<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/1532 E. , 2025/3044 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/1532<br>Karar No : 2025/3044 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Telekomünikasyon A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Yalın DSL ve YAPA içermeyen taşıma talebi ve Yalın DSL içeren numara taşıma işlemlerinde kontrol süresini ihlal ettiğinden bahisle hakkında Bilgi Teknolojileri ve Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Numara taşınılabilirliğine ilişkin ihlaller'' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 6. alt bendi ve 44. maddesi uyarınca 2015 yılı net satışlarının yüzbinde dokuzu (%0,009) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu kararının 2. maddesi ile bu kararın bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ve bu işlem ekinde gönderilen tahakkuk fişi ve idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlıkta davacının Yalın DSL ve YAPA içermeyen taşıma talebi ve Yalın DSL içeren taşıma taleplerine ilişkin olarak 01/07/2015-31/12/2015 tarihleri arası dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 11.539 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde, Yalın DSL içeren numara taşıma işleminde 1.556 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde, 01/01/2016-30/06/2016 tarihleri arasındaki dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 1.512 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde ve Yalın DSL içeren numara taşınılabilirliği sürecinde 562 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde, 01/07/2016-31/12/2016 tarihleri arasında Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 10.255 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde ve Yalın DSL içeren numara taşınılabilirliği sürecinde 2.424 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde azami iki iş günü olarak belirlenen sürenin ihlal edildiği, bu ihlalin 2015 yılındaki davalı idare tarafından bu konu ile alakalı açıklama istenildikten sonra da devam ettiğinin sabit olduğu, öte yandan, uyarının ceza verilmesi için bir zorunluluk olarak düzenlenmediği gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında daha önce de aynı eylemden dolayı ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararı ile idari para cezası uygulandığı dönemde 05/09/2004 tarih ve 25574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in yürürlükte olduğu, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin tekerrüre esas alınan idari yaptırım kararından sonra yürürlüğe girdiği, 2004 tarihli (önceki) Yönetmeliğin "Tekerrür" hükümlerinin düzenlendiği 30. maddesinde ise tekerrürün, aynı takvim yılında yapılan ihlaller için uygulanabileceği kuralının bulunduğu, mer'i yönetmelikte ise geçmişte verilen idari yaptırımların yeni Yönetmelik gereği verilecek idari yaptırımlarda tekerrüre esas alınabileceği yolunda bir hüküm bulunmadığından, tesis edilen işlemde... tarih ve ... sayılı Kurul kararının, dava konusu idari yaptırım kararında tekerrüre esas alınamayacağının görüldüğü, bu durumda, davacı şirket hakkında uygulanan idari para cezasında tekerrürün uygulandığı, hukuki güvenlik ve hukuki istikrar ilkeleri gereği sonradan yürürlüğe giren yönetmelik hükmünün önceki yönetmelik zamanında verilen yaptırımları genişletemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu açıdan hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28/11/2024 tarih ve E:2020/1478, K:2024/5087 sayılı kararıyla;<br> 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun Yetkisi ve İdari Yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin 1. ve 15. fıkraları, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Numara taşınabilirliğine ilişkin ihlâller" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 6 numaralı alt bendi, "Tekerrür" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrası, 05/09/2004 tarih ve 25574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in "Tekerrür" başlıklı 30. maddesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesine yer verilerek;<br> 5809 sayılı Kanun’da aksine bir hüküm yer almadığından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idari para cezaları alanında yapılacak düzenlemelerde ve verilen idari para cezalarında, 5326 sayılı Kanun’un genel hükümlerinde yer alan düzenlemelerin dikkate alınması gerektiği;<br>Bu itibarla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından işletmecilere uygulanan idari yaptırımların yargısal denetimi yapılırken, 5809 sayılı Kanun’da yer alan kuralların yanında, Kabahatler