<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/3595 E. , 2025/5241 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/3595<br>Karar No : 2025/5241<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: KHK süresi içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığından kamu görevine son verme işleminin hukuki dayanağının kalmadığı, fonksiyon gasbı ile işlem tesis edildiği, 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararı ile FETÖ/PDY'nin terör örgütü kabul edildiği, Devlete sadakat yükümlülüğünün ihlaline ilişkin iddianın somut delillerle ispatlanması gerektiği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, gerekçeli karar hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün olmayıp, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen bilgi, belge ve delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında idari yargı merciilerince ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.<br> Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...18/04/2023 tarihli bilirkişi ...tarafından hazırlanan rapor ile sanığın "23 farklı tarihte 23 kez başarılı aranma ve 34 farklı tarihte 39 kez başarısız (0 saniye ) cevapsız çağrı şeklinde sabit hat veya kontörlü hatlardan periyodik / tekil/ aynı gün birlikte aranma olarak arandığı" tespiti ve haklarında aynı suçtan yargılama yapılarak mahkumiyet kararları verilen M. E., S. Y., C. C., N.G., M.Ü. M.A. isimli kişilerle sanığın ardışık olarak arandığı, ... Sanığın kullanmakta olduğu ...ve ... numaralı GSM hatlarının, detayları dosya içerisindeki mevcut bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, büfelerde ve iş yerlerinde kullanıldığı değerlendirilen ankesörlü/sabit kontörlü telefonlardan periyodik ve ardışık olarak arandığının tespit edildiği, aşamalarda alınan savunmalarında söz konusu ankesörlü-sabit telefon aramalarına ilişkin makul bir açıklama getiremeyen sanığın, aranma sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, ardışık aramaya konu edilen şahısların aynı rütbede ve kuvvete mensup asker kişiler olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, dosya kapsamında Mahkememizce telefon aramaların makul görünmemesi hususları dikkate alındığında, sanığın örgütün iletişim metodlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemi ile arandığının sabit olduğu, yine tanık C.Ö.'nün beyanına göre, sanığın 2005 ile 2006 yılları arasında İstanbul Tuzla Piyade Sınıf Okulu'nda sınıf eğitimi aldığı dönemde diğer örgüt mensupları ile birlikte aynı bekar evinde kaldığı ve kendilerinden sorumlu bulunan örgüt üyesi ile buluşup sohbet adı altında örgütsel toplantılar gerçekleştirdiği hususunun sanığın örgüt ile bağlantısını ortaya koyan başka bir delil olduğu, sonuç olarak sanığın örgütün asker mahrem hizmetler sınıfına tabi olduğu, TSK mensubu asker kimliğine rağmen FETÖ/PDY. içerisinde bağlı olduğu örügt üyesi tarafından umuma açık yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan ardışık ve periyodik olarak aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgütsel buluşma ve toplantılar için buluşma yer ve zamanı belirledikleri, buluşarak görüştüğü, örgütsel toplantılara katıldığı, bu şekilde örgütle organik bağ içerisinde örgütsel eylemlerinin çeşitlilik ve devamlılık gösterdiği ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
ceza