan temel para cezası ile arttırım nedenlerinin oluşa uygun olduğu dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br> 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesine ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 4. maddesine yer verildikten sonra,<br> Dava konusu işleme esas alınan yapı tatil zaptı incelendiğinde, davacı tarafından ruhsat ve eki projelerine aykırı olarak asmolen döşemenin kesilerek asansör yapıldığı, ayrıca depo kısmındaki betonarme perde duvarın ve yan parseldeki 7 nolu dükkanın da betonarme perde duvarının kesilerek dükkanın depo kısmına kapı açılarak kendi deposu ile birleştirildiği, davacı tarafından yapılan bu imalatların ana gayrimenkulün ortak yerlerine müdahale edilmek suretiyle yapıldığının anlaşıldığı, <br> Kararda yer alan mevzuat hükmü uyarınca ortak yerlerde kat maliklerinin arsa payları oranında müşterek mülkiyet esasına göre malik olduğu ve her bir kat malikinin kullanma hakkına sahip olduğu hususları dikkate alındığında, ortak yerlerin de üçüncü kişilerin özel mülkiyetinde bulunduğu sonucuna varıldığı,<br> Bu durumda, dava konusu imalatların üçüncü kişilerin özel mülkiyetine konu olan ortak yerlere müdahale edilmek suretiyle ve bu yerleri kapsayacak şekilde yapıldığı göz önüne alındığında, bu imalatların yapı kayıt belgesine konu olabilmesi hukuken mümkün olmadığından söz konusu yapı kayıt belgesi dikkate alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı,<br> Bu duruma göre, istinafa konu kararın sonucu itibarıyla hukuka ve usûle uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir hukukî sebebin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler de eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/8597, K:2023/3028 sayılı kararıyla;<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesine, 42. maddesinin 2. fıkrasına, geçici 16. maddesinin birinci, dokuzuncu ve onbirinci fıkralarına; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4. maddesine; "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına, 9., 10. ve geçici 1. maddelerine yer verildikten sonra,<br> İdari işlemlerin hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen “hukuka uygunluk karinesi”ne göre, idarenin yaptığı işlemler, idari yargı merci kararları ile iptal edilmedikleri ya da idare tarafından geri alınmadıkları sürece hukuk aleminde varlıklarını ve etkilerini sürdürdüğü,<br> Kararda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/06/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde yapı kayıt belgesi verilebileceğinin düzenlendiği; başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca verilen yapı kayıt belgelerinin, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde ise, anılan Kanun hükmünden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların belirlendiği, bu bağlamda, anılan Kanun hükmü uyarınca yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılardan olduğu ya da alanlarda bulunduğu anlaşılan ya da Kanun'da açıkça belirtildiği üzere 31/12/2017 tarihinde ve bu tarihten sonra yapıldığı tespit edilen veyahut ilgili özel kanunlarındaki düzenlemeler ile korunan doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi alanlarda bulunan yapılar hakkında, aslında düzenlenmemesi gereken yapı kayıt belgesinin düzenlendiğinin anlaşılması durumunda, söz konusu yapı kayıt belgesinin, yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yapı kayıt belgesini düzenleyen idare (Bakanlık) veya Bakanlık tarafından yetkilendirecek kurum veya kuruluş tarafından iptal edilmesi gerektiğine kuşku bulunmadığı,<br> Öte yandan, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/9 maddesi uyarınca, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılara ilişkin, imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebilmesinin yasaklandığı; paylı mülkiyet hükümlerine tabi olunan ortak alanlarda ise, maliklerin kendi payları oranında hak ve yükümlülüğe sahip olduğu, paylı mülkiyetin özgülendiği amacın ve kullanım şeklinin değiştirilmesi veya paylı mal üzerinde tasarruf yapılabilmesi için tüm paydaşların oybirliğiyle karar alması gerektiği, bu bağlamda kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda yer alan ortak yerlerin tüm kat maliklerinin ortak kullanımında olduğu, bu nedenle yapı maliklerinden yalnızca birinin veya birkaçının aldığı yapı kayıt belgesinin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, başka bir ifadeyle, ortak yerlerdeki ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında ancak tüm yapı malikleri tarafından başvuruda