<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3826 E.  ,  2023/6104 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/3826<br>Karar No:2023/6104<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : ... Bakanlığı (E-Tebligat)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2. (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br> 3. (DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL): ... Liman<br> İşletmeleri A.Ş. <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br> Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Kocaeli ili, Körfez ilçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... sayılı imar adalarının güneyinde yer alan rıhtım sahası olarak kullanılan toplamda 6.621 m² yüz ölçümlü alanın dolgu yapılmak suretiyle davacı idarece inşa ettirildiğinden bahisle Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla bildirilen ... Liman Hizmetleri A.Ş. ile imzalanan ... tarih ve ... sayılı ön izin sözleşmesi işleminin ve bu işleme dayanak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51. maddesinin (g) bendi uyarınca pazarlık usulü ile yapılan kullanma izni ihalesinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Kocaeli ili, Körfez ilçesi sınırları içerisinde kalan ... Mahallesi, ... Caddesi'nde yer alan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 5.022,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın imar planına, projesine, mevzuat hükümlerine uygun olarak kullanılmasına ilişkin Kocaeli Defterdarlığı ile Körfez Belediyesi arasında 02/05/2008 tarihinde 10 yıllığına protokol düzenlendiği, bu protokol uyarınca da Körfez Belediye Meclisi'nin ...8 tarih ve ... sayılı kararıyla ...Mevkii ... Mahallesi'nde, imar planında "Körfez Belediye İskelesi" olarak belirli bulunan ... ve ... adaların güney bölümünü oluşturan kısmen ... ada,... parselin bir bölümünü de içerisine alan Belediye-Milli Emlak protokolüne ekli krokide gösterilen alanlar toplamı 2.815 m²'lik bölümün ... Liman Hizmetleri A.Ş.'nin kullanımına verilmesine ilişkin 01/07/2008 tarihli sözleşme imzalandığı, Kocaeli Defterdarlığı ile Körfez Belediyesi arasında 02/05/2008 tarihinde imzalanan protokolün sona ermesi sebebiyle Kocaeli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden protokol alanını da kapsayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alana ilişkin rıhtım sahası olarak kullanılan alanın liman tesislerinde faaliyet gösteren ... Liman Hizmetleri Sanayi A.Ş. tarafından kullanma izni talebinde bulunulduğu, kullanma izni talebinde bulunulan aynı yere ilişkin Belediye Başkanlığı tarafından da tahsis talebinde bulunulduğu, tahsis talebinde bulunulan yer için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne görüş sorulduğu, Milli Emlak Genel Müdürlüğü cevabi yazılarında tahsis talebinde bulunulan söz konusu yerin Defterdarlık bünyesinde bulunan Defterdarlık uzmanları tarafından incelenmesinin gerektiğinin bildirildiği, düzenlenen İnceleme Raporu ve eklerinin Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesinin sonrasında Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...sayılı cevabi yazı ile "Körfez ilçesi, ... Köyü'nde bulunan ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel önünde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki toplam 16.860,00 m² yüzölçümlü alanın limana ilave liman amacıyla kullanılmak kaydıyla, daha önce irtifak hakkı tesis edilen taşınmazların irtifak hakkı süresi ile eş zamanlı olacak şekilde 07/04/2046 tarihine kadar adı geçen şirket lehine kullanma izni verilmesine esas olmak üzere, günün emsal ve rayiçleri dikkate alınmak suretiyle ilk yıl için tespit edilen toplam 1.264.500,00-TL tahmini kullanma izni bedeli üzerinden, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51. maddesinin (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle ... Liman Hizmetleri Sanayi A.Ş. ile kullanma izni ihalesinin yapılması, kararlaştırılacak bedelin, fiili kullanım bulunan alanlar için tamamı, fiili kullanım bulunmayan alanlar için ise %20'si oranında belirlenecek bedel üzerinden 1 (bir) yıl süre ile ön izin verilmesi, ... Liman Hizmetleri Sanayi A.