<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6012 E. , 2025/8998 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/6012<br>Karar No : 2025/8998 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>2- (DAVACI) ... Madencilik Nakliyat Taşımacılık, Orman Ürünleri Gıda, İnşaat Hayvancılık ve Petrol Ürünleri Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Adana ili, Karaisalı ilçesi hudutları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı IV(a) grup (krom) maden sahasında 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üretim yapılmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası gereğince 95.161,00 TL idari para cezası verilmesine ve aynı fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulanması nedeniyle ruhsatın iptaline ilişkin Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin, davacı şirketin uhdesinde bulunan maden sahasında 2017, 2018, 2019 yıllarında üretim yapılmadığından bahisle 95.161,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; uyuşmazlık konusu olayda davacıya uygulanan idari para cezasının hangi şartlarda uygulanacağını belirten Yasa hükmünün 05/12/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği görülmekte olup, Yasa'da açık bir şekilde haklı beklentilerin ve kazanılmış hakların korunması suretiyle Yasa hükmünün geçmişe yönelik olarak uygulanacağına dair bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, davacının idari para cezasına esas alınan eylemlerinin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olduğu göz önüne alındığında, Yasa hükmünde belirtilen "Beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yıl" içerisinde Yasa'nın henüz yürürlükte olmadığı 05/12/2017 tarihinden önceki eylemlerinin, yani 2017 yılının dahil edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı şirketin 95.161,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacı şirkete beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulanması nedeniyle ruhsatın iptaline ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; uyuşmazlık konusu olayda, 2004, 2005,2008,2009 yıllarında üretim yapılmadığından bahisle, davacının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası hükmü kapsamında tesis edilen ve davacıya 29/08/2016 tarihinde tebliğ edilen idari para cezasıyla cezalandırıldığı, anılan idari para cezasının, son yapılan yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce ve fakat 18/02/2015 tarih ve 29271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması hâlinde de bu hüküm uygulanır." hükmü uyarınca tesis edildiği, dava konusu idari para cezasının ise 05/12/2017 tarihinde yürürlüğe giren, "Beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim miktarı projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %30’undan az olması durumunda, ruhsat sahiplerine 77.632 Türk lirası idari para cezası verilir." hükmü uyarınca tesis edildiği, Yasa maddesinin değişiklikten önce ve değişiklikten sonraki hallerinin hukuki olarak davacıya farklı sorumluluklar atfettiği, bu nedenle aynı Yasa hükmü olarak değerlendirmeye tabi tutulamayacağı, kaldı ki tekerrüre esas tutulan dava konusu 95.161,00 TL'lik idari para cezasının yukarıda belirtilen gerekçeyle işbu Mahkeme kararıyla iptal edildiği göz önüne alındığında beş yıl içerisinde ikinci kez uygulanan idari para cezasından söz edilemeyeceği açık olup, dava konusu işlemin, ruhsatın iptaline ilişkin kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyası ile davacının aynı işleme karşı ... İdare Mahkemesinin E:... esas sayısında açtığı dava dosyasının birlikte incelenmesinden; davacı şirketin uhdesinde bulunan Adana ili, Karaisalı ilçesi hudutları dahilindeki Sicil:... sayılı IV(a) grup (krom) maden sahasında, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü teknik elemanları tarafından .... tarih ve ... sayılı Olur doğrultusunda 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca yapılan inceleme neticesinde, 2017, 2018, 2019 yıllarında sahada üretim yapılmadığının tespit edildiği, bu tespite istinaden 3213 Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası gereğince Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının 95.161,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına ve daha önce 2004, 2005, 2008, 2009 yıllarında üretim yapılmadığından bahisle aynı fiil dolayısıyla idari para cezası uygulanması sebebiyle ruhsatın iptaline karar verilmesi üzerine söz konusu işlemin ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmının iptali talebiyle ... İdare Mahkemesi'nin E:... esas sayısında dava açılırken, para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının iptal talebiyle de işbu davanın açıldığı, buna göre; Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmının davacı tarafından ... İdare Mahkemesi'nin