bulunulması ya da yapılan başvuruya muvafakat verilmesi halinde, ilgili mevzuat uyarınca öngörülen diğer koşulların da sağlanması halinde, yapı kayıt belgesinin hukuken geçerli olabileceği değerlendirildiği; kat mülkiyetine tabi ortak yerlerde paydaşlardan biri tarafından imar mevzuatına aykırı yapılan imalatlara ilişkin, diğer tüm malikler tarafından muvafakat verilmedikçe, bu kapsamda alınan yapı kayıt belgesinin hukuken geçerli kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığı,<br> Dairelerinin 20/12/2022 tarihli ara kararı ile dava dışı Antalya Valiliği ile davacıdan, uyuşmazlık konusu yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgelerine ilişkin başvuru formları, fotoğraflar ve işlem dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yapı kayıt belgelerinin idare tarafından iptal edilip edilmediğinin sorulması üzerine, davalı idare tarafından verilen dilekçe ve ekinde sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ilk olarak ... düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, söz konusu yapı kayıt belgesine ilişkin başvuru formunda aykırılığın niteliğinin davacı tarafından "5 nolu dükkanın 78 m2 büyütülmesi" olarak beyan edildiği; ilk düzenlenen (27/06/2019 tarihli) yapı kayıt belgesinin, ... düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi ile pasif duruma düştüğü, önceki başvurunun düzeltilmesi amacıyla davacı tarafından aynı yapıya ilişkin düzenlenen 2. yapı kayıt belgesine esas başvuru formunda aykırılığın niteliğinin "5 nolu dükkanın 78 m2 büyümesi ve içeride 9 m2 asansör yapılması" olarak güncellendiği; 26/10/2022 tarihli (ikinci) yapı kayıt belgesinin, ... düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi ile pasif duruma düştüğü, önceki başvurunun düzeltilmesi amacıyla davacı tarafından aynı yapıya ilişkin düzenlenen 3. yapı kayıt belgesine esas başvuru formunda aykırılığın niteliğinin "5 nolu dükkanın 78 m2 büyümesi mevcuttur ve içeride 9 m2 asansör yapıldı. Eksi birinci katta (bodrumda) batı cephesinde 140 cm genişliğinde, 280 cm yüksekliğinde kapı açıldı" olarak güncellendiği; söz konusu belgenin halen geçerli olduğu ve sistemde aktif olduğunun ise, Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 13/01/2023 tarihinde UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) kaydına giren bila tarihli, ... sayılı yazı ile Dairelerinin 20/12/2022 tarihli ara kararına cevaben bildirildiği,<br> Uyuşmazlıkta; ... tarih ve ... numaralı CİMER başvurusunda, dava konusu yapıda perde betonunun kesilerek binalar arası geçiş yapıldığı ve iş yerinin büyütüldüğü, ayrıca binanın betonunun kesilerek asansör yapıldığı ve bu durumun can güvenliği açısından endişe oluşturduğu belirtilerek gerekli inceleme ve önlemlerin alınmasının talep edilmesi üzerine, Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce, davalı Kepez Belediye Başkanlığına hitaben yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıda, uyuşmazlık konusu taşınmazın yapı kayıt belgesi sorgulaması neticesinde, ... ve ... belge numaralı aktif yapı kayıt belgelerine rastlandığı, ilgili mevzuat uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapıların belirlendiği, bu bağlamda yapı kayıt belgesinin / belgelerinin değerlendirilmesi ve anılan belgelerin detayları, uydu ve sokak görüntülerinden faydalanılarak, söz konusu yazı ekinde gönderilen "Yapı Kayıt Belgesi Kontrol Formu"nun doldurulması ve yapılan incelemelerde yapı kayıt belgelerinin iptalini gerektirecek herhangi bir durumun tespit edilmesi halinde (yapı tatil zaptı, encümen kararı, saha tutanak ve fotoğrafları, uydu görüntüsü, yapı kayıt belgesi kontrol formu, vb.) ilgili tüm belgelerin ve tesis edilmiş işlemlerin Valiliğe gönderilmesi hususunun bildirildiği; ... tarih ve ... sayılı Kepez Belediye Başkanlığı yazısı ile, istenilen bilgi ve belgelerin Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderildiği,<br> Öte yandan; İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 10/11/2020 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilen ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların keşif tarihi itibarıyla yerinde mevcut ve ruhsat gerektiren imalatlar niteliğinde olduğu, buna karşın tespite konu ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların 31/12/2017 tarihinden önce yapılıp yapılmadığına yönelik değerlendirmenin, tespite konu aykırılıkların iç mekanda olması nedeniyle yapılamayacağı yolunda görüş bildirildiği,<br> Dosyanın incelenmesinden; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca davacının başvuru