<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/338 E. , 2023/625 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/338<br>Karar No : 2023/625 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av…<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: … ili, … Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesi yönündeki Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakları ile uğradığı ileri sürülen zarara karşılık 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava ve soruşturma dosyasında yer alan tanık ifadeleri, diğer bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde, olayın vasfı ve oluş şekline göre davacının isnat edilen fiilleri işlediği anlaşılmış olup, bu haliyle İslam dininin inanç, itikat ve ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmekle görevli olan davacının, anılan tutum ve davranışları ile Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması" şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiği sonuç ve kanaatine varılarak 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davacının 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabul edilmeyerek davanın reddine hükmedilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; soruşturma kapsamında davacının, görevine son verilmesine dayanak alınan fiille ilgili tek delil olan ses kaydının davacıya ait olup olmadığı yönünde teknik bir inceleme yaptırılmadığı, davacı hakkında fiiliyle ilgili adli bir soruşturma ve ceza kovuşturmasının bulunmadığı, ayrıca davacının görev yaptığı camide temizlik görevlisi olan diğer iki bayanın ifadelerinde, davacının kendilerine ya da S.A.'ya karşı din görevlisi sıfatına yakışmayan, rahatsızlık veren tutum ve davranışlarda bulunmadığını belirttiklerinin görüldüğü; bu durumda, davacıya atfedilen fiilin her türlü şüpheden uzak ve kesin bir biçimde sübuta erdiğinin ortaya konulamadığı, anılan ortak nitelik şartını kaybettiğinin çevresinde bilinir olduğu yönünde başkaca bir tespit de bulunmadığı anlaşıldığından <br>evli bir bayanın bir din görevlisine asılsız, uydurma isnat ve iftirada bulunmayacağı ön kabulünden hareket edilerek kanaate dayalı olarak getirilen teklif üzerine davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı; öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesindeki, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür” düzenlemesi uyarınca, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği; davanın, dava konusu işlem nedeniyle davacıya 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine yönelik kısmına gelince; manevi tazminat, belli bir zarar karşılığı olmayan, yalnızca olay nedeniyle duyulan üzüntünün kısmen giderilmesi amacını taşıyan bir tazmin çeşidi olup, idarenin her hukuka aykırı işlemi nedeniyle duyulan üzüntünün manevi tazminata hükmedilmesi sonucunu doğurmayacağı, öte yandan dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak iptaline karar verilmiş ise de; olayın gelişimi ve mahiyeti değerlendirildiğinde, davacı hakkındaki şikayet konusu fiille ilgili olarak disiplin hukuku gereği bir soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucu raporda muhakkik tarafından getirilen teklifin ve bu teklif üzerine tesis edilen işlemin davacıya zarar verme amacına, kin ve gareze dayanmadığı, dolayısıyla davacıya manevi tazminat verilmesini gerektirecek şartların oluşmadığından bahisle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksul kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının Yönetmelikte aranılan ortak nitelik şartını kaybettiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü: <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, davacının yoksul kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, manevi tazminat yönünden davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br> <br><br>(X)KARŞI OY Davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucu sübut bulduğu görülen eylemleri nedeniyle Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen ''ortak nitelik'' şartını kaybettiği anlaşılmakla, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br> </font></p></body></html>
atama