<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2767 E.  ,  2023/1265 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/2767<br>Karar No : 2023/1265 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı<br>VEKİLLERİ : I. Hukuk Müşaviri …, Hukuk Müşaviri …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bartın ili, … Camiinde İmam Hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesinde belirtilen ortak niteliği kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 30/07/2018 tarihinde instagram üzerinden '…' kullanıcı ismiyle G.G. isimli kadına gönderdiği mesajlar ile ilgili olarak davacı hakkında "cinsel taciz" suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:… esas sayılı dosyasında açılan davada, davacının beraatine karar verildiği; davacıya isnat edilen fiillerin bir kısmının 2001 ila 2006 tarihleri arasında Bartın ili, … Camiinde görev yaptığı döneme ilişkin olması ve buradaki fiiline ilişkin yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; "iddia edildiği gibi herhangi bir kadınla gayri meşru bir ilişkisi veya beraberliğinin olmadığı"nın belirtilmesi; yine davacıya isnat edilen fiillerin bir kısmının da 15/12/2006 ila 29/09/2017 yılları arasında … Köyü … Mahallesi Camiinde görev yaptığı döneme ilişkin olduğu ve davacının görev yerinin değiştirildiği anlaşıldığından, belirtilen fiillerin davacı tarafından işlendiğinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde hukuken ortaya konulamadığı gibi, davacı hakkında şikayette bulunan şahsın ifadeleri dışında somut başka bilgi ve belgenin bulunmadığı; davacının aksi yöndeki ifadesi ile ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin beraat kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde "şüpheden sanık yararlanır" ve "ölçülülük" ilkeleri uyarınca dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 17/02/2021 tarih ve E:2021/470, K:2021/754 sayılı kararıyla; davacının daha önce görev yaptığı köylerde kadınlara benzer şekilde yakınlaşma meyiline ilişkin hareket ve mesajlaşmaları sebebiyle hakkında açılan soruşturmalar sonucu, bir uyarma cezası verildiği ve iki defa görev yeri değişikliğinin gerçekleştiği, davacının son olarak görev yaptığı … köyünde aracı ile şehir merkezine götürdüğü bir kadına sosyal medya programından yakınlaşma meyili içeren uygunsuz mesajlar gönderdiği ve davacının eşinin de kocasının cep telefonu ile mesajlaşmalarını teyit eden ifadesinin bulunduğu, köy muhtarının müftülüğe ve G.G. adlı evli kadının da Savcılığa verdikleri şikayet dilekçelerinin içeriğinden de anılan hususların ortaya konulduğu anlaşıldığından, davacının Yönetmeliğin 5/1-(b) maddesinde belirtilen atanmalarında dini öğrenim esas alınan unvanlarda itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşıma şartını kaybettiği sonucuna ulaşıldığından, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle imam hatiplerin görevleri gereği yaşantı, tavır, hal ve hareketleri ile topluma örnek teşkil etmesi gereken bir din görevlisinin, İslam dininin ahlak esasları ve toplumun örf ve gelenekleri ile bağdaşmayan bir şekilde, evli olduğu halde aralarında nikah bağı bulunmayan bir kadına meyletmesi ve mesajlaşması, ayrıca sms/instagram/whatsapp vasıtalarıyla çevresindeki kadınları rahatsız etmesinin hem dini, hem de ahlaki açıdan kabul edilemez bir davranış olduğu gerekçeleriyle davacının Kurul kararı ile Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verilmesine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararıyla istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin bir disiplin işlemi olmayıp, davacının atanırken aranan ortak nitelik şartını görevi esnasında kaybettiğinden, Diyanet İşleri Başkanlığındaki imam hatiplik görevine son verilmesine ilişkin olduğu, Devlet memuru hakkındaki ceza yargılaması ile idari yaptırım/işlem uygulamalarının farklı ve ayrı uygulamalar olduğu, dava konusu işlemin beraat kararına dayanılarak iptali yolundaki idare mahkemesi kararının hukuki ve maddi yönlerden mesnetsiz olduğu, davacının işlediği fiillerin, din görevliliği ile bağdaşmasının mümkün olmadığı, bu olayın duyulması ve çevrede şüyu bulmasının da çok kötü bir örnek teşkil etmesine sebep olacağı, bu din görevlisinin kamu hizmetini etkili ve verimli bir şekilde ifa etmesine imkân kalmadığı, yargı mercilerinin idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak şekilde yerindelik denetimi yapamayacağı, ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hakkında yapılan şikâyet neticesinde yargılandığı ve beraat ettiği, iftiraya uğradığı, eski tarihli olaylara atıf yapılmasının kabul edilemeyeceği; hakkındaki iddiaların hiçbir zaman ispatlanmadığı, önce kınama cezası verilmek sonra görevine son verilmekle iki defa cezalandırıldığı, işlemden önce savunma yapması için yeterli süre verilmediği, avukat tutma hakkının hatırlatılmadığı, lehine somut delillerin toplanmadığı, hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunan tanıklarla yüzleştirilmediği, ısrar kararının onanması gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY <br>Bartın ili, Ören Köyü Camiinde İmam Hatip olarak görev yapan davacı hakkında, 2006 ila 2018 yılları arasında muhtelif tarihlerde gayri ahlaki davranışlar sergilediği yönündeki iddialar nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve E… sayılı oluru ile disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Soruşturma sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; davacının söz konusu eylemleri nedeniyle imam