<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/415 E. , 2025/672 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/415<br>Karar No : 2025/672 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına<br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kimya Limited Şirketi<br>(Eski Unvanı: ... Mühendislik Mimarlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı şirket adına ...-..., ...-..., ...-..., ...-... tarih ve sayılı beyannameler muhteviyatı "sıvı malt ekstrakı" cinsi eşyalar ile ilgili olarak beyannamelerin 44 nolu hanesinde "2018/5 sayılı Tarım İl Tebliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasına istinaden "gıda ile temas etmeyecek, gıda veya yem sanayi dışında ve/veya karşılarında belirtilen amaçlar dışında kullanılacağı ve üçüncü kişilere satılmayacağı" taahhüdü ile İzmir İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nün kontrolünden ve uygunluk değerlendirmesinden muaf olarak ithal edilen ürünlerin, gıda ile temas ettiği, gıda sanayinde kullanıldığı, gıda ürünü olarak üçüncü kişilere satıldığının tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine gönderilen idarenin cevabi yazı ve eklerinden; uyuşmazlık konusu beyannameler muhteviyatı "sıvı malt ekstrakı" cinsi eşyaların, gıda sanayisi dışında kullanılacağının beyan edilmesine karşın, verilen taahhütnameye aykırı olarak gıda maddesi olarak üçüncü kişilere dağıtıldığı/satıldığının tespit edildiği, davacı tarafından anılan beyannamelerle ilgili ithalat başvurusunun yapılmadığı, olayla ilgili davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, İzmir Gümrük Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol görevlileri nezaretinde beyannameler muhteviyatı ürünlerden alınan numunelerin, İzmir Gıda Kontrol Genel Müdürlüğünce yapılan analizleri neticesinde, 5996 sayılı Kanun'a uygun olduğunun saptandığı, numune alma işleminin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilecek tahkikat dosyasına esas teşkil etmek üzere yapıldığı ve ithalat uygunluk belgesi yerine geçmediğinin anlaşıldığı, öte yandan, 7190 sayılı Kanun ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinde yer alan lehe kanun hükmünün göz önünde bulundurulmasının gerektiği, İzmir Valiliği İl Tarım Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında alınan numunelerin 5996 sayılı Kanun'a uygun olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi halinde, 241. maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilebileceğinden, anılan Kanun'un 235. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan para cezası kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacının uygunluk belgesine tabi olan bir eşyayı uygunluk belgesine tabi değilmiş gibi ithal ettiğinin, kabahatin maddi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi için davacının ithal ettiği ürünleri insan gıdası olarak satışa sunduğunun tespit edilmesinin gerektiği, ithal edilen ürünlerin bu amaçla satışa sunulduğunun tespitinin ise ancak davacının defter ve belgeleri üzerinde yapılan bir inceleme sonucunda ortaya konulabileceği, oysa dava konusu uyuşmazlıkta, idari para cezası alınmadan önce eşyanın insan gıdası olarak kullanıldığına veya bu amaçla yurt içinde satıldığına ilişkin olarak davacının defter ve belgeleri üzerinde bir belirlemenin yapılmadığı, davacının satış yaptığı kişi ve firmaların tespit edilmediği, ürünlerin ihraç edilip edilmediğine ilişkin bir incelemenin olmadığı bu durumda, davacının hileli aldatıcı davranışlar içine girerek aslında uygunluk belgesine tabi olan eşyayı uygunluk belgesine tabi değilmiş gibi beyan ederek ithalat işlemlerinin tamamlandığı somut olarak tespit edilemediğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İthalatı yapılmak istenen "sıvı malt ekstratı" ticari tanımlı eşyanın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Kontrolüne Tabi Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği( Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği 2018/5) eki (Ek:2) de yer alan eşyalardan olduğu ve uygunluk belgesine tabi olmasına rağmen; davacı tarafından, anılan eşya için Tebliğ'in 10. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında "gıda ile temas etmeyecek, gıda ve yem sanayi dışında ve/veya karşılarında belirtilen amaçlar dışında kullanılacak olması" yolunda muafiyet beyanında bulunularak buna ilişkin taahhütnamenin beyannameye eklendiği, İzmir Gümrük Müdürlüğünce eklenen taahhütnameye istinaden beyannamelerin onaylandığı, İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce yapılan denetimde gıda ile temas ettiğinin ve bira kitlerinin üçüncü kişilere satışının yapıldığının tespit edildiği; bu durumda, ithalat için uygunluk belgesi gerekmesine karşın uygunluk belgesi alınmadığından, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, beyanname muhteviyatı ürünlerin Tebliğ'in 10. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında "gıda ile temas etmeyecek, gıda ve yem sanayi dışında ve/veya karşılarında belirtilen amaçlar dışında kullanılacağı ve üçüncü kişilere satışının yapılmayacağı" taahhüt edilmiş olmasına rağmen, gerçeğe aykırı bilgi ve beyana dayanan taahhütnameler ile uygunluk değerlendirmesi yapılmaksızın ve uygunluk belgesi alınmaksızın ithalat yapıldığı, eşyaların uygunluk belgesine tabi değilmiş gibi gösterildiği, taahhüt edilenin aksine ithal edilen ürünlerin gıda maddesi olduğu ve gıda sanayinde kullanıldığı ve üçüncü kişilere satıldığı açık olduğundan, aksi yönde verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket adına ...-..., ...-..., ...-..., ...-... tarih ve sayılı beyannameler muhteviyatı "sıvı malt ekstrakı" cinsi eşyalar ile ilgili olarak beyannamelerin 44 nolu hanesinde "2018/5 sayılı Tarım İl Tebliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasına istinaden "gıda ile temas etmeyecek, gıda veya yem sanayi dışında ve/veya karşılarında belirtilen amaçlar dışında kullanılacağı ve üçüncü kişilere satılmayacağı" taahhüdü ile İzmir İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nün kontrolünden ve uygunluk değerlendirmesinden muaf olarak ithal edilen ürünlerin, gıda ile temas ettiği, gıda sanayinde kullanıldığı, gıda ürünü olarak üçüncü kişilere satıldığının tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde; eşyanın ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği hükme bağlanmış; bu fıkraya, 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle eklenen (e) bendi ile, Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde (c) bendinde belirtilen eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241. maddenin 1. fıkrası uyarınca idari para cezası verileceği kuralı getirilmiştir. <br>2018/5 sayılı (Mülga 2017/5) Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Kontrolüne Tabi Ürünlerin İthalat Denetim Tebliği'nin "Muafiyetler" başlıklı 10. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi gereğince, Tebliğin 2 no'lu ekinde yer alan ürünlerin gıda ile temas etmeyecek, gıda ve yem sanayi dışında ve/veya karşılarında belirtilen amaç dışında kullanılacak olması durumunda Tarım ve Orman Bakanlığı'nca uygunluk yazısı düzenlenmeyeceği ifade edilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dosyanın incelenmesinden; davacının ithalatını yaptığı "sıvı malt ekstraktı" ticari tanımlı eşyanın, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Kontrolüne Tabi Ürünlerin Denetim Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi:2018/5, mülga 2017/5) ekindeki (Ek-2) tablosunda yer alan uygunluk belgesine tabi eşyalardan olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından, beyannameler muhteviyatı ürünlerin Tebliğin 10. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında "gıda ile temas etmeyecek, gıda ve yem sanayi dışında ve/veya karşılarında belirtilen amaçlar dışında kullanılacağı ve üçüncü kişilere satışının yapılmayacağı" taahhüdü ile beyan edildiği ve uygunluk belgesi muafiyetinden yararlanılarak ithalatın gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlığın çözümü, davacının "gıda ile temas etmeyeceği, gıda ve yem sanayi dışında ve/veya karşılarında belirtilen amaçlar dışında kullanılacağı ve üçüncü kişilere satışının yapılmayacağı" taahhüdü ile beyan edilerek, muafiyet kapsamında, uygunluk belgesi alınmaksızın ithalatını gerçekleştirdiği ürünlerin gerçekte anılan muafiyetten yararlanıp yararlanmayacağının tespitini gerektirmektedir.