<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3149 E. , 2023/2101 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3149<br>Karar No : 2023/2101 <br> <br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:<br> 1- DAVACI : …<br> VEKİLİ : Av. …<br> <br> 2- DAVALI : … Başkanlığı<br> VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Diyanet İşleri Başkanlığında başmüfettiş olarak görev yapan davacının, 07/08/2013 tarihinde ilan edilen yurtdışı teşkilatı din hizmetleri müşavirliği ve din hizmetleri ateşeliği kadroları için yapılan sınavlara katılarak başarılı olması sonrasında Londra Din Hizmetleri Müşavirliğine atanması için yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile işlemin iptal edilmesine rağmen yargı kararı uygulanmayarak atamasının yapılmaması nedeniyle uğradığı zarara karşılık 10.000,00 TL maddi tazminat (12/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.068.072,00 TL'ye çıkarılmıştır) ile duyduğu elem ve üzüntüye karşılık 50.000,00-TL manevi tazminatın, bu hakkı kazandığı tarih olan 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 20/02/2019 tarihli ara kararla davalı idareden davacının kalan görev süresinde Kopenhang Din Hizmetleri Müşaviri olarak görev yapsaydı emsaline göre ne kadar maaş ve özlük hakkının olacağının sorulduğu ve davalı idare tarafından, davacının görevlendirilmiş olsaydı, görevine devam edeceği Eylül 2014-Aralık 2016 tarihleri arasında yurt dışı maaşlarının toplamının 607.877,94-TL olacağının bildirildiği; bu durumda, davacının mahrum kaldığı maaşından kaynaklı tazminatı 607.877,94-TL olarak kabul edildiğinden davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00-TL maddi tazminatın atanmaması işlemine karşı … İdare Mahkemesi nezdinde iptal davası açtığı tarihten tarihinden itibaren, geriye kalan 597.877,94-TL maddi tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin 460.194,06-TL maddi tazminat talebinin ise reddi gerektiği; diğer yandan manevi tazminatın, kişilerin mal varlığında meydana gelen azalmayı telafi etmeye yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi yönden duyulan acı ve ıstırabı kısmen de olsa gidermeye yönelik manevi tatmin aracı olarak kabul edildiği, bir işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi manevi tazminata hükmolunması için tek başına yeterli olmayıp, ruhsal yönden ağır bir zararının ortaya konulması gerektiği, olayda, davacının yoksun kaldığı maddi zararlarına ilişkin kısmen kabul kararı verildiği ve tazmin edildiği, davacının manevi yönden ağır bir zarara uğramasının söz konusu olamayacağı dikkate alındığında, yargısal içtihatlarla kabul edilen manevi zararın koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmakla, manevi tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve atanmaması nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarından kaynaklanan 607.877,94-TL maddi tazminattan 10.000,00-TL'sinin atanmama işlemine karşı Ankara 4. İdare Mahkemesinde iptal davasını açtığı tarihten itibaren, geriye kalan 597.877,94-TL maddi tazminatın ise, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, maddi tazminat talebinin kalan fazlaya ilişkin kısmı ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının yurt dışı görevine gidememesi nedeniyle 2014 yılı Eylül ayı ile 2016 yılı Aralık ayı arasındaki süreçte Türkiye'de başmüfettiş olarak çalıştığı, bu sürece ilişkin olarak 28 aylık çalışması karşılığı kendisine 154,243,19 TL maaş, 35.406,51 TL yolluk ödemesi yapıldığı anlaşılmakta olup, bu süreçte yurt dışında olsaydı bu ödeme kendisine yapılmayacağından ve dolayısıyla Din Hizmetleri Müşavirliği görevi nedeniyle kendisine sadece yurt dışı maaşı ödeneceğinden, bu sürece ilişkin ödenmesi gereken yurt dışı maaş hesaplanırken yine bu süreçte yurt içinde aldığı maaş ve yolluk ödemelerinin, mahsup edilmemesinin mükerrer ve dolayısıyla haksız ödemeye sebep olacağı, bu bağlamda, Eylül 2014-Aralık 2016 tarihleri arasında davacının yurt dışı maaşlarının toplamı olan ve de hukuka uygun görülen 607.877,94-TL'den, bu süreçte kendisine ödenen toplam 189.649,70 TL'nin (154,243,19 TL maaş, 35.406,51 TL yolluk ödemesi) düşülerek 418.228,24 TL'nin ödenmesi gerektiği; davacı tarafından iptal davası açılmadan önce 31/10/2014 tarihinde idareye başvuruda bulunulduğu dikkate alındığında, davacıya ödenmeyen parasal haklara, ilk davadaki başvuru tarihi olan 31/10/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletileceği, 2577 sayılı