<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/13340 E.  ,  2025/8555 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/13340<br>Karar No : 2025/8555<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali istenilmektedir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Anılan karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yönündeki kararın, davacının vasisine 23/01/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, temyiz başvurusunun ise 03/03/2025 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapıldığı tespit edilmiş olup, yasal süre geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığından temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, 7 (yedi) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hükümlü olarak ceza evinde bulunması nedeniyle iradesi dışında, doğru dürüst okur yazarlığı olmayan ve ilkokul terk olan annesinin vasi olarak atandığı, vasi atama kararının kaldırılması için talepte bulunduğu, istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın vasisine tebliğ edildiği, annesi tarafından ne olduğu bilinmeyen tebliğe konu evrakın isteği üzerine ceza evine mektupla gönderildiği, mektubun eline ulaştığı tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, hak arama özgürlüğünü ve dolaylı olarak mahkemeye erişim hakkını kısıtlayan söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY :<br> Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu, "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında, Devlet'in, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu ve 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı yer almıştır.<br>Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkı olup, mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Bu hak ilk derece mahkemesinde dava açma hakkının yanı sıra hukuk sisteminin öngördüğü itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma hakkını da içermektedir. Yargılamalarda istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise bu kanun yolları yönünden de hak arama özgürlüğü kapsamındaki güvencelerin sağlanması gerekmektedir.<br>Bununla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (tebliğ tarihinde yürürlükte olan şekli) 407. maddesinde; bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu; 413. maddesinde; vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı, mezkur kanunda 02/03/2024 tarihinde yapılan değişiklik ile ise özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı, hapis halinin devamı süresince, toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması hallerinde vesayetin sona erdirilebileceği hükme bağlanmıştır.<br>Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, usûl kurallarının yorumlanması hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tâbi tutulabileceği, mahkemelerin söz konusu kısıtlamaları yorumlarken hakkın özünü ortadan kaldıracak, kişinin mahkemeye erişimini engelleyecek, aşırı şekilcilikten ve kanunla öngörülmüş olan usûl şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınması gerektiği, mahkemeye erişim hakkının sınırlanmasına ilişkin süre kurallarının yorumunda hukukî güvenlik ve idarî istikrar ile mahkemeye erişim hakkı arasındaki hassas dengenin gözetilmesi gerektiği belirtilmektedir (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararı, Anayasa Mahkemesi'nin, Ayşe Yıldırım, B. No: 2014/5, 25/10/2017, §§ 54, 55; Mustafa Berberoğlu, B. No: 2015/3324, § 49; Yaşar Çoban, B. No: 2014/6673, § 66).<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dava dosyasının incelenmesinden; bir yıldan uzun süreli hapis cezası alan ve hükmün kesinleşmesi nedeniyle annesi ...'ın vasi olarak atandığı, davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan 03/03/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle "annesinin kendisine vasi olarak atandığını, yönetilmesi gereken bir mal varlığının bulunmadığını, medeni haklarını kendisinin kullanabilecek durumda olduğunu, annesinin hasta ve yaşlı olduğunu, vesayet halinin sonlandırılarak annesinin vasiliğini kaldırılmasını" talep ettiği, bu talep üzerine ilgili mahkemece davacı hakkındaki vesayet kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Vasi kurumunun getiriliş amacının kişilerin bulunduğu fiili durumu göz önüne alınarak hukuki menfaatlerinin korunması olduğu hususu, müvekkil vekil ilişkisinden farklı olarak hukuki bilgisinden ziyade yakınlık kriteri ile vasinin vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince re'sen atanmış olması ile birlikte dikkate alındığında; davacının fiili durumu itibariyle annesine yapılan tebliğin temyiz başvurusu süresini başlatacağına dair yorumun aşırı şekilci ve Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının bir parçası olan mahkemeye erişim hakkının özünü zedeler nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı öğrendiği tarih olarak beyan ettiği 28/02/2025 tarihinin esas alınıp, bu tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde 03/03/2025 tarihinde kayda giren temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü gerektiğinden, ''temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi" yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. <br>Bu nedenle, davacı tarafından verilen temyiz dilekçesi ile ilgili gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU<br>Açıklanan nedenlerle; <br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>

ceza