<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/9532 E.  ,  2025/424 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/9532<br>Karar No : 2025/424<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Burdur Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, sahtecilik ve zimmet suçlarını işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca 23 defa ayrı ayrı zimmet suçundan, 23 defa ayrı ayrı sahtecilik suçundan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü,... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesi dayanak alınarak düzenlenen Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6.maddesinde: "(..)zimmet (...) sahtecilik (...) veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek.." fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği kuralına yer verilmiş ise de; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de böyle bir kurala yer verilmeyerek davacının lehine bir durum oluştuğu, davacının zimmet ve sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, 23 adet belge üzerinde tahrifat yapmak suretiyle sahtecilik ve zimmet eylemlerinin, birbirini izlemesi ile içice geçmesi sebebiyle "Ne Bis İn İdem" prensibi uyarınca bu eylemlerin tek bir fiil olarak değerlendirilmesi ve zimmet veya sahtecilikten 1 (bir) adet ceza tayin edilmesi gerektiği, davacının 46 (kırkaltı) kez meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacının söz konusu fiiline, daha ağır bir yaptırım içeren 657 sayılı Yasa'nın 125/E-g maddesinin tatbik edilemeyeceği; öte yandan, davacının "sahtecilik ve zimmet" suçlarından dolayı cezalandırılması ve cezanın kesinleşmesi durumunda davacı hakkında, davalı idarece 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b ve 48/A-5 maddeleri uyarınca işlem tesis edebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; her bir disiplin cezası için ayrı dava açılması gerektiği, davacının suçlarının sübuta erdiği, davacının 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY:<br>Dava dosyasının incelenmesinden; Burdur İl Emniyet Müdür Yardımcısı Vekili ... Sınıf Emniyet Müdürü ... tarafından 16/05/2015 tarihinde Burdur Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü birim arşivinde sondajlama usulü seçilen 110 kadar tescil dosyasının incelenmesi neticesinde; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... harf ve rakam sayılı plakalı araçların dosyaları içerisinde bulunması gereken evrakların eksik olduğunun tespit edildiği, yapılan araştırmada 10 adet 2014 yılı Motorlu Araç Tescil dosyası ile ayrıca bu görevlendirme sonrasında bu 10 araçtan farklı olarak birim arşivinden sondajlama yoluyla seçilen 9 adet 2013-2014 yıllarına ait Motorlu Araç Tescil dosyalarında eski Trafik Belgelerinin tekrar (silinti, kazıntı veya tahrifat ile sonradan ekleme yapılarak) kullanıldığının anlaşıldığı, bu olayların 2010-2014 yılında da devam ettiği, Polis Memuru ...'ün 2004 yılında bu birimde göreve başladığı, 2006 yılından beri defterdarlığın değerli evrak kapsamında olan Motorlu Araç Trafik ve Araç Tescil Belgelerini almaya ve vermeye yetkilendirildiği göz önüne alındığında, yapılan uygulamanın 2006 yılına kadar uzanabileceği iddiası ile başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan raporda özetle; arşiv dosyalarında bulunması gereken Motorlu Araç Trafik Belgelerinin 1013 (binonüç) adedinin dosya içerisinde olmadığı, 1 (bir) adet tescil dosyasında bulunan eski Motorlu Araç Trafik Belgesi üzerinde silintiler olduğu, bazı motorlu araçlara ait arşiv dosyaları ile birlikte toplamda 1023 adet Araç Tescil dosyasında eksikliklerin bulunduğu, bu dosyaların 1022 adedinde "Motorlu Araç Trafik Belgesinin bulunmadığı, 1 dosyada ise Motorlu Araç Trafik Belgesinin dosyasında bulunduğu ancak belge üzerindeki "Tescil Plaka No" bölümünün silinmiş olması sebebiyle, arşiv dosyalarında bulunmayan Motorlu Araç Trafik Belgeleri ile birlikte (tespit sırası 409) dosyasında bulunan ... harf rakam seri nolu Motorlu Araç Trafik Belgesinin üzerinde tahrifat yapılarak evrakta sahtecilik suçunun işlendiği, arşiv dosyalarında bulunmayan tahrifat yapılan eski Motorlu Araç Trafik Belgelerinin yeni belge gibi kullanılarak değerli kağıt bedeli kapsamında paraya dönüştürüldüğü tespitleri üzerine, davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü, ... sayılı kararıyla 23 belge üzerinden sahtecilik ve zimmet suçlarını işlediği gerekçesiyle 23 kez zimmetten 23 kez sahtecilikten meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi üzerine temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunduğu şekliyle Emniyet Örgütü (Teşkilatı) Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, (...) kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. <br> 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, anılan Kanun'un 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin, 34. maddesinde ise; bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br> <br> Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesiyle, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.<br> 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. <br> 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla, "... İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır. ..." gerekçesine de yer verilmek suretiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda; "7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan Tüzük'ün 8/6. maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen disiplin cezalarının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali''' doğrultusunda içtihat oluşmuş, bu içtihat, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (İDDK) da benimsenmiştir. (Danıştay İDDK'nin 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları).<br> Ancak Dairemizce içtihat değişikliğine gidilerek; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren suçların, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylemler olarak düzenlenmediği, ancak bu suçların bir kısmının, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarınca, daha ağır yaptırım olan Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği; böylelikle, Tüzük'ün 8/6. maddesinde yer alan bir kısım eylemler bakımından, ilgililerin aleyhine olacak şekilde değişiklik yapıldığı, dolayısıyla Tüzük'ün 8/6. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Tüzük çerçevesinde yapılması gerektiği gerekçesine dayalı kararlar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da aynı doğrultuda içtihat değişikliğine gidildiği, 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararından anlaşılmaktadır.<br> Bu bağlamda; somut uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen sahtecilik ve zimmet fiillerinin, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendindeki memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında kalması karşısında, bu eylemin 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, davacı bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan; suç teşkil eden bu fiillere istinaden verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerekmektedir. <br>Bu itibarla; lehe olan normun uygulanması ilkesi çerçevesinde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de sahtecilik ve zimmet fillerine yer verilmediğinden davacının lehine bir durum oluştuğu gerekçesine dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br> (X) KARŞI OY :<br><br>Dava, polis memuru olan davacının "sahtecilik ve zimmet" suçlarını işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. <br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. <br>Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. <br>Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.<br>Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.<br>İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> <br>Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.<br>7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.<br>Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.<br><br> <br><br><br></font></p></body></html>

denetim