Kanun'da ıslah edilen tutar yönünden faizin başlangıç tarihi açısından farklı bir düzenleme olmadığından ve faiz asıl alacağa bağlı ve onun fer'i niteliğinde bir alacak türü olduğundan, incelenen olayda ıslah edilen tutar için de, ilk davadaki idareye başvuru tarihi olan 31/10/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının kısmen reddine, kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin 418.228,24 TL'lik kısmının kabulü ile bu miktarın yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, maddi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmı ile manevi tazminat istemine yönelik davanın reddine ilişkin kısımları hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davacının ve davalı idarenin bu kısımlara yönelik istinaf başvurularının reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın 607.877,94 TL maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının 418.228,24 TL'yi aşan kısmı yönünden (189.649,70 TL) kaldırılmasına, davacının maddi tazminat isteminin 189.649,70 TL'lik kısmına yönelik davanın reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın parasal hakka uygulanacak faizin başlangıcı yönünden kaldırılmasına, hükmedilen 418.228,24 TL maddi tazminatın Ankara 4. İdare Mahkemesinde ilk iptal davasının açıldığı davadaki başvuru tarihi olan 31/10/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından; Londra'da sekiz ay değil altı ay görevlendirildiği, 2014-2016 yılları arasında atanamadığı döneme ilişkin hesaplanacak maddi tazminat tutarının sterline göre hesaplanması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> Davalı idare tarafından; Davacının atamasının yapılmaması sebebiyle tazminat sorumluluğunun olmadığı, ıslah tarihinin de dikkate alınması gerektiği, davacının Londra'ya atanamaması nedeniyle açtığı iptal davasından sonra ve eldeki davadan önce idareye başvuruda bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, davacının temyiz istemin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının bozulması, redde ilişkin kısmının onanması gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY :<br> Diyanet İşleri Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, 07/08/2013 tarihinde ilan edilen yurtdışı teşkilatı din hizmetleri müşavirliği ve din hizmetleri ateşeliği kadroları için yapılan sınavlara katılarak başarılı olması sonrasında, halihazırda Londra Din Hizmetleri Müşavirinin yurtiçi görevine dönmesi nedeniyle, Londra Din Hizmetleri Müşavirliğine atama kararnamesi için işlem başlatıldığı, ancak atama kararnamesi ve eklerinin Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlığa sunulmasına rağmen hükümet değişikliği nedeniyle Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile atama karar tasarısının iade edildiği, davacının bu süreçte 01/01/2014 tarihinden itibaren 3 ay ve 01/06/2014-31/08/2014 tarihleri arasında 3 ay olmak üzere toplamda 6 ay tedviren Londra'da görevlendirildiği; davacı tarafından Londra'ya atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2021/1826, K:2021/3818 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, davacının yurtdışı teşkilatında açık bulunan Kopenhag Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliğine atamasının Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararı ile uygun görülmesine rağmen atanmadığı anlaşılmaktadır.<br>Davacı tarafından, yukarıda sözü edilen yargı kararı uygulanarak atamasının yapılmaması nedeniyle uğradığı zarara karşılık 10.000,00 TL maddi tazminat (12/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.068.072,00 TL'ye çıkarılmıştır) ile duyduğu elem ve üzüntüye karşılık 50.000,00 TL manevi tazminatın, bu hakkı kazandığı tarih olan 07/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu mahkeme kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. <br>Temyize konu karar; davacının maddi tazminat isteminin 418.228,24 TL'lik kısmının kabulü ile hükmedilen maddi tazminata ... İdare Mahkemesinde ilk iptal davasının açıldığı davadaki başvuru tarihi olan 31/10/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısım yönünden incelendiğinde;<br>Dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 633 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereğince yurtdışı görevlendirmesine esas süresinin 3 yıl (36 ay) olduğu, davacının 01/01/2014-31/08/2014 tarihleri arasında Londra Büyükelçiliğinde görevlendirildiği, dolayısıyla davacının atanması gerektiği halde atanmadığı 2014-2016 