<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1914 E. , 2023/2600 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2023/1914<br>Karar No : 2023/2600 <br><br>TEMYİZ EDENLER:1- (DAVACI): ... <br> VEKİLİ: Av....<br><br> 2- (DAVALI): ...Merkezi <br> VEKİLİ: Huk. Müş. ...<br><br>DİĞER DAVALI: ...<br>VEKİLİ: ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 06/12/2022 tarih ve E:2020/925, K:2022/6249 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara, 08/05/2020 tarih ve 2506 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan ve 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 2. maddesi ile eklenen Geçici 19. maddede yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmü ile anılan hükme dayalı olarak ÖSYM Aday İşlemleri alanında yer alan "Hâlihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmıyorum." seçeneğinin işaretlenememesi nedeniyle KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında davacının tercihte bulunmasının sistem tarafından engellenmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br><br> Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 06/12/2022 tarih ve E:2020/925, K:2022/6249 sayılı kararıyla; <br> I-Dava konusu düzenleyici işlemlerin iptali istemi bakımından;<br> Anayasa'nın 49. maddesinde, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmanın ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almanın devletin görevleri arasında sayıldığı,<br> 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinde sözleşmeli personelin istihdam alanının, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işler olarak belirlendiği, personelin mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmalarına karar verileceğinin belirtildiği, Kanun hükmünde belirtilen diğer hususlarla birlikte istihdamına dair hususlar hakkında esas ve usulleri belirlemede Cumhurbaşkanına kanun koyucu tarafından yetki verildiği,<br> Bu çerçevede, dünyada ve ülkemizde etkili olan COVİD-19 salgınının toplum ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve bu dönemde artan işsizliğe çözüm olması amacıyla istihdam politikası çerçevesinde istisnai olarak uygulanmak amacıyla 08/05/2020 tarih ve 2506 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan ve 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 2. maddesi ile eklenen Geçici 19. maddede yer alan, "Tarım ve Orman Bakanlığınca 2020 yılı içerisinde bu Esaslar kapsamında, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, hali hazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olanların ataması yapılmaz." hükmünün, Anayasa'nın 49. maddesi uyarınca, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinde verilen yetki çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenleme ile söz konusu düzenleme uyarınca tesis edilen dava konusu Kılavuz hükümlerinde hukuka aykırılık görülmediği,<br> Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/11/2021 tarih ve E:2021/2906, K:2021/2492 sayılı kararının da bu yönde olduğu,<br> II- Dava konusu bireysel işlemin iptali istemi bakımından;<br> Dava konusu edilen 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'a, 03/03/2022 tarih ve 5254 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan ve 04/03/2022 tarih ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar'ın 1. maddesi ile eklenen Geçici 24. madde ile; Geçici 19. maddenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar neticesinde verilen yargı kararları gereği, ÖSYM Başkanlığı tarafından doğrudan merkezi yerleştirmesi yapılıp atama işlemleri gerçekleştirilenlerin istihdamlarına devam olunacağı ve merkezi yerleştirmesi yapılıp atama işlemleri devam edenlerin durumlarının Tarım ve Orman Bakanlığınca tekemmül ettirileceği yolunda düzenleme yapılmış olması nedeniyle dava konusu düzenleyici işleme dayalı olarak ÖSYM Aday İşlemleri alanında yer alan "Halihazırda yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmıyorum" seçeneğinin işaretlenememesi nedeniyle KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında tercihte bulunmasının sistem tarafından engellenmesine ilişkin işlemin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,<br> <br> III - Vekalet ücreti yönünden;<br> 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceğinin belirtildiği; anılan Kanun'un 168. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 24/11/2020 günlü, 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, bu Tarife'de yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücreti karşılığı olduğu; 3. maddesinde ise, avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı kuralının getirildiği,<br> Uyuşmazlıkta; davanın, davacı asil tarafından açıldığı, savunma dilekçesi, yürütmenin kısmen durdurulması istemi hakkında verilen karar ve bu karara itiraz üzerine verilen kararın davacı asile tebliğ edildiği, avukat tarafından dava dosyasına 12/07/2021 tarihli "Vekaletname ibrazından ibarettir." konulu dilekçe sunulduğu; ancak dosyanın esasını etkileyebilecek, yahut davacı lehine bir hak doğurabilecek bilgi veya belgenin dava dosyasına sunulmadığı, savcı düşüncesinin vekile tebliğine rağmen avukat tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığı, vekilin dava aşamalarında herhangi bir katkısının olmadığı görülmüş olup, davaya katkısı bulunmayan avukat lehine anılan Tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,<br> Davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davalı idareler lehine de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından, 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Geçici 19. maddenin, açıkça çalışma hürriyetine aykırı olduğu; bireyin maddi ve manevi varlığını geliştirmesine engel olduğu; bu hükmün yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığına 2020 yılında yapılacak personel alımında uygulanacağından objektif ve sürekli bir nitelik taşımadığı, aynı zamanda, halihazırda bir kamu görevinde çalışmayıp daha düşük KPSS puanına sahip olanlara imtiyaz sağladığı ve bu yönüyle de Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği; vekalet ücretinin verilen hizmetin karşılığı olduğunun temyize konu kararda belirtilmesine karşılık lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediği, dosyaya sunulan vekalet sonrası müvekkil lehine yapılması gerekli iş ve işlemleri avukatın takdir edeceği, temyize konu dosyada zaten Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından dava devam ederken davacının işe başlatıldığı ve bu işlem ile dosyada esasa ilişkin yeni bir işlem yapılması gerekliliğinin ortadan kalktığı ancak bu durumun Daire tarafından hatalı yorumlandığı ileri sürülmektedir.