<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1551 E. , 2023/2564 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1551<br>Karar No : 2023/2564 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Sendikası<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı<br> VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br> 2- ... Başkanlığı<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 27/12/2022 tarih ve E:2018/2585, K:2022/6966 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 28/10/2016 tarih ve 29871 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmelik); "Sözlü sınava çağrı" başlıklı 13. maddesinin, "Sözlü sınav komisyonu" başlıklı 14. maddesinin, "Sözlü sınav" başlıklı 15. maddesinin, "Genel Esaslar" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "... kural olarak 12/36 saat esaslarına göre çalışır.’’ ibaresinin, "Sorumluluk" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin, "Aktif görev ilkeleri" başlıklı 30. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 27/12/2022 tarih ve E:2018/2585, K:2022/6966 sayılı kararıyla;<br>Davalı idareler tarafından ileri sürülen usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemiş,<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 99 ve 101.; 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 1, 17 ve Ek 1.; Arama ve Kurtarma Teknisyenliği Sınav, Atama, Görev ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 3, 13, 14, 15, 23, 25 ve 30. maddelerinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan hâlleri aktarıldıktan sonra;<br>Yönetmeliğin "Sözlü sınava çağrı" başlıklı 13. maddesi, “Sözlü sınav komisyonu” başlıklı 14. maddesi, “Sözlü sınav” başlıklı 15. maddesi yönünden;<br>Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5902 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde, arama ve kurtarma teknisyeni kadrosuna Kamu Personel Seçme Sınavı (B) Grubu puan sırasına göre ilk defa açıktan atanacak personelin, alım yapılacak her bir kadro için boş kadro sayısının beş katına kadar çağrılacak adaylar arasından yapılacak sözlü ve uygulamalı sınav sonucu başarı sırasına göre atanacağına yer verildiği, maddedeki hususların ise yönetmelikle düzenleneceğinin hüküm altına alındığı,<br>İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiği, Yasa koyucu tarafından düzenlenen Kanun metninde açık bir şekilde, arama ve kurtarma teknisyeni kadrosuna Kamu Personel Seçme Sınavı (B) Grubu puan sırasına göre ilk defa açıktan atanacak personel, alım yapılacak her bir kadro için boş kadro sayısının beş katına kadar çağrılacak adaylar arasından yapılacak sözlü ve uygulamalı sınav sonucu başarılı olmaları gerektiğinin hüküm altına alındığı, Kanun'un uygulanmasını sağlamak üzere hazırlanan Yönetmeliğin dava konusu 13. maddesinde sözlü sınava katılacaklara ilişkin düzenlemenin yapılmış olduğu, 14. maddesinde sınav komisyonun oluşumu ve 15. maddede sözlü sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği,<br>Söz konusu düzenlemede; adayların bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, liyakati, temsil kabiliyeti, sevk ve idare becerisi, öfke kontrolü, strese dayanıklılık, iletişim teknikleri, zaman yönetimi, ekip çalışmasına yatkınlığı, görev bilinci, dikkat seviyesi gibi davranış ve tepkilerinin arama ve kurtarma teknisyenliğine uygunluğu, arama ve kurtarma konularındaki farkındalığı açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, idare tarafından üst hukuk normlarına uygun olarak hazırlanan Yönetmelik hükmüyle davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığının anlaşıldığı,<br>Yukarıda belirtilenler ışığında, Yönetmeliğin dava konusu "Sözlü sınava çağrı" başlıklı 13. maddesinde, “Sözlü sınav komisyonu” başlıklı 14. maddesinde ve “Sözlü sınav” başlıklı 15. maddesinde üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,<br>Yönetmeliğin "Genel Esaslar" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "... kural olarak 12/36 saat esaslarına göre çalışır.’’ ibaresi yönünden;<br>Mevzuat uyarınca, davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına, görev alanına giren konularda, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve zarar azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması ve bu konularda politikaların üretilmesi ve uygulanması hususlarında düzenleme yetkisi verildiğinin görüldüğü,<br>Arama ve kurtarma teknisyenlerinin, hizmetin kesintisiz yürütülmesini sağlamak amacıyla, 24 saat esasına göre görev yapmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında; bu görevin, personel sayısı ve müdahale şartları gözetilerek 12/36 saat esasına göre yerine getirilmesinin angarya yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği, hizmetin etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi amacına yönelik, daha dengeli ve adaletli bir düzenleme olduğu ve dayanağı üst hukuk normlarına aykırı olmadığı,<br>Yönetmeliğin "Sorumluluk" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden;<br>Arama ve kurtarma teknisyenlerinin, öncesinden planlanmış ve organize edilmiş bir yapının içinde görev yapmaları gerekmekle birlikte, arama ve kurtarma faaliyetlerinin özelliklerinden dolayı, her an acil durumların meydana gelebileceği, görevdeki personel sayısının yetersiz kalması halinde izindeki personele ihtiyaç duyulabileceği, öte yandan, şehir dışına çıkışlarda amire yazılı olarak bilgi verileceği kuralının bildirim mahiyetinde olduğu da dikkate alındığında, bu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu,<br>Yönetmeliğin "Aktif Görev İlkeleri" başlıklı 30. maddesinin 2. fıkrası yönünden;<br>5902 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde, aktif görev sürelerine ilişkin genel esasların belirlendiği, arama ve kurtarma teknisyenlerinin arama ve kurtarma hizmetlerindeki aktif görevlerinin yaş, fiziksel özellikler ve Başkanlıkça belirlenecek diğer şartlarla sınırlandırılacağı, aktif görevin elli yaşına kadar devam edeceği, elli yaşın üzerinde aktif görevde bulunacaklara ilişkin şartların yönetmelikle belirleneceğinin düzenlendiği,<br>Anılan hükümle, dava konusu düzenleme ile elli yaş üzeri arama ve kurtarma teknisyenlerinin aktif göreve devamı, sağlık açısından bir engelin bulunmaması şartına bağlanmış olduğu, sağlık açısından bir engel bulunması hâlinde aktif görevin dışında bir alanda görevlendirilmelerinin amaçlandığının anlaşıldığı,<br>Dolayısıyla, bu düzenlemenin, yer değişikliğini amaçlayan bir düzenleme olmayıp, görev değişikliğine ilişkin olduğu ve herhangi bir hak kaybına da yol açmadığından, hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Öte yandan, yer değişikliğine ilişkin yapılacak işlemlerin 657 sayılı Kanun'a göre hukuka uygun olup olmadığının yargı denetimine tabi olacağı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uygulama sınavından ve sözlü sınavdan geçebilmek için en az 75'er puan almak gerektiği, yine bu sınavlardan uygulama sınavının %60'ı ile sözlü sınavının % 40'ının hesaplanması ile sınav puanının belirleneceği, bu sınav puanı ile KPSS puanının ortalamasının başarı puanını belirleyeceğinin hüküm altına alındığı, kurumun niteliği ve görevin özelliği nedeniyle uygulamalı sınavın gerekliliği ortaya çıkmakla birlikte başarı puanının belirlenmesinde sözlü sınavın etkin ve belirleyici olduğu, üstelik başarı puanı için KPSS puanının ne olacağının Yönetmelik'te belirtilmediği, bu nedenle de Yönetmeliğin sözlü sınava ilişkin 13, 14, ve 15. maddelerinin hukuka, düzenli idare ilkesine ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu; arama kurtarma teknisyenlerinin hangi şartlarda görev yaptığını idarenin bildiği, belirtilen şartlar dahilinde kısıtlı imkanlar dahilinde yürütülen nitelik itibarıyla zor olan görevlere ilişkin istirahat süresini kısıtlayan ve görev yerlerinden başka yerlerde de kısıtlama imkanı getiren 23. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "... kural olarak 12/36 saat esaslarına göre çalışır." düzenlemesinin, zorla çalıştırma niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 18. maddesine, 657 sayılı Kanun’un 99. maddesine ve Uluslararası Sözleşme ILO'ya aykırı olduğu; Yönetmeliğin 25. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin, üst normlara aykırı olduğu, bir sorumluluk maddesi olarak düzenlenmesi nedeniyle disiplin cezasına konu edilebilecek nitelikte olduğu, 25/02/2011 tarihinde 657 sayılı Kanun'un disiplin hükümlerinde yapılan değişiklikle çalışanın ikamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz olarak terk etmek fiilinin aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller kapsamından çıkartıldığı, bu nedenle hükmün hukuki dayanaktan yoksun olduğu; Yönetmeliğin 30. maddesinin 2. fıkrasının, anılan durumda olanların bulundukları hizmet sınıfından farklı bir şekilde değerlendirilmelerine imkân veren soyut bir düzenleme olduğundan hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalılardan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın hukuka uygun olduğu ve temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Diğer davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.<br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 27/12/2022 tarih ve E:2018/2585, K:2022/6966 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 08/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
atama