tarihleri arasındaki hak kayıplarının karşılanması gerektiğinden hareketle 28 aylık hak kaybının davacıya ödenmesi gerektiği, davacının Kopenhag Din Hizmetleri Müşaviri olarak görev yapsaydı Eylül 2014-Aralık 2016 tarihleri arasında emsaline göre alacağı tutarın 607.877,94 TL olduğunun bildirildiği, davacı yurt dışı görevlendirmesine gidemediğinden 2014 yılı Eylül ayı ve 2016 yılı Aralık ayı arasındaki süreçte Türkiye'de ... olarak çalıştığı, bu sürece ilişkin olarak 28 aylık çalışması karşılığı kendisine 154.243,19 TL maaş ve 35.406,51 TL görev yolluğu ödemesi yapıldığı, eğer yurt dışında olsaydı bu ödeme kendisine yapılmayacağından Türkiye'de kendisine ödenen toplam 189.649,70 TL'nin yurt dışında alması gereken 607.877,94 TL'den düşülerek davacıya 418.228,24 TL'nin ödeneceği ve ıslah dilekçesinin idareye tebliği tam anlamıyla temerrüt başvurusu olmadığından, ıslah dilekçesi verilmesi ve karşı tarafa tebliğ edilmesinin de ıslah edilen tutar yönünden faizin başlangıç tarihine hukuken etkisi olmayacağı gerekçesiyle davacının ilk iptal davası açmadan önce idareye başvurduğu 31/10/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Bakılan davada; her ne kadar davacının 633 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereğince yurtdışı görevlendirmesine esas süresinin 3 yıl (36 ay) olduğu, davacının 01/01/2014-31/08/2014 tarihleri arasında Londra Büyükelçiliğinde görevlendirildiği 8 aylık çalışma süresinin çıkarılması ve o dönemde Türkiye'de çalıştığından, çalışmasının karşılığı tutarın düşülmesi suretiyle bir hesap yapıldığı anlaşılmakta ise de; davacının yurtdışı teşkilatında açık bulunan Kopenhag Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliğine atamasının Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararı ile uygun görülmesine rağmen atanamadığı, diğer yandan ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı iptal kararının, davacının Londra'ya atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine dair 13/11/2014 tarih ve 546 sayılı işlemin iptaline ilişkin olduğu dikkate alındığında; davacının yargı kararı sonucunda atanamaması nedeniyle tazmin edilmesi gereken tutarın Londra'ya atanmış olsaydı emsallerinin alacağı tutara göre hesaplanması gerekmektedir.<br>Diğer yandan; davacı tarafından davanın 10.000,00 TL maddi tazminat istemiyle açıldığı, anılan tutarın 12/04/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.058.072,00 TL arttırıldığı ve ıslah dilekçesinin davalı idareye 22/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği halde Bölge İdare Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat miktarına davacının ilk iptal davası açmadan önce idareye başvurduğu 31/10/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğine karar verdiği görülmektedir. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” hükmü eklenmiştir. <br> 2577 sayılı Kanunda, tam yargı davalarında, dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, artırılan tazminat miktarı yönünden faize, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan miktar artırımına ilişkin dilekçenin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerekmektedir.<br> Ayrıca, 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasında, kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadıyla muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere muvakkat vazife harcırahı ödeneceğinin kurala bağlandığı, dolayısıyla davacıya ödenen görev yolluğunun görevine ek olarak gerçekleştirdiği hizmetlerinden dolayı yaptığı harcamaları nedeniyle ödendiği, bu itibarla verilen yolluğun davacının alacağı tutardan düşülemeyeceği de açıktır. <br>Bu durumda; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "İdare Mahkemesi kararının, 607.877,94 TL maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının 418.228,24 TL'yi aşan kısmı yönünden kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin 189.649,70 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, kabul edilen maddi tazminatın tamamına iptal davasından önce idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesine" ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz isteminin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA;<br>2. Tarafların temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının; maddi tazminat isteminin … TL'yi aşan kısmının reddi ile kabul edilen maddi tazminatın iptal davasından önce yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
atama