ve güncelleme esnasında yaptığı beyana göre Bakanlıkça verilen ve halen aktif olduğu bildirilen ... düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesi ile dava dosyasında bulunmayan ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, anılan belgeyi/ belgeleri düzenleme konusunda, Kanun'da yetkili kılınan ve anılan belgeyi iptal konusunda da yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yetkili olduğu değerlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Bakanlıkça yapı kayıt belgesinin iptali konusunda yetki devri yapılan Valilik tarafından halen iptal edilmediğinin görüldüğü,<br> Bu durumda; yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgilisine geçici süreliğine bazı haklar tanıyan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edildiği tarih itibarıyla mevcut olan ve hukuka uygunluk karinesinden yararlanan yapı kayıt belgesi/ belgelerinin düzenlenmesine esas olarak yapı sahibince başvuru sırasında beyan edilen ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edilebilmesi için, öncelikle tespite konu ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar hakkında düzenlenen yapı kayıt belgesi / belgelerinin yetkili idare tarafından iptal edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,<br> Bu itibarla; ... tarih ve ... numaralı CİMER başvurusu üzerine Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce, davalı Kepez Belediye Başkanlığına hitaben yazılan ... tarihli, ... sayılı yazı üzerine, davalı idare tarafından, ilk aşamada söz konusu yazı ile istenilen bilgi ve belgelerin ilgili Valiliğe gönderilmekle yetinilmesi; yapı kayıt belgesi/belgeleri ilgili idare tarafından iptal edilinceye kadar beklenilmesi, başka bir ifadeyle, bu aşamada 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edilmemesi gerekirken; paylı mülkiyet hükümlerine tabi olunan ortak alanda yapıldığı sabit olan, davacı tarafından yapı kayıt belgesi alınmasına yönelik başvuruya maliklerinin tamamının muvafakat verdiğine yönelik herhangi bir bilgi ve belge de bulunmayan, ayrıca bir kısmı davacı tarafından "güncelleme" adı altında 26/10/2020 tarihli (pasif) ve 05/11/2020 (aktif) yapı kayıt belgelerine dahil edilen fakat imar mevzuatına aykırı yapılaşmaya devam edilerek 31/12/2017 tarihli ve sonrasında yapıldığı değerlendirilen (her ne kadar İdare Mahkemesince yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, imalatların yapım tarihinin teknik olarak saptanmasının mümkün olmadığı yolunda görüş bildirilmiş ise de; davacının ilk yapı kayıt belgesinin düzenlendiği 27/06/2019 tarihi itibarı ile davacı tarafından doldurulan başvuru formunda aykırılığın niteliğinin yalnızca "5 no'lu dükkanın 78 m2 büyütülmesi" olarak beyan edilmesine karşın, 26/10/2020 tarihinde doldurulan başvuru formunda, 5 no'lu dükkanın 78 m2 büyümesine ilaveten, "içeride 9 m2 asansör yapılması"nın eklendiği; halen aktif olan 05/11/2020 düzenleme tarihli yapı kayıt belgesine esas başvuru formunda ise "5 no'lu dükkanın 78 m2 büyütülmesi, içeride 9 m2 asansör yapılmasına ilişkin aykırılıklara, eksi birinci katta (bodrumda) batı cephesinde 140 cm genişliğinde, 280 m yüksekliğinde kapı açılmasına ilişkin imalatın eklendiği; dolayısıyla hayatın olağan akışına göre, ilk başvuru tarihinden yaklaşık bir buçuk yıl geçtikten sonra bildirilen asansör yapımına ve bodrum katta kapı açılmasına ilişkin imalatların, 31/12/2017 tarihinden önce yapıldığının, hayatın olağan akışına göre kabul edilemeyeceği, zira ilk başvurularda söz konusu aykırılıklara ilişkin bir beyanda bulunulmadığı) ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar hakkında; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgesinin, yetkili ve usulde paralellik ilkesi uyarınca söz konusu belgeyi düzenleyen Bakanlık veya bu konuda yetkilendirilecek idare (Valilik) tarafından iptal edilmesi beklenmeden, 3194 sayılı Kanun'un 32. ve 42. maddeleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kararda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle reddi konusunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmediği,<br> Öte yandan, bu kapsamda yapı kayıt belgesini düzenleme konusunda Kanun'da yetkili kılınan ve anılan belgeyi iptal konusunda da yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yetkili olduğu değerlendirilen Bakanlığa veya Bakanlıkça yapı kayıt belgesinin iptali konusunda yetki devri yapılan Valiliğe, davalı Belediye tarafından, başvuru veya bildirim yapılarak; görülmekte olan işbu davaya ilişkin yargı kararının gerekçesinde yer verilen hususlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, uyuşmazlık konusu yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin birinci (kısmen 31/12/2017 tarihinden sonra yapılan) ve dokuzuncu fıkralarına (kat mülkiyetine tabi ortak alanda yapılan ve tüm maliklerin yapı kayıt belgesi alınmasına onay verildiğini gösteren herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı görülen) aykırı biçimde düzenlendiği anlaşılan; buna karşın halen aktif olduğu Valilikçe bildirilen yapı kayıt belgesinin/ belgelerinin, Bakanlık veya Valilik tarafından iptal edilmesinden sonra, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42. maddeleri uyarınca davalı belediye tarafından işlem tesis edilmesinin önünde herhangi bir engelin bulunmadığı gerekçesiyle, <br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; <br> Maddi olaya ve konuya ilişkin genel açıklamalara yer verildikten sonra,<br> Dava konusu işlemin hukuka uygunluğu yönünden;<br> 1. 31/12/2017 tarihinden sonra aykırılığın yapılması hususu bakımından inceleme,<br>Kararda yer verilen sürece göre, ilk yapı kayıt belgesinin 27/06/2019 tarihli olduğu, bu belgeye esas beyanın "5 numaralı dükkanın 78 m2 büyümesi mevcuttur" şeklinde yapıldığı; bilahare 26/10/2020 tarihli yapı kayıt belgesinin edinildiği, buna ilişkin beyanın "5 numaralı dükkanın 78 m2 büyümesi mevcuttur, ilaveten içeride 9 m2 asansör yapıldı" şeklinde olduğu; en son 05/11/2020 tarihli yapı kayıt belgesinin edinildiği, buna ilişkin beyanın "5 numaralı dükkanın 78 m2 büyümesi mevcuttur, ilaveten içeride 9 m2 asansör yapıldı, (-) eksi 1 katında (bodrumda) batı cephesinde 140 cm genişliğinde 280 cm yüksekliğinde kapı açtık" şeklinde olduğunun görüldüğü,<br>05/11/2020 tarihli yapı kayıt belgesinin güncelleme şeklinde edinilen bir yapı kayıt belgesi olduğu; her bir güncelleme neticesinde, bir önceki yapı kayıt belgesinin hukukî varlığını ve geçerliliğini kendiliğinden kaybettiği,<br>Yapı kayıt belgesi edinim süreçleri ve beyanlar birlikte dikkate alındığında; (Danıştay 6 ncı Dairesi'nin bozma kararında da yer aldığı üzere) yapı tatil zaptıyla tespite konu edilen mevzuata aykırılığın 31/12/2017 tarihinden sonra aşama aşama ilerletilerek gerçekleştirildiği; dolayısıyla dava konusu işleme konu mevzuata aykırılığın 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı; ancak tespite konu imalatın tamamının 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış gibi beyanda bulunulduğunun anlaşıldığı, <br>Dava konusu işleme konu imalatın nihaî olarak 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmış olmasına istinaden; 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı anlaşılan imalata alınan yapı kayıt belgesinin maddî/fiilî gerçek durumla örtüşmediği, bu nedenle söz konusu belgenin hukuka uygun bir belge şeklinde mahkemece değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı; kaldı ki, hukuka uygunluk karinesinin mahkeme nezdinde geçerli olmayacağı, mahkemenin belgenin (delilin) gerçek durumunu dikkate alarak uyuşmazlığı çözmekle yükümlü olduğu; bu nedenle yapı kayıt belgesine hukuken itibar edilmeyerek tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br>2. Üçüncü kişilerin mülkiyetinde bulunan imalat dolayısıyla alınan yapı kayıt belgesine hukuken itibar edilip edilmeyeceği yönünden inceleme,<br>Yapı kayıt belgesinin, İmar Kanunu'nda düzenlenmiş bir belge olduğu; bu nedenle kural olarak (mevzuata uygun, maddî/fiilî gerçeklikle örtüşen şekilde edinilmiş yapı kayıt belgelerine) İmar Kanunu sahasıyla ilgili olan durumlar bakımından müessiriyet tanınarak yargılama yapılmasının mümkün olduğu,<br>Ayrıca İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı, 4/1 inci maddesinde, "634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmüne yer verildiği,<br>Bu hükümle kanun koyucunun İmar Kanunu hükümlerinin uygulanmasına sınır getirdiği; dolayısıyla İmar Kanunu (ve imar mevzuatı uyarında hazırlanan ikincil mevzuat) ile bir özel kanun (ve bu özel kanun uyarınca hazırlanan ikincil mevzuat) kapsamına giren bir hususta, kanun koyucunun önceliği özel kanun (mevzuat) uygulamasına tanıdığı,<br>Dolayısıyla mevzuata uygun, maddî/fiilî gerçeklikle örtüşen şekilde edinilmiş yapı kayıt belgelerine, ancak özel mevzuata aykırı durumların ortaya çıkmadığı sahalar bakımından geçerlilik tanınarak yargılama yapılması, ancak (orman alanları, sit alanları, kıyılar, paylı mülkiyete tabi alanlar gibi) özel mevzuat sahasında farklı hükümlerin mevcut olması durumunda, İmar Kanunu'yla ilgili olan yapı kayıt belgesi iptal edilmemiş