<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/166 E.  ,  2024/1040 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/166<br>Karar No : 2024/1040 <br><br>DAVACI : ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA<br> <br> VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Bakanlığı / ANKARA<br> <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : 29/12/2022 tarih ve 32058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2023 Yılı Tarifesi'nin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : CMK Tarifesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi adı altında iki ayrı tarifenin düzenlenmiş olmasının hukuki belirlilik ilkesine ve Anayasa'da güvence altına alınan kurallar ile hukuk devleti ilkesinin özüne aykırı olduğu, davaya konu Tarife'de yer alan ücretlerin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin çok altında tespit edildiği, yine Tarife'deki ücretlerin baroların tavsiye niteliğinde yayınladıkları en az ücret çizelgelerinin de çok altında kaldığı, bir önceki yıla göre artış oranları yetersiz olduğundan Tarife'de belirlenen ücretlerin ekonomik koşullar karşısında eridiği ve bu durumun sürdürülemez bir hâl aldığı, ücretlerin brüt olarak belirlendiği ve yasal kesintiler yapıldıktan sonra avukatın elde ettiği kazancın daha da azaldığı hususlarının değerlendirilmediği, avukatın görevlendirildiği soruşturma veya kovuşturma aşamalarının ortalama süreleri, bu süreler zarfında avukatın yükümlülüğü gereği ortalama kaç dilekçe sunduğu, kaç duruşmaya girmesi gerektiği, temyiz yükümlülükleri ve benzeri hususların dikkate alınmadığı, bu durumun Anayasa'daki eşitlik ilkesi ve angarya yasağına aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALILARIN_SAVUNMALARI :<br>I- Adalet Bakanlığı tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlendiği, anılan madde ile yargı yerlerindeki işlemler ve diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinde asgari hadleri gösteren tarifenin dikkate alınacağının hüküm altına alındığı, halbuki 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinde ise ceza muhakemesinde zorunlu olarak görev yapacak müdafi veya vekillere, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak tespit edilecek ücretin ödeneceğinin kurala bağlandığı, 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinde öngörülen hükmün yalnızca avukat ve iş sahibi arasındaki iç ilişkiyi düzenlediği, ceza muhakemesi bağlamında kamusal bir sorumluluğu bulunan müdafinin görevlendirilmesi bakımından bu hükmün işlerlik kazanamayacağı, ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin benzer pek çok kararında farklı durumlarda bulunanlara farklı kuralların uygulanmasının eşitlik ilkesinin ihlalini oluşturmayacağının belirtildiği, belirtilen sebepler uyarınca bütçe imkanları dikkate alınarak hazırlanan dava konusu Tarife'de 1136 sayılı Kanun ve Anayasa'ya aykırılık bulunmadığı, bu hâliyle yürütmenin durdurulması isteminin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br>II- Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesini değiştiren 5560 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile verilen yetkinin zorunlu müdafi ve vekil ücretlerine ilişkin asgari tarifeye bağlı olmayan özel bir hüküm olduğu, dolayısıyla dava konusu Tarife'nin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesine ve Anayasa'ya aykırı olmadığı, bu hâliyle yürütmenin durdurulması isteminin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 29.12.2022 günlü, 32058 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2023 Yılı Tarifesinin iptali istemiyle açılmıştır. <br> 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 5560 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değiştirilen 150'nci maddesinde; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.<br>(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.<br>(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.<br>(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Öte yandan; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5560 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişik 13'üncü maddesinde de; "(1)Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır.<br>(2) Bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." kuralı getirilmiştir.<br> Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine dayanılarak, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine müdafi veya vekillerin görevlendirilmeleri ile bu kişilere yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" 2.3.2007 tarih ve 26450 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş; sözkonusu Yönetmelik uyarınca müdafi ve vekillere 2023 yılında ödenecek ücretlerin tespitine ilişkin "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2023 Yılı Tarifesi" Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca hazırlanmıştır. Söz konusu Yönetmelikle, genel itibarıyla müdafii/vekili olmayıp da müdafi veya vekil atama isteminde bulunan ya da zorunlu müdafilik uygulamasına tâbi tutulan şüpheli/sanık ile mağdur/müşteki ya da müdahilin söz konusu kamu hizmetinden yararlanmasına ilişkin kuralların yanında; müdafi ve vekillerin, görevlendirilmeleri ile hak kazandıkları ücretin kapsamı ve ödeme şekillerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş; 2023 Yılı Tarifesinde de, Yönetmelik uyarınca görevlendirilecek müdafi ve vekillere 2023 yılında yapacakları hukuki yardımlar karşılığı ödenecek ücretler tespit edilmiştir.<br> Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu Tarifede belirlenen ücretlerin, sarf edilen emek ve mesainin karşılığı olmadığı, miktarlar brüt olup stopaj ve katma değer vergisi kesintilerini kapsamadığından net ücretin oldukça düşük kaldığı, enflasyonist ortamda paranın satın alma gücünün düşmesi göz önüne alınarak ve verilen emeğe uygun olarak ücret belirlenmesi gerektiği, bundan böyle avukatların CMK görevlerini üstlenmelerinin bir hayli zorlaşacağı ileri sürülmekte ise de; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun, 5560 sayılı Kanunla değişik 13'üncü maddesinde, müdafi ve vekile ödenecek ücretin, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirleneceği açıkça hükme bağlanmıştır.<br> Bu durumda, ilgili Kurumun görüşüne başvurulmasından sonra, bütçe imkanları gözönüne alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından hazırlanan CMK gereğince görevlendirilen müdafi ve vekillere yapılacak ödemelere ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.