<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/3774 E.  ,  2023/7368 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/3774<br>Karar No : 2023/7368 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ... <br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:..sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Ana Bilim Dalı Başkanı olan davacı tarafından, 02.05.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1 adet doçent kadrosu ilanının ve ilana dayalı atama işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının davaya konu ilanında yer alan "Serum YKL-40'ın koroner kollateral gelişimi konusu çalışmaları olmak" ek koşulunun kişiyi tarif eder, keyfî, sûbjektif nitelikte olduğu iddiası üzerine, ek koşulun bu nitelikte mi olduğu yoksa ilgili ana bilim dalında ilân edilen doçent kadrosuna atama yapılmasında gereklilik arz edecek nitelikte objektif bir koşul mu olduğu hususunun tespit edilebilmesi için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davalı yanında müdahilin atanmak için yeterli bilimsel eserinin bulunduğu, ilandaki ek koşulu sağladığı, ek koşulun, objektif, bilimsel ve hukuken denetlenebilecek nitelikte olduğu, davalı idarece ek koşulun hangi gerekçelerle getirildiğinin açıkça ortaya konulduğu, ek koşulun kadroya atanması istenilen ve atanan kişiyi tarif etmediği, müdahilin kadroya atanmasına ilişkin dava konusu işlemin kamu yararı doğrultusunda, hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör kadrolarına yapılacak atamalar için 2547 sayılı Kanun'da belirtilen koşulların dışında, üniversitelerin senatoları tarafından belirlenen ve kanunda yer almayan genel ve objektif nitelikteki ek kriterler için Yükseköğretim Kurulu'nun onayını alınmasının zorunlu olduğu; üniversiteler tarafından ilan edilen bir kadro için, ihtiyaç ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak getirilen özel ve ilan edilen kadroya özgü, spesifik koşulların, Yükseköğretim Kurulu'nun onayına tabi olmadığı; idarelerin akademik herhangi bir kadroya atama hususunda sahip oldukları takdir yetkilerini, kişiye özel nitelikte ek koşullar belirleyerek değil, ihtiyaç ve hizmet gereklerini gözeterek kullanması gerektiği, dolayısıyla, ileri sürülen taraf iddiaları da göz önünde bulundurularak, kadro ilanında ek koşulun kişiyi tarif eder, keyfi, subjektif nitelikte mi, yoksa ihtisaslaşmaya katkı sağlayan akademik bir değer mi taşıdığı hususunun çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının zorunlu olduğu; istinaf başvuru dilekçesi ile karara esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itiraz dilekçesinde, idare mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, ilanda belirtilen ek koşulu davacıyla birlikte sekiz akademisyenin daha sağladığı tespitinin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddia ve itiraz gerekçelerinin dikkate alınması suretiyle istenilen ek bilirkişi raporunda yeterli açıklamada bulunulmadığı, dolayısıyla anılan ek raporun, uyuşmazlığın çözümü bakımından yeterli teknik bilgiyi içermediği ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmaması üzerine ara kararı ile beş üniversiteden konu hakkında görüş istenilmesine karar verildiği, üniversitelerden gelen görüşler üzerine ortaya çıkan çelişkilerin giderilmesi ve uyuşmazlığın nihai olarak çözümlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporları ve görüş yazıları bir bütün halinde birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu koşulun hangi ihtiyaçlar yönünden arandığı hususunun ortaya konulamadığı, koşulun Kardiyoloji Ana Bilim Dalında oldukça spesifik bir çalışma alanını işaret ettiği gibi, sadece doçent kadrosuna atanabilecek durumda bulunan müdahil tarafından karşılandığı, her ne kadar İdare Mahkemesince görevlendirilen bilirkişilerce söz konusu koşulu taşıyan başka öğretim elemanları da olduğu, akademik çalışma ve isim verilmek suretiyle belirtilmiş ise de, istinaf aşamasında görevlendirilen bilirkişilerce anılan isim ve çalışmalar üzerinde yapılan incelemede, bu kişilerin kadro ilanında yer alan ek koşulu karşılamadıklarının ortaya konulduğu, öte yandan Mahkemece görevlendirilen bilirkişilerce söz konusu ek koşula uygun olarak yapıldığı belirtilen ve müdahilin de birinci yazar olduğu araştırma makalesindeki diğer isimlerin hali hazırda profesör oldukları ve doçent kadrosuna başvuramayacakları, dolayısıyla dava konusu ek koşulun ana bilim dalının ihtiyacını karşılamaya hizmet etmeyen, subjektif bir koşul olduğu, objektif olmadığı ve kişiyi (müdahili) tarif eder bir niteliğinin bulunduğu kanaatine varıldığından, dava konusu ilanda ve bu ilana dayalı olarak tesis edilen işlemlerde (atama) hukuka uyarlık ve Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kardiyoloji Ana Bilim Dalında 2 adet koroner anjiyografi ünitesi olmasına rağmen, acil kalp krizi hastalarına 7/24 koroner anjiyografi yapabilecek öğretim üyesi bulunmadığı, bu nedenle doçent kadrosuna ihtiyaç duyulduğu, ilanın kişiye özel olmadığı, üniversitenin ihtiyaçları doğrultusunda, kamu yararı gözetilerek objektif kriter belirlendiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın yeni bilirkişilere gönderilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 19/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>

atama