<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1040 E. , 2025/256 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/1040<br>Karar No : 2025/256 <br><br>TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ..<br> II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı-...<br> <br>KARŞI TARAF : I- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı<br> II- (DAVACI) ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir ili, Foça ilçesi, Yenifoça ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda inşa edilen 2 katlı ek yapının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Foça Belediye Encümeni kararının iptali ile işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 220.000,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu yıkım işleminin, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ve İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının gereklerini yerine getirmek üzere 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca tesis edildiği, yıkım işleminin sebep unsurunu teşkil eden İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararına karşı dava açılmadığı ve işlemin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı, her ne kadar ... İdare Mahkemesi kararı istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmış olsa da davalı idarenin işlem tarihinde mahkeme kararı icaplarına göre hareket ettiği dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, maddi tazminat istemi yönünden, bilirkişi raporu ve dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden davalı idarenin verdiği yapı ruhsatına istinaden yapıyı yapmaya başlayan davacının yine daha sonra davalı idare tarafından yapı ruhsatının iptal edilmesi ve yapının yıkılması işlemi nedeniyle zararın, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı, keza Foça Belediye Başkanlığının .... tarih ve ... sayılı yazısında da ... parsel sayılı taşınmazın tescilli taşınmaz bitişiğinde yer aldığının sehven atlandığını beyan etmesi karşısında hizmet kusuru nedeniyle oluşan bu zararın idarece tazmini gerekeceği; manevi tazminat istemi yönünden ise ruhsatın iptali işleminden dolayı davacının hayatın olağan akışı içinde derin bir manevi üzüntüye girerek yaşama sevincinde azalma olacağının düşünülemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle davanın yıkım işlemine yönelik kısmı ile manevi tazminat talebine ilişkin kısmının reddine, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 29.200,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1-Davacı tarafından; dava konusu yapının ruhsat aldıktan sonra inşa edildiği, ilk düzenlenen yapı tatil tutanağına kadar yapının tamamına yakın kısmının tamamlandığı, tazminat hesabının %50 oranında yapıldığı, bu oranın hakkaniyete ve olayın gerçek durumuna aykırı olduğu, ayrıca imar affından yararlanılarak yapının tapusunun alındığı ve binadaki eksik kısımların da tamamlanarak tam ve oturulur hale getirildiği, davalı Belediyenin ruhsat vermesiyle ve imar affıyla ilgili kazanılmış hakkı hiçe sayılarak davanın kısmen reddedildiği, belirtilen nedenlerle temyize konu kararın reddedilen kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>2-Davalı idare tarafından; idarenin sorumluluğu değerlendirilirken idarenin yapmış olduğu haksız eylem neticesinde bir zararın meydana gelmesi gerektiği, mali sorumluluğun en önemli koşulunun zararın gerçekleşmesi olduğu, dava konusu taşınmaz yıkılmadığından davacı tarafın uğradığı bir zarardan bahsetmenin mümkün olmadığı, ispatlanamayan zararın tazminine karar verilmesinin ise hukuka aykırı olduğu, Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca, Kurul tarafından onaylanan kararlara kamu kurum ve kuruluşları ve gerçek ve tüzel kişilerin uymak zorunda olduğu, dolayısıyla Koruma Kurulunca alınmış olan bir yıkım kararı bulunduğundan, davalı idarenin de bu yıkım kararının gerçekleştirmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve bu davada taraflarına atfedilecek bir kusurun da bulunmadığı, belirtilen nedenlerle temyize konu kararın tazminat isteminin kabul edilen kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> <br>TARAFLARIN SAVUNMASI :Taraflarca savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması, kararın diğer kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>Davacı tarafından, maliki olduğu İzmir ili, Foça ilçesi, Yenifoça ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda ek yapı inşa etmek üzere davalı Foça Belediye Başkanlığından ... tarihli ve ... sayılı yapı ruhsatı alınmış ve yapıya başlanmıştır.<br> İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile; inşa edilen 2 katlı ek yapının, İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz varlığı olarak tescilli ... parselin bitişik parselinde bulunduğu ve izinsiz uygulamanın derhal durdurulması gerektiği, davalı Belediyeye bildirilmiştir.<br>Davalı idarece 06.04.2016 tarihli yapı tatil zaptı ile, ... parselde kayıtlı taşınmazda yapılmakta olan ruhsatlı inşaatın kaba inşaatı tamamlanmış halde olduğu, inşaatın halen tuğla ve beton inşaatı tamamlanmış ve taş kaplamalarına kısmen başlanmış seviyede olduğu tespit edilmiş ve inşaat durdurulmuştur.