Ş. ile ön izin sözleşmesinin düzenlenmesi hususunun" Bakanlık Makamı'nın 17/05/2019 tarihli olurlarıyla uygun görüldüğü, bunun üzerine ihale yapılarak ön izin sözleşmesi imzalanması üzerine belediye sınırları içerisinde kalan ... Mahallesi, ..., ... ve ... sayılı imar adalarının güneyinde yer alan rıhtım sahası olarak kullanılan toplamda 6.621 m² yüzölçümlü alanın dolgu yapılmak suretiyle davacı idare tarafından inşaa ettirildiğinden bahisle bakılan davanın açıldığı;<br>Mahkemelerinin ara kararına istinaden mahallinde yapılan keşif sonucu hazırlanan Bilirkişi Raporu'nda özetle; dava konusu alan Kocaeli ili, Körfez ilçesinde D-100 Karayolu'nun 500 metre güneyinde, kıyıda yer aldığı, ..., ... ve ... adaların güneyinde, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında bulunduğu, alana erişim D-100 karayolundan güneye ayrılan ve tren yolunun üzerinden geçen ortalama 10 metre genişliğindeki yoldan gerçekleştirildiği, dava konusu alanın 1975 tarihli plan haricinde planlama sürecindeki hiçbir planda kamuya ait bir alan olarak planlanmadığı, rıhtım ve liman kullanımlarına sahip olduğu, dava konusu alanda mer'i 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki liman alanı kullanım kararı ile üst ölçekli planlarda öngörülen kullanım kararlarının birbirleriyle gösterim tekniği ve kullanımlar bağlamında uyumlu olduğu, bu yönüyle kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanlar ve dolgu alanlarına ilişkin imar mevzuatıyla da uyumlu olduğu, hem mer'i planda hem de fiili durumda dava konusu alanın kamuya açık bir kullanıma sahip olmadığı, ticari bir liman olarak kullanılan bir alan olduğu, dava konusu alanın tamamının kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında yer aldığı, tescil harici alan içerisinde olduğu, ... ada, ... parsel olarak ifade edilen alanın kuzeyinde, kıyı kenar çizgisinin güneyinde kalan dolgu inşa edilmeksizin söz konusu alanın doldurulabilmesinin bir olanağı bulunmadığı, sunulan bilgi, belgeler ve hava fotoğraflarına bağlı olarak dava konusu alanın Belediye tarafından inşa edilip edilmediğinin heyetlerinin sahip olduğu uzmanlıklar çerçevesinde objektif ve kesin bir şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin Mahkemenin hukuki değerlendirmelerine ihtiyaç duyduğu, dava konusu alana ilişkin uygulama imar planının üst ölçekli planlara, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu, ancak dava konusu alanın davacı tarafından doldurulan bir alan olup olmadığı konusunda objektif ve kesin bir bilirkişi görüşüne ulaşmayı sağlayacak düzeyde teknik bilgi ve belgelerin bulunmadığı kanaatine ulaşıldığının belirtildiği;<br>5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesi uyarınca dava konusu alanın davacı Körfez Belediyesi tarafından doldurulan bir alan olup olmadığı hususunun uyuşmazlığın esasını teşkil ettiği; olayda, Bilirkişi Raporu'nun 22. ve 23. sayfalarında görüntüsüne yer verilen 06/03/1972 ve 13/03/1972 tarihlerinde alınan encümen kararlarında Belediye tarafından yaptırılmakta olan rıhtım inşaatından bahsedildiği, yine dosya içerinde bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "...,... pafta ... ve ... no.lu imar adalarının güneyindeki sahil caddesi ve bunun uzantısı olan meydanın deniz kesiminde bulunan 1787 m²'lik kısmının Körfez Mal Müdürlüğü'nün talebi üzerine tapu sicil müdürlüğünde hiçbir inceleme araştırma yapılmaksızın ... ada, ... parsel olarak Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, dosyaya ibraz edilen tüm delillerin incelenmesi neticesinde dava konusu edilen yerin Hazine adına yapılan tescilinin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, dava konusu edilen yerin Körfez (Eski Yarımca) Belediyesi tarafından 1971 yılında rıhtım ve sahil yolu olarak yapıldığı kesinleşen imar planında da rıhtım ve iskele yolu olarak bırakıldığı, 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 159. maddesinde ise belediye sınırı içinde bulunan belediye marifetiyle deniz, nehir ve gölden doldurulmuş olan yerlerin tasarruf tasarruf idare ve nezareti kaffei hukuk ve varidatı ile beraber belediyelere devrolunacağını belirttiğinden davacı vekilinin talebinin kabulüne" karar verildiği, yine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın içeriğinde dolguyu yapanın davacı Belediye olduğu belirtilerek "...Körfez ilçesi, ... mevkii, ... ada, ... no.lu parsel üzerindeki Hazine adına olan kaydın iptaline" karar verildiği, yine Körfez Yarımca hudutları dahilinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı 1782 m² yüz ölçümlü taşınmazın 5200 m² saha ile ilgili açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E..., K... sayılı kararında "davacı Belediye tarafından denizden dolgu yapılmak suretiyle oluşturulan ve imar planında rıhtım, otopark ve 10 metre genişliğinde imar yolu olarak planlanan, hâlihazırda Belediye tarafından mevcut iskele ile birleştirilerek kullanılan 5200 m² yüz ölçümlü taşınmazın..." ibaresine yer verildiği, yine Körfez Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararıyla "... Mevkii, ... Mahallesinde, imar planında 'Körfez Belediye İskelesi" olarak belirli bulunan ... ve ... adaların güney bölümünü oluşturan kısmen ... ada, ... parselin bir bölümünü de içerisine alan Belediye-Milli Emlak protokolüne ekli krokide gösterilen alanlar toplamı 2815 m²'lik bölümün ... Liman Hizmetleri A.