<br><br>Davalı idarelerden Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından, davanın temelini oluşturan tüm iş ve işlemlerin; Tarım ve Orman Bakanlığının talebi doğrultusunda ve anılan Cumhurbaşkanı Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da yapılan değişikliğin uygulanması niteliğinde olduğu ve kendileri açısından bağlı yetki kapsamında ve ilgili kamu kurum ve kuruluşunun talebi doğrultusunda, yürürlükteki mevzuat gereğince, hukuka uygun olarak yapıldığı; huzurdaki davada ÖSYM Aday İşlemleri alanında yer alan "Hâlihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmıyorum." seçeneğinin işaretlenememesi nedeniyle KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında davacının tercihte bulunmasının sistem tarafından engellenmesine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden “Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı” değil, davanın reddine karar verilmesi gerektiği; yerleştirme işlemlerinin yürütülmesi aşamasında ve yerleştirme yapılacak pozisyonlara başvuru şartlarının belirlenmesi hususunda uygulayıcı kuruluş konumunda oldukları ve takdir yetkisini haiz olmadıkları, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının da bağlayıcı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br>Davalı idareler tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın davacı tarafından temyize konu edilen kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 06/12/2022 tarih ve E:2020/925, K:2022/6249 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 09/11/2023 tarihinde esas ve vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi.<br><br>KARŞI OY <br><br>X- Anayasa'nın ''Çalışma ve sözleşme hürriyeti'' başlıklı 48. maddesinde, ''Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir...'' denilmek suretiyle çalışma özgürlüğü güvenceye bağlanmıştır. Çalışma özgürlüğü, kişinin çalışıp çalışmama, çalışacağı işi ve yeri seçme ve çalıştığı işten ayrılma özgürlüğünü kapsamaktadır.<br>Anayasa'nın 48. maddesinde, çalışma özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte, bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Anayasa Mahkemesi kararlarında, özel sınırlama nedeni öngürülmemiş özgürlüklerin de o özgürlüğün doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu; ayrıca, Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile Devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir. Bu bağlamda, bu hakkın Anayasa'da düzenlenen diğer hak ve özgürlükler veya Devlete yüklenen ödevlerle çatışması durumunda da sınırlandırılabilmesi mümkündür. Bununla birlikte Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca çalışma hakkına yönelik sınırlamalar ancak yasayla yapılabilir.<br>Anayasa'nın 70. maddesinde, her Türk vatandaşının, kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği hüküm altına alınmış, kamu hizmeti görevlileriyle ilgili düzenlemeler içeren 128. maddesinde ise, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yükümlülükleri için de kanunilik şartı getirildiği görülmekte olup, bu yönüyle temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ile benzerlik taşımaktadır.<br>Bu bağlamda, 657 sayılı Kanun'un 48/B-2 maddesi uyarınca, kurumların istihdam edecekleri personelde bazı özel koşullar arayabilecekleri açık olmakla birlikte, Anayasa'nın 70. maddesi gereği, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilmeyecek olması karşısında, bu koşulların genel, eşit, objektif ve hizmet gereklerine yönelik olması gerektiği tartışmasızdır.<br>Anayasa Mahkemesinin birçok kararında hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmaktadır.<br>Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ön koşulları arasında hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri bulunmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemle, Tarım ve Orman Bakanlığınca, 2020 yılı içerisinde, ÖSYM Başkanlığı tarafından doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme sonuçlarına göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında, tercih hakkı kazanmış adayların yerleştirme işlemleri kapsamında tercihte bulunabilecekleri aşamada, halihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olan kişilerin, KPSS-2020/7 yerleştirme işlemleri kapsamında tercihte bulunmasının engellendiği anlaşılmış olup, söz konusu düzenlemenin, Anayasal bir hak olan kamu hizmetine girme hakkını kısıtladığı ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu durumda; Kılavuz'da öngörülen son başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatta aranan objektif koşulları taşıyan herkese başvuru hakkı tanınması gerekirken, halihazırda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olan kişilerin başvuru hakkını ortadan kaldıran dava konusu düzenleyici işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ve bu nedenle, anılan düzenlemelere dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin de esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br>KARŞI OY <br><br>XX-1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 171. maddesinin birinci fıkrasında, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip edeceği hükümlerine yer verilmiştir.<br>Temyiz istemine konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi`nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinin 1. fıkrasında, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı; 5. maddesinin 1. fıkrasında, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralları yer almıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiş; öte yandan, anılan Kanun'un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.<br>Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre de, dava sonunda hüküm verilene kadar hangi aşamada olursa olsun davayı takip edip hukuki yardımda bulunan avukatın, Asgari Ücret Tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından çok olmamak üzere, bu hukuki yardımda bulunurken sarf ettiği emeği ve çabası da göz önünde bulundurularak belirlenecek avukatlık ücretine hak kazandığı anlaşılmaktadır. <br>Temyize konu karara ilişkin dosyanın incelenmesinden; davacı vekilinin yargılama devam ederken 12/07/2021 havale tarihli dilekçe ile dosyaya vekaletname sunduğu görülmektedir.<br>Taraf vekillerinin hangi aşamada olursa olsun dava takibi ile görevlendirilmesi halinde, vekille temsil edilme hukukunun ve vekilin de yasal yetki ve sorumluluklarının devreye gireceği, bu muhataplık ve vekalet ilişkisinin yargılamanın seyrini değiştirebileceği, ayrıca uyuşmazlığın teorik olarak kanun yolları aşamasını takip sorumluluğu da göz önüne alındığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen ücrete hak kazanılacağı açıktır. <br>Bu itibarla, somut olayda, vekil ile temsil olunan davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zikrolunan hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin vekalet ücreti yönünden kabulü ile Daire kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki karara bu yönden katılmıyoruz. <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
atama