Kanunu’nun genel hükümlerinde yer verilen kuralların da dikkate alınması gerektiği;<br>Kabahatler Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağının belirtildiği; 5237 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen, "İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz." kuralı ile hukuki belirliliğin ve hukuk güvenliğinin gereği olarak "suçun, işlendiği zamanın kanununa tabi olacağı" ilkesinin benimsendiği, aleyhe kanunun geçmişe uygulanmasının yasaklandığı; söz konusu ilkenin kabahatler bakımından da geçerli olduğu ve sonradan suç veya ceza yönünden lehe bir düzenlemenin yürürlüğe girmesi durumu hariç, fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan kurallara göre idari yaptırım uygulanması gerektiği;<br>Uyuşmazlıkta, idari para cezasına konu tipik fiile ilişkin düzenlemeye, Numara Taşınabilirliği Uygulama Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Taşıma süreci kapsamında uygulanacak süreler” başlıklı 13. maddesinin ikinci fıkrasında yer verildiği; buna göre her bir hesaplama döneminin sonunun, fiilin gerçekleştiği zaman olarak kabul edilmesi gerektiği; <br>Öte yandan, yürürlükteki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nde (Madde 43), mülga Yönetmelikl'e (Madde 30) aynı olacak şekilde tekerrür halinde işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne (%3) kadar idari para cezası uygulanacağı düzenlenmişken; yeni Yönetmelik'te mülga Yönetmelik'ten farklı olarak bir takvim yılı olan tekerrüre esas alınacak sürenin arttırılarak üç yıla çıkarıldığı, mülga Yönetmelik döneminde gerçekleşen fiillerin tekerrüre esas alınmasına ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmediği, yapılan bu düzenleme ile bir fiile uygulanacak yaptırımın ileriye doğru öngörülebilir bir şekilde ağırlaştırıldığı;<br>Dava konusu işleme konu fiiller, 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe giren ve halen yürürlükte olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği döneminde gerçekleştiğinden, davacı şirkete 01/07/2015-31/12/2015, 01/01/2016-30/06/2016 ve 01/07/2016-31/12/2016 tarihleri arası dönemlerde gerçekleştirdiği fiiller sebebiyle, tekerrür hükümleri de dahil, uygulanacak cezaya ilişkin olarak fiillerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin uygulanacağı;<br> Bakılan davada, tekerrür uygulamasında sürenin üç yıl kabul edilerek mülga Yönetmelik yürürlükte iken ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile uygulanan para cezasının tekerrüre esas alınmasında, yeni Yönetmeliğin yürürlüğünden önce gerçekleşen bir fiile, tekrar yeni bir idari para cezasının uygulanması değil; birbirini takip eden Yönetmelik düzenlemelerinden, uyuşmazlığa konu fiilin işlenmesinden önce yürürlükte olan ve fiilin işlendiği sırada davacı tarafından bilinen/bilinmesi gereken Yönetmelik maddesi uyarınca idari para cezasının uygulanmasının söz konusu olduğu; bu nedenle, aleyhe düzenlemenin geçmişe yürütülmesinden de bahsedilemeyeceği;<br>Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 7. ve 8. maddelerinin ihlal edildiği iddiası ile yapılan bir başvuru üzerine verilen kararda bu konuya ilişkin değerlendirme yapılarak, başvurucu tarafından son suçtan yalnız bir yıl önce, tekerrürde dikkate alınacak zaman aralığını beş yıldan on yıla çıkaran kanun değişikliğinin gerçekleştirildiği, bu sebeple 1995 yılında işlenen suç hakkında karar verilirken, 1984 yılında işlenen suç dikkate alınarak tekerrür uygulandığı, bu durumun AİHS’in 7. maddesine aykırılık teşkil ettiği iddiası üzerine, AİHM Dava Dairesinin, aleyhe olan yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önceki suç için uygulanamayacağından bahisle davacı lehine karar verdiği; ancak AİHM Büyük Dairesi tarafından verilen kararda, aynı ilkelerden yola çıkılarak bu kez farklı bir sonuca varıldığı ve AİHS’e taraf olan ülkenin kendi ceza politikasını belirlemek konusundaki özerkliği de gözetilerek, iç hukuk uygulamasının genel ya da özel tekerrür şeklinde olabileceği gibi süreli ya da süresiz tekerrür şeklinde olabileceği ifade edildikten sonra, failin son suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanuna göre cezalandırıldığına ve bu kanuna göre davranışının sonuçlarının öngörülebilir olduğuna şüphe bulunmadığı, aleyhe kanunun geçmişe yürümezliği ilkesi açısından değerlendirildiğinde, somut olayda birbirini takip eden yasa hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulandığı gerekçesiyle AİHS’in 7. maddesine aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı (AİHM Büyük Daire, Achour v. Fransa, B. No: 67335/01, Karar