<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5084 E. , 2023/7719 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/5084<br>Karar No : 2023/7719 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürlüğü ... Anasanat Dalı'nda öğretim görevlisi olarak çalışmakta iken 27/09/2018 tarihinden itibaren sözleşmesinin yenilenmeyerek görevine son verilen davacı tarafından, işlemin dayanağı olarak gösterilen Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Görevlendirme ve Alım İlkeleri'nin 14. maddesinde yer alan "Çalışmalarında başarılı olanların" ifadesi ile "Öğretim görevlisi; öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı veya öğretim görevlisi kadrosuna" ifadelerinin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacı tarafından kanunda öğretim görevlisi kadrosunun üst sınır olarak ne kadar süre ile atanacağı belirtilmemesine karşın dava konusu ilkenin 14. maddesi uyarınca en çok iki yıl atanma şartı getirildiği ve bu süre sonunda ancak çalışmalarında başarılı olanlar yeniden atanabileceği düzenlemesinin ilgili Kanun hükmüne aykırı olduğu savunulmuş ise de; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 31. maddesinde öğretim görevlilerinin; öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına kadro şartı ile atanabilecekleri gibi kadro şartı olmaksızın sözleşmeli olarak da atanabileceklerinin düzenlendiği, dolayısıyla Üniversitelerin öğretim görevlilerini sözleşmeli olarak istihdam edebilme olanağının da bulunduğu, dolayısıyla öğretim görevlisinin Üniversiteler tarafından sürekli olarak memur statüsünde çalıştırılmasının zorunlu olmadığı, belirli bir sözleşme süresi boyunca da istihdam edilebileceği, ayrıca kanun koyucu öğretim üyesi kadrosuna öğretim görevlisinin en çok iki yıl süre ile atanabileceği şartını koyarak öğretim üyesi kadrosuna özel bir süre sınırlamasının takdir edildiği, ancak öğretim görevlilerinin öğretim üye yardımcısı veya yalın öğretim görevlisi kadrosunda sözleşmeli olarak istihdam edildiği takdirde üst sınırını belirlemeyerek sözleşmeli olarak atanabilmesinin yolunu açıp sözleşme süresinin belirlenmesinin Üniversite yönetimine bırakıldığı, bu doğrultuda Ankara Üniversitesi tarafından "Öğretim görevlisi; öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı veya öğretim görevlisi kadrosuna" en çok iki yıl süre ile atabilme şartının getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bunun yanında dava konusu edilen "çalışmalarında başarılı olanların" yeniden atabileceği düzenlemesinin, bilimsel kaliteyi artırmak amacıyla getirilen kriter olduğu, nitekim sözleşme süresi sonunda değerlendirmenin başarı şartına göre yapılmasının kamunun menfaatine uygun olduğu, bu düzenleme uyarınca görevine son verilen kişi için de yargı yolu açık olduğundan idarenin keyfiliğinin de önlenebileceği anlaşılmakla Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Görevlendirme ve Alım İlkelerinin 14. maddesinde yer alan "Çalışmalarında başarılı olanların" ifadesi ile "Öğretim görevlisi; öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı veya öğretim görevlisi kadrosuna" ifadelerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öğretim görevlisi kadrolarına süreli veya ders saati ücreti ile atama yapılabileceğinin ifade edildiği, bu sürenin üst sınırının ise sadece öğretim üyesi kadrolarına atanmış öğretim görevlileri için açıklığa kavuşturulduğu, öğretim görevlilerinin üst sınır olarak ne kadar süre ile atanabileceğinin Kanun metninde açıkça düzenlenmediği, yalın olarak tabir edilen öğretim görevlisi kadrosunda bulunduğundan dolayı öğretim üyesi kadrosuna atanan öğretim görevlileri için belirlenmiş olan en çok iki yıllık süreye tabi olmadığı, dava konusu alım ilkelerinde hangi şekilde atanmış olursa olsun tüm öğretim görevlilerinin en çok iki yıl süre ile atanabileceğinin düzenlenmesinin Kanun'a aykırı olduğu, yine bahsi geçen Kanun hükmünde çalışmalarında başarılı olanların yeniden atanabileceği düzenlenmemişken dava konusu ilkelerde kanunda olmayan ek koşul düzenlenmesinin Anayasa'nın 6. 7. 8. maddelerine aykırı bir yetki devri taşıdığı, normlar hiyerarşisine aykırı davranıldığı, "çalışmalarında başarılı olanların" şeklindeki ek koşulda başarı ölçütleri açıkça anılmadığından objektif ve denetlenebilir olmaktan uzak olduğu, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 22/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
atama