E:... esas sayılı dosyasında davaya konu edildiği, işbu davanın ise aynı işlemin 95.161,00 TL para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının iptali talebiyle açıldığı görüldüğünden, işbu davaya konu edilmeyen ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmı hakkında taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm kurulması mümkün olmadığından, istinafa konu kararın bu kısmının kaldırılarak, söz konusu işlemin ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmı hakkında hüküm kurulmadığı, işlemin; bakılan davaya konu edilen 95.161,00 TL para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı incelendiğinde; istinafa konu kararı veren idare mahkemesince, davacının temel itiraz olarak öne sürdüğü bir husus olarak; davaya konu para cezasının hangi şartlarda uygulanacağını belirleyen kanun hükmünün 05/12/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, idari para cezasına esas alınan eylemlerinin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olduğu göz önüne alındığında, para cezası öngören kanun hükmünün yürürlükte olmadığı 2017 yılı dahil edilerek ceza verilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu para cezasının iptaline karar verilmişse de, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 18/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 12. fıkrasında; beş yıllık sürede üç yıldan fazla üretim yapılmaması veya bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması hâlinde para cezası uygulanacağı yönündeki hüküm, söz konu fıkranın sonraki hallerinde ve bu arada 05/12/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile değişik halinde de mevcut olduğu, şu farkla ki, 05/12/2017 tarihinden önce üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması ceza verilmesi bakımından sınır oran olarak belirlenmişken, bu tarihten sonra söz konusu sınır oranının %30'a çıkarıldığı, lehe olan %10 oranı uygulansa dahi davacının fıkrada tanımı yapılan suç fiilini işlediği, başka bir ifade ile beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılda yaptığı toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olduğu, bu itibarla; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 18/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 12. fıkrasında tanımı yapılan suç filinin, maddenin sonraki hallerinde de mevcut olması ve davacının lehine olan asgari %10 üretim oranının uygulanması halinde dahi 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üretim yapmadığı sabit olan davacının söz konusu kanun hükmü gereğince para cezası ile cezalandırılmasında bu yönüyle hukuka aykırılık, yazılı gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, ancak; aynı kanun hükmünde, para cezasına konu eylemin belirlenmesi bakımından beş yıllık dönemlerin hesaplanmasında, işletme izninin verildiği yıl ile üretime ilişkin tespitin yapıldığı yılın dikkate alınmayacağının hükme bağlandığı ve uyuşmazlık konusu olayda üretime ilişkin tespitin 2020 yılının Temmuz ayında yapıldığı dikkate alındığında, idari para cezasına konu eylemin (beş yıllık dönemin) 2019 yılında tamamlandığı, hal böyle olunca, Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesi gereğince cezaya konu fiilin 2019 yılı içinde tamamlanmış olması nedeniyle 2019 yılında gerçekleşen bu fiile karşılık idari para cezasının fiilin işlendiği tarihte (2019 yılında) geçerli olan 77.632,00 TL tutarında uygulanması gerekirken, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte (2020 yılında) geçerli olan 95.161,00 TL tutarında idari para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, para cezasının 77.632,00 TL'yi aşan 17.529,00 TL'lik kısmının iptal edilmesi gerektiğinden, para cezasının 17.529,00 TL'lik kısmının iptali bakımından, idare mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmasa da, kararın sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunduğu belirtilerek, sonuç olarak; cezaya konu eylem sabit olmakla birlikte, uygulanan para cezasının miktarı yanlış belirlendiğinden, davaya konu edilen 95.161,00 TL para cezasını yazılı gerekçeyle iptal eden idare mahkemesi kararının 77.632,00-TL'lik kısmının kaldırılarak, davanın bu kısmının reddine, geri kalan 17.529,00-TL'lik kısmı bakımından karar sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, bu kısım bakımından davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; işbu davanın konusu olmayan davacıya ait maden ruhsatının iptaline ilişkin kısmı ile dava konusu para cezasının 77.632,00-TL'lik kısmının kaldırılmasına, dava konusu para cezasının 77.632,00 TL'lik kısmı bakımından davanın reddine, dava konusu para cezasının 17.529,00 TL'lik kısmı bakımından istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, orman izninin gecikmesi nedeniyle faaliyette