<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/7055 E.  ,  2025/5286 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/7055<br>Karar No : 2025/5286<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'e vesayeten ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, KHK ile getirilen ilave tedbirlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı Komisyon kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin somut olayda dikkate alınması gerektiği, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceğinden olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı şekilde işlem tesis edildiği, masumiyet karinesinden yararlanma, özel hayata saygı ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'ün davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Davacı hakkında, yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme, silahlı terör örgütüne üye olmaktan verilen mahkumiyet kararı Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E: .., K:... sayılı kararı ile kesinleşmiş olup, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında yer alan; ".... Sanığın mensubu olduğu örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğrenci konumunda faaliyette bulunduğu, başka bir anlatımla; zahirde bir kamu görevlisi olsa da özünde örgüt militanı vasfıyla hareket ettiği, teşkilata yerleştirilmesi ve buradaki çalışmasının yegane amacı üyesi olduğu örgütün stratejik amaçlarına hizmet etmekten başka bir anlam ifade etmediği, bu cümleden olarak sanığın, örgütün adeta bir vasıtası, teşkilat içerisine uzanan kolu gibi faaliyette bulunarak milli güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak, istihbarata karşı koymak, dış güvenlik, terörle mücadelede temel esasları belirlemek olan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en önemli kurumlarından Milli İstihbarat Teşkilatından devlet sırrı niteliğindeki bilgileri temin ettiği, böylece sanığın duruşmadaki soyut, inkara yönelik savunması ile tamamen cezadan kurtulmayı amaçladığı, sübut konusunda dosyada sanık lehine yorumlanacak hiç bir şüphenin bulunmadığı, sanığın siyasal veya askeri casusluk suçu sübut bulduğu anlaşılmakla, bu yönüyle eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 328/1 maddesi gereğince; suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saik, sanığın eylemlerinin yoğunluğu, örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren sanığın Teşkilat bünyesinde temin ettiği bilgilerin niteliği ve suçu nedeniyle yarattığı tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, ön görülen cezada alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, ... " şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

ceza