<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/518 E.  ,  2024/955 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/518<br>Karar No : 2024/955 <br><br>DAVACILAR : 1- ... Barosu Başkanlığı<br> 2- ... <br><br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı <br> VEKİLİ: Av. ...<br> 2- ... Bakanlığı <br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : <br> 1- 31/12/2020 tarih ve 31351 (5. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2021 Yılı Tarifesi'nin iptali,<br>2- Anılan Tarife'nin dayanağı olan, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması,<br>istenilmektedir.<br><br>DAVACILARIN_İDDİALARI : Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi adı altında iki ayrı tarifenin düzenlenmiş olmasının hukuki belirlilik ilkesine ve Anayasa'da güvence altına alınan kurallar ile hukuk devleti ilkesinin özüne aykırı olduğu, bu sebeple itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, öte yandan davaya konu Tarife'de yer alan ücretlerin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin çok altında tespit edildiği, yine Tarife'deki ücretlerin baroların tavsiye niteliğinde yayımladıkları en az ücret çizelgelerinin de çok altında kaldığı, bir önceki yıla göre artış oranları yetersiz olduğundan Tarife'de belirlenen ücretlerin ekonomik koşullar karşısında eridiği ve bu durumun sürdürülemez bir hâl aldığı, ücretlerin brüt olarak belirlendiği ve yasal kesintiler yapıldıktan sonra avukatın elde ettiği kazancın daha da azaldığı hususlarının değerlendirilmediği, avukatın görevlendirildiği soruşturma veya kovuşturma aşamalarının ortalama süreleri, bu süreler zarfında avukatın yükümlülüğü gereği ortalama kaç dilekçe sunduğu, kaç duruşmaya girmesi gerektiği, temyiz yükümlülükleri ve benzeri hususların dikkate alınmadığı, bu durumun Anayasa'daki eşitlik ilkesi ve angarya yasağına aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALILARIN SAVUNMALARI :<br>I- ... Bakanlığı tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlendiği, anılan madde ile yargı yerlerindeki işlemler ve diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinde asgari hadleri gösteren tarifenin dikkate alınacağının hüküm altına alındığı, halbuki 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinde ise ceza muhakemesinde zorunlu olarak görev yapacak müdafi veya vekillere, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak tespit edilecek ücretin ödeneceğinin kurala bağlandığı, 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinde öngörülen hükmün yalnızca avukat ve iş sahibi arasındaki iç ilişkiyi düzenlediği, ceza muhakemesi bağlamında kamusal bir sorumluluğu bulunan müdafinin görevlendirilmesi bakımından bu hükmün işlerlik kazanamayacağı, ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin benzer pek çok kararında farklı durumlarda bulunanlara farklı kuralların uygulanmasının eşitlik ilkesinin ihlalini oluşturmayacağının belirtildiği ve 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığının anlaşılabileceği, belirtilen sebepler uyarınca bütçe imkanları dikkate alınarak hazırlanan dava konusu Tarife'de 1136 sayılı Kanun ve Anayasa'ya aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br>II- ... Bakanlığı tarafından, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesini değiştiren 5560 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile verilen yetkinin zorunlu müdafi ve vekil ücretlerine ilişkin asgari tarifeye bağlı olmayan özel bir hüküm olduğu, dolayısıyla dava konusu Tarife'nin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesine ve Anayasa'ya aykırı olmadığı, diğer yandan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 30. maddesindeki hüküm göz önünde tutularak bütçe imkanları dikkate alınmak suretiyle Tarife'nin hazırlandığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 31/12/2020 tarih ve 31351 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2021 Yılı Tarifesi"nin iptali istenilmektedir.<br> 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, 5560 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değiştirilen 150'nci maddesinde; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. " hükmüne yer verilmiştir.