olsa bile, İmar Kanunu hükmü olan yapı kayıt belgesinin bu sahalarda (İmar Kanunu'na ilişkin) sonuçlarından faydalanılamayacağı,<br>Öte yandan; İmar Kanunu'nun Geçici 16/9 uncu maddesinde, "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar (...) bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz" hükmüne yer verildiği,<br>Bu noktada, yapı kayıt belgesi alınan imalatın münferiden malik olunan kısımla mı ilgili olduğunun, yoksa üçüncü kişilerin (de) özel mülkiyeti olan bir yerle mi ilgili olduğunun tespit edilmesi, bunun için de özel mevzuatlara bakılması gerektiği,<br>4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 688/1 inci maddesinde, "Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir" hükmüne yer verildiği,<br>634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda, bağımsız bölümleri ayıran duvarlar, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ortak yerlerden sayıldığı; buralarda kat maliklerinin arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olduklarının hüküm altına alındığı (m.4),<br>Davacı tarafından yapılan imalat, bina perde duvarının kesilerek, ilaveten yan parseldeki diğer binanın duvarının kesilerek, yan parseldeki diğer binada bulunan dükkanın depo kısmının dava konusu parseldeki dükkan deposuyla birleştirme suretiyle yapıldığı; dolayısıyla aykırılığın hem ortak alan olan ve üçüncü kişilerin de malik olduğu yerleri hem de diğer parseldeki bina dolayısıyla üçüncü kişilerin malik olduğu yerleri kapsadığı görüldüğü,<br>Üçüncü kişilerin mülkiyetinde olan yere yönelik yapılan mevzuata aykırılık dolayısıyla e-Devlet sistemi üzerinden beyan ile edinilen yapı kayıt belgesinin hukukî sonuçlarından faydalanılmasının bu olayda mümkün olmadığı, zîra beyan ile alınan yapı kayıt belgesinin mevzuata ve maddî gerçekliğe uygun olmadığı, İmar Kanunu'nun Geçici 16/9 uncu maddesinde, "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar (...) bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz" hükmü de dikkate alındığında, maddi gerçekliğe uygun olmayan yapı kayıt belgesine itibar edilmeyerek yapı hakkında işlem tesis edilmesinde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br>3. Yapı kayıt belgesinin kapsamı bakımından inceleme,<br>Yapı kayıt belgesinin muhteviyatının beyanda "5 numaralı dükkanın 78 m2 büyümesi mevcuttur, ilaveten içeride 9 m2 asansör yapıldı, (-) eksi 1 katında (bodrumda) batı cephesinde 140 cm genişliğinde 280 cm yüksekliğinde kapı açtık" şeklinde belirtildiği ancak asmolen döşemenin kesilmesinin, ayrıca perde betonun kesilerek komşu parseldeki yapıyla birleştirme durumlarının, yapı kayıt belgesi kapsamında olan aykırılıklar olmadığı,<br> Bu yönden de yapı kayıt belgesinin işleme konu maddî gerçekle örtüşmediği, maddî gerçekliğe uygun olmayan yapı kayıt belgesine itibar edilmeyerek yapı hakkında işlem tesis edilmesinde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek,<br> Karara yukarıda belirtilen gerekçeler de ilave edilmek suretiyle istinaf isteminin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olan ruhsata aykırı olduğu iddia olunan yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığını gösteren somut bir delilin dosyada bulunmadığı; dava konusu yapıların 31/12/2017 tarihinden önce var olup yapı kayıt belgesi kapsamında yapılan güncellemelerin eksik beyanların düzeltilmesi amacıyla yapıldığı; aksi yöndeki yorumun hukuki yorumlama ile bağdaşmadığı; yapı kayıt belgesi düzenleme ve iptali hususunda yetkili kılınan kanuni mercinin ilgili bakanlık olduğu; ilgili Bakanlık tarafından iptal kararı verilmeyen ve hukuken geçerliliği mevcut olan yapı kayıt belgesinin geçersiz kabul edilerek davalı idare tarafından işlem tesis edilmesinin idareler arasında yetki gasbına sebebiyet verdiği; İmar Kanunu'nun 42. maddesinde belirtilen usul ve Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava konusu encümen kararının, yapı tatil tutanağının düzenlenmesini takip eden 12. iş günü alınması nedeniyle şekil yönünden sakat bir idari işlem olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Anayasanın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." düzenlemesi, 56. maddesinde ise,"Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir...."düzenlemesi yer almaktadır.<br> Öte yandan,3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapıların, ilgililerin başvurusu üzerine kayıt altına alınacağı, başvuruda tahsil edilecek bedellerin dönüşüm projelerinde kullanılacağı, bu kapsamda yapı kayıt belgesi alan yapılara ilişkin alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceği, yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.