<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1016 E. , 2025/614 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1016<br>Karar No : 2025/614 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : <br>1- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 20/09/2007 tarihinde Bahçelievler Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan Etkinlikleri sırasında geçirmiş olduğu bir kaza sonucu gerçekleşmiş olan maluliyet nedeni ile uğramış olduğu zararların tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 486.613,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının uğramış olduğu cismani zarar sonucu sorumluların kusur oranlarının tespiti amacıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan 02/04/2012 tarihli bilirkişi kök raporuna göre davalı belediyenin %10 oranında kusurlu olduğu ve yine aynı Mahkemenin kusur oranı doğrultusunda sorumluluk miktarının hesaplanması için yaptırılan 10/08/2012 tarihli bilirkişi raporunda da davalı belediyenin toplam tazminat miktarı üzerinden kusuru oranında 81.623,72-TL'lik zarar kısmından sorumlu olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2015 tarihli ''Görevsizlik'' kararı öncesinde ... İcra Müdürlüğü marifetiyle 96.505,08-TL'lik tahsilat yapıldığı, ayrıca 20/09/2007 yılında yaşanmış olan olayla ilgili kusur oranlarının da tespit edildiği ve davalı belediyenin de mahkeme kararı ile belirlenen kusuru oranında kendisine düşen tazminat bedelini ödediği ve öte yandan, lunapark işletmecisi olan şahıstan tahsil edilemeyen tazminat tutarının belediyeden tahsili için idari yargıda dava açılması mümkün bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddine; davalı idarenin olayın gerçekleştiği gün ve yerde %10 oranında da olsa kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının dava konusu olay sonucu 10/04/2009 tarih ve 1582 sayılı Adli Tıp Kurumu raporunda da belirtildiği üzere hayatı boyunca engelli olarak yaşayacak olması durumu dikkate alındığında, bu durumun davacının acı ve elem duymasına neden olduğu açık olduğundan, davalı idarenin olaydaki kusuru da gözetilerek davacı tarafından talep edilen 20.000-TL manevi tazminatın davalı idare tarafından yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Kararları: ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; bakılmakta olan davanın açılmasından önce ilk olarak 10/07/2009 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı ve anılan Mahkemece verilen ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine aynı Mahkemece verilen ... günlü ve E:..., K:... sayılı davanın görev yönünden reddine ilişkin kararından sonra İdare Mahkemesinde dava açılmış olması karşısında, manevi tazminat istemli davanın ilk olarak adli yargıda 10/07/2009 tarihinde açılmış olması sebebiyle bu tarih esas alınarak yasal faiz işletilmesi gerektiğinden, hükmedilen manevi tazminat miktarına idari yargıdaki dava tarihinden itibaren yasal faiz işleten İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kararın "manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine" ilişkin kısmı yönünden kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacı lehine hükmedilen 20.000,00-TL manevi tazminatın adli yargıda ilk defa davanın açıldığı 10/07/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine, davalı idarenin istinaf başvurusu ile davacı tarafın istinaf başvurusuna konu kararın "maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmına yaptıkları istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.<br> Bu kararın temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 09/09/2021 tarih, E:2018/221, K:2021/3749 sayılı kararı ile İdare Mahkemesi'nce davalı idarenin meydana gelen zarardan %10 oranında sorumlu olduğu dikkate alınarak kusur oranına karşılık gelen maddi zarar miktarının mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davalı belediyenin kusuru oranında zararı karşıladığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına, manevi tazminat istemi yönünden ise, UYAP üzerinden yapılan incelemede, adli yargıda açılan davanın ilk olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı esasına kaydedildiği, bu davanın açılma tarihinin de 10/07/2008 olduğu, Mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi ile birleştirilmesi sonrası E:... esasına kaydedildiği anlaşıldığından, hükmedilen tazminat miktarı yönünden 10/07/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek temyize konu kararın diğer kısımlarının belirtilen açıklamayla onanmasına karar verilmiştir.