<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/7639 E.  ,  2024/1544 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7639<br>Karar No : 2024/1544 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı<br>VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri V. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Afyonkarahisar ili, Sandıklı ilçesi, ... Köyü Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve E... iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; A.S.'nin şikayet dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda davacının adı geçen kişiye uygunsuz mesaj attığından bahisle dava konusu işlem ile görevine son verildiği görülmüş ise de; A.S.'nin ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... esasına kayden açılan ceza davasına hitaben vermiş olduğu 06/02/2020 tarihli dilekçesinde mesajı atanın kimliğiyle ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığı ve kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği, soruşturma raporunda davacıya isnat edilen fiilin davacı tarafından işlendiği kanaatine varılmasına dayanak teşkil eden A.A.'nın davacı ile yapmış olduğu telefon görüşmesini izinsiz olarak ses kaydına almış olması nedeniyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu işlediğinden bahisle bir yıl, sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kaldı ki mesajın atıldığı telefon numarasının A.A. adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre A.A. ile davacı arasında yapılan ve ses kaydına alınan telefon görüşmesinin isnat edilen fiilin davacı tarafından işlendiğine tek başına karine teşkil edemeyeceği, A.A. isimli kişinin ifadesi dışında mesajın atıldığı Gsm numarasının davacı tarafından kullanıldığı ve mesajın davacı tarafından atıldığını ortaya koyan başka bir ifade ve her türlü şüpheden uzak somut bir tesbitin bulunmadığı, bu itibarla davacıya isnat edilen fiilin somut ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı, davacının somut ve her türlü şüpheden uzak delillerle kanıtlanamayan eylemi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davalı idarece davacıya ödenmesi zorunlu olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat talebinin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Afyonkarahisar ili, Sandıklı ilçesi, ... Köyü Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve E... iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" koşuluna yer verilmiş; 98. maddesinin (b) bendinde, memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren durumlar arasında gösterilmiştir.<br>Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" koşulu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda görev yapan personelin; 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin (b) bendi uyarınca, Yönetmelik'te aranılan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu'' şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için ''İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunması'' ve ''bu eylemin çevresinde bilinir olması'' şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği açıktır.<br> Dosyanın incelenmesinden, imam hatip olan davacının, görev yaptığı köyde yaşayan ve vefat eden kadınlara ait cenazeleri yıkayan A.S. isimli şahsa, ücretini kendisinin ödeyerek satın aldığı arkadaşı ve bir başka köyün imam hatibi olan A.A. isimli şahıs adına kayıtlı cep telefonu hattından uygunsuz mesajlar gönderdiği hususunun sabit olduğu, A.A. arasındaki telefon görüşmesine tanık olan O.Ö.'nün ifadesine başvurulduğu ve O.Ö.'nün hakkında soruşturma yürütülen davacı ile A.A. arasındaki telefon konuşmasını doğruladığı anlaşılmıştır.<br> Bu durumda, dini konularda halka doğru ve gerçek bilgiler vermesi ve davranışları ile örnek olması gereken davacının, söz konusu eylemleriyle itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğun olduğunun çevresinde bilinir olması gerektiğine yönelik ortak nitelik şartını kaybettiğinden görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki dava konusu işlemin iptali, davacının tazminat talebinin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının tazminat talebinin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 26/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X)KARŞI OY:<br>Dava konusu işlemin iptali, davacının tazminat talebinin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

atama