<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3165 E. , 2024/3570 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/3165<br>Karar No : 2024/3570 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte Bank Asya'ya para yatırdığı, 29/08/2014 tarihinde 51.692,54-TL tutarlı 32 günlük, 15/09/2014 tarihinde 88.032,27-TL tutarlı 91 günlük, 04/02/2015 tarihinde 98.000,00-TL tutarlı 35 günlük katılım hesabı açtığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına Nisan 2014 - Ekim 2015 tarihleri arasında 19 ay süreyle üye olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumda 11/11/2008-30/04/2009 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu ve 15/06/2010 tarihinde kamu görevine başladığı, dava dosyasına söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, ayrıca davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturmanın bulunduğu, bu kapsamda davacının durumu değerlendirildiğinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2021/3228, K:2022/9214 sayılı kararıyla; davacı hakkında yürütülen ve kesinleşen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, Bank Asya hesabı ile ilgili olarak; "...Sanığın Bank Asya'da bulunan hesabına ilişkin hesap hareketleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 15/02/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; sanığın örgüt liderinin para yatırın talimatı öncesinde katılım hesabının bulunmadığı, talimat sonrasında sanığın hesabına o dönem eşi olan A.U. isimli şahsın hesabından para aktarıldığı, sanığın hesabından da geri A.U.'nin hesabına aktarıldığı, 29/08/2014 tarihinde 51.692,54 TL'lik katılım hesabı(02/09/2014 tarihinde kapatılmış), 15/09/2014 tarihinde 1.000 gr altın hesabı(21/01/2015 tarihinde kapatılmış), 04/02/2015 tarihinde 98.000 TL'lik katılım hesabı(20/05/2015 tarihinde kapatılmış), 13/03/2015 tarihinde 37.110,43 USD'lik katılım hesabı(19/08/2015 tarihinde kapatılmış) açıldığı, bu haliyle sanığın talimatlara uyduğu düşünülebilecek olsa dahi sanığın hesabındaki paraların sanığın eşi A.U.'nin Bank Asya'da bulunan hesabından gönderilmiş olması dolayısıyla bankaya yeni para girişinin olmadığı ve sanığın eşi ile ortak hesabında 2009-2011 yılları arasında 11 adet katılım hesabı açmış olmaları birlikte düşünüldüğünde uzun yıllardan beri bu bankada birikimlerini değerlendirmeye yönelik hareket ettikleri yönünde kanaat oluştuğu belirtilmektedir...<br>...Tanık olarak dinlenen sanığın eski eşi A.U. beyanında özetle; 'Sanığın 2016 yılında evi terk ettiğini, 2018 yılında boşandıklarını, kavgalı olarak ayrıldıklarını, örgüt içi evlilik olmadığını, örgütle bağlantısına şahit olmadığını, Bank Asya'daki hesabı ortak kullandıklarını, talimat ile hareket etmediklerini, talimat dönemi öncesinde de hesapta birikimlerini değerlendirdiklerini, Ağustos 2015'te birikimlerine ek yaparak ev aldıklarını' ifade etmiştir.<br>Sanığın savunması, Bank Asya hesap hareketleri ve Araştırma Tutanakları birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanığın Bank Asya'da katılım hesabı açtığı tarih, örgüt liderinin talimat tarihleri ile uyuşuyor ise de sanığın hesabına havale ile gelen paranın yine bir Bank Asya hesabı olan sanığın eşinin hesabından gelmiş olması dolayısı ile bankaya yeni bir para girişinin olmaması, sanığın eski eşi ile ortak hesabında talimat dönemleri öncesinde de benzer bankacılık işlemlerini gerçekleştirmiş olması, karı kocanın evlilik birliği içerisindeki mallarının ortak olduğu yönündeki Medeni Kanun hükümleri nazara alınarak düşünüldüğünde sanık ve eşinin hesaplarının tek hesap olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanığın Ağustos 2015 tarihine değin yani Bank Asya'ya kayyum atanması ile bankanın TMSF'ye devri süreçlerinde ve sonrasında parasını bankadan çekmemiş olması ve sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun olabileceği birlikte değerlendirilerek sanığın örgüte yardım amaçlı para yatırdığına ilişkin her türlü şüpheden uzak ve somut bir delil bulunmadığı..." yönünde tespitte bulunulduğu, <br>Anılan Ceza Mahkemesi kararındaki tespitler ile davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bank Asya hesabına havale ile gelen paranın yine bir Bank Asya hesabı olan davacının eski eşinin hesabından geldiği, dolayısıyla Bankaya yeni bir para girişinin olmadığı, Bank Asya'nın TMSF'ye devri sonrasında da hesaptaki paranın çekilmediği, söz konusu bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı, dosya içerisinde bu durumun aksini gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve davacının Bank Asya hesap hareketlerinin Bank Asya'ya yardım amacına yönelik olmadığı hususunun Ceza Mahkemesince yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı, <br> Davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına Nisan 2014 - Ekim 2015 tarihleri arasında 19 ay süreyle üyeliğinin bulunduğu, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasında yöneticilik ve benzeri şekilde aktif bir görev üstlendiğine ilişkin somut bilgi ve belgenin bulunmadığı, Sendika üyeliğinin, salt bu haliyle örgütsel amaçla hareket edildiğini, örgütsel faaliyette bulunulduğunu ortaya koyabilecek nitelikte bir husus olmadığı, örgütsel amaçla hareket edildiğine dair herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belge bulunmadığı sürece sendika üyeliğinin tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,<br> Davacının FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan kurumda 11/11/2008-30/04/2009 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu hususu Mahkemece davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınmış ise de, davacının çalışma kaydına ilişkin söz konusu tespitin, salt bu haliyle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna ilişkin başkaca somut bilgi ve belge ile desteklenmedikçe anılan örgüt ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak kabulüne imkan bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br> Ayrıca, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, <br> Yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, davacı tarafından Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda 06/11/2014-29/05/2015 tarihleri arasında Bank Asya’da hayatın olağan akışına aykırı olarak hesap açtığı ve mevduat artışı sağladığı iddiasının gerçek dışı olduğu, 2009 yılında bu banka tarafından kendisine tahsis edilen kredi kartını hiç kullanmadığı, Ankara Keçiören Şubesi hesabındaki paranın tamamının, eski eşinin Bank Asya’da bulunan hesabından virman yoluyla aktarıldığı, ayrıca eski eşi ile 26/08/2009 tarihinde yarı yarıya ortak vadeli/katılım hesabı açtıkları, 11 kez bu hesabı yeniledikten sonra 01/07/2011 tarihinde kapattıkları, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı (25/12/2013 tarihlidir) sonrasında ortak hesap açmadıkları, kendi hesabına paraların, eşinin Bank Asya'da bulunan hesabından gönderildiği, dolayısıyla da Bankaya yeni para girişinin olmadığı, 2014-2015 yılları arasında vadeli/katılım hesaplarını kar payı (faiz) elde etmek amacıyla açtığı, yaptığı işlemlerin bankacılık mevzuatına göre yapılan normal rutin bankacılık işlemleri olduğu, örgüt liderinin talimatına uymadığı, örgütsel davranış içinde hareket etmediği, vadeli/katılım hesabındaki paranın tamamını 19/08/2015 tarihinde; vadesiz hesabındaki paranın tamamını da 21/08/2015 tarihinde ev satın alabilmek amacıyla eski eşinin hesabına aktardığı ve 25/08/2015 tarihinde eski eşinin adına Ankara Yenimahalle’de bir ev satın aldıkları, banka nezdindeki işlemlerinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ve örgütsel mahiyette olmadığı; FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliği Turgut Özal Üniversitesinde açılan eğitim koçluğu sertifika programına katılma amaçlı olduğu ve bu faaliyet sonrası sonlandırıldığı, ceza yargılaması sırasında da bu hususun Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesince de tartışıldığı ve mahkeme kararında; davacının söz konusu sendikaya üyeliği dışında örgüt yöneticilerinin talimatları neticesinde sendikal faaliyetlere katıldığına ya da örgüt talimatı ile sendikaya üye olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delilin olmadığının belirtildiği; kapatılan kurumda çalışmasının kısa süreli olduğu, örgütsel amaçlı değil kamuya atama beklerken geçimini sağlama amaçlı olduğu, 30/04/2009 tarihinden sonra bu kurumdaki görevine devam etmediği, kamuya geçmeden önce yaklaşık 1 yıl 2 ay işsiz kaldığı, örgütle iltisaklı birinin, örgüte ait bir okuldan ayrılması ve bu kadar süre işsiz kalmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, salt bu durumun bile örgütle iltisakının olmadığının bir kanıtı olduğu; mahkeme kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu; istinaf aşamasında sunulan delilleri kararında tartışmayan bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği; ayrıca davacının eski eşiyle görücü usulü ile evlendiği ve evlendiği ilk andan itibaren sürekli sorunlar yaşadıkları ve bunun neticesinde psikolojik tedavi dahi gördüğü; ancak tüm bu yaşananlara rağmen davacının yeni doğan bir çocuğu olduğu için çocuğunun psikolojik ve ruhsal sağlığı için evliliğini devam ettirmek zorunda kaldığı; nitekim taraflar arasında çekişmeli başlayan boşanma sürecinin 2 yıl gibi bir süre zarfında neticelenmemesi üzerine eşinin tüm kusurlarına rağmen bir an evvel boşanabilmek için nafaka ve tazminat haklarından feragat ederek anlaşmalı boşanma yoluna gittiği ve nihayetinde anlaşmalı olarak boşandıkları, silahlı terör örgütü ile bir bağının bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br>3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY<br>X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu ısrar kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2021/3228, K:2022/9214 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
atama