<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/15852 E. , 2025/4561 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/15852<br>Karar No : 2025/4561<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av....<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca olağanüstü hal döneminde sadece olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde, olağanüstü hale neden olan konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı tedbirler alınabileceği, OHAL uygulamasına son verilmesi nedeniyle hakkında uygulanan tedbirin Anayasal dayanağının kalmadığı, 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gereken OHAL KHK'larının belirtilen şekil şartına riayet edilmemesi nedeniyle yok hükmünde olduğu, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca masumiyet karinesinden yaralanma hakkının OHAL dönemlerinde dahi askıya alınamayacağı, hiç kimsenin içeriğini bilmediği Milli Güvenlik Kurulu kararlarına uymadığı için suçlanamayacağı, kamu görevinden çıkarma tedbirinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra ortaya çıkan delillerin daha önce verilmiş bir cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra tahsil edilmesine ilişkin hükmün mahkemeye başvuru noktasında caydırıcı nitelikte olduğu, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan ... Sendikasına 35 ay süreyle üye olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ... Derneği'ne 12/01/2014-13/08/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile para gönderdiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı nedeniyle kapatılan ... Özel Eğitim Tesisleri Bas. Yay. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'de 16/09/2005-30/06/2006 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmekle; ... Sendikasında yöneticilik ve benzeri şekilde aktif bir görev üstlenmeksizin veya sendikal faaliyette bulunulmaksızın sürdürülen sendika üyeliğinin, salt bu haliyle örgütsel amaçla hareket edildiğini veya örgütsel faaliyette bulunulduğunu ortaya koyabilecek bir husus olmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan şirkette çalışmasının örgütsel saikle gerçekleştiğine ve davacı tarafından ... Derneği'ne yapıldığı belirtilen ödemenin örgüte yardım mahiyetiyle yapıldığına yönelik dosya kapsamında somut herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, davalı idarece davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin başkaca bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
ceza