<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1794 E.  ,  2023/1166 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/1794<br>Karar No : 2023/1166<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı<br>VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri V. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Tokat Merkez Sanayi Gazi Osman Paşa Camii müezzin kayyımı olarak görev yaoan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, ... isimli şahıs hakkında kullandığı belirtilen "halife resul" ifadesinin İslam dininin Peygamberliğin Hz. Muhammed ile sona ermiş olduğu ilkesine aykırı olduğu, yine aynı şahıs hakkında kullandığı "mehdi", "mürşitleri Allah'a bağlayan devrin tek imamı", "hidayet çağının önderi" gibi ifadelerin ise subjektif temele dayalı, zihinleri çelici ve şüpheye düşürücü nitelikte iddialar olduğu, bu inançta olan ve bu inancı savunan birinin din görevliliği yapmasının uygun olmadığı, dolayısıyla davacının soruşturma konusu söylem ve fikirlerinin İslam inancı ile bağdaşmadığı; bu durumda, cami ve mescitlerde din hizmetlerini yürütmek, dini konularda toplumu bilgidirmek, gerektiğinde Kur'an-ı Kerim ögretimini yapmakla görevli olan davacının, cami cemaatinden bazı kişiler ve esnafla yaptığı ikili sohbetlerde İslam inancı ile bağdaşmayan ifadeler kullanarak, Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik koşulunu kaybettiğinden, 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunma gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkındaki iddiaların tamamen soyut söylemler olduğu, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, etrafında sevilen ve saygı gösterilen bir kişi olduğu, tanık beyanlarının yeteri kadar soruşturma dosyasına yansıtılamadığı, memuriyete kabul şartlarından hangisinin sonradan ortadan kalktığının veya olmadığının idare tarafından açıkça ve tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

atama