<br> Dosyanın ve davacıya ait dairemizin E:2022/2336 sayılı dosyasında yer alan ... tarih ve ... sayılı cevaplı raporun birlikte incelenmesinden; 13/09/2018 tarihinde firmaya düzenlenen denetimde; ithale konu ürünlerin ithali için uygunluk belgesi temin edilmesi gerekirken, depoda bulunan ürünler için davacının herhangi bir başvurusunun olmaması sebebiyle ürünlere el konulduğu, davacının işletmesinde 11/08/2020 tarihinde gerçekleştirilen resmi kontrolde; Türkçe etiket bilgileri bulunan, piyasaya arz edilecek şekilde ambalajlanmış ve yabancı ülke menşeili ürünlerin tespit edildiği, ürünlerin üzerinde Türkçe olarak "malt özü" yazmasına rağmen yabancı etiketinde "Beer Kit, Pilsen" vb ifadelerin yer aldığının görüldüğü, Gıda Güvenliği Bilgi sistemi üzerinde yapılan araştırma neticesinde ise, davacının muhtelif tarihlerde bira, şarap, alkollü içki üretiminde kullanılan gıda maddeleri ile bira kitlerinin ithalatını yaptığı saptandığı, 20/11/2017 tarihli Kapasite Raporu'nda üretim konularının "Gıda Ürünleri Öğütme, Tartım, Dolum ve Ambalajlama" olarak belirtildiği, davacının gıda sektörüne yönelik piyasadan temin ettiği arpa ve buğday maltları, serbetçi otu gibi bitkisel ürünleri önce değirmende yeniden öğüterek ve sonra tartım ve dolum makineleri ile naylon torbalara ambalajladığı, firmanın yıllık üretim eşyası ile tüketim eşyalarının "madde kod numaralı" aynı eşyalar olduğu, diğer bir anlatımla, ithal edilen ürünleri harmanlama, tartma, elleçleme işlemlerinden geçirdikten sonra, içeriği değişmeksizin küçük miktarlar halinde piyasaya/nihai tüketicilere sattığının tespit edildiği, davacı şirketin 2015 ilâ 2020 dönemine ilişkin muhasabe kayıtları ve "600- Yurt İçi Satışlar" ve "108- Diğer Hazır Değerler(Kredi Kartı)" hesaplarına göre firmanın ürünleri farklı yüzlerce şahsa 50 TL, 100 TL, 150 TL, 200 TL gibi düşük tutarlar karşılığında satış yaptığı, satışların nihai tüketicilere bireysel kullanım miktarlarında gerçekleştirildiği, ayrıca şirketin internet sitesinde("..." ) yer alan satış fiyatlarıyla tahsil edilen tutarların uyumlu olduğu, ayrıntılı mizan tetkikinde; 150-İlk Madde Malzeme, 151- Yarı Mamuller, 152- Mamuller Hesapları'nın tutulmadığı, tüm ithalatların 153- Ticari Mallar Hesabı'na kayıt edildiğinin görüldüğü, sirketin ithal ettiği girdileri önce " İlk Madde ve Malzeme" veya " Yarı Mamuller" hesaplarına atıp, üretim süreci sonunda "Mamuller" hesaplarında muhasebeleştirmemesi, firmanın satın aldığı ürünleri çok fazla değişiklikten geçirmeksizin, al-sat yaparak, piyasaya insanların tüketimine sunduğu tespitlerine yer verilmiştir. <br> Olayda, davacı şirket tarafından Bölge Müdürlüğüne yapılan itiraza ilişkin dilekçesinde, ithal edilen ürünlerin gıda maddesi olarak kullanılmadığına ve üçüncü kişilere satışının yapılmadığına ilişkin bir iddia da bulunulmaması, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Kontrolüne Tabi Ürünlerin Denetim Tebliğinin(Ürün Güvenliği ve Denetimi:2018/5) 10. maddesinin 4. fıkrasında bahsedilen muafiyetten yararlanma imkanı bulunmayan davacının, uygunluk belgesi alması gerektiğinin açık olması, ürünlerin gıda sanayinde kullanılmayacağı ve üçüncü kişilere satılmayacağı taahhüt edilmiş olmasına rağmen, gerçeğe aykırı bilgi ve beyana dayanan taahhütnameler ile uygunluk değerlendirmesi yapılmaksızın ve eşyaların uygunluk belgesi alınmaksızın ithalatın yapılması, eşyaların uygunluk belgesine tabi değilmiş gibi gösterildiği halde, taahhüt edilene uygun olarak kullanıldığının davacı tarafından ispat edilememesi karşısında ispat külfetinin davalı idareye yüklenmesi suretiyle aksi yönde verilen kararla ulaşılan yargı yerinde görülmemiştir.<br> Öte yandan; temyize konu kararda idari para cezası kararı alınmadan önce idarece ürünün insan gıdası olarak kullanıldığına veya satışının yapıldığına ilişkin yeterli tespit bulunmadığı kanaatiyle karar verilmiş ise de; Gıda Güvenliği Bilgi sistemi üzerinden yapılan araştırma, şirket nezdindeki denetimler ile kapasite raporunun birarada değerlendirilmesinden, ithal edilen ürünlerin gıda sanayinde kullanıldığı ve gıda ile temas ettiğinin açık olarak ortaya konulduğu, nitekim davacının Bölge Müdürlüğü'ne verilen itiraz dilekçesinde de ürünlerin insan tüketimine mahsus gıda ürünü olduğunun ifade edildiği anlaşıldığından, davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf kararı aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
denetim