hatiplerin görevleri gereği yaşantı, tavır, hal ve hareketleriyle topluma örnek teşkil etmeleri gerektiği, topluma örnek olması gereken bir din görevlisinin, İslam dininin ahlak esasları ve toplumun örf ve gelenekleri ile bağdaşmayan bir şekilde, evli olduğu halde aralarında nikah bağı bulunmayan bir kadına aşk ve meylini belirtmesi ve mesajlaşması, ayrıca sms/instagram/whatsapp vasıtalarıyla çevresindeki kadınları rahatsız etmesinin hem dini, hem de ahlaki açıdan kabul edilemez bir davranış olduğu gerekçeleriyle davacının disiplin açısından kınama cezası ile cezalandırılması ve sübuta eren ve din görevlisine olan güven ve itimadı sarsıcı nitelikte ve İslam törelerine uygun olmayan davranışları sebebiyle Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesindeki "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak'' şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesi teklif edilmiştir.<br>Söz konusu rapordaki teklif esas alınarak, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 18/12/2018 tarih ve 1050.03/469 sayılı kararı ile davacının Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verilmesine karar verilmiş ve bu kararın Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve E… sayılı kararı ile onaylanması üzerine bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/1/(B-2) maddesinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" şartına yer verilmiş; 98/1/(b) maddesinde, memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hâli Devlet memurluğunu sonra erdiren sebepler arasında sayılmıştır.<br>633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Personelin nitelikleri" başlıklı değişik 9. maddesinin 2. fıkrasında "Başkanlık personelinin 657 sayılı Kanunda ve bu Kanunda yer almayan diğer nitelikleri ile atanmalarında dinî öğrenim şartı arananlara ilişkin ortak nitelikler yönetmelikle düzenlenir." hükmü bulunmaktadır.<br>15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1/(b) maddesinde ise, "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak", Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere kurulmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığının yürüttüğü kamu hizmetini, toplumla temas hâlinde yerine getirmekle yükümlü bulunan memurları olan din görevlilerinin, icra ettikleri görevlerin bir gereği olarak, ahlakları ve yaşayış tarzları ile topluma örnek olmalarının gerektiği açıktır.<br>Bu hususun, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1/(b) maddesinde, dini öğrenim gerektiren unvanlardaki kadrolara ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlardan biri olan ve uyuşmazlıkta uygulanan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartında ifadesini bulduğu görülmektedir. <br>Bu açıklamalar ışığında davacıya isnat olunan fiiller incelendiğinde;<br>İdare Mahkemesince, her ne kadar davacı hakkında işlendiği belirtilen fiillerin şüpheye yer bırakmayacak şekilde hukuken ortaya konulamadığı gibi, davacı hakkında şikayette bulunan şahsın ifadeleri dışında somut bir başka bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının aksi yöndeki ifadesiyle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin beraat kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde "şüpheden sanık yararlanır" ve "ölçülülük" ilkeleri uyarınca dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de; davacının daha önce görev yaptığı köylerde kadınlara benzer şekilde yakınlaşma meyiline ilişkin hareket ve mesajlaşmaları sebebiyle bir uyarma cezası verildiği ve iki defa görev yeri değişikliğinin yapıldığı, davacının son olarak görev yaptığı Yanaz köyünde ise aracı ile şehir merkezine götürdüğü bir kadına sosyal medya programından yakınlaşma meyili içeren uygunsuz mesajlar gönderdiği ve davacının eşinin de kocasının cep telefonu ile mesajlaşmalarını teyit eden ifadesinin bulunduğu, köy muhtarının müftülüğe ve G.G. adlı evli kadının da savcılığa verdikleri şikâyet dilekçelerinin içeriğinden de anılan hususların ortaya konulduğu anlaşıldığından; din görevlisi olarak ifa edilen görevin önemi ve özelliği gözetildiğinde, söz konusu sübuta eren fiillerin kurum disiplini ve itibarını zedeleyerek kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini olumsuz etkileyeceği açıktır.<br>Davacının mesleki, sosyal ve kurumu bünyesindeki çevresinde bilinir olan söz konusu eylemleri nedeniyle, imam hatiplerin görevleri gereği yaşantı, tavır, hâl ve hareketleri ile topluma örnek teşkil etmesi gerekir iken, İslam dininin ahlak esasları ve toplumun örf ve gelenekleri ile bağdaşmayan bir şekilde, evli olduğu hâlde aralarında nikah bağı bulunmayan bir kadına meyletmesi ve mesajlaşması, ayrıca sms/instagram/whatsapp vasıtalarıyla çevresindeki kadınları rahatsız etmesinin hem dini, hem de ahlaki açıdan kabul edilemez olduğu belirtilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1/(b) maddesinde yer alan, atanmalarında dini öğrenim esas alınan unvanlarda itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşıma şartını kaybettiği sonucuna ulaşılarak verilen Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu kararı ile davacının Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verilmesine ilişkin -kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla tesis edildiği anlaşılan- dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Bu duruma göre; dava konusu işlemin iptali doğrultusundaki temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, <br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>

atama