<br> 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, 5560 sayılı Kanunla değişik 13'üncü maddesinde de; "(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır. (2) Bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü getirilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine dayanılarak, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine müdafi veya vekillerin görevlendirilmeleri ile bu kişilere yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" 2.3.2007 tarih ve 26450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin, "Ücret" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak hazırlanacak "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" gereğince ödenecek meblâğ Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır. (2) Müdafi veya vekilin görevi gereği yaptığı zorunlu yol giderleri ile kendisi tarafından karşılanması durumunda temyiz, istinaf ve itiraz harçları ayrıca ödenir. (3) Müdafi veya vekile Tarife gereğince ödenen meblâğ, zorunlu yol giderleri ve müdafi veya vekil tarafından ödenen temyiz, istinaf ve itiraz harçları yargılama giderlerinden sayılır.", "Tarife" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile ödenecek meblâğ, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife ayrıca Resmî Gazete’de yayımlanır.", "Ödemeye ilişkin esaslar" başlıklı 10. maddesinde,"(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi veya vekile soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı ayrı olmak üzere Tarifede belirlenen ücret ödenir. (2) Soruşturma evresinde kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve mahkeme huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı avukatların görevlendirilmesi hâlinde tek bir ücret ödenir ve bu ücret görevli avukatlara katkıları oranında paylaştırılır. (3) Aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde bir kişi için aynı avukata birden fazla ücret ödenmez. (4) Aralarında menfaat çatışması bulunmayan birden fazla şüpheli, sanık, mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören veya katılan için görevlendirilen aynı müdafi ya da vekile bu kişilerin her biri için ayrı ücret ödenir. (5) Yetki belgesi ile görevlendirilen avukata ayrıca ücret ödenmez. (6) Müdafi veya vekil olarak görevlendirilen avukatın mesleği bırakması ya da kanunî engellerle davadan çekilmesi hâlinde baro tarafından yeniden görevlendirilen müdafi veya vekile de Tarifede yazılı ücret ödenir. (7) Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen görevsizlik ile yetkisizlik veya davanın nakli sebebiyle müdafilik ya da vekillik görevinin sona ermesi hâllerinde Tarifede yazılı ücret ödenir. (8) Kovuşturma evresinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın yargılamanın yapıldığı il veya ilçe içindeki üst dereceli mahkemeye gönderilmesi hâlinde Tarifede yazılı ücretler arasındaki fark ilâveten ödenir. (9) Kişinin kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi nedeniyle görevi sona eren müdafi ya da vekile Tarifede yazılı ücret ödenir. (10) Cumhuriyet savcılığı veya mahkemenin talebi üzerine istinabe işlemi sırasında görevlendirilen müdafi veya vekile Tarifede yazılı ücretin yarısı ödenir. (11) Müdafi veya vekillik ücretinin belirlenmesinde ücrete hak kazanılan hukukî yardımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tarife esas alınır." kuralı, "Ücretin ödenme usulü" başlıklı 11. maddesinde de; "(1) Müdafi veya vekil; soruşturma evresinde ifade alma ve sorguya, kovuşturma evresinde ise bir oturuma katılmakla Tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanır. (2) Zorunlu yol giderlerine de buna ilişkin belge, gider pusulası veya avukatın rayice uygun yazılı beyanı üzerine hak kazanılır. (3) Müdafi veya vekilin; görevlendirme yazısı, katıldığı soruşturma veya kovuşturma evresine ilişkin tutanağın onaylı örneği, evrakın çok sayıda olması hâlinde ilk ve son sayfası ve varsa yapmış olduğu zorunlu yol giderlerine ilişkin belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı ile serbest meslek makbuzunu baroya vermesi üzerine, baro tarafından bu Yönetmelik ve Tarife hükümlerine göre gerekli incelemeler yapılıp hukukî yardımın yapıldığı Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelere göre gruplandırılmış ayrıntılı ödeme listeleri geliş tarihi esas alınmak suretiyle en geç on gün içinde hazırlanır ve ekindeki dayanak belgeler ile birlikte soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.