bulunamadığı, Bölge İdare Mahkemesince idari işleme ilişkin hukuki inceleme aşamasında idari işlem tesisi niteliğinde karar verildiği, davalı idare tarafından, davanın tamamen reddi gerektiği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket tarafından, Adana ili, Karaisalı ilçesi hudutları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı IV(a) grup (krom) maden sahasında 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üretim yapılmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası gereğince 95.161,00 TL idari para cezası verilmesine ve aynı fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulanması nedeniyle ruhsatın iptaline ilişkin Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmı hakkında taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm kurulması mümkün olmadığından, istinafa konu kararın bu kısmının kaldırılarak, söz konusu işlemin ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmı hakkında hüküm kurulmaması yönünden incelenmesi neticesinde;<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen kısmının usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası gereğince 95.161,00 TL idari para cezası verilmesi yönünden incelenmesi neticesinde;<br> 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 18/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 12. fıkrasında; beş yıllık sürede üç yıldan fazla üretim yapılmaması veya bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması hâlinde para cezası uygulanacağı yönündeki hüküm, söz konu fıkranın sonraki hallerinde ve bu arada 05/12/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile değişik halinde de mevcut olduğu, 05/12/2017 tarihinden önce üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması ceza verilmesi bakımından sınır oran olarak belirlenmişken, bu tarihten sonra söz konusu sınır oranın %30'a çıkarıldığı, lehe olan %10 oranı uygulansa dahi davacının fıkrada tanımı yapılan suç fiilini işlediği hususunda bir duraksamaya yer olmadığı, başka bir ifade ile beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılda yaptığı toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olduğu, bu itibarla; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, 18/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 12. fıkrasında tanımı yapılan suç filinin, maddenin sonraki hallerinde de mevcut olması ve davacının lehine olan asgari %10 üretim oranının uygulanması halinde dahi 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üretim yapmadığı sabit olan davacının söz konusu kanun hükmü gereğince para cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır.<br>Dolayısıyla temyize konu kararın, cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas alınan fiilin hangi tarihte gerçekleşmiş sayılacağının tespiti uygulanacak idari para cezasının miktarı açısından önem arz etmektedir.<br>Uyuşmazlığa konu hukuki düzenlemelerdeki yaptırım uygulanması öngörülen beş yıllık süre içinde üç yıldan fazla üretim yapmama fiili, yıllara sari bir eylemdir. Suç sayılan fiilin gerçekleşmiş sayılması için ise; işletme izninin düzenlenmiş olması, tespit tarihinden önceki işletme izninin bulunduğu son beş yıllık sürenin tamamlanmış olması ve bu süre içerisinde herhangi bir üç yılda üretim yapılmamış olması gerekmektedir. İdarece yapılan denetim sonucunda anılan koşulların sağlandığının tespiti halinde ise tespitin yapıldığı tarihte fiilin gerçekleştiği kabul edilerek, tespit tarihindeki mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulanması gerekeceği sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, davalı idarenin ... tarihli ve ... sayılı oluru ile davacı şirket uhdesinde bulunan sahaya ilişkin 10/07/2020-13/07/2020 tarihlerinde yapılan denetim neticesinde davacının üretim yapmadığı tespit edilmiş olup davalı idarece, tespit tarihi olan 2020 yılına ilişkin yeniden değerleme oranı dikkate alınarak 95.161,00 TL idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki idare mahkemesi kararının 77.632,00-TL'lik kısmının kaldırılarak, davanın bu kısmının reddine, geri kalan 17.529,00-TL'lik kısmı bakımından karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan, bu kısım bakımından davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının <br>a) Temyize konu kararın, ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmı hakkında taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm kurulması mümkün olmadığından, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılarak, söz konusu işlemin ruhsatın iptal edilmesine ilişkin kısmı hakkında hüküm kurulmaması yönünden ONANMASINA,<br>b) Dava konusu idari para cezası yönünden BOZULMASINA, <br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 25/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
ceza