<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3630 E.  ,  2025/121 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3630<br>Karar No : 2025/121 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Derneği <br> 2- ... 3- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Malatya İli, Akçadağ, Battalgazi, Doğanşehir ve Yeşilyurt İlçeleri ile Aksaray, Karanlıkdere, Bölüklü, Atabey, Kurucaova ve Yeniköy-2 Mahalleleri sınırlarında DSİ ... Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Malatya İli Sulamaları Rehablitasyon Planlama İşi Kapsamında Malzeme Ocakları, Yıkama-Eleme Tesisleri, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesine ilişkin olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının (dava dilekçesinde ... olarak gösterilmiştir.) iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; ivedi yargılama usulüne tabi davalar arasında gösterilen çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlara karşı özel dava açma süresi getirildiği; bu usule tabi davalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağının belirtildiği ve dava açma süresinin 30 gün ile sınırlandırıldığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulan "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararına karşı dava açma süresinin söz konusu ilan tarihinden itibaren başlaması gerektiğinin kabul edildiği, 09/02/2016 tarihli ve 29619 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile (mülga) Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (y) bendinde "askıda ilan: gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, valilik, kaymakamlık ve muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuru" şeklinde tanımlanmış ise de, davacıların yerleşim yeri olan Malatya İli, Doğanşehir İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde kalmayan projenin Doğanşehir Kaymakamlığı ilan askı panosunda ilanının yeterli olduğunun kabulünün gerektiği, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının, 02/06/2017 - 16/06/2017 tarihleri arasında Malatya Valiliği ve ayrıca Battalgazi, Akçadağ, Yeşilyurt, Doğanşehir Kaymamlıkları ilan panolarına asılmak suretiyle ilan edildiği, işbu durumun adı geçen Valilik ve Kaymakamlıklarca muhtelif tarihli tutanaklarla kayda alındığı, ilanen tebliğ edilen dava konusu ÇED Olumlu Kararının, Malatya Valiliği ve davacıların yerleşim yerinin bulunduğu Doğanşehir Kaymakamlığı'nda askı ilanının son günü olan 16/06/2017 tarihini izleyen günden itibaren özel dava açma süresi olan 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden çok sonra ve dava açma süresini ihya etmeyen CİMER başvurusu üzerine 07/06/2024 tarihinde kayda giren dilekçeyle açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle dava açtıklarını, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) yapılan başvuruya verilen cevapta ve Mahkemenin ara kararına idarelerce verilen cevaplarda ÇED Olumlu kararının sayısının ... olarak belirtildiği, diğer taraftan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli ara karar cevabında ... sayılı ÇED Olumlu kararının bulunmadığının bildirildiği, Mahkeme tarafından ise ... sayılı ÇED Olumlu kararına ilişkin hüküm kurulduğu, Mahkeme kararında aksi belirtilmiş olsa da dava konusu taş ocağı ve hazır beton santralinin ... Mahallesinin sınırları içinde ve köy mezarlığı, köy merası ve deprem konutlarının ortasında olduğu, söz konusu taş ocağı ve hazır beton santraline ilişkin ÇED kararının iptali istemiyle açılan davada ... sayılı ÇED Olumlu kararının taş ocağı ve hazır beton santraline ilişkin olup olmadığının muğlak hale geldiği, Mahkemece bahsedilen proje ile ... Mahallesinde yapılan projenin aynı olmadığı, belirtilen hususlar açıklığa kavuşturulmadan davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, başka yer ya da yerler için hazırlanmış bir proje kapsamında ... Mahallesinde taş ocağı ve hazır beton santrali yapılmış olabileceği, Mahkeme kararında yer alan proje ismiyle Bakanlığın internet sayfasında yer alan projeye ilişkin proje tanıtım dosyasının açılmadığı, ... Köyü Muhtarının ve köylülerin taş ocağı ve hazır beton santralinin hiç bir aşamasından haberdar olmadıkları, yapılan tesis hakkında hiç bir fikirlerinin olmadığı, bu durumun Mahkeme kararında belirtilen proje kapsamında yapıldığı varsayılsa dahi projeye ilişkin ÇED sürecinin hukuka uygun yürütülmemiş olduğunu gösterdiği, Mahkeme kararında yer alan proje isminde belirtilen ilçe ve köylerin ... Mahallesine çok uzak olduğu, Mahkemece ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının temin edilmesi gerektiği, davacıların yerleşim yeri olan ve projenin etki alanında kalan ... Mahallesinde ÇED sürecine ilişkin herhangi bir ilanın yapılmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının Daire kararında yer alan gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : Davacıların ikamet ettiği ... Köyüne yakın mesafede yer alan taş ocağı ve hazır beton santraline ilişkin olarak davacılardan ... tarafından yapılan başvuruya Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla Malatya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen 10/05/2024 tarihli cevapta, anılan taş ocağı ve hazır beton santrali için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının verildiği bildirilmiştir.<br>Bunun üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verildiği belirtilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br>... İdare Mahkemesinin ... tarihli ara kararına Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen cevaplarda, ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının Malatya İli, Akçadağ, Battalgazi, Doğanşehir ve Yeşilyurt İlçeleri ile Aksaray, Karanlıkdere, Bölüklü Atabey, Kurucaova ve Yeniköy-2 Mahalleleri sınırlarında DSİ ... Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Malatya İli Sulamaları Rehablitasyon Planlama İşi Kapsamında Malzeme Ocakları, Yıkama-Eleme Tesisleri, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesi için verildiği belirtilmiş ise de, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından anılan proje için verildiği anlaşılan ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı dosyaya sunulmuştur. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...Tarihi izleyen günden başlar. ..." hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2.Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. ... 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. ..." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.<br>İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.