tarihi:29/03/2006);<br> Bu itibarla, dava konusu işlemde tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından hukuka aykırılık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile dava konusu konusu işlemin iptal edilmesinde hukuki isabet bulunmadığı;<br> Öte yandan, bakılan davada, Bölge İdare Mahkemesince, davalı idare tarafından yapılan tespitler ve tesis edilen idari para cezasına tekerrür uygulanması dışında diğer yönlerden de hukuka uygunluk bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirmenin yapılmadığı görüldüğünden, davacı şirketin iddiaları da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu Kurul kararı ile davacının fiilinin gerçekleştiği, fiillerin tespit edildiği ve Kurul kararının alındığı tarihte yürürlükte olan 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik uyarınca yaptırım uygulandığı, lehe uygulamada karma uygulama yasağının bulunduğu, dava konusu işleme uygulanan mevzuatın davacının lehine olduğu, Yönetmeliğin geçmişe etkili uygulanmasının söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> 01/07/2015-31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 11.539 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde ve Yalın DSL içeren numara taşınılabilirliği sürecinde 1.556 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde, 01/01/2016-30/06/2016 tarihleri arasındaki dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 1.512 adet numara ilişkin taşıma işleminde ve Yalın DSL içeren numara taşınılabilirliği sürecinde 562 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde ve 01/07/2016-31/12/2016 tarihleri arasındaki dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 2.424 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde kontrol süresini ihlal ettiğinden bahisle, daha önce... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile aynı fiil nedeniyle idari yaptırım uygulandığı da dikkate alınmak suretiyle,... tarih ve ...sayılı Kurul kararının 2. maddesi ile 2015 yılı net satışlarının yüz binde dokuzu oranında idari para cezası uygulanması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun Yetkisi ve İdari Yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idari para cezası uygulamaya, milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya, belirlediği süre içerisinde yetkilendirme ücretinin ödenmemesi ya da ağır kusur halinde verdiği yetkilendirmeyi iptal etmeye yetkilidir. Ancak, Kurum, ulusal çapta verilecek frekans bandı kullanımını ihtiva eden ve sınırlı sayıda işletmeci tarafından yürütülmesi gereken elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin yetkilendirmelerin iptalini gerektiren hallerde Bakanlığın görüşünü alır."; anılan maddenin 15. fıkrasında, "Bu maddenin uygulanmasına ve bu Kanunda öngörülen yükümlülüklerin işletmeciler tarafından yerine getirilmemesi halinde uygulanacak idari para cezalarına ilişkin hususlar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır<br> 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Numara taşınabilirliğine ilişkin ihlâller" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 6 numaralı alt bendinde, taşıma sürecinde numara taşınabilirliğine ilişkin Kurum düzenlemelerinde belirtilen sürelere uyulmaması hâlinde, işletmecinin, bir önceki takvim yılındaki net satışlarının binde beşine (%0,5) kadar idari para cezasıyla cezalandırılacağı belirtilmiş; "Tekerrür" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında, idari para cezası uygulanmış bir işletmeci tarafından, üç yıl içinde aynı yükümlülüğün ihlâl edilmesi durumunda söz konusu ihlâl için, 23., 24. ve 25. maddeler saklı kalmak kaydıyla, uygulanacak idari para cezasının, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne (%3) kadar arttırılabileceği kuralına yer verilmiştir.<br> 05/09/2004 tarih ve 25574 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in "Tekerrür" başlıklı 30. maddesinde, aynı takvim yılı içinde aynı nitelikteki ihlalin tekrarı halinde tekrar edilen ihlal için bu Yönetmelikte öngörülen idari para cezası oranlarının üst sınırı ile bağlı kalınmaksızın işletmecisinin bir önceki takvim yılındaki cirosunun %3'ünü (yüzde üç) aşmamak kaydıyla idari para cezası uygulanabilceği kurala bağlanmıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlıkta ısrara ilişkin husus, idari para cezalarında "tekerrür" müessesesinin zaman bakımından uygulanması ile ilgili olup, eski yönetmelik döneminde gerçekleştirilen eylem nedeniyle yine eski yönetmelik döneminde tesis edilen idari yaptırımın, yeni yönetmelik döneminde gerçekleştirilen aynı eylem nedeniyle tesis edilen idari yaptırım için tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ortaya konulması gerekmektedir.