<br> Ayrıca anılan maddede, yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıfı ile grubu ve diğer hususların yalnızca yapı sahibinin beyanına göre yapı kayıt sistemine kaydedileceği, yapının depreme dayanıklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olduğu belirtilmiş; üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların bu madde hükümlerinden yararlandırılmayacağı vurgulanmıştır. Dolayısıyla, 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinde üçüncü kişiler açısından "mülkiyet hakkı" korunurken, kişilerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının korunması devletin ödevleri arasında yer aldığından, bu hakkın yerine getirilmesi bakımından denetim ve gözetim görevinin de idarelere ait olması gerekirken anılan maddede bu denetim ve gözetim görevi yapının malikine yüklendiğinden aslında anılan hükmün, bu açıdan, Anayasa'nın 56. maddesine aykırılık oluşturduğu düşünülmektedir.<br> 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin 9. ve 11. fıkralarında, anılan Kanun hükmünden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların belirlenmiş; bu bağlamda, hem kanuni düzenlemede hem de anılan düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla düzenlenen "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar"ın 8. maddesinde açıkça, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar için "yapı kayıt belgesi" düzenlenmesi yasaklanmış ve yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılar için bu belge düzenlenmişse bile iptal edileceği hüküm altına alınmıştır. <br> Temyize konu olan uyuşmazlığa ilişkin belge ve bilgilerin incelenmesinden; uyuşmazlık konusu yapı hakkında, davacı tarafından yapı kayıt belgesine ilişkin başvuru formunda "5 nolu dükkanın 78 m2 büyütülmesi" aykırılığın belirtilerek, 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi kapsamında başvuru yapıldığı ve bunun üzerine 27/06/2019 düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği; ilk düzenlenen (27/06/2019 tarihli) yapı kayıt belgesinin, ... düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi ile pasif duruma düştüğü, önceki başvurunun düzeltilmesi amacıyla davacı tarafından aynı yapıya ilişkin düzenlenen 2. yapı kayıt belgesine esas başvuru formunda aykırılığın niteliğinin "5 nolu dükkanın 78 m2 büyümesi ve içeride 9 m2 asansör yapılması" olarak güncellendiği; 26/10/2022 tarihli (ikinci) yapı kayıt belgesinin, ... düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi ile pasif duruma düştüğü, önceki başvurunun düzeltilmesi amacıyla davacı tarafından aynı yapıya ilişkin düzenlenen 3. yapı kayıt belgesine esas başvuru formunda aykırılığın niteliğinin "5 nolu dükkanın 78 m2 büyümesi mevcuttur ve içeride 9 m2 asansör yapıldı. Eksi birinci katta (bodrumda) batı cephesinde 140 cm genişliğinde, 280 cm yüksekliğinde kapı açıldı" olarak güncellendiği ve Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı yazına göre halen geçerli olduğu ve sistemde aktif olduğu anlaşılmıştır.<br> Davalı Belediyenin dava konusu edilen encümen kararının temelinde ise, ... tarih ve ... numaralı CİMER başvurusunda, dava konusu yapıda perde betonunun kesilerek binalar arası geçiş yapıldığı ve iş yerinin büyütüldüğü, ayrıca binanın betonunun kesilerek asansör yapıldığı ve bu durumun can güvenliği açısından endişe oluşturduğu belirtilerek gerekli inceleme ve önlemlerin alınmasının talep edilmesi üzerine, Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce, davalı Kepez Belediye Başkanlığına hitaben yazılan ... tarihli, ... sayılı yazıda, uyuşmazlık konusu taşınmazın yapı kayıt belgesi sorgulaması neticesinde, ... ve ... belge numaralı aktif yapı kayıt belgelerine rastlandığı, ilgili mevzuat uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapıların belirlendiği, bu bağlamda yapı kayıt belgesinin / belgelerinin değerlendirilmesi ve anılan belgelerin detayları, uydu ve sokak görüntülerinden faydalanılarak, söz konusu yazı ekinde gönderilen "Yapı Kayıt Belgesi Kontrol Formu"nun doldurulması ve yapılan incelemelerde yapı kayıt belgelerinin iptalini gerektirecek herhangi bir durumun tespit edilmesi halinde (yapı tatil zaptı, encümen kararı, saha tutanak ve fotoğrafları, uydu görüntüsü, yapı kayıt belgesi kontrol formu, vb.) ilgili tüm belgelerin ve tesis edilmiş işlemlerin Valiliğe gönderilmesi hususunun bildirildiği; bunun üzerine davalı idare tarafından mahallinde yapılan kontrol sonucunda dava konusu encümen