<br> İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne gönderilen Foça Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısında; ... sayılı parselin bitişiğinde yer alan ... sayılı parselde tescilli yapı olduğunun, ellerindeki tescil listesinin yetersiz olması sebebiyle sehven atlanmış olduğu ve ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, ancak Kurulun ... tarih ve ... sayılı yazısı üzerine yapı tatil zaptı düzenlenerek inşaatın durdurulduğu bildirilmiştir.<br> İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; Kurul izni alınmadan düzenlenmiş olan ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatı ve buna dayanak ... tarih ... sayılı imar durum belgelerinin iptali ve izinsiz uygulamanın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatı ve buna dayanak ... tarih ... sayılı imar durum belgeleri Foça Belediyesi Başkanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı Oluru ile iptal edilmiştir.<br> Foça Belediye Başkanlığının taşınmazda imar durumunun belirlenmesine ilişkin talebi üzerine İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile "...tescilli ... parselin talep konusu ... parsele bitişik cephesinde özgün pencere açıklığı bulunduğu tespit edildiğinden: ... parselde, ayrık yapı nizamında olması, tescilli ... parselden en az 3 m çekme mesafesi bırakılması, diğer çekme mesafelerinin yürürlükte bulunan imar planına göre (ön ve arka bahçe çekmesi 5 m, yan bahçe çekmesi 3 m) bırakılması, %33 eğimli ve kiremit örtülü çatısı olması ve çatı arası kullanımı bulunmaması koşuluyla yürürlükte bulunan imar planında belirtilen TAKS:0,2/KAKS:0,50 yoğunluğunda 2 katlı (hmax:6,50m) yapılaşmaya gidilebileceğine; yeni yapılanma durumunda çevre yapılara uygun olarak ve tescilli yapı ile konum, mekan ve silüet ilişkisini gösterecek şekilde hazırlanacak mimari projesinin Kurulumuza iletilmesine, taşınmazda mevcut ruhsatlı yapı korunarak ikinci bir yapı yapılmasının yukarıda belirlenen koşullar çerçevesinde ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği kapsamında uygun olmadığına, izinsiz uygulamanın tescilli yapıda gerekli güvenlik önlemleri alınarak ve tescilli yapıya zarar vermeyecek şekilde belediyenin denetim ve sorumluluğunda ivedilikle kaldırılmasına, kaldırılmadığı takdirde yasal işlem başlatılmasına..." karar verilmiş, yapılan tekrar değerlendirme talebi, Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedilmiştir.<br> Foça Belediye Başkanlığının davacıya gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazısıyla; Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında belirtilen imar durumu doğrultusunda ilave olarak yapılan yapının yıkılmasının zorunlu hale geldiğinin anlaşıldığı ve İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı kararı ve ... tarih ve ... sayılı kararları kapsamında bahse konu yapının yıkımına ilişkin iş ve işlemlerin davacı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği, yıkımın gerçekleştirilmemesi durumunda Belediyelerince gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı davacıya bildirilmiştir.<br> Davacı tarafından Foça Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle dava açılmış, açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla ''..mevzuat hükümlerinden Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak yapı yapılamayacağı, aksi takdirde imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca yıkım işlemini tesis etme yetki ve görevi belediye encümeninde olup Foça Belediye Başkanlığı tarafından tesis edilen, yıkıma ilişkin dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı..'' gerekçesiyle Foça Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir. ( Bu karar ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli, E:..., K:.. sayılı kararıyla ''..2863 sayılı Yasanın yukarda yer verilen 61.maddesi hükmü gereği koruma kurulunca alınan karara Belediye Başkanlığı tarafından uyulması zorunlu olup Belediye bu konuda bağlı yetki içindedir. Korumu Kurulu kararını uygulayarak davacıya ait yapıyı yıkması yasal bir zorunluluktur. İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca alınan yıkım kararının uygulamakla sorumlu olan Foça Belediye Başkanlığının, ayrıca söz konusu yapının yıkılması için bir encümen kararı almasına gerek bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle olayda, Foça Belediye Başkanlığının kendisinin kamu gücünü kullananarak bir işlem tesis etmesine yani yıkım kararı alması gerekmemektedir. Çünkü koruma kurulunca alınmış bir yıkım kararı bulunduğundan belediyenin bu yıkım kararını gerçekleştirmesi de yasal bir zorunluluktur. Bu durumda, koruma kurulunca alınan yıkım kararının uygulanmasına yönelik, davalı belediyece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı..'' gerekçesiyle kaldırılarak kesin olarak davanın reddine karar verilmiştir.)<br> ... İdare Mahkemesi kararı gereğince Foça Belediye Başkanlığı tarafından ... tarihli yapı tatil zaptıyla yapı 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca mühürlenmiş ve ilgili Mahkeme kararını yerine getirmek amacıyla dava konusu Foça Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla ek yapının yıkımına karar verilmiştir.