<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/3710 E.  ,  2025/5339 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3710<br>Karar No : 2025/5339<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ANKARA<br>Vekilleri : Av. ...<br> Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın açıkça hukuka, hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağının bulunmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, dava konusu işlem ile yasallık ilkesinin, hukuki belirlilik ilkesinin, hukuki öngörülebilirlik ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, Anayasa'nın 36. 38/1. maddelerinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut herhangi bir delil ortaya konulmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya / Türkiye (Başvuru No:15669/20 sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararlarda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br>KARŞI OY :<br>672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br>FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.<br>Bakılan uyuşmazlıkta, davacının Ufuk Büro Sendikasına Mayıs 2014-Haziran 2016 toplam 23 ay üyeliğinin bulunduğu belirtilmiş ise de, davacının 07/06/2016 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. <br>Öte yandan, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan ceza kovuşturması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...K:...sayılı kararında yer alan, "...Her ne kadar sanık hakkında bankasya hesabında hesap hareketleri olduğu ve terör örgütü elebaşı Fetullah GÜLEN'in talimatıyla Bank Asya'ya para yatırarak örgüt üyeliği suçunu işlediğinden bahisle iddianame düzenlenmiş ise de; sanığın ... müşteri Nolu, 12.02.2014 ilk açılış tarihli Bank Asya hesabının aylara sari olarak yapılan incelenmesinde; yatırılan miktarların düşük meblağlı olduğu, hesaptaki para trafiği tümüyle değerlendirildiğinde yatırılan meblağın sürekli harcama yapılarak eksildiği, yatırılan miktarların sanığın aylık geliri ile orantılı olduğu, özellikle 2014 Mart ayında para yatırdıktan sonra nisan ayında yatırdığı miktarın önemli bir bedelini hesabından çektiği ve hesap hareketlerinin düşük düzeyde seyir ettiği dikkate alındığında, bu haliyle hesabın şahsi giderler için kullanıldığının değerlendirildiği, sanığın örgüt adına herhangi bir aktif faaliyet yürüttüğüne, örgüt adına finansal destekte bulunduğuna, örgütün çağrılarına iştirak edip eylem ve etkinliklere katıldığına, dolayısıyla terör örgütü üyeliğinin en önemli unsurları olan yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik arzeden eylem ve faaliyetler içerisine girdiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı .." gerekçeyle her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği, atılı suçu işlediği sabit olmadığı anlaşıldığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. <br>Bank Asya'daki hesabına davacının 2014 yılı içerisinde belli tutarlarda para yatırdığı görülmekte ise de, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada Bank Asya'ya para yatırma işlemlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğu tespit edilerek hakkında beraat kararı verilmesi ve Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden bankayı desteklemeye yönelik belirtilen tarihlerde para girişi olmayıp farklı tarihlerde para girişi olması ve hesap hareketlerinin Mart 2016 tarihine kadar devam etmesi, hesap ekstresinde kart ödemelerinin olduğunun görülmesi ve mevduatındaki hesabını örgüt talimatıyla artırdığı yönünde bir tespit bulunmaması karşısında Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.<br>Bunun yanında, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye örgüte destek amacıyla para gönderdiğine veya örgütün yayın organlarına abone olduğuna ilişkin herhangi somut bir delilin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır. <br>Bu durumda, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılamada davacı hakkında beraat kararı verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. <br> <br><br><br></font></p></body></html>

ceza