<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/613 E. , 2024/2260 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/613<br>Karar No : 2024/2260<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-...Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2-... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ...İdaresi Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... günlü, ... sayılı Bakan olur'unun ve 1. dereceli uzman kadrosuna atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla; idarenin, yönetim kurulu üyeliği gibi yönetici kadrolarına atanan kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığının açık olduğu, kaldı ki; yönetim kurulu üyeliği görevlerine atanan kişilerin meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırılacağına ya da bu kadrolardan kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda görevden alınamayacağına yönelik herhangi bir yasal bir düzenlemenin de bulunmadığı, dolayısıyla takdir yetkisi kapsamında yönetim kurulu üyeliği kadrosuna atanan davacı yönünden, bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, bu durumda, yönetim kurulu üyeliğine atama yapma ve bu kadroda görev yapanların görevden alınması noktasında idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, devlet memurunun bu görevlerden başka görevlere atanmasına ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı, davacının da herhangi bir görevde yükselme sınavına tabii tutulmaksızın, idarenin takdir yetkisi kapsamında göreve getirildiği, kaldı ki davacının hizmet cetveli incelendiğinde kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde davalı idare bünyesinde alt görevlerde belli bir süreyle tecrübe elde ettikten sonra yönetim kurulu üyeliği görevine atanmadığı, yapılan görev değişikliği işleminin kurum ihtiyaçları gözetilerek takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği anlaşıldığından, davacının yönetim kurulu üyeliğinden alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, uzman kadrosuna atanma işlemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının yönetim kurulu üyeliğinden önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı emrinde uzman olarak görev yapmakta olduğu, 2560 sayılı Kanun'da görev süresi dolan veya görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin atamalarının nereye yapılacağı ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verilmediği, dolayısıyla davacının yönetim kurulu üyeliğinden önceki kadrosuna atandığı anlaşıldığından, davacının uzman kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davalı idarelerce dava konusu işlemlerin gerekçesi olarak; Anayasa Mahkemesi kararlarında vurgulandığı üzere, daire başkanı kadrosunun idareci kadrosu olduğu ve idarenin bu kadrolara bir kere atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı, haklı beklentinin söz konusu olmadığı, davacının görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın idarenin takdir yetkisi ile atandığı, görevden alınmasında da benzer şekilde takdir yetkisinin kullanıldığı, bu konuda emsal nitelikte kararların bulunduğu, işlemin tesisi sırasında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullanıldığına ilişkin davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı, işlemin herhangi bir şahsi çıkar yahut zarar verme amacını gütmediği, görevden alma işlemi için disiplin soruşturmasının veya adli soruşturmanın varlığının gerekmediği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilmiş ise de; dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının, bu görevde yetersiz, uyumsuz ve başarısız olduğu yönünde herhangi bir tespit yapılmadığı gibi somut ve nesnel başkaca bir neden de ortaya konulamadığı, bu durumda; ilgili mevzuat uyarınca 3 yıllığına yönetim kurulu üyeliğine atanan davacının yaklaşık 2 yıldır yürüttüğü görevde yetersizliği, başarısızlığı, disiplinsizliği veya hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolunda herhangi bir belirleme yapılmaksızın, tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; yetki ve şekilde paralellik ilkesi gereğince belediye başkanının takdir yetkisi çerçevesinde görevden alınması istenilen bağlı kuruluş yönetim kurulu üyeleri hakkındaki görevden alma işleminin Bakanlık tarafından yapıldığı, bu minvalde, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınmasına ilişkin Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığının yazılı talebi üzerine... günlü, ... sayılı Bakan Onayı ile anılan Başkanlık tarafından işlem tesis edildiği, dava konusu işlemde, ilgili kanunlara ve diğer mevzuata, hizmetin gereklerine ve kamu yararına aykırı bir cihet bulunmadığından, temyiz talebine konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> 2- Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davanın, davalı Belediye yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiği, Anayasa Mahkemesinin kararına göre; daire başkanı kadrosunun idareci kadrosu olduğu ve idarenin bu kadrolara bir kere atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı, haklı beklentinin söz konusu olmadığı, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde görevden alma işlemlerini gerçekleştirmesinin hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br> 3- Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından; Anayasa Mahkemesinin kararına göre daire başkanı kadrosunun idareci kadrosu olduğu ve idarenin bu kadrolara bir kere atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı, haklı beklentinin söz konusu olmadığı, davacının atamasının takdir yetkisi kapsamında kaldığı, davacının görevde yükselme sınavına tabi olmaksızın idarenin takdir yetkisi ile atandığı, görevden alınmasında da benzer şekilde takdir yetkisinin kullanıldığı, bu konuda emsal nitelikte kararların bulunduğu, işlemin tesisi sırasında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullanıldığına ilişkin davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı, görevden alma işlemi için disiplin soruşturmasının veya adli soruşturmanın varlığının gerekmediği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idareler üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>... İdare Mahkemesinin...günlü, E:..., K:...sayılı davanın reddine dair kararda yer verilen gerekçe doğrultusunda, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br> <br><br></font></p></body></html>
atama