<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/4601 E.  ,  2025/4709 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/4601<br>Karar No : 2025/4709 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'nın baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin Bursa Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; müdahil hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 5/1-a bendinde sayılan suçlardan kesin olarak hüküm giydiğinden bahisle görevi kötüye kullanmak suçundan mahkum olduğu gerekçesiyle adı bir daha yazılmamak üzere baro levhasından silinmesine karar verildiği, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı tarafından müdahilin mahkum olduğu suçun 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a bendinde sayılan suçlardan olmadığı gerekçesi ile yapılan itirazın kabulü ile Bursa Barosu Yönetim Kurulu kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu itibarla ilgili kararın hukuk aleminden kaldırıldığı, dolayısıyla ilgili baro tarafından re'sen davacının baro levhasına yeniden yazılması gerektiği, dava konusu olayda ise müdahil tarafından yapılan başvuru üzerine önceki sicil numarasına kaydedildiği, bu itibarla müdahilin ilk defa baro levhasına yazılacak olan kişi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle de müdahilin derdest ceza yargılamalarının incelenemeyeceğinin açık olduğu, bu durumda, Bursa Yönetim Kurulu kararının kaldırılmasına yönelik kararının uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, müdahilin devam eden ceza yargılamaları sonucunda olası bir mahkumiyet kararının kesinleşmesi sonrasında 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a ve 74. maddeleri uyarınca yeni bir işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Bakanlık tarafından, müdahil hakkında 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesi kapsamında derdest olan pek çok ceza kovuşturmasının bulunduğu, sözkonusu Kanun'un 5/3 maddesi uyarınca avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmaların sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği itibariyle idarenin kamu yararı ve hizmet ölçütlerini gözeterek takdir yetkisini kullanmak durumunda olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 16/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

ceza