(...), (7) Beşinci ve altıncı fıkra gereğince yapılan ödemeler, yargılama giderlerinin hesabında dikkate alınmak üzere soruşturma ya da kovuşturma dosyasına bildirilir. (8) Ödeme emri belgeleri, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca gecikmeksizin düzenlenir." kuralı yer almıştır. <br> 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince yukarıda bahsedilen Yönetmelikle, genel itibarıyla müdafii/vekili olmayıp da müdafi veya vekil atama isteminde bulunan ya da zorunlu müdafilik uygulamasına tâbi tutulan şüpheli/sanık ile mağdur/müşteki ya da müdahilin söz konusu kamu hizmetinden yararlanmasına ilişkin kuralların yanında; müdafi ve vekillerin, görevlendirilmeleri ile hak kazandıkları ücretin kapsamı ve ödeme şekillerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş; soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirlemek amacıyla Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi veya vekillerin yapacakları hukuki yardımlar için uygulanmak üzere, müdafi ve vekillere 2021 yılında ödenecek tutarların tespitine ilişkin 2021 Yılı Tarifesi" Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca hazırlanmış, 31/12/2021 tarih ve 31351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> Soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı ayrı olmak üzere Tarifede belirlenen ücretin ödeneceği, soruşturma evresinde, kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve mahkeme huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı avukatların görevlendirilmesi hâlinde dahi tek bir ücret ödeneceği yolundaki Yönetmelik hükmü gereği Tarifede, soruşturma ve sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işler, Asliye ceza mahkemelerinde takip edilen davalar ve seri yargılama usulü uyarınca takip edilen işler yönünden ayrı ayrı ücretin belirlenmiş olmasında dayanağı mevzuata aykırılık görülmemiştir.<br>Bütçe imkanları gözönüne alınarak, avukatın temsil görevinin gereği olmadığı nedeniyle yapılan değerlendirme sonucunda, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından hazırlanan CMK gereğince görevlendirilen ve bir kamusal görev üstlenen müdafi için avukatlık asgari ücret tarifesi ile belirlenen ücrete yakın bir ücret belirlenmesi mecburiyetinden söz edilemeyeceğinden, yurtiçi bir önceki yıl yıllık üretici ve tüketici fiyat endeksi ve yeniden değerleme oranı ortalamasının esas alınmasıyla, müdafi ve vekillere yapılacak ödemeleri belirleyen 2021 yılı Tarifesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/03/2024 tarihinde, davacı ... Barosu Başkanlığını temsilen Baro Başkanı Av. ...'nun geldiği, diğer davacı ...'in gelmediği, davalı Adalet Bakanlığını temsilen Av. ...'ın ve davalı Hazine ve Maliye Bakanlığını temsilen Av. ...'ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan taraflara usûlüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2021 Yılı Tarifesi, 31/12/2020 tarih ve 31351 (5. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.<br>Davacılar tarafından, anılan Tarife'nin iptali ve Tarife'nin dayanağı olan, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle 01/02/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>USÛL YÖNÜNDEN:<br>Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:<br>Dava konusu Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2021 Yılı Tarifesi'nin dayanağını oluşturan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, 5560 sayılı Kanun'la değişik 13. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının hukuki temeli ve gerekçesi bulunmadığı anlaşılmakla, itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına dair davacılar istemi ciddi görülmemiştir.<br><br> ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, 5560 sayılı Kanun'la değişik "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150. maddesinde,<br>"Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.<br>Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.<br>Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.<br>Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne;<br>"Müdafiin görevlendirilmesinde usul" başlıklı 156. maddesinde,<br>"150. maddede yazılı olan hâllerde, müdafi;<br>a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine,<br>b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine,<br>Baro tarafından görevlendirilir.<br>..." hükmüne yer verilmiş;<br>"Mağdur ile şikayetçinin hakları" başlıklı 234. maddesinin, 5793 sayılı Kanunla değişik halinde, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme, mağdur ve şikayetçinin hakları arasında sayılmış; <br>"Katılanın hakları" başlıklı 239. maddesinin, 5793 sayılı Kanunla değişik hâlinde de,<br>"(1) Mağdur veya suçtan zarar gören davaya katıldığında, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir.<br>(2) Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması halinde avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz." hükümleri yer almıştır. <br>5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinde ise;<br>"Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır.<br>Bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükümleri bulunmaktadır. <br>Yukarıda aktarılan kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 02/03/2007 tarih ve 26450 sayılı ResmÎ Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in;<br>"Ücret" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında,<br>"Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak hazırlanacak "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" gereğince ödenecek meblâğ Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır." düzenlemesi;<br>"Tarife" başlıklı 9. maddesinde,<br>"Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile ödenecek meblâğ, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife ayrıca Resmî Gazete’de yayımlanır." düzenlemesi;<br>"Ödemeye ilişkin esaslar" başlıklı 10. maddesinin 11. fıkrasında,<br>"Müdafi veya vekillik ücretinin belirlenmesinde ücrete hak kazanılan hukukî yardımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tarife esas alınır." düzenlemesi yer almaktadır. <br>5320 sayılı Kanun'un 13. maddesine istinaden hazırlanan dava konusu Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2021 Yılı Tarifesi'nin 1. maddesinde Tarife'nin amacı; 2. maddesinde kapsamı; 3. maddesinde ise dayanağı belirtildikten sonra, "Tarife" başlıklı 4. maddesinde, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince yapılan hukuki yardımlara yönelik işlemlerde; soruşturma evresinde ve sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler ile asliye ceza mahkemelerinde, ağır ceza mahkemelerinde, çocuk mahkemelerinde, çocuk ağır ceza mahkemelerinde, (mülga) askeri mahkemelerde ve icra ceza, fikrî ve sınaî haklar ceza mahkemesi ile infaz hâkimliklerinde takip edilen davalar ile kanun yolu aşamasındaki duruşmalı davalar için 2021 yılında ödenecek ücretlere yer verilmiştir.<br>Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:<br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.<br> Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin, ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.<br>Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri ile adil yargılanma hakkının önemi gözetilerek, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında avukat aracılığıyla bu haklarını kullanamayacak olan veya suçun niteliğine ve cezanın ağırlığına bağlı olarak kendisine avukat belirlemesi beklenmeksizin bir avukatın hukuki yardımından faydalanmasında yarar görülen şüpheli ve sanık için müdafinin; mağdur / şikayetçi / katılan için vekilin, soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilmesi olanağı tanınmış; tevdi edilen bu görevlerin kamusal niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetleri karşılığında müdafi ve vekillere ödenecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten karşılanacağı, bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak tespit edileceği ve yargılama giderlerinden sayılarak yargılama sonucu haksız çıkan tarafa yükletileceği öngörülmüştür.<br>Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekillere, bu hizmetlerinin karşılığında ödenecek ücretin karşılanacağı ödenek, ücrete esas alınacak tarife ve ödemeye ilişkin diğer esaslar düzenlenmiştir. <br>Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirlemek amacıyla hazırlanan dava konusu Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2021 Yılı Tarifesi'nin Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca hazırlanıp yürürlüğe konulduğu, dolayısıyla yetki ve şekil yönünden hukuka uygun olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak düzenlenmesinin 5320 sayılı Kanunun 13. maddesiyle verilen açık yetkiye dayandığı; ayrıca görevin kamusal niteliği ve ücretlerin avans mahiyetinde Devlet bütçesinden karşılandığı gözetilerek, sunulan hukuki yardıma uygun, makul düzeyde belirlendiği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, dava konusu Tarife'de hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Nitekim, 31/12/2015 tarih ve 29579 (3. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2016 Yılı Tarifesi ile bu Tarife'nin dayanağı olan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 8. maddesinin 1. fıkrasının, 9. maddesinin ve 10. maddesinin 11. fıkrasının iptaline karar verilmesi ile bu düzenlemelerin dayanağını oluşturan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2021 tarih ve E:2016/2419, K:2021/5553 sayılı kararı ile davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek davanın reddine karar verilmiş, bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/10/2023 tarih ve E:2022/2464, K:2023/1818 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

atama