<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/8598 E. , 2023/2184 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/8598<br>Karar No : 2023/2184 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yard. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından; 31/05/2013 tarihinde İstanbul ili, Taksim Meydanında bulunduğu esnada kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen eylemler sırasında, güvenlik güçlerince atılan biber gazı kapsülünün gözüne isabet ettiğinden ve sağ gözünü kaybettiğinden bahisle, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.378.264,99 TL) maddi ve 50.000,00 TL (miktar artırımı ile 500.000,00 TL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda, davalı idarenin güvenlik kamu hizmetini ifa ederken, mevzuatın kendisine verdiği yetkilerin dışına çıkarak böyle bir fiilin meydana gelmesine sebebiyet verdiği hususunun, somut olarak ortaya konulamadığı ve davacının yasaklanmış bir eyleme katılmakla, meşru ve yasal müdahale kapsamındaki olası riskleri de üstlendiği, bu hususun, zarar görenin kusuru kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, polisin attığı biber gazı kartuşunun isabet etmesi nedeniyle davacının yaralandığı, güç kullanma yetkisinde sınırın aşıldığı, idarenin toplumsal olaylara müdahale etme hizmetini yerine getirirken kusurlu davrandığı kanaatine varıldığı, davacının maddi ve manevi zararının hizmet kusuru çerçevesinde tazmini gerektiği, maddi tazminat istemi yönünden, Dairelerince alınan bilirkişi raporunda 1.659.504,18 TL maddi zarar oluştuğunun belirtildiği, taleple bağlı kalınarak davacının miktar artırım dilekçesinde talep ettiği 1.378.264,99 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden ise, dava dilekçesinde 50.000,00 TL manevi zararın tazmini istenilmesine karşın, miktar artırım dilekçesi ile manevi tazminatın 500.000,00 TL'ye yükseltildiği, uyuşmazlıkta, davacılar açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından miktar artırım yoluyla manevi tazminat tutarının artırılmasına olanak bulunmadığı, davacının olay sebebiyle büyük bir elem ve üzüntü yaşadığının açık olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 1.378.264,99 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 12/02/2014 tarihinden itibaren, kalan maddi tazminat miktarının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 13/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının gaz kapsülü ile yaralanıp yaralanmadığının belli olmadığı, dava konusu olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, meydana gelen zararın başka bir nedenden oluşup oluşmadığının Mahkemece araştırılmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Davacı tarafından; 31/05/2013 tarihinde İstanbul ili, Taksim Meydanında bulunduğu esnada kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen eylemler sırasında, güvenlik güçlerince atılan biber gazı kapsülünün gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığının, olay sonrasında Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığının, ameliyat edildiğinin, sağ gözünde kalıcı görme kaybı olduğunun ileri sürüldüğü, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesince davacı hakkında düzenlenen 31/05/2013 tarihli Genel Adli Muayene Raporunun olayın öyküsü kısmında; "bugün sağ gözüne biber gazı kapsülü gelmesi sonrasında görme kaybı" ibaresinin bulunduğunun, sonuç kısmında "Sağ göze kapsül patlaması sonrası görme kaybı olan hastada sağ gözde perforasyon saptandı... Mevcut bulgular darp ile uyumludur." ifadesine yer verildiğinin, aynı Hastanenin davacıya ilişkin epikrizlerinde ise davacının 31/05/2013 tarihinde yatışının yapıldığının, 05/06/2013 tarihinde taburcu edildiğinin, sağ gözünden ameliyat edildiğinin belirtildiği, davacı tarafından, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunduğundan bahisle zararlarının karşılanması istemiyle davalı idareye yapılan 13/02/2014 tarihli başvurunun, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile polis uygulamalarından kaynaklı hukuka aykırılık tespit edilemediğinden reddine karar verilmesi üzerine maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.<br>Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekmektedir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 31/05/2013 tarihinde emniyet güçlerince yapılan müdahale esnasında atılan biber gazı kapsülü nedeniyle yaralandığı ileri sürülmüş ise de; dava konusu olay sebebiyle şüpheli polisler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma neticesinde 25/05/2017 tarih ve Soruşturma No:2015/67489 sayılı karar ile zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşıldığına dair kamu davası açmayı gerektirir kanıt ve emare elde edilemediği gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; söz konusu soruşturmada alınan 09/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda gaz fişeği atanların kamera açısında olmadığının, gözükmediğinin belirtildiği, dosya kapsamında olayın nasıl meydana geldiğini gösteren MOBESE ve/veya kamera kaydı bulunmadığı, dosyada bulunan tanık ifadelerinde ise tanıkların eyleme katılan şahıslar olduğu, davacının yerde yattığını gördüklerinin, yaralandığı anı görmediklerinin belirtildiği ve olayın oluş şekline ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının uğradığı zararı doğuran eylemin idareden kaynaklandığına ilişkin davacının beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut bir delil bulunmadığı; bir başka anlatımla, iddia olunan zararın idarenin eyleminden kaynaklandığını ortaya koyan bir illiyet bağının olmadığı dikkate alındığında, olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/04/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X)-KARŞI OY:<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, hukuka uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından kararın bozulması yönündeki Daire kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>
atama