Ş'nin kullanımına verilmesine ilişkin 10 yıl süreli ve 01/07/2008 tarihli sözleşme imzalandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu alanın davacı Belediye tarafından denizden dolgu yapılmak suretiyle oluşturulan bir alan olduğunun anlaşıldığı;<br> Bu itibarla, Belediye Kanunu'nun 79. maddesi uyarınca belediye tarafından denizden doldurma suretiyle kazanılan alanların, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılacağının açık olduğu, bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı, bağlı yetkinin bulunduğu anlaşıldığından, ... Liman Hizmetleri A.Ş. ile aktedilen ... tarih ve... sayılı ön izin sözleşmesi işleminde ve bu işleme dayanak pazarlık usulü ile yapılan kullanım izin ihalesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Bakanlık tarafından, dava konusu taşınmazın doldurma yolu ile kazanılan alanlardan olduğu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 7. ve 11. maddeleri uyarınca bu tür arazilerin plan hükümlerine göre kullanımı için Bakanlıktan izin alınması ve onayı üzerine Belediye'ye devredilmiş olması gerektiği, dava konusu taşınmazın Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yapılan herhangi bir devirin söz konusu olmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... ve K:...sayılı kararı dikkate alınmadan karar verildiği, ayrıca davacı tarafından söz konusu taşınmazın taraflarına tahsis taleplerinin reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "davanın reddine" karar verildiği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 101. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazların yönetimi ve dolayısıyla bu yerler üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilmesi ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler üzerinde kullanma izni verilmesi işlemlerini yapma yetki ve görevinin Bakanlığa ait olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve mülkiyet hakkının genel kuralları açısından bakıldığında, Anayasa'nın 35. maddesi, 2886 sayılı Kanun'un 74. maddesi ile Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 75. maddesinin 1. fıkrası ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrası dikkate alındığında, dava konusu işlemlerin ilgili mevzuata herhangi bir aykırılığının bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br>Davalı Valilik tarafından, davacının söz konusu taşınmaza yönelik tahsis talebinin reddi işleminin iptali istemiyle dava açıldığı hususunun Mahkemece değerlendirilmediği, diğer taraftan, söz konusu alanın imar planında “liman alanı” olarak ayrıldığı ve bu amaçla kullanıldığından arka sahasında Belediye'ye ait taşınmazın bulunmadığı ve müşterek nitelikli ihtiyaçların karşılanması bakımından alanların etkin bir kullanıma konu olamadığı, yapılan yatırımın devamlılığı ve şirket ile bölgede bulunan diğer şirketler arasında bedel yönünden hakkaniyet sağlanamayacağı hususlarının Mahkemece incelenmediği, dava konusu taşınmazın doldurma yolu ile kazanılan alanlardan olduğu, 3621 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddelerinde yer alan amir hükümler gereğince bu tür arazilerin plan hükümlerine göre kullanımı için Bakanlıktan izin alınması ve onayı üzerine Belediye'ye devredilmiş olması gerektiği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yapılan herhangi bir devrin söz konusu olmadığı, ayrıca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...tarih ve E:... ve K:... sayılı kararının dikkate alınmadığı, eksik ve soyut tespitlere yer verilerek usul ve hukuka aykırı karar verildiği, davalı idarenin her türlü harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı yanında müdahil tarafından, usule ilişkin olarak, davacının subjektif dava ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu alanın tasarrufunun Büyükşehir Belediyesi'nin yetkisinde olduğu,... