<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2038 E. , 2023/5111 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/2038<br>Karar No : 2023/5111 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ: Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...<br>VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...<br> 2- ... Bakanlığı<br> 3- ... Genel Komutanlığı <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... İl Jandarma Komutanlığında jandarma kıdemli albay rütbesinde görev yapan davacının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 15/09/2018 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye sevk edilmesine ilişkin 13/08/2018 tarih ve 30508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018/99 karar sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın kendisine ilişkin kısmının iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir." cümlesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararla; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, 30/08/2015 tarihinden geçerli olmak üzere albay rütbesine terfi eden davacının henüz rütbede bekleme süresini doldurmadığı sabit olmakla birlikte, resen emekliye sevkine karar verildiği tarihte görev süresi uzatılan çok sayıda albay rütbesindeki personelin evsaf bilgi kartlarının incelenmesinden, bahsi geçen personeller hakkında rütbe bekleme süreleri içerisinde (albaylığa terfi ettiği tarihten işlem tarihine kadar) çok sayıda disiplin cezası ve devam eden adli yargılama (soruşturma-kovuşturma) bulunduğu gibi, rütbe bekleme süreleri dışında da sayısız disiplin soruşturması/cezası ile haklarında çok sayıda ceza soruşturması ve kovuşturması yürütüldüğü, davacıya ait herhangi bir disiplin soruşturması ve/veya cezası bulunmadığı ve hakkındaki soruşturma/kovuşturma bilgilerinin de çok eski tarihlere ilişkin olduğu (rütbe bekleme süreleri dışında), davacı hakkında, para cezasına çevrilmek suretiyle cezanın tecil edilmesine ilişkin 1995 tarihli ceza kararı (rütbe terfi tarihinden uzun süre önce) bulunsa dahi görev süresi uzatılan personellerden hapis cezası paraya çevrilerek cezası tecil edilen birden fazla personel bulunduğu, rütbe terfi tarihinden dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar davacı hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma, şikayet, ihbar, tutanağının da bulunmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği noktasında somut tespitlere yer verilmediği gibi, salt albay rütbesine terfi ettiği tarih öncesinde hakkında yürütülen kovuşturmaların da dava konusu işlem için gerekçe teşkil edemeyeceği, bu itibarla, emekliye sevk edilen personelin belirlenmesinde uygulanan kıstasların somut bilgi ve belgelerle (sicil, disiplin, verimlilik, soruşturma gibi) davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı hususu da birlikte değerlendirildiğinde, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesi kapsamında kullanılmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun amacının; personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarının gerekli kıldığı hallerde ilgili personelin bekleme süreleri dolmadan resen emekli edilmelerine olanak sağlayarak, bu sayede emniyet ve asayiş hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan kadro sayılarının belirlenmesi, belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirme ve seçmeye imkan sağlanması olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda, resen emekliye sevk edilenler hakkında kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağının kurala bağlandığı, dava konusu uyuşmazlıkta, idarenin resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, davalı idarelere Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda ve hukuka uygun olarak tesis edildiğinin görülmesi karşısında, davacının resen emekliye sevkedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Emekliye sevk edilen personelin belirlenmesinde uygulanan kıstasların somut bilgi ve belgelerle davalı idarelerce ortaya konulamaması ve takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine uygun kullanılmamasının, dava konusu işlemi açıkça hukuka aykırı hale getirdiği, albay rütbesinde bekleme süresi dolmadan hukuken kabul edilebilir bir sebep ve gerekçe gösterilmeksizin emekliye sevk edildiği, Jandarma Genel Komutanlığındaki mevcut albay sayısının kadroyu karşılama oranının yaklaşık %32 olduğu, yani kadro fazlası albay olmayıp, bilakis kadro sayısına göre, albay mevcudunda %68 oranında açık olduğu, emekliye sevk edilen personelin belirlenmesi aşamasında yapılan değerlendirmede esas alınan belirli ve objektif bir kriterin bulunmadığı, oysa ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğretimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif biçimde uygulanıp uygulanmadığının ortaya konulmasının gerektiği, emsali olan albaylar arasında herhangi bir karşılaştırma ve değerlendirme yapılmaksızın dava konusu işlemin tesis edildiği, davalı idarelerce ileri sürülen kriterler yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN (DAVALILARIN) SAVUNMASI : <br> Cumhurbaşkanlığı tarafından; davanın reddine ilişkin kararın haklı ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddinin gerektiği, <br> İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından; dava konusu işlemle ilgili yasal düzenlemenin 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinin üçüncü fıkrası olduğu, 24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6755 sayılı Kanun ile Jandarma Genel Komutanlığının Türk Silahlı Kuvvetleri ile olan bağlantısının ortadan kalkarak, İçişleri Bakanlığına bağlandığı, yeni sisteme uygun suretle kamu/kişi yararı dengesi gözetilerek personel planlamasına gidilmesinin gerektiği, ayrıca 15/07/2016 tarihinden sonraki süreçte Jandarma Genel Komutanlığında görevli alt yönetici kademesindeki subaylarda yaşanan eksilmenin etkisiyle ideal hiyerarşik yapılanmada üst yönetici kademesine ait oranın hedeflenenin üzerine çıktığı, öngörülen ideal hiyerarşik yapıdan daha fazla uzaklaşılmaması ve mevcut durumun etkilerinin asgariye indirilmesi maksadıyla teminden emekliliğe kadarki tüm insan kaynakları politikalarının yeniden ele alınarak, üst kadrolarda yer alan albay rütbesindeki personel sayısının azaltılmasının kaçınılmaz bir hal aldığı, ilgili atama döneminde de personelin geçmişte yaptığı görevler, bu görevlerdeki performansı, sicil notları, aldığı cezalar, amirleri, astları ve hizmet götürülen vatandaşlarla ilişkileri, temsil kabiliyeti, rütbesine ve kıdemine göre atanabileceği yeni görevler, bu görevleri arzu edilen seviyede yerine getirebilme kabiliyetinin emsalleri ile karşılaştırılarak seviyesinin tespiti ve amiri olarak çalışacak personelin durumunun bir bütün içerisinde ele alındığı, davacı hakkındaki işlem hakkında bir yargı muafiyetinin öngörülmediği, dava konusu işlemin hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla kamu yararı doğrultusunda hukuka uygun bir şekilde tesis edildiği belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
atama