<br> Foça Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu yapının yıkımına karar verilmesi üzerine, yıkım kararından dolayı uğranıldığı ileri sürülen 220.000,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi zararın tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> Bu aşamada yıkım işleminin gerçekleştirilmediği, davacı tarafından yıkıma konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16.maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi aldığı ve davacının temyiz dilekçesinde binanın eksik kalan kısımlarının tamamlanarak tam ve oturulur hale getirildiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Temyiz edilen kararın, davaya konu yapının yıkımına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Foça Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmı, manevi tazminat talebine ilişkin kısmı ve maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden;<br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyiz edilen kararın, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 29.200,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmına gelince; <br>Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br>2683 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 9. maddesinde (Değişik: 14/7/2004 - 5226/3 md.); "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." kuralı, 16. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." kuralı getirilmiştir. Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. bendinde; "...Onaylanan kararlara kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin uymak zorunda olduğu" hükme bağlanmıştır.<br>3194 sayılı İmar Kanununun "Yapı ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinde: "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır..." 32. maddesinde: "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; idarenin sorumluluğunun Anayasal bir prensibe dayandığı görülmektedir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmış olup olayın özelliğine göre idarenin sorumluluğu, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine göre değerlendirilmektedir. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. <br>Belirtilen bu sorumluluk türlerinden idare hukuku öğretisinde hizmet kusuru olarak adlandırılan ve kusur esasına dayanan idari sorumluluk, idari hizmetin kuruluş ve işleyişinden kaynaklanır. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.<br> Hizmet kusuru, idari bir işlem veya eylemden doğabileceği gibi, idarenin eksik işlemesinden, dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden, ihmalinden, yasal görevlerin beklendiği ya da gerektiği gibi yerine getirilmemiş olmasından da kaynaklanabilir. Kamu idareleri, yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hizmetin işleyişini sürekli olarak denetlemek ve hizmetin ifası esnasında gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. İdarenin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle hizmetin kötü veya geç işlemesi veyahut gereği gibi işlememesi ve bu yüzden zarara neden olunması halinde bu zararın hizmet kusuru kriterlerine göre tazmin sorumluluğunun idareye yüklenebileceği, bireylerin uğradıkları özel nitelikteki zararların, idari faaliyet ile zarar arasında nedensellik bağının bulunması koşuluyla tazmin edilebileceği idare hukukunun genel ilkelerindendir.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, maliki olduğu İzmir ili, Foça ilçesi, Yenifoça ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda ek bir yapı inşa etmek üzere Foça Belediye Başkanlığından ... tarihli ve ... sayılı yapı ruhsatı alındığı, ruhsatı düzenleyen davalı Belediyeye güvenerek yapının inşasına başlandığı ve kaba inşaatın tamamlandığı, ancak daha sonra İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı üzerine yapılan bina için düzenlenen yapı ruhsatının ve imar durum belgesinin davalı idarece iptal edildiği, Foça Belediye Başkanlığınca davacıya gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazıyla; İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı kararı ve ... tarih ve ... sayılı kararları kapsamında bahse konu yapının yıkımına ilişkin iş ve işlemlerin davacı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle açılan davada söz konusu işlemin iptal edilmesi üzerine de davaya konu yapının yıkıma ilişkin encümen kararının tesis edildiği, davalı idarenin verdiği yapı ruhsatına istinaden yapıya başlandığı, yine daha sonra davalı idare tarafından yapı tatil zaptı düzenlenerek inşaatın durdurulması, yapı ruhsatının iptal edilmesi ve yapının yıkımına ilişkin kararların alınması nedeniyle oluşan zararın, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ve tazmini gerektiği anlaşılmakta ise de, davalı idarece yıkım işleminin gerçekleştirilmediği ve davacı tarafından 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınarak binadaki eksik kısımların da tamamlanarak tam ve oturulur hale getirildiğinin beyan edildiği, bu durumda davacının somut olayda gerçekleşmiş bir zararı olduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır<br>Bu durumda davacının istemiş olduğu maddi tazminat isteminin tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 29.200,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ...-TL tazminatın dava tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, diğer talepler yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, kabul edilen maddi tazminat talebine ilişkin kısmının BOZULMASINA, kararın diğer kısmı yönünden ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
denetim