<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/3015 E.  ,  2023/6390 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/3015<br>Karar No : 2023/6390 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Komutanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Kastamonu ili, 5. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığına 04/04/2019 tarihinde kursiyer olmak amacıyla katılan davacının, uzman erbaşlığa kayıt olma kriterlerini taşımadığından bahisle kursa kayıt işleminin yapılmamasına ilişkin 16/04/2019 tarihli işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının geriye dönük yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Jandarma Genel Komutanlığınca atamasının yapılmasına ve görev yerine katılış yapmasına rağmen davacının, sözleşme imzalanmadan 12 gün boyunca istihdam edildiği, bu dönemde SGK işe giriş bildirgesinin düzenlenmediği, her ne kadar Kastamonu 5. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığının 16/04/2019 tarih ve 1596979 sayılı işlemiyle daha önceden kendi kusuruyla sözleşmesi feshedilen personelin ilişiğinin kesilerek tutanak düzenlenmesi gerektiği bildirilmiş olsa da; davacının önceden kendi kusuruyla sözleşmesinin feshedilmiş olması nedeniyle uzman erbaş olma şartlarını taşımıyor olmasının ancak sözleşmesinin feshedilmesine gerekçe oluşturabileceği, davacıyla sözleşme imzalanmadığı için bu yönde de işlem tesis edilmediği, bu haliyle davacının atanmasına ilişkin işlemin ayakta olması nedeniyle İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca, atama işlemini gerçekleştiren makam tarafından atamasının iptali yönünde işlem tesis edilebileceği açık olup, kursa kayıt işleminin yapılamaması konusunda ilgili mevzuatta yetkilendirilmemiş personel tarafından tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine hükmedilmesi talebinin bu aşamada karşılanmasına olanak bulunmadığından, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığı, iş bu Mahkeme kararı davacının doğrudan işe başlaması sonucunu doğurmadığından davacının anılan mevzuatta aranılan şartları taşıyıp taşımadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi talebi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının daha önce sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken kendi kusuruyla sözleşmesinin feshediliği, SGK işe giriş işlemleri uzun sürdüğü için sözleşme imzalanmadığı, davacının uzman erbaş olabilme koşullarını taşımadığı anlaşılınca kursa kaydının yapılmayarak ilişiğinin kesildiği, davalı idare aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi talebi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

atama