<br> Bozma kararı üzerine; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında bozma kararına uyulduğu belirtilerek, davanın maddi tazminat talebi yönünden reddine ilişkin kısmına davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, 81.623,72-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'lık kısmının davanın ilk olarak adli yargıda açıldığı 10/07/2008 tarihinden, 80.623,72-TL'lık kısmının ise yine UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucu davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E. ... sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında verilen 19/09/2012 tarihli ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 02/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde ödenmesine, bu miktarı aşan kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından; davalı idarenin eğlence alanı üzerinde gerekli denetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği, hiçbir kusuru olmasa bile risk sorumluluğunun olduğu, oyun aletlerinin tehlike arz ettiği ve çocukların hizmetine sunulduğu, kusur sorumluluğu kabul edilirse de olaydaki sorumluluğunun müteselsil sorumluluk olduğu, Mahkemece kusur ve zarar miktarının belirlenmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, İdare Mahkemesine hitaben yazılan dilekçede manevi tazminat miktarını artırdıkları için bu yönden de kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından; lunaparkta kullanılan aletlerin TSE belgeli olduğu, lunaparkın faaliyette bulunduğu dönem içerisinde belediye görevlileri tarafından gerekli olan denetimlerin periyodik olarak yapıldığı, manevi tazminatın amacı dikkate alınmadan 20.00,00-TL tazminata hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihinin de yanlış belirlendiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının ıslah edilen miktara uygulanacak faizin başlangıç tarihinin, dava konusu olay tarihinden işletilecek şekilde, düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY: <br>Davacının 20/09/2007 tarihinde, Bahçelievler Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan Etkinlikleri için kurulmuş olan Ramazan çadırı yakınında bulunan lunapark alanına gittiği, söz konusu lunaparkın, güvenlik önlemlerinin lunapark aletleri imalatı sorumluluğunu alan firmanın sürekli denetimi altında olması ve ehliyetli kişiler tarafından çalıştırılması şartıyla Ramazan etkinlikleri boyunca faaliyette bulunabileceği yönünde Belediye Başkanlığı'ndan alınmış ... tarih ve ... sayılı izninin bulunduğu, davacının lunaparkta kurulu trambolin adlı oyuncağa bindiği, oyuncak üzerinde oynarken trambolinin ıslak olması nedeniyle düşerek yaralandığı, Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre %96 oranında engel oranının bulunduğu, davacının uğramış olduğu zararın tespiti ve tazmini amacıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında lunapark işletmecisi, lunapark aletlerini sigortalayan sigorta şirketi ve Bahçelievler Belediye Başkanlığı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı; yargılama sırasında alınan 02.04.2012 tarihli teknik bilirkişi raporunda, davacının %10, davalı belediyenin %10 ve lunapark işletmecisinin %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, 10/08/2012 tarihli hesap bilirkişi raporuna göre davacının müterafik kusuru düşüldükten sonra uğramış olduğu toplam maddi zararın 734.613,48-TL olarak hesaplandığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 734.613,48-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın müşterek ve müteselsilen ödenmesine karar verildiği; anılan kararın davalı Bahçelievler Belediye Başkanlığı yönünden görev yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.<br>Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi nedeniyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.<br>Uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa düştüğü tarih olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu durumda; Mahkeme kararında, "... davanın maddi tazminat talebi yönünden reddine ilişkin kısmına davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, 81.623,72-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'lık kısmının davanın ilk olarak adli yargıda açıldığı 10/07/2008 tarihinden, 80.623,72-TL'lık kısmının ise yine UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucu davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E. ... sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında verilen 19/09/2012 tarihli ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 02/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde ödenmesine..," ibaresinin "...davanın maddi tazminat talebi yönünden reddine ilişkin kısmına davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, 81.623,72-TL maddi tazminatın adli yargıda ilk defa davanın açıldığı 10/07/2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ve mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde ödenmesine..." şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarların Mahkeme tarafından taraflara iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 07/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
denetim