<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2435 E. , 2025/288 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2024/2435<br>Karar No : 2025/288 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): ... Birliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>2- (DAVALI): ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 08/11/2023 tarih ve E:2021/1484, K:2023/6668 sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesindeki "...veya muayenehaneye dönüştürülür..." ibaresinin; 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında muayenehaneler ibaresinden sonra gelmek üzere "laboratuvar ve müessese" ibaresine yer verilmediğinden, eksik düzenleme nedeniyle 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasının; 7. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin; 11. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 34. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin, 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi dışında kalan kısmının; 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin, 12. maddesi ile eklenen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 9. fıkrasının birinci cümlesinin C tipi merkezlerine yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle, 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 14. fıkranın; 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 16. fıkranın; 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında geçen "ve/veya estetik" ibaresinin; 15. maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. maddenin 1. fıkrasının ilk cümlesinin; 15. maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrasının ilk cümlesinin; 17. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-6 “Özel Sağlık Kuruluşları Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 20. satırı ile EK-6/a sayılı “Muayenehane Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 10. satırının iptali istenilmiştir.<br> <br>Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 tarih ve E:2016/3712, 2019/2051 sayılı kısmen bozma kararına uyularak verilen Danıştay Onuncu Dairesinin 08/11/2023 tarih ve E:2021/1484, K:2023/6668 sayılı kararıyla; <br>Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi yönünden;<br>Dava konusu degişiklikle, yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra emekli olan tabiplerin, bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan kadrolu tabiplerin çalışma şekline uygun olarak kadro dışı geçici olarak çalışabileceklerinin belirlendiği,<br>Kadro dışı geçici çalışmayı kadrolu bir özel sağlık kuruluşunda çalışmaya bağlayan ve bu konuda asıl düzenleme olan Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 1. fıkrasının, Danıştay Onbeşinci Dairesi tarafından hukuka aykırı bulunduğu ve kararın bu kısmının Danıştay İdari Dava Dairelerince onandığı dikkate alındığında; bazı emekliler için öngörülen kadro dışı geçici çalışma hakkının, 1219 sayılı Kanunun 12. maddesine uygun olmak koşuluyla her tabip için geçerli olduğu, bu nedenle dava konusu düzenlemede yer alan sınırlamanın uygulanamaz nitelikte ve hukuka aykırı olduğu, düzenlemenin bu haliyle, maddede belirtilen şartları sağlamayan emekli tabiplerin kadro dışı geçici çalışma hakkını engellediği gerekçesiyle dava konusu ibarenin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>Davacı tarafından, temyize konu kararın 3 numaralı hüküm fıkrasında, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği, bu nedenle kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>Davalı idare tarafından, mevzuatla idarelerine tanınan planlama yetkisi kapsamında ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edilen dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu, bozma kararı üzerine verilen temyize konu kararda idareleri lehine 2024 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, temyize konu kararın esas ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerine konu Daire kararının kısmen aynen, kısmen düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Davacının temyiz istemi yönünden;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında; <br>"Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;<br>a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.<br>b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.<br>Temyize konu kararın 3 numaralı hüküm fıkrasında; "Davanın kısmen iptalle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından, temyize konu Daire kararının 3 numaralı hüküm fıkrasında, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın vekalet ücreti yönünden bozulması talep edilmiş ise de;<br>Danıştay Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3860, K:2016/952 sayılı kararı ile dava hakkında, "kısmen iptal, kısmen ret" kararı verildiği ve davanın "kısmen iptal" ile sonuçlanan kısmı için davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, temyiz aşamasında ise Kurulumuzca anılan kararın, hakkında "ret" hükmü verilen bir kural (asıl Yönetmeliğin Ek-1 maddesinin 4. fıkrasında yer alan ibare) yönünden bozulması üzerine, Danıştay Onuncu Dairesince (bozmaya uyularak) söz konusu kural yönünden "iptal" kararı verildiği, fakat sonuç itibarıyla davanın yine "kısmen iptal, kısmen ret" ile sonuçlandığı anlaşıldığından, temyize konu kararla davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu itibarla; bahse konu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyize konu kararın 3 numaralı hüküm fıkrasının, "Davanın kısmen iptalle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu kararda davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.<br>Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;<br>"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararının esasa ilişkin kısmı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 tarih ve E:2016/3712, 2019/2051 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.<br>Öte yandan; davalı idarece, temyize konu kararda idareleri lehine 2024 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; Danıştay Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3860, K:2016/952 sayılı kararı ile dava hakkında, "kısmen iptal, kısmen ret" kararı verildiği ve davanın "kısmen ret" ile sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği, temyiz aşamasında ise Kurulumuzca anılan kararın, hakkında "ret" hükmü verilen bir kural (asıl Yönetmeliğin Ek-1 maddesinin 4. fıkrasında yer alan ibare) yönünden bozulması üzerine, Danıştay Onuncu Dairesince (bozmaya uyularak) söz konusu kural yönünden "iptal" kararı verildiği, fakat sonuç itibarıyla davanın yine "kısmen iptal, kısmen ret" ile sonuçlandığı anlaşıldığından, temyize konu kararın davalı idare hakkındaki vekalet ücretine ilişkin kısmında (4 numaralı hüküm fıkrası) hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, 21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra.." ibaresinin iptali yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 08/11/2023 tarih ve E:2021/1484, K:2023/6668 sayılı kararının, davalı idarenin esasa ve vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yönünden ONANMASINA oybirliğiyle,<br>3. Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yönünden, anılan Daire kararının 3 numaralı hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA oyçokluğuyla, <br>4. Kesin olarak, 10/02/2025 tarihinde karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br>X- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı düzenlenmiştir.<br> Uyuşmazlıkta ilk olarak, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3860, K:2016/952 sayılı kararı ile dava hakkında, "kısmen iptal, kısmen ret" kararı verilmiş ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ve davalı idare lehine karşılıklı olarak 3.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz aşamasında Kurulumuzun 02/05/2019 tarih ve E:2016/3712, K:2019/2051 sayılı kararı ile anılan kararın Yönetmeliğin Ek-1 maddesinin 4. fıkrasında yer alan ibare yönünden bozulması üzerine, bu defa Danıştay Onuncu Dairesince bozmaya uyularak verilen 08/11/2023 tarih ve E:2021/1484, K:2023/6668 sayılı temyize konu kararda, Yönetmeliğin Ek-1 maddesinin 4. fıkrasında yer alan ibarenin iptaline ve kararın 3 numaralı hüküm fıkrasında sehven "Davanın kısmen iptalle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" karar verilmiştir.<br>Yukarıda değinilen mevzuat hükmü ve yargılama süreci birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince dosyaya sunulan hukuki yardımın, temyize konu karar tarihine kadar devam ettiği açık olduğundan, davacı lehine (mükerrerliğe yol açmayacak şekilde) temyize konu karar tarihinde yürürlükte olan 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, temyize konu kararın 3 numaralı hüküm fıkrasında sehven yapılan maddi hata, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyeceğinden, kararın anılan hüküm fıkrasının, "Davanın kısmen iptalle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının 3 numaralı hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması gerektiği oyuyla, kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz. <br><br></font></p></body></html>
denetim