<br> 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin ise, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı hükmü yer almaktadır.<br> Bu doğrultuda, 5809 sayılı Kanun’da aksine bir hüküm yer almadığından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (Kurum) tarafından idarî para cezaları alanında yapılacak düzenlemelerde ve verilen idarî para cezalarında, belirtilen Kanun’un genel hükümlerinde yer alan düzenlemelerin dikkate alınması gerektiği gibi Kurum tarafından işletmecilere uygulanan idarî yaptırımların yargısal denetimi yapılırken de, 5809 sayılı Kanun’da yer alan kuralların yanında, 5326 sayılı Kanun’un genel hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.<br> 5326 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında ise, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimsenin cezalandırılamayacağı ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamayacağı belirtilerek "suçun, işlendiği zamanın kanununa tâbi olacağı" ilkesi benimsenmiş ve aleyhe kanunun geçmişe uygulanması yasaklanmıştır. Anılan ilkenin kabahatler bakımından da geçerli olması nedeniyle sonradan suç veya ceza yönünden lehe bir düzenlemenin yürürlüğe girmesi durumu hariç, fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan kurallara göre idari yaptırım uygulanması gerektiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. <br> Uyuşmazlıkta, idari para cezasına konu fiil, dava konusu işleme konu fiillerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunduğu haliyle, Numara Taşınabilirliği Uygulama Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Taşıma süreci kapsamında uygulanacak süreler” başlıklı 13. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "(2) Numara bazında, numara taşıma talebinin iletim ve kontrol sürelerinin aşıldığı taleplerin toplam talep sayısına oranı %0.5’i (bindebeş) geçemez. Bu oran, bir takvim yılı içerisinde yılbaşından itibaren 6’şar aylık dönemler için hesaplanır. Aynı dönem için, işletmeciye gelen toplam taşıma talebi sayısının 10.000’den küçük olduğu durumlarda ise taşıma talebinin iletim ve kontrol sürelerinin aşıldığı taşıma talebi sayısı 50’yi geçemez" düzenlemesine aykırılık oluşturmakta olup, söz konusu düzenleme gereği her bir hesaplama döneminin sonu, fiilin gerçekleştiği zaman olarak kabul edilmelidir. <br>Diğer yandan, yürürlükteki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nde, mülga Yönetmelik'le aynı olacak şekilde tekerrür halinde işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne (%3) kadar idari para cezası uygulanacağı düzenlendiği; yeni Yönetmelik'te mülga Yönetmelikten farklı olarak bir takvim yılı olan tekerrüre esas alınacak süre arttırılarak üç yıla çıkarıldığı görülmektedir.<br>Dava konusu işleme konu fiiller 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe giren ve halen yürürlükte olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği döneminde gerçekleştiğinden, davacı şirkete 01/07/2015-31/12/2015, 01/01/2016-30/06/2016 ve 01/07/2016-31/12/2016 tarihleri arası dönemlerde gerçekleştirdiği fiiller sebebiyle, tekerrür hükümleri de dahil, uygulanacak cezaya ilişkin olarak fiillerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin uygulanacağı açıktır.<br> Uyuşmazlıkta, tekerrür uygulamasında sürenin üç yıl kabul edilerek mülga Yönetmelik yürürlükte iken ... tarih ve ...sayılı Kurul kararı ile uygulanan para cezasının tekerrüre esas alınmasında, yeni Yönetmeliğin yürürlüğünden önce gerçekleşen bir fiile, tekrar yeni bir idari para cezasının uygulanması değil; birbirini takip eden Yönetmelik düzenlemelerinden, uyuşmazlığa konu fiilin işlenmesinden önce yürürlükte olan ve fiilin işlendiği sırada davacı tarafından bilinen/bilinmesi gereken Yönetmelik maddesi uyarınca idari para cezasının uygulandığı görüldüğünden, aleyhe düzenlemenin geçmişe yürütülmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Kaldı ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin, B. No: 67335/01 sayılı, 29/03/2006 tarihli kararında, başvurucu tarafından son suçtan yalnız bir yıl önce, tekerrürde dikkate alınacak zaman aralığını beş yıldan on yıla çıkaran kanun değişikliğinin gerçekleştirildiği, bu sebeple 1995 yılında işlenen suç hakkında karar verilirken, 1984 yılında işlenen suç dikkate alınarak tekerrür uygulandığı, bu durumun AİHS’in 7. maddesine aykırılık teşkil ettiği iddiasına ilişkin olarak AİHM Dava Dairesinin, aleyhe olan yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önceki suç için uygulanamayacağından bahisle davacı lehine karar vermesinin ardından AİHM Büyük Dairesinin, aynı ilkelerden yola çıkılarak farklı bir sonuca vardığı, AİHS’e taraf olan ülkenin kendi ceza politikasını belirlemek konusundaki özerkliği de gözetilerek, iç hukuk uygulamasının genel ya da özel tekerrür şeklinde olabileceği gibi süreli ya da süresiz tekerrür şeklinde olabileceği ifade edildikten sonra, failin son suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanuna göre cezalandırıldığına ve bu kanuna göre davranışının sonuçlarının öngörülebilir olduğuna şüphe bulunmadığı, aleyhe kanunun geçmişe yürümezliği ilkesi açısından değerlendirildiğinde, somut olayda birbirini takip eden yasa hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulandığı gerekçesiyle AİHS’in 7. maddesine aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı görülmektedir (AİHM Büyük Daire, Achour v. Fransa, B. No: 67335/01, Karar tarihi:29/03/2006). <br> Bu durumda, dava konusu işlemde tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> Diğer yandan, Bölge İdare Mahkemesince, davalı idare tarafından tesis edilen idari para cezasına tekerrür uygulanması dışında diğer yönlerden de hukuka uygunluk bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirmenin yapılmadığı görüldüğünden, davacı şirketin iddiaları da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br> Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY <br><br> X- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin ise, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı kurala bağlanmış olup, 5809 sayılı Kanun’da aksine bir hüküm yer almadığından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından idarî para cezaları alanında yapılacak düzenlemelerde ve verilen idarî para cezalarında, belirtilen Kanun’un genel hükümlerinde yer alan düzenlemelerin dikkate alınması gerektiği açıktır.<br> Kabahatler Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiş, bu madde ile atıf yapılan 5237 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında ise, "İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz." kuralına yer verilmiştir.<br> Görüldüğü üzere, Türk Ceza Kanunu'nda "suçun, işlendiği zamanın kanununa tâbi olacağı" prensibi benimsenmiştir. Bu prensibe göre, işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla suç sayılmış olması hâlinde fail cezalandırılmaz. Söz konusu prensip kabahatler bakımından da aynen geçerlidir.<br> 05/09/2004 tarih ve 25574 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in 30. maddesinde, "Aynı takvim yılı içinde aynı nitelikteki ihlâlin tekrarı hâlinde tekrar edilen ihlâl için bu Yönetmelikte öngörülen idari para cezası oranlarının üst sınırı ile bağlı kalınmaksızın işletmecisinin bir önceki takvim yılındaki cirosunun %3'ünü (yüzde üç) aşmamak kaydıyla idari para cezası uygulanabilir." kuralı yer almaktayken, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 43. maddesinin 1. fıkrasında, "İdari para cezası uygulanmış bir işletmeci tarafından, üç yıl içinde aynı yükümlülüğün ihlâl edilmesi durumunda söz konusu ihlâl için, 23'üncü, 24'üncü ve 25'inci maddeler saklı kalmak kaydıyla, uygulanacak idari para cezası işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne (%3) kadar arttırılabilir." kuralı getirilmiştir.<br> Bu itibarla, mülga Yönetmelik'te ihlalin tekrarı nedeniyle yaptırımın ağırlaştırılması aynı takvim yılı içindeki ihlâller için uygulanmakta iken, 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik'te, yaptırım uygulandıktan sonraki 3 yıl içinde aynı ihlalin tekrarı durumunda yaptırımın ağırlaştırılması söz konusudur. <br> Dava konusu yaptırımın dayanağı Yönetmeliğin 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, mülga Yönetmelik'te aynı takvim yılındaki ihlâlin ağırlaştırıcı sebep sayıldığı ve cezanın ağırlaştırılmasının ilk ihlale yaptırım uygulanmış olması koşuluna bağlanmadığı, 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik'te ise cezanın ağırlaştırılarak uygulanmasının ilk ihlâle yaptırım uygulanması koşuluna bağlandığı, tekerrüre esas alınan ilk ihlâl ile tekerrür ettiği belirtilen ikinci ihlâle yaptırım uygulama usulünün farklı olduğu dikkate alındığında, bu durumun işletmeciler açısından öngörülebilir olmadığı anlaşılmaktadır.