<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1910 E. , 2023/2704 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1910<br>Karar No : 2023/2704 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... adına... Sendikası <br>VEKİLİ:Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALILAR):1- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri...<br><br>2- ... Valiliği<br>VEKİLİ:Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU:Danıştay İkinci Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2019/2032, K:2023/1254 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Anadolu Lisesinde (proje okulu) fizik öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, ... ili, ... İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne fizik öğretmeni olarak atanmasına ilişkin ... Valiliğinin ... tarih ve... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olarak ileri sürülen ve 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 15. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 18 inci maddesine göre aylıksız izne ayrılanlar" ibaresinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2019/2032, K:2023/1254 sayılı kararıyla;<br>Anayasa'nın 124.; 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37.; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 18.; Yönetmeliğin 15. madde hükümlerinin dava konusu işlem tarihindeki hâlleri aktarıldıktan sonra;<br>Düzenleyici işlem yönünden;<br>Dava konusu Yönetmeliğin, 08/02/2023 tarih ve 32098 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Öğretmen Atama ve Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği'nin 17. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan Yönetmeliğin davaya konu maddesi bakımından, davanın konusuz kaldığı,<br>Ancak, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği, bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı,<br>Bireysel işlem yönünden;<br>Yönetmeliğin 15. maddesinin 2. fıkrası ile, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında aylıksız izne ayrılanların, ilgili yönetmelik hükümlerine göre proje okulları dışındaki diğer okullara öğretmen ya da yönetici olarak atanacakları veya görevlendileceklerinin kurala bağlandığı,<br>4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 18. maddesinde, aylıksız izinli sayılanlardan herhangi bir nedenle sendika veya konfederasyon organlarındaki görevlerinden ayrılanların, görevlerinin son bulması tarihinden itibaren otuz gün içinde ayrıldıkları kurum ve kuruluşa yazılı müracaat etmeleri durumunda kamu işvereninin bu kimseleri otuz gün içinde eski görevlerine ya da uygun diğer bir göreve atamak zorunda olduğunun hükme bağlandığı,<br>Eğitim kurumu öğretmenlerinin sendika ve konfederasyon organlarındaki görevlere geçebilmek için aylıksız izne ayrılmaları durumunda, öğretmenlik görevlerinden ayrı kalacakları, bu görevlerin boş bırakılması ya da kişilerin geri dönüşüne kadar muhafaza edilmesinin hizmeti aksatacağı, yine bu durumun idarenin işlerliği ile kamu hizmetinin devamlılığı ilkesiyle bağdaşmayacağı, ayrıca proje okullarının nitelikleri gereği bu okullara öğretmen atamalarının ve yönetici görevlendirmelerinin diğer okullardan ayrı ve özel yasal düzenlemelere tabi olması, proje okullarında yürütülen özel proje ve programların düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi hususları dikkate alındığında, anılan düzenlemede ve bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,<br>Düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden davanın reddine karar verilmiş, yargılama gideri davacı üzerinde bırakılarak, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, dava konusu düzenleyici işlemin Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan sendikal faaliyet ve örgütlenme özgürlüğü teminatlarına aykırı, 4688 sayılı Kanun'un 18. maddesinde yer alan güvenceyi ihlal eder nitelikte olduğu, düzenleyici işlemin yürürlükten kaldırılmış olmasının bireysel işlemin Anayasa ve kanun nazarında hukuka aykırılığını ortadan kaldırmadığı, diğer yandan dayanak düzenlemede aylıksız izne ayrılanların, proje okulu dışındaki diğer okullara atanacağının belirtildiği, oysaki dava konusu bireysel işlemde, başka bir okula değil, ilçe millî eğitim müdürlüğü kadrosuna atandığı, bireysel işlemin dayanak düzenlemeye de uygun olmadığı; 08/02/2023 tarih ve 32098 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Öğretmen Atama ve Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin 12/5. maddesinde yer alan düzenleme ile aslında davaya konu edilen kuralın özünün korunmuş olduğu, bu nedenle de dava konusu düzenleyici işlem bakımından esasa girilerek hukuki denetim yapılmasının hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu; davada düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğu hâlde lehlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmediği, davaya konu düzenlemenin idare tarafından dava açıldıktan sonra ortadan kaldırılmış olması hâlinde, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayacağı görüşüne itibar edilemeyeceği, yargı kararlarının da bu yönde olduğu, davalı idarenin, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemlerde ve Danıştay İkinci Dairesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü sebeplerin temyiz sebeplerinden olmadığı savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b)Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle, davanın kısmen reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 16/03/2023 tarih ve E:2019/2032, K:2023/1254 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
atama