<br> Öte yandan; davacı tarafından ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. <br><br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2023 Yılı Tarifesi, 29/12/2022 tarih ve 32058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.<br>İstanbul 1 No'lu Barosuna kayıtlı olarak avukatlık mesleğini icra eden davacı tarafından, anılan Tarife'nin iptali istemiyle 09/01/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, 5560 sayılı Kanun'la değişik "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150. maddesinde,<br>"Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.<br> <br>Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.<br> <br>Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.<br> <br>Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne;<br>"Müdafiin görevlendirilmesinde usul" başlıklı 156. maddesinde,<br>"150. maddede yazılı olan hâllerde, müdafi;<br>a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine,<br>b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine,<br>Baro tarafından görevlendirilir.<br>..." hükmüne yer verilmiş;<br>"Mağdur ile şikayetçinin hakları" başlıklı 234. maddesinin, 5793 sayılı Kanunla değişik halinde, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme, mağdur ve şikayetçinin hakları arasında sayılmış; <br>"Katılanın hakları" başlıklı 239. maddesinin, 5793 sayılı Kanunla değişik hâlinde de,<br>"(1) Mağdur veya suçtan zarar gören davaya katıldığında, cinsel saldırı suçu ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir.<br>(2) Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olması halinde avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz." hükümleri yer almıştır. <br>5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinde ise;<br>"(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır.<br> <br>(2) Bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükümleri bulunmaktadır. <br>Yukarıda aktarılan kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 02/03/2007 tarih ve 26450 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in;<br>"Ücret" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında,<br>"Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak hazırlanacak "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" gereğince ödenecek meblâğ Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır." düzenlemesi;<br>"Tarife" başlıklı 9. maddesinde,<br>"Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile ödenecek meblâğ, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife ayrıca Resmî Gazete’de yayımlanır." düzenlemesi;<br>"Ödemeye ilişkin esaslar" başlıklı 10. maddesinin 11. fıkrasında,<br>"Müdafi veya vekillik ücretinin belirlenmesinde ücrete hak kazanılan hukukî yardımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tarife esas alınır." düzenlemesi yer almaktadır. <br>5320 sayılı Kanun'un 13. maddesine istinaden hazırlanan dava konusu Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2023 Yılı Tarifesi'nin 1. maddesinde Tarife'nin amacı; 2. maddesinde kapsamı; 3. maddesinde ise dayanağı belirtildikten sonra, "Tarife" başlıklı 4. maddesinde, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince yapılan hukuki yardımlara yönelik işlemlerde; soruşturma evresinde ve sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler ile asliye ceza mahkemelerinde, ağır ceza mahkemelerinde, çocuk mahkemelerinde, çocuk ağır ceza mahkemelerinde, (mülga) askeri mahkemelerde ve icra ceza, fikrî ve sınaî haklar ceza mahkemesi ile infaz hâkimliklerinde takip edilen davalar ile kanun yolu aşamasındaki duruşmalı davalar için 2023 yılında ödenecek ücretlere yer verilmiştir.<br><br>Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:<br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.<br> Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin, ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.<br>Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri ile adil yargılanma hakkının önemi gözetilerek, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında avukat aracılığıyla bu haklarını kullanamayacak olan veya suçun niteliğine ve cezanın ağırlığına bağlı olarak kendisine avukat belirlemesi beklenmeksizin bir avukatın hukuki yardımından faydalanmasında yarar görülen şüpheli ve sanık için müdafinin; mağdur / şikayetçi / katılan için vekilin, soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilmesi olanağı tanınmış; tevdi edilen bu görevlerin kamusal niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetleri karşılığında müdafi ve vekillere ödenecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten karşılanacağı, bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak tespit edileceği ve yargılama giderlerinden sayılarak yargılama sonucu haksız çıkan tarafa yükletileceği öngörülmüştür.<br>Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekillere, bu hizmetlerinin karşılığında ödenecek ücretin karşılanacağı ödenek, ücrete esas alınacak tarife ve ödemeye ilişkin diğer esaslar düzenlenmiştir. <br>Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirlemek amacıyla hazırlanan dava konusu Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2023 Yılı Tarifesi'nin Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca hazırlanıp yürürlüğe konulduğu, dolayısıyla yetki ve şekil yönünden hukuka uygun olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak düzenlenmesinin 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle verilen açık yetkiye dayandığı; ayrıca görevin kamusal niteliği ve ücretlerin avans mahiyetinde Devlet bütçesinden karşılandığı gözetilerek, sunulan hukuki yardıma uygun, makul düzeyde belirlendiği anlaşılmıştır.<br><br>Bu durumda, dava konusu Tarife'nin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Nitekim, 31/12/2015 tarih ve 29579 (3. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2016 Yılı Tarifesi ile bu Tarife'nin dayanağı olan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 8. maddesinin 1. fıkrasının, 9. maddesinin ve 10. maddesinin 11. fıkrasının iptaline karar verilmesi ile bu düzenlemelerin dayanağını oluşturan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılan dava sonucunda Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2021 tarih ve E:2016/2419, K:2021/5553 sayılı kararı ile davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek davanın reddine karar verilmiş, bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/10/2023 tarih ve E:2022/2464, K:2023/1818 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br><br><br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br><br> <br> <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

atama