<br> Dava konusu işlemde tekerrüre esas fiilin 2012 yılında gerçekleştiği, bu fiil hakkında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla idari para cezası verildiği, dava konusu işleme esas fiilin de 2015 yılının 1. çeyreği ile 2016 yılının 1. ve 2. çeyreğinde gerçekleştiği, dava konusu idari para cezasına dayanak alınan Yönetmeliğin 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği göz önünde bulundurulduğunda tekerrür kuralının bu tarihten sonra gerçekleşmiş ve yaptırım uygulanmış ihlalin varlığı halinde uygulanabileceği, dolayısıyla davacıya idari para cezası uygulanırken tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerde "tekerrür" hükümlerinin uygulanmış olması nedeniyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.<br><br> <br> KARŞI OY<br><br><br> XX- 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Tekerrür" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında, "İdari para cezası uygulanmış bir işletmeci tarafından, üç yıl içinde aynı yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda söz konusu ihlal için, 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeler saklı kalmak kaydıyla, uygulanacak idari para cezası işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne (%3) kadar arttırılabilir." düzenlemesi yer almaktadır. <br>Aynı Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan ve 15/02/2014 tarihinden önceki idari yaptırımlar hakkında uygulanan Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin "Tekerrür" başlıklı 30. maddesinde ise, "Aynı takvim yılı içinde aynı nitelikteki ihlalin tekrarı halinde tekrar edilen ihlal için bu Yönetmelikte öngörülen idari para cezası oranlarının üst sınırı ile bağlı kalınmaksızın işletmecisinin bir önceki takvim yılındaki cirosunun %3'ünü (yüzde üç) aşmamak kaydıyla idari para cezası uygulanabilir." düzenlemesi yer almaktaydı.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacı Şirkete, 01/07/2015-31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 11.539 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde ve Yalın DSL içeren numara taşınılabilirliği sürecinde 1.556 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde, 01/01/2016-30/06/2016 tarihleri arasındaki dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 1.512 adet numara ilişkin taşıma işleminde ve Yalın DSL içeren numara taşınılabilirliği sürecinde 562 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde ve 01/07/2016-31/12/2016 tarihleri arasındaki dönemde Yalın DSL ve YAPA içermeyen numara taşınılabilirliği sürecinde 2.424 adet numaraya ilişkin taşıma işleminde kontrol süresini ihlal ettiğinden bahisle, daha önce... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile aynı fiil nedeniyle idari yaptırım uygulandığı da dikkate alınmak suretiyle, ...tarih ve ... sayılı Kurul kararının 2. maddesi ile 2015 yılı net satışlarının yüz binde dokuzu oranında idari para cezası uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Somut uyuşmazlıkta, davacı şirket hakkında ...tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla tesis edilen idari para cezası esas alınmak suretiyle tekerrür hükümleri uygulanmış ve idari para cezasında arttırıma gidilmiştir. <br>İlgililerin aleyhine sonuç doğuran idari işlemlerin geriye yürümeyeceği ve düzenleyici tasarrufların düzenledikleri konularda o konuya ilişkin kuralların yayımlandıkları tarihten itibaren uygulanacağı açık olup, idari işlemlerin geriye yürümemesi hukuk devletinin de gereğidir. Ayrıca cezai idari işlemler uygulanırken ceza hukukunun genel prensiplerinin de göz önüne alınması gerekir. Türk Ceza Kanunu'nun "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinde "suçun işlendiği zamanın "esas alınması gerektiği belirtilmekte olup, bu kural ceza hukukunun genel bir ilkesidir. <br>Bu itibarla, davacı Şirkete verilen idari para cezasının takdirinde ağırlaştıcı bir neden olarak dikkate alınan eylem ve buna ilişkin Kurulu kararı, dava konusu işlemin dayanağını teşkil eden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdiği 15/02/2014 tarihinden önce ortaya çıkan eylem ve kararlar olduğundan ve bu tarihten önce yürürlükte bulunan Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 30. maddesinde, "aynı takvim yılı içinde işlenen aynı nitelikteki ihlallerin" tekerrüre esas alınabileceği öngörüldüğünden, anılan eylem ve Kurul kararının "tekerrür" değerlendirmesinde dikkate alınması hukuken mümkün değildir. <br>Bu durumda; ... tarih ve ...sayılı karara konu ihlalin, tekerrüre esas alınmasına imkan bulunmadığından, davacı Şirkete Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin tekerrür hükmü dikkate alınması suretiyle idari para cezası verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.<br> <br><br><br><br> <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
ceza