<br>Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.<br>Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır.<br> Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilân tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda; bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada usul ve esas yönünden hukuki denetim yapılabilmesi; işlemin içeriğinin tebliğe veya duyuruya ilişkin olarak düzenlenen belgeden kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılabilmesi halinde mümkündür. <br> Öte yandan; idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlali halinde, idareye güven ilkesi doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilebilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği tabiidir. <br>Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, ikamet ettikleri köye çok yakın mesafede bulunduğu belirtilen taş ocağı ve beton santraline ilişkin ÇED kararının iptalinin amaçlandığı, anılan taş ocağı ve beton santraline ilişkin olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının verilmiş olduğunun Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen 10/05/2024 tarihli cevapta bildirilmesi üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Mahkemenin 30/07/2024 tarihli ara kararına Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Malatya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen cevaplarda, ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının Malatya İli, Akçadağ, Battalgazi, Doğanşehir ve Yeşilyurt İlçeleri ile Aksaray, Karanlıkdere, Bölüklü Atabey, Kurucaova ve Yeniköy-2 Mahalleleri sınırlarında DSİ ... Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Malatya İli Sulamaları Rehablitasyon Planlama İşi Kapsamında Malzeme Ocakları, Yıkama-Eleme Tesisleri, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesi için verilmiş olduğunun belirtildiği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ara kararı cevabı ekinde dosyaya sunulan ve anılan proje için verildiği anlaşılan kararın ise 15/05/2017 tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı olduğu, anlaşılmaktadır.<br>Mahkemenin 30/07/2024 tarihli ara kararına cevaben Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından, Malatya İli, Akçadağ, Battalgazi, Doğanşehir ve Yeşilyurt İlçeleri ile Aksaray, Karanlıkdere, Bölüklü Atabey, Kurucaova ve Yeniköy-2 Mahalleleri sınırlarında DSİ ... Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Malatya İli Sulamaları Rehablitasyon Planlama İşi Kapsamında Malzeme Ocakları, Yıkama-Eleme Tesisleri, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesi için verilmiş olan ÇED Olumlu kararının ilanına ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğu, bu kapsamda Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla ÇED Olumlu kararının 15 gün süreyle ilan edilmesinin Malatya Valiliğinden, Akçadağ, Battalgazi, Doğanşehir ve Yeşilyurt Kaymakamlıkları ile Aksaray, Bölüklü, Karanlıkdere, Atabey, Kurucaova ve Yeniköy-2 Mahalle Muhtarlıklarından istendiği, ÇED Olumlu kararının ilanının gerçekleştirildiğine dair tutanakların Malatya Valiliği ve anılan Kaymakamlıklarca Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne gönderildiği, Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısının anılan Mahalle Muhtarlıklarına gönderildiğine dair evrakın dosyaya sunulduğu ancak anılan köylerde ÇED Olumlu kararının ilanının gerçekleştirildiğine dair herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyaya sunulmadığı, ÇED Olumlu kararının davacıların ikamet ettiği ... Köyünde ilan edildiğine dair herhangi bir bilgi ya da belgenin de dosyaya sunulmadığı görülmektedir.<br>Diğer taraftan Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan Malatya İli, Akçadağ, Battalgazi, Doğanşehir ve Yeşilyurt İlçeleri ile Aksaray, Karanlıkdere, Bölüklü Atabey, Kurucaova ve Yeniköy-2 Mahalleleri sınırlarında DSİ ... Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Malatya İli Sulamaları Rehablitasyon Planlama İşi Kapsamında Malzeme Ocakları, Yıkama-Eleme Tesisleri, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Hazır Beton Santrali" projesine ilişkin ÇED Raporunda; proje ünitelerine en yakın yerleşim yerlerini gösteren tabloda proje kapsamında "yeni açılacak servis yolu"nun ... Mahallesine 1.260 metre, hazır beton santralinin ise ... Mahallesi ilköğretim okuluna 1.400 metre mesafede olduğunun belirtildiği, ... Köyünün taş ocağı ve beton santrali projesinin etki alanında olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, Mahkemece, davacılardan ...ın başvurusu üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla Malatya Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen 10/05/2024 tarihli cevap ile Mahkemenin 30/07/2024 tarihli ara kararına Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Malatya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen cevaplarda taş ocağı ve hazır beton santraline ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verildiği belirtilen ÇED Olumlu Kararı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından dosyaya sunulan ÇED Olumlu kararı arasındaki farklılık açıklığa kavuşturulduktan sonra (söz konusu projeye ilişkin kararın ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı mı yoksa ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı mı olduğu), dava konusu işlemin proje alanı ile etki alanında yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olarak askıda ilan edildiğine ilişkin herhangi bir bilge ya da belgenin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında; öncelikle projenin etki alanında bulunan ve davacıların ikamet ettikleri ya da taşınmazlarının bulunduğu köy/mahallelerde yasaya uygun bir ilanın yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra böyle bir ilanın yapılmadığının tespit edilmesi halinde, davacıların dava konusu işlemi Malatya Valiliği ve Doğanşehir Kaymakamlığında yapılan ilan tarihinde öğrendiklerinin kabulü mümkün bulunmamakla birlikte dava konusu işlemin tesis edilmesinden yaklaşık 7 yıl sonra görülmekte olan davanın açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, -dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirlenmesi gereği sebebiyle- bu süre içerisinde dava konusu karara ilişkin projenin inşaat/yatırım çalışmalarına başlanılıp başlanılmadığı, başlanıldı ise ne zaman tamamlandığı veya tesisin faaliyete geçiş tarihine ilişkin hususlar araştırılarak sürenin bu tarihten itibaren hesaplanması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br> 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

denetim