kararına konu imara aykırılıkların tespit edilmiş, yapı tatil zaptı tanzim edilmiş ve yapı tatil zaptının encümene sevki sonucunda da dava konusu encümen kararının alındığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından ise, 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi aldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> Öncelikle uyuşmazlıkta "yapı kayıt belgesi"nin geçerliliğinin incelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu yapıya ilişkin alınan yapı kayıt belgesinde imara aykırılıkların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı gerek istinaf tarafından gerekse Daire tarafından kabul edilmiştir; dolayısıyla, 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi çerçevesinde yapı kayıt belgesi alabilmek için gerekli olan şartlardan en önemlisi olan yapıların 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış olma şartının karşılanmadığı açıktır. <br> Öte yandan, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının kendi mülkünde bulunan dükkan ile kiraladığı taşınmaz arasındaki perde duvarı yıktığı ve kapı açarak iki dükkanı birleştirdiği; bu yapılaşma koşullarında verilen blok yapı nizamına (blok oluşturduğu) uygun yapılaşma olmadığı ve ruhsata bağlanamayacağı; kat maliklerinin arsa payları oranında müşterek mülkiyet esasına göre malik olduğu ve her bir kat malikinin kullanma hakkına sahip olduğu ortak yerlere müdahale edilmek suretiyle ve bu yerleri kapsayacak şekilde değişiklikler yapıldığı belirtildiği göz önüne alındığında ve bu değişikliklerin de yapı kayıt belgesine konu olabilmesi hukuken mümkün olmadığı açık olduğundan geçerli bir kayıt belgesinden söz edilmez.<br> Asli unsurları taşımayan, üçüncü kişilerin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyan ve can ve mal güvenliklerini tehlikeye atan bir idari işlemin geçerliliğinden söz edilmesi mümkün olmadığından davacının beyan usulüne dayalı olarak yapı kayıt belgesinin "yok hükmünde" sayılması gerekmektedir. Yapı kayıt belgesi" yok hükmünde" sayılması gerektiğinden idare tarafından veya açılacak bir dava sonucunda yargı yerlerince anılan belgenin iptali aslında sadece yok hükmünde olan bir işlemin tespiti niteliğinde olacaktır. Bu nedenle, hukuken geçerli olmayan bir belgenin varlığına dayanarak dava konusu işlemin hukuka aykırılığından söz edilmesinin hukuka ve usule aykırı olacağı düşünülmektedir.<br> Öte yandan, yapı kayıt belgesi ile ilgili olarak davalı Belediye üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirip ilgili idareye hukuka aykırılıklar ile bilgi vermesine rağmen yapı kayıt belgesini düzenleyen idare belgeyi iptal etmemiştir. Bu durumda, hem Daire tarafından hem de istinaf tarafından yapı kayıt belgesinin hukuken geçerli olmadığı kabul edilmesine rağmen ve bilirkişi raporunda, yapıdaki imara aykırılıkların can ve mal güvenliğini tehdit ettiği açıkça belirtilmesine rağmen "yok hükmünde" sayılması gereken yapı kayıt belgesinin ayakta olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi yargı eliyle hukuka aykırı bir işlemin geçerliliğini kabul ederek, kamu güvenliğini tehliye atmak anlamına geleceği, yaşanacak herhangi bir olumsuz durumda sorumluluğun yargıda kalması sonucunu doğuracağı düşüncesiyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka uygun olmayacağı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddi ile istinaf kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada (5 numaralı bağımsız bölümde), ruhsat ve eki projesine aykırı olarak 2,70 metre x 3,20 metre ölçülerinde + 0,00 kotundaki asmolen döşemenin kesilerek asansör yapıldığı; depo kısmındaki 1,40 metre x 2,80 metre ölçülerindeki betonarme perdenin ve bitişik nizamda yer alan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı dükkanın 4,40 metre x 2,80 metre ölçülerindeki betonarme perdenin (perde duvarın) kesilerek ve söz konusu parseldeki dükkanın depo kısmına kapı açılarak, 5 numaralı bağımsız bölümün deposu ile birleştirildiği ve imalathane olarak kullanıldığı, davalı idare elemanlarınca 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca düzenlenen 10/11/2020 tarihli, 29 cilt, 35 zabıt numaralı yapı tatil zaptı ile tespit edilmiştir.<br> Anılan tutanak dayanak alınarak tesis edilen Kepez Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile, uyuşmazlık konusu yapının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ruhsatlandırılması veya ruhsatlı projesine uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine, verilen süre içerisinde ruhsatlandırılmaması veya ruhsatlı projesine uygun hale getirilmemesi durumunda yıkımına ve yıkım masraflarının yapı sahibinden tahsil edilmesine; aynı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı sahibine 264.699,48-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan Encümen kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir..." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmış ve 2. fıkranın (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği belirtilmiştir. <br> 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/06/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceğine yönelik hükümlere yer verilmiş olup; aynı madddenin dokuzuncu fıkrasında "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz."; onuncu fıkrasında "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır..."; onbirinci fıkrasında ise, "Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz." hükümleri yer almaktadır.<br> 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların, anılan Kanun'un 16/9 ve 16/11 maddelerine paralel biçimde belirlendiği, anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesinin iptal edilerek, bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağının düzenlendiği görülmekte olup; anılan Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi" başlıklı 9. maddesinde "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır."; "Denetim" başlıklı 10. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir. (2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda; a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur. b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder." hükmüne; geçici 1. maddesinde ise, "Alınan Yapı Kayıt Belgelerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren yapılacak güncellemelerde ilave yapı kayıt belgesi bedeli ödenmesinin gerekmesi durumunda, ödenmesi gereken ilave bedel, eksik yatırılan meblağın yapı kayıt belgesi bedelinin ilk yatırıldığı tarihten 31/12/2019 tarihine kadar her ay için % 2 oranında artırılması ve 1/1/2020 tarihinden itibaren ise yasal faiz işletilmesi suretiyle hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> İdari işlemlerin hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen "hukuka uygunluk karinesi"ne göre, idarenin yaptığı işlemler, idari yargı merci kararları ile iptal edilmedikleri ya da idare tarafından geri alınmadıkları sürece hukuk aleminde varlıklarını ve etkilerini sürdürmektedirler.<br> Temyize konu uyuşmazlığa ilişkin belge ve bilgilerin incelenmesinden; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca davacının başvuru ve güncelleme esnasında yaptığı beyana göre Bakanlıkça verilen ve halen aktif olduğu bildirilen ... düzenleme tarihli, ... başvuru, ... belge numaralı yapı kayıt belgesi ile dava dosyasında bulunmayan ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, anılan belgeyi / belgeleri düzenleme konusunda, Kanun'da yetkili kılınan ve anılan belgeyi iptal konusunda da yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yetkili olduğu değerlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Bakanlıkça yapı kayıt belgesinin iptali konusunda yetki devri yapılan Valilik tarafından halen iptal edilmediği anlaşılmıştır.<br> Bu durumda; yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgilisine geçici süreliğine bazı haklar tanıyan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edildiği tarih itibarıyla mevcut olan ve hukuka uygunluk karinesinden yararlanan yapı kayıt belgesi/belgelerinin düzenlenmesine esas olarak yapı sahibince başvuru sırasında beyan edilen ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edilebilmesi için, öncelikle tespite konu ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar hakkında düzenlenen yapı kayıt belgesi/belgelerinin yetkili idare tarafından iptal edilmesi gerekmektedir.<br> Bu itibarla; ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgesinin, yetkide ve usulde paralellik ilkesi uyarınca söz konusu belgeyi düzenleyen Bakanlık veya bu konuda yetkilendirilecek idare (Valilik) tarafından iptal edilmeden, yapı kayıt belgesi hukuken geçerliliğini korumaya devam ettiğinden, 3194 sayılı Kanun'un 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kararda belirtilen gerekçelerin eklenmesi suretiyle reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenerek reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. 20/01/2025 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY <br>X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br><br><br><br></font></p></body></html>
denetim