<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10118 E. , 2025/528 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/10118<br>Karar No : 2025/528<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, gasp suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine dair Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının 2. olay yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında 'birden fazla kişi tarafından birlikte yağma' suçlaması nedeniyle açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ettiği, dosyanın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla bu kararın 'kaldırılmasına' ve 'sanık ...'un suç tarihinde Antalya ilinde görevli polis memuru olmasına, Kilis veya Gaziantep ilinde görevli olmamasına karşın, hakkında kesinleşmiş hapis cezası olup, yakalama kararı bulunan katılana karşı, PVSK'daki yetkileri dışına çıkarak, silah, kelepçe kullanmak ve darp etmek suretiyle, diğer sanık A. ile birlikte katılandan 5000 TL ve 2000 ABD doları alarak gerçekleştirdikleri eylemin de yağma suçuna vücut verdiği' gerekçesiyle 'geceleyin, konutta, birden fazla kişi ile birlikte, silahla yağma' suçunu işlediğinin sabit olduğundan bahisle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, İstinaf Mahkemesi kararı, tanık anlatımları ve disiplin raporu ile dava konusu işleme ilişkin eylemin ortaya konulduğu görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararına esas teşkil eden kararı veren ... İl Disiplin Kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığı, Anayasa Mahkemesinin 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesini iptal ettiği, bundan dolayı da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13/01/2017 tarihi itibariyle yürürlükten kalktığı, verilen disiplin kurulu kararının yasal dayanaktan yoksun hale geldiği, disiplin cezasına konu olaya ilişkin adli sürecin devam ettiği, bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiği, etkili savunma yapabilmek ve tanıkları dinletebilmek amacıyla savunma için ek süre talep edildiği, talebin kabul edilmemesinin savunma hakkını kısıtladığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br> ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "01/03/2015 günü saat 02:30 sıralarında yanındaki kişi ile birlikte müşteki ...isimli kişinin Kilis ilinde bulunan ikametine gittiği, müştekiye polis kimliğini gösterdikleri, müştekinin yakalama kararı olduğundan ikametine kaçtığı, bunun üzerine ikametinin önünden gittikleri, bunu gören ...'nin Gaziantep'te bir eve gittiği, davacı ve yanındaki kişinin bu ikamete gelerek ... ve ortağını odanın içine götürerek kelepçe taktıkları, darp ettikleri, emniyete götüreceklerini söyledikleri, ...'nin sağlık durumun iyi olmadığından emniyete götürmemelerini istediği, davacı ve yanındaki kişinin emniyete götürmemeleri için 150.000 amerikan doları istedikleri, 10.000 TL karşılığında anlaştıkları, 10.000 TL'nin 5.000 TL'sini kendisinin vereceğini, diğer kalan kısmıda ortağının vereceğini, Kilis ilinde bulunan arkadaşlarını telefon ile arayarak onlardan 5.000 TL istediğini, arkadaşlarının 5.000 TL parayı Gaziantep iline getirerek ortağına verdikleri, daha sonra davacı ile Kilis iline gelerek arkadaşının işlettiği döviz bürosundan 2.000 dolar aldığı, bu parayı alırken döviz bürosu sahibine gasp edildiğini, bu parayı kendisini gasp eden şahıslara vereceğini söylediği, parayı aldıktan sonra davacı ile Gaziantep iline gittikleri, parayı Gaziantep ilinde şüpheliye verdiği ve parayı verdikten sonra serbest bırakıldıkları" iddialarıyla ... tarafından yapılan şikayet üzerine savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı, bu olay nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde gasp suçunun sübuta erdiğinden bahisle meslekten çıkarma cezasının teklif edildiği, Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ve dosyanın kesin karara bağlanabilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığına gönderilmesi amacıyla Valilik Makamının onayına sunulmasına karar verildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası kararının uygun görülmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br> Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 6. fıkrasında; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiileri, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar olarak sayılmıştır. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.<br>Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.<br>Nitekim; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" başvurusunda verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30)."; 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.<br>Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, "birden fazla kişi tarafından birlikte yağma" suçlaması nedeniyle yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ettiği, dosyanın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla bu kararın kaldırılmasına ve "sanık ...'un suç tarihinde Antalya ilinde görevli polis memuru olmasına, Kilis veya Gaziantep ilinde görevli olmamasına karşın, hakkında kesinleşmiş hapis cezası olup, yakalama kararı bulunan katılana karşı, PVSK'daki yetkileri dışına çıkarak, silah, kelepçe kullanmak ve darp etmek suretiyle, diğer sanık Ali ile birlikte katılandan 5000 TL ve 2000 ABD doları alarak gerçekleştirdikleri eylemin de yağma suçuna vücut verdiği" gerekçesiyle "geceleyin, konutta, birden fazla kişi ile birlikte, silahla yağma suçunu işlediği sabit olduğundan" bahisle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla eksik inceleme nedeniyle istinaf kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonunda yapılan yargılamada ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla atılı suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla temyize tabi kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmektedir.<br>Dava konusu uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesinin karar tarihinde ve bu kararın istinaf incelemesi safhasında davacı hakkında verilen bir beraat kararının bulunmadığı, ancak temyiz aşamasında davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına sebep olan fiili nedeniyle adli yargı yerince yapılan yargılamada beraatine hükmedildiği görülmekle, ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında, ceza mahkemesi kararının sonucu ve gerekçeleri ile bu karara ilişkin kanun yolu aşamaları da dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince yukarıda değinilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın BOZULMASINA, <br>3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/02/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br> Dava, polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, gasp suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/6. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine dair Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. <br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. <br>Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.<br>Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. <br>İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. <br>Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br>7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.<br><br></font></p></body></html>
denetim