<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3268 E.  ,  2024/6003 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2022/3268<br>Karar No:2024/6003<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yatırım Holding Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2019 yılı hesap dönemi bağımsız denetim kuruluşu seçiminin Seri:X No:22 sayılı Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ'in 3. kısmının 6. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 399. maddesine aykırı olarak zamanında ve usulüne uygun yapılmadığı ve bu durumun idareye bildirilmediğinden bahisle, davacıya 38.308,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahkeme tarafından denetçi atama kararı 05/12/2019 tarihli olmasına karşın davacı şirket tarafından dava dışı denetim şirketine ihtarnamenin 09/03/2020 tarihinde karardan üç ay sonra çekildiği, ayrıca 6102 sayılı Kanun'un 399. maddesinin altıncı fıkrasında faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar bağımsız denetim kuruluşu seçilmemesi durumunda, bağımsız denetim kuruluşunun seçiminin mahkemece yapılması gerekmesine karşın, anılan atama için davacı şirket yönetim kurulunun mahkemeye başvuruyu geç yapması nedeniyle atamanın 05/12/2019 tarihinde yapıldığı; <br> Davacı şirketin 31/12/2019 tarihli finansal raporlarının denetiminin, mahkeme tarafından atanan dava dışı bağımsız denetim şirketinin görevi kabul etmemesi nedeniyle mahkemeye kararın değiştirilmesi için yeni bir başvuru yapılmadan, yönetim kurulu kararı ile belirlenen üçüncü bir bağımsız denetim şirketi tarafından davacı şirketin 31/12/2019 tarihli finansal tablolarının bağımsız denetiminin gerçekleştirildiği ve bağımsız denetim kuruluşu seçiminin yapılmaması durumunu davalı idareye bildirmediği anlaşıldığından, 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesi kapsamında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının hatalı olduğu, göreve başlamayan bir bağımsız denetçinin görevine son verilemeyeceği, dava dışı bağımsız denetim şirketinin haklı gerekçe olmaksızın görevine hiç başlamadığı, bağımsız denetim şirketi tarafından mahkeme kararının sorgulandığı, yeni bir bağımsız denetçi atanması istemiyle başvuru yapıldığı, bu durumun göz önüne alınmadığı, yapılan başvurunun mahkeme tarafından reddinin hukuka aykırı olduğu Türk yargısınca mağdur edildikleri, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden sakat olduğu, herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, tüm süreç hakkında idareye bilgi verildiği, dava konusu idari işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

atama