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararının bu iddiayı kanıtladığı; esasa ilişkin olarak, dava konusu alanın işbu davaya kadar Kocaeli Defterdarlığı'ndan bedelli bir protokol ile kiralandığı, bu hususun davacının tasarruf hakkından vazgeçtiğini gösterdiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararının dikkate alınmadığı, Kıyı Kanunu gereğince doldurma yolu ile kazanılan arsa ve yapıların Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu, davacının dava konusu alanın kara tarafında bulunan 30.223,18 m²'lik 2 adet taşınmazını 2013 yılında şirkelerine sattığı, davacının söz konusu liman sahası ile bitişik taşınmazının kalmadığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, usule ilişkin olarak, temyiz istemlerinin süresinde olmadığı, diğer taraftan dava konusu alanın Kıyı Kanunu öncesinde 1970 yıllarında kendileri tarafından doldurulduğundan, menfaatinin olmadığı iddiasının bir geçerliliğinin bulunmadığı, bu durumun Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen resmî yazılar ile Belediye'nin tasarruf yetkisine ilişkin kabul yazıları ve yetki devriyle ispatlandığı; esasa ilişkin olarak, 02/05/2008 tarihli protokole konu alanın kendilerinin tasarruf hakkı olan alandan daha büyük bir alanı kapsadığı, bu nedenle Milli Emlak Müdürlüğü ile işbu protokolün yapıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararında fiilen sanayi deposu olarak inşa edilen bir alandan bahsedildiği, dava konusunun ise davalı tarafından da kabul edildiği gibi liman tesis alanı olduğu, Belediye Kanunu'nun 79. maddesine rağmen tasarruf hakkının Hazine'de olduğu iddiasının kanuna aykırılık teşkil ettiği, bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı, müdahilin dava konusu yer ile hiç bir ilgisi olmayan mülkiyeti Belediye'ye ait olan başka bir parseli satın aldığı, yargı kararlarıyla ortaya konulan kazanılmış hakkının bulunduğu, dava konusu alan 1970 yıllarında doldurulduğu için davalı Bakanlık tarafından temyiz dilekçesinde belirtilen ve yeni doldurulacak alanlar için geçerli mevzuatın bakılan davada uygulanamayacağı, 06/07/1995 tarih ve 22335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İzmit Liman Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesinin (b) bendinde, “Yarımca İskelesi ve Rıhtımı Belediyeye ait olup kuru yük taşıyan gemilerin yükleme boşaltma yaptığı bir limandır.” kuralının bulunduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca alanın meydana gelebilmesi için karaya yakın tarafta bulunan diğer dolgularının yapılmış olması hayatın olağan akışı gereği olduğu, 1973 ve 1994 yılı hava fotoğrafları incelendiğinde alanın bütüncül bir şekilde Körfez Belediyesi tarafından doldurularak meydana geldiğinin anlaşıldığı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın Belediyelerine tasarruf hakkı tanıyarak yetki devrini gerçekleştirdiği belirtilerek istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalıların ve davalılar yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalılara ve müdahile iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 20/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Davacı Belediye tarafından, belediye sınırları içerisinde kalan Atalar Mahallesi 1251, 1252 ve 1253 sayılı imar adalarının güneyinde yer alan rıhtım sahası olarak kullanılan toplamda 6.621 m² yüzölçümlü alanın dolgu yapılmak suretiyle idarelerince inşa ettirildiğinden bahisle kendilerine tahsis edilmesi istemiyle yapılan başvurunun Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısına dayanılarak reddine ilişkin Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, Belediye Kanunu'nun 79. maddesi uyarınca belediye tarafından denizden doldurma suretiyle kazanılan alanların Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak kullanılmak şartıyla Maliye Bakanlığı (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tarafından belediyelerin, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin tasarrufuna bırakılacağının açık olduğu, bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı, bağlı yetkinin bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işleme konu olan dolgu alanlarının yukarıda açık metnine yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin tasarrufuna bırakılması gerektiği, Büyükşehir Belediyesi tarafından davacı Körfez Belediyesine bu konuya özel yetki devrinde de bulunulmadığı görüldüğünden, davacı idarenin söz konusu alanın kendilerine tahsis edilmesi istemiyle yaptıkları başvurunun Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı yazısına dayanarak reddine ilişkin Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ...tarih ve E:... sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği, dolayısıyla davacı Belediye'nin dava konusu işlemler ile bir ilgisinin kalmadığı, ilgisi olduğu düşünülse dahi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin bakılan davadan haberdar olmasına rağmen Belediye Kanunu'nun 79. maddesi kapsamında bir tahsis talebinde bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu ihalenin yapılmaması durumunda kamu hizmetlerinin atıl hâle geleceği ve kamu